iş yapmak ile cümle
iş yapmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
40'tan fazla ülkede iş yapmaktadır.Компанія працює в більш ніж 40 країнах.
Her gün farklı bir iş yapmaktadır.Je to něco, co neděláte každý den.
Luciano, bunların aksine Yahudi ve İrlandalı gangsterlerle iş yapmakta sakınca görmüyordu.Stejně jako Joe Masseria nechtěl, aby v mafii fungovali Židé a Irové.
Lions Gate Entertainment Corporation, Lionsgate adıyla iş yapmakta, Amerikan eğlence şirketi.Lions Gate Entertainment Corporation (sau Lionsgate) este o companie de divertisment canadiano-americană.
40'tan fazla ülkede iş yapmaktadır.Yhtiö toimii yli 40 maassa.
Her gün farklı bir iş yapmaktadır.Matkareitti on joka vuosi erilainen.
Her gün farklı bir iş yapmaktadır.Κάθε μέρα έχει ένα διαφορετικό επάγγελμα.
Her gün farklı bir iş yapmaktadır.Sådan arbejder jeg hver dag.
Çoğu haldeki enerji, birçok fiziksel iş yapmak için kullanılabilir.Energi i ulike tilstander kan brukes til å gjøre forskjellige former for fysisk arbeid.
Her gün farklı bir iş yapmaktadır.Mỗi ngày làm một việc thiện.
Lions Gate Entertainment Corporation, Lionsgate adıyla iş yapmakta, Amerikan eğlence şirketi.獅門娛樂公司(Lions Gate Entertainment Corporation), 通稱“獅門公司”(Lionsgate),是一家美國娛樂公司。
Luciano, bunların aksine Yahudi ve İrlandalı gangsterlerle iş yapmakta sakınca görmüyordu.Rovnako ako Joe Masseria nechcel, aby v mafii fungovali Židia a Íri.
40'tan fazla ülkede iş yapmaktadır.Ettevõte tegutseb enam kui 40 riigis.
10 joule.ü iş yapmak için harcadık. -Je to 10 joulů. Takže 10 joulů odchází ve formě práce.
10 joule.ü iş yapmak için harcadık. -היא עשתה 10 ג'אול. 10 ג'אול יצאו מהמערכת, בצורת עבודה.
Böyle bir iş yapmaktan... ...hiç utanmıyor musun?Claro, a fazer esse tipo de trabalho... Não se envergonha?
Böyle bir iş yapmaktan... ...hiç utanmıyor musun?¡Claro! Hacer este tipo de trabajo... ¿no te da vergüenza?
Böyle bir iş yapmaktan... ...hiç utanmıyor musun?Faire ce genre de travail... tu n'as pas honte de ça?
Böyle bir iş yapmaktan... ...hiç utanmıyor musun?Naturalmente!
Böyle bir iş yapmaktan... ...hiç utanmıyor musun?Natuurlijk! Dit soort werk... schaam je je niet?
Böyle bir iş yapmaktan... ...hiç utanmıyor musun?Normal! Să faci aşa ceva... Nu ţi-e ruşine de ce faci?
Böyle bir iş yapmaktan... ...hiç utanmıyor musun?Seveda bi! Te ni sram, da opravljaš tak poklic?
Böyle bir iş yapmaktan... ...hiç utanmıyor musun?Φυσικά!
Böyle bir iş yapmaktan... ...hiç utanmıyor musun?Конечно! Заниматься таким... разве тебе не стыдно?
Böyle bir iş yapmaktan... ...hiç utanmıyor musun?طبعا أعارضه، تعمل بهذا العمل ؟ ألا تشعر بالخجل منه ؟
Gönüllü iş yapmak istediğiniz kuruluşla, doğrudan iletişim kurun.Contactez directement l’organisation où vous souhaitez être bénévole.
Gönüllü iş yapmak istediğiniz kuruluşla, doğrudan iletişim kurun.Ota suoraan yhteyttä organisaatioon, jossa haluaisit tehdä vapaaehtoistyötä.
Gönüllü iş yapmak istediğiniz kuruluşla, doğrudan iletişim kurun.Póngase directamente en contacto con la organización en la que le gustaría realizar trabajo voluntario.
Gönüllü iş yapmak istediğiniz kuruluşla, doğrudan iletişim kurun.Ta kontakt direkt med den organisation där du vill arbeta som frivillig.
Gönüllü iş yapmak istediğiniz kuruluşla, doğrudan iletişim kurun.Обратитесь напрямую в организацию, в которой вы хотели бы выполнять работу на добровольческих началах.
Gönüllü iş yapmak istediğiniz kuruluşla, doğrudan iletişim kurun.قم بالتواصل مباشرةً مع المنظمة التي ترغب بأن تقوم بالعمل التطوعي فيها.
Herhangi bir insana borç verdiğiniz için bunla iş yapmak çok zor.Porque se fizermos um empréstimo a apenas uma pessoa, é difícil de o cambiar e comercializar.
Herhangi bir insana borç verdiğiniz için bunla iş yapmak çok zor.لأنك إذا تابعتها القرض لشخص واحد يصعب تبادلها.
Herhangi bir insana borç verdiğiniz için bunla iş yapmak çok zor.もしあなたが人々の束に貸せば、
İçeri itmek için iş yapmak gerekiyor.안쪽으로 이도시키려면 일을 가해야 합니다
İçeri itmek için iş yapmak gerekiyor.Toma trabajo para empujarlo hacia adentro.
İçeri itmek için iş yapmak gerekiyor.דרושה עבודה כדי להחזיר אותו פנימה.
İçeri itmek için iş yapmak gerekiyor.تستغرق جهدا لدفعها إلى الداخل
İş yapmak için ginseng tatlısı dağıtan birisine nasıl güvenebilirsin ki?Come puoi fidarti di una persona che da caramelle al ginseng come modo per fare pubblicità?
İş yapmak için ginseng tatlısı dağıtan birisine nasıl güvenebilirsin ki?Cum sa ai incredere intr-o persoana care imparte bomboane cu ginsaeng pentru reclama?
İş yapmak için ginseng tatlısı dağıtan birisine nasıl güvenebilirsin ki?Jak możesz ufać, <br />komuś kto nas reklamuje cukierkami?
İş yapmak için ginseng tatlısı dağıtan birisine nasıl güvenebilirsin ki?Kok bisa kamu mempercayai orang yang memberi permen gingseng sebagai cara beriklan?
İş yapmak için ginseng tatlısı dağıtan birisine nasıl güvenebilirsin ki?Wie kannst du einer Person vertrauen, die Ginseng-Süß verteilt, um zu werben?!
İş yapmak için ginseng tatlısı dağıtan birisine nasıl güvenebilirsin ki?Πως εμπιστεύεσαι κάποιον που μοιράζει καραμέλες Ginseng ως μέσο διαφήμισης;
İş yapmak için ginseng tatlısı dağıtan birisine nasıl güvenebilirsin ki?Как вы можете доверять человеку, который раздает конфеты в целях рекламы?
İş yapmak için ginseng tatlısı dağıtan birisine nasıl güvenebilirsin ki?كيف يمكنك ان تتق في شخص يوزع الحلوى على الجينسنج من أجل الدعاية ؟
"Memleketiniz neresi", "Ne iş yapmak istiyorsunuz?""Care ți-e orașul natal?", "Ce ocupație cauți?"
"Memleketiniz neresi", "Ne iş yapmak istiyorsunuz?""¿Cuál es tu ciudad natal?", "¿Qué ocupación buscas?"
"Memleketiniz neresi", "Ne iş yapmak istiyorsunuz?""De quelle ville venez-vous ?" "Quel poste recherchez-vous ?"
"Memleketiniz neresi", "Ne iş yapmak istiyorsunuz?""어떤 직업을 구하는가?" 와 같은 질문에 답했습니다
"Memleketiniz neresi", "Ne iş yapmak istiyorsunuz?""Qual é a sua cidade natal?" "Que ocupação procura?"
"Memleketiniz neresi", "Ne iş yapmak istiyorsunuz?""Qual è la tua città natale" "Che tipo di lavoro cerchi?"
"Memleketiniz neresi", "Ne iş yapmak istiyorsunuz?""Quê hương bạn là gì?" "Những vị trí công việc mà bạn đang tìm kiếm?"
"Memleketiniz neresi", "Ne iş yapmak istiyorsunuz?""Vanwaar ben je?", "Wat wil je hier doen?"
"Memleketiniz neresi", "Ne iş yapmak istiyorsunuz?""Was ist deine Heimatstadt?", "Welche Tätigkeit suchst du?"
"Memleketiniz neresi", "Ne iş yapmak istiyorsunuz?""Z jakiego miasta pochodzisz?" "Czym chciałbyś się zajmować?"
"Memleketiniz neresi", "Ne iş yapmak istiyorsunuz?""Какой ваш родной город?", "Какую работу вы ищете?".
"Memleketiniz neresi", "Ne iş yapmak istiyorsunuz?""מהי עיר מולדתך?" "איזו תעסוקה אתה מחפש?"
"Memleketiniz neresi", "Ne iş yapmak istiyorsunuz?""ما هي بلدتك؟" "ماهي المهنة التي تريدها؟"
"Memleketiniz neresi", "Ne iş yapmak istiyorsunuz?"そして最後の質問から驚くべき真相が現れました