iğrenç ile cümle

iğrenç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Kesinlikle iğrençler ve hiç bir şey için iyi değiller. "아무짝에도 쓸모 없는 걸 우리보고 어쩌라고!"였다죠.
Kesinlikle iğrençler ve hiç bir şey için iyi değiller. "Pastilah menjijikan dan tidak ada baiknya sama sekali."
Kesinlikle iğrençler ve hiç bir şey için iyi değiller. "Są obrzydliwe i do niczego się nie nadają".
Kesinlikle iğrençler ve hiç bir şey için iyi değiller. "Sie sind absolut widerlich und für nichts zu gebrauchen."
Kesinlikle iğrençler ve hiç bir şey için iyi değiller. "Sono disgustose e non servono a nulla."
Kesinlikle iğrençler ve hiç bir şey için iyi değiller. "Sunt de-a dreptul dezgustatori si nu sunt buni de nimic."
Kesinlikle iğrençler ve hiç bir şey için iyi değiller. "Teljesen gusztustalan és haszontalan."
Kesinlikle iğrençler ve hiç bir şey için iyi değiller. "Ze zijn werkelijk weerzinwekkend en deugen niet"
Kesinlikle iğrençler ve hiç bir şey için iyi değiller. "Είναι εντελώς αηδιαστικά και δεν κάνουν κανένα καλό."
Kesinlikle iğrençler ve hiç bir şey için iyi değiller. "Она просто отвратительна и никуда не годится."
Kesinlikle iğrençler ve hiç bir şey için iyi değiller. "Те са абсолютно отвратителни и не стават за нищо."
Kesinlikle iğrençler ve hiç bir şey için iyi değiller. "הם מגעילים ולא מועילים לכלום."
Kesinlikle iğrençler ve hiç bir şey için iyi değiller. "فهي مقرفة جدا .. ولا تصلح لأي شيء
Kesinlikle iğrençler ve hiç bir şey için iyi değiller. "ジャガイモ栽培を拒否して
‹‹ ‹Kim bu iğrençliklerden birini yaparsa halkın arasından atılacaktır.Căci toţi cei ce vor face vreuna din aceste spurcăciuni, vor fi nimiciţi din mijlocul poporului lor.
‹‹ ‹Kim bu iğrençliklerden birini yaparsa halkın arasından atılacaktır.Car tous ceux qui commettront quelqu`une de ces abominations seront retranchés du milieu de leur peuple.
‹‹ ‹Kim bu iğrençliklerden birini yaparsa halkın arasından atılacaktır.Denn welche diese Greuel tun, deren Seelen sollen ausgerottet werden von ihrem Volk.
‹‹ ‹Kim bu iğrençliklerden birini yaparsa halkın arasından atılacaktır.Hij, die één van deze wandaden bedrijft, zal uit het volk worden verstoten.
‹‹ ‹Kim bu iğrençliklerden birini yaparsa halkın arasından atılacaktır.Kamu tahu bahwa barangsiapa melakukan perbuatan yang menjijikkan itu tidak lagi dianggap anggota umat Allah
‹‹ ‹Kim bu iğrençliklerden birini yaparsa halkın arasından atılacaktır.무릇 이 가증한 일을 하나라도 행하는 자는 그 백성 중에서 끊쳐지리라
‹‹ ‹Kim bu iğrençliklerden birini yaparsa halkın arasından atılacaktır.Mert a ki megcselekszik valamit ez útálatosságokból, mind kiirtatik az így cselekvõ ember az õ népe közül.
‹‹ ‹Kim bu iğrençliklerden birini yaparsa halkın arasından atılacaktır.Perché quanti commetteranno qualcuna di queste pratiche abominevoli saranno eliminati dal loro popolo
‹‹ ‹Kim bu iğrençliklerden birini yaparsa halkın arasından atılacaktır.Porque cualquier persona que haga alguna de todas estas abominaciones será excluida de entre su pueblo
‹‹ ‹Kim bu iğrençliklerden birini yaparsa halkın arasından atılacaktır.Thi enhver, som øver nogen af alle disse Vederstyggeligheder, de, der øver dem, skal udryddes af deres Folk.
‹‹ ‹Kim bu iğrençliklerden birini yaparsa halkın arasından atılacaktır.vì phàm ai làm một trong những điều quái gớm ấy sẽ bị truất khỏi dân sự mình.
‹‹ ‹Kim bu iğrençliklerden birini yaparsa halkın arasından atılacaktır.vì phàm ai làm một trong những điều quái gớm ấy sẽ bị truất khỏi dân_sự mình .
‹‹ ‹Kim bu iğrençliklerden birini yaparsa halkın arasından atılacaktır.ибо если кто будет делать все эти мерзости, то души делающих это истреблены будут из народа своего.
‹‹ ‹Kim bu iğrençliklerden birini yaparsa halkın arasından atılacaktır.כי כל אשר יעשה מכל התועבות האלה ונכרתו הנפשות העשת מקרב עמם׃
‹‹ ‹Kim bu iğrençliklerden birini yaparsa halkın arasından atılacaktır.بل كل من عمل شيئا من جميع هذه الرجسات تقطع الانفس التي تعملها من شعبها.
‹‹ ‹Kim bu iğrençliklerden birini yaparsa halkın arasından atılacaktır.無 論 甚 麼 人 、 行 了 其 中 可 憎 的 一 件 事 、 必 從 民 中 剪 除
‹‹ ‹Kim bu iğrençliklerden birini yaparsa halkın arasından atılacaktır.無論甚麼人 、 行了 其中 可憎 的 一 件 事 、 必從民 中 剪除
Kırık, dökük, iğrenç. Hepsi için beş kron veririm.5 kronor za wszystko
Kırık, dökük, iğrenç. Hepsi için beş kron veririm.Pět korun za všechno.
Kırık, dökük, iğrenç.Kaputt und sperrig. Einen Fünfer für den ganzen Kram gebe ich Ihnen.
Kırık, dökük, iğrenç.Oggetti di nessun valore.
Kırık, dökük, iğrenç.Trasigt och otympligt.
Koltuğunuzdan kalkmadan, o dondurmanın kokusunu kafanızda oluşturup, iğrenç olduğunu anlayabilirsiniz.Ampak si lahko, ne da bi pomignili, predstavljate ta okus in se zgrozite preden ga naredite.
Koltuğunuzdan kalkmadan, o dondurmanın kokusunu kafanızda oluşturup, iğrenç olduğunu anlayabilirsiniz.C'est parce que sans quitter son fauteuil, on peut simuler cette saveur et faire "Beurk!".
Koltuğunuzdan kalkmadan, o dondurmanın kokusunu kafanızda oluşturup, iğrenç olduğunu anlayabilirsiniz.Det är för att, utan att lämna era stolar, kan ni simulera den smaken och säga uää innan ni testar den.
Koltuğunuzdan kalkmadan, o dondurmanın kokusunu kafanızda oluşturup, iğrenç olduğunu anlayabilirsiniz.Det er fordi, uden at forlade din lænestol, kan du simulere den smagsvariant og sige "ad" før du laver den.
Koltuğunuzdan kalkmadan, o dondurmanın kokusunu kafanızda oluşturup, iğrenç olduğunu anlayabilirsiniz.상상하는 것 만으로도 '웩!'이란 말이 입에서 나오죠.
Koltuğunuzdan kalkmadan, o dondurmanın kokusunu kafanızda oluşturup, iğrenç olduğunu anlayabilirsiniz.No porque probaron un poco y dijeron "yuck." Es porque, sin dejar sus asientos
Koltuğunuzdan kalkmadan, o dondurmanın kokusunu kafanızda oluşturup, iğrenç olduğunu anlayabilirsiniz.А тому, що не покидаючи своє крісло, ви можете симулювати той смак і сказати "фу" ще перед приготуванням.
Koltuğunuzdan kalkmadan, o dondurmanın kokusunu kafanızda oluşturup, iğrenç olduğunu anlayabilirsiniz.זה בגלל שמבלי לעזוב את הכורסא, אתה יכול לדמות את הטעם ולהגיד 'יאק' מבלי להכין את זה.
Koltuğunuzdan kalkmadan, o dondurmanın kokusunu kafanızda oluşturup, iğrenç olduğunu anlayabilirsiniz.انما لانه وبدون مغادرة كرسي الجلوس خاصتك يمكنك محاكاة طعم ذلك الايس كريم والشعور بمدى " قرفه " قبل القيام به
Koltuğunuzdan kalkmadan, o dondurmanın kokusunu kafanızda oluşturup, iğrenç olduğunu anlayabilirsiniz.その味を想像し、実際に作る前に「うえー」と言えるからなのです では実際に私たちがどのように疑似体験をしているのかみてみましょう
Kötülerin sunduğu kurban iğrençtir, Hele bunu kötü niyetle sunarlarsa.Az istentelenek áldozatja útálatos; kivált mikor gonosz tettért viszi.
Kötülerin sunduğu kurban iğrençtir, Hele bunu kötü niyetle sunarlarsa.Brezbožnih daritev je gnusoba; kolikanj bolj, ko jo s hudim namenom daruje!
Kötülerin sunduğu kurban iğrençtir, Hele bunu kötü niyetle sunarlarsa.Của tế lễ của kẻ ác là một vật gớm ghiếc; Phương chi họ đem đến mà có ác tưởng.
Kötülerin sunduğu kurban iğrençtir, Hele bunu kötü niyetle sunarlarsa.Của tế_lễ của kẻ ác_là một vật gớm_ghiếc ; Phương_chi họ đem đến mà có ác tưởng .
Kötülerin sunduğu kurban iğrençtir, Hele bunu kötü niyetle sunarlarsa.De ogudaktigas offer är en styggelse; mycket mer, när det frambäres i skändligt uppsåt.
Kötülerin sunduğu kurban iğrençtir, Hele bunu kötü niyetle sunarlarsa.Der Gottlosen Opfer ist ein Greuel; denn es wird in Sünden geopfert.
Kötülerin sunduğu kurban iğrençtir, Hele bunu kötü niyetle sunarlarsa.De ugudeliges offer er en vederstyggelighet, og enda mere når de bærer det frem og har ondt i sinne!
Kötülerin sunduğu kurban iğrençtir, Hele bunu kötü niyetle sunarlarsa.El sacrificio que ofrecen los impíos es una abominación; cuánto más cuando lo ofrece con perversa intención
Kötülerin sunduğu kurban iğrençtir, Hele bunu kötü niyetle sunarlarsa.Il sacrificio degli empi è un abominio, tanto più se offerto con cattiva intenzione
Kötülerin sunduğu kurban iğrençtir, Hele bunu kötü niyetle sunarlarsa.Jertfa celor răi este o scîrbă înaintea Domnului, cu cît mai mult cînd o aduc cu gînduri nelegiuite. -
Kötülerin sunduğu kurban iğrençtir, Hele bunu kötü niyetle sunarlarsa.Jumalattomien uhri on kauhistus; saati sitten, jos se tuodaan ilkityön edestä!
Kötülerin sunduğu kurban iğrençtir, Hele bunu kötü niyetle sunarlarsa.악인의 제물은 본래 가증하거든 하물며 악한 뜻으로 드리는 것이랴
Kötülerin sunduğu kurban iğrençtir, Hele bunu kötü niyetle sunarlarsa.Obeť bezbožných je ohavnosťou, čím viacej, keď ju donesie v nešľachetnosti!
Kötülerin sunduğu kurban iğrençtir, Hele bunu kötü niyetle sunarlarsa.Obět bezbožných ohavností jest, ovšem pak jestliže by ji s nešlechetností obětovali.

İlgili Sayfalar