iğrenç ile cümle

iğrenç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Iyy, iğrenç" diyordu. Yani bebeklerinin istediğinin tam aksini istiyor gibi yapıyordu.Ze deed dus alsof wat zij lustte, net het tegenovergestelde was van wat de baby's lustten.
Iyy, iğrenç" diyordu. Yani bebeklerinin istediğinin tam aksini istiyor gibi yapıyordu.Така тя се преструваше, че това, което иска е точно обратното, на това, което бебетата искат.
Kadınla yatar gibi bir erkekle yatma. Bu iğrençtir.Älä makaa miehenpuolen kanssa, niinkuin naisen kanssa maataan; se on kauhistus.
Kadınla yatar gibi bir erkekle yatma. Bu iğrençtir.Chớ nằm cùng một người nam như người ta nằm cùng một người nữ; ấy là một sự quái gớm.
Kadınla yatar gibi bir erkekle yatma. Bu iğrençtir.Chớ nằm cùng một người nam như người_ta nằm cùng một người nữ ; ấy_là một sự quái gớm .
Kadınla yatar gibi bir erkekle yatma. Bu iğrençtir.Du skall icke ligga hos en man såsom man ligger hos en kvinna; det är en styggelse.
Kadınla yatar gibi bir erkekle yatma. Bu iğrençtir.Du sollst nicht beim Knaben liegen wie beim Weibe; denn es ist ein Greuel.
Kadınla yatar gibi bir erkekle yatma. Bu iğrençtir.Férfiúval ne hálj úgy, a mint asszonynyal hálnak: útálatosság az.
Kadınla yatar gibi bir erkekle yatma. Bu iğrençtir.Homosexualiteit is streng verboden, het is een gruwelijke zonde in de ogen van de HERE.
Kadınla yatar gibi bir erkekle yatma. Bu iğrençtir.Hos en Mand må du ikke ligge, som man ligger hos en Kvinde; det er en Vederstyggelighed.
Kadınla yatar gibi bir erkekle yatma. Bu iğrençtir.Hos en mann skal du ikke ligge som en ligger hos en kvinne; det er en vederstyggelighet.
Kadınla yatar gibi bir erkekle yatma. Bu iğrençtir.너는 여자와 교합함 같이 남자와 교합하지 말라 이는 가증한 일이니라
Kadınla yatar gibi bir erkekle yatma. Bu iğrençtir.Não te deitarás com varão, como se fosse mulher; é abominação.
Kadınla yatar gibi bir erkekle yatma. Bu iğrençtir.Nebudeš ležať s mužským pohlavím, ako sa líha so ženou; to je ohavnosť.
Kadınla yatar gibi bir erkekle yatma. Bu iğrençtir.Nebudeš obcovati s mužským pohlavím, scházeje se s ním jako s ženou; nebo ohavnost jest.
Kadınla yatar gibi bir erkekle yatma. Bu iğrençtir.Non avrai con maschio relazioni come si hanno con donna: è abominio
Kadınla yatar gibi bir erkekle yatma. Bu iğrençtir."No te acostarás con un hombre como uno se acuesta con una mujer. Eso es una abominación
Kadınla yatar gibi bir erkekle yatma. Bu iğrençtir.Orang laki-laki tak boleh bersetubuh dengan orang laki-laki; Allah membenci perbuatan itu
Kadınla yatar gibi bir erkekle yatma. Bu iğrençtir.Să nu te culci cu un bărbat cum se culcă cineva cu o femeie. Este o urîciune.
Kadınla yatar gibi bir erkekle yatma. Bu iğrençtir.Tu ne coucheras point avec un homme comme on couche avec une femme. C`est une abomination.
Kadınla yatar gibi bir erkekle yatma. Bu iğrençtir.Z moškim se ne druži, kakor se je družiti z ženo: grdoba je.
Kadınla yatar gibi bir erkekle yatma. Bu iğrençtir.Και μετα αρρενος δεν θελεις συνουσιασθη, ως μετα γυναικος ειναι βδελυγμα.
Kadınla yatar gibi bir erkekle yatma. Bu iğrençtir.Не ложись с мужчиною, как с женщиною: это мерзость.
Kadınla yatar gibi bir erkekle yatma. Bu iğrençtir.С мъжко да не легнеш като с женско; това е гнусота.
Kadınla yatar gibi bir erkekle yatma. Bu iğrençtir.ואת זכר לא תשכב משכבי אשה תועבה הוא׃
Kadınla yatar gibi bir erkekle yatma. Bu iğrençtir.ولا تضاجع ذكرا مضاجعة امرأة. انه رجس.
Kadınla yatar gibi bir erkekle yatma. Bu iğrençtir.不 可 與 男 人 苟 合 、 像 與 女 人 一 樣 、 這 本 是 可 憎 惡 的
Kadınla yatar gibi bir erkekle yatma. Bu iğrençtir.不可與 男人 苟合 、 像 與 女人 一 樣 、 這本 是 可憎 惡的
Kahretsin. İğrenç bu ya.По дяволите, това е отвратително!
Karşımdaki manzara iğrençti.Αγάπησέ με... Φτωχή μου αγάπη...
Kendi lezzet iğrenç mi, tadı iştah boşa:Apakah memuakkan dalam kelezatannya sendiri, Dan dalam rasa mengacaukan selera:
Kendi lezzet iğrenç mi, tadı iştah boşa:Är avskyvärda i hans egna läckerheter, och i smaken blandar ihop aptiten:
Kendi lezzet iğrenç mi, tadı iştah boşa:자신의 맜있는에 다행이고, 맛이 식욕을 confounds :
Kendi lezzet iğrenç mi, tadı iştah boşa:È odioso nella sua bontà, e nel gusto confonde l'appetito:
Kendi lezzet iğrenç mi, tadı iştah boşa:É repugnante em sua própria delícia, e no sabor confunde o apetite:
Kendi lezzet iğrenç mi, tadı iştah boşa:Er modbydelig i sin egen deliciousness, Og i smagen forvirrer appetit:
Kendi lezzet iğrenç mi, tadı iştah boşa:Es repugnante en su propia delicia, y en el gusto confunde el apetito:
Kendi lezzet iğrenç mi, tadı iştah boşa:Est détestable dans son propre délices, Et dans le goût confond l'appétit:
Kendi lezzet iğrenç mi, tadı iştah boşa:Este dezgustătoare în deliciousness său, Şi în gustul confundă pofta de mâncare:
Kendi lezzet iğrenç mi, tadı iştah boşa:Ist Ekel in seinen eigenen Köstlichkeiten, Und in den Geschmack verwirrt den Appetit:
Kendi lezzet iğrenç mi, tadı iştah boşa:Is walgelijk in zijn eigen lekkernijen, En in de smaak verwart de eetlust:
Kendi lezzet iğrenç mi, tadı iştah boşa:Je odporné ve své lahodnost, a na chuti zmate chuť k jídlu:
Kendi lezzet iğrenç mi, tadı iştah boşa:Je odporné vo svojej lahodnosť, a na chuti zmätie chuť k jedlu:
Kendi lezzet iğrenç mi, tadı iştah boşa:Je Odvratan v svojem deliciousness in okus confounds apetit:
Kendi lezzet iğrenç mi, tadı iştah boşa:Jest obrzydliwy w swoim przepyszne, A w smaku zaskakuje apetyt:
Kendi lezzet iğrenç mi, tadı iştah boşa:Là ghê tởm trong ngon miệng của mình, trong hương vị confounds sự thèm ăn:
Kendi lezzet iğrenç mi, tadı iştah boşa:On inhottava omalla herkullisuus ja maku confounds ruokahalua:
Kendi lezzet iğrenç mi, tadı iştah boşa:Van undorító saját deliciousness, és az íze megzavarja az étvágy:
Kendi lezzet iğrenç mi, tadı iştah boşa:Είναι η απεχθής στο δικό deliciousness του, και η γεύση συγχέει την όρεξη:
Kendi lezzet iğrenç mi, tadı iştah boşa:Есть отвратительные в своей восхитительности, И в вкусу смешивает аппетит:
Kendi lezzet iğrenç mi, tadı iştah boşa:Отвратителни в собствената си deliciousness, И във вкуса обърква апетит:
Kendi lezzet iğrenç mi, tadı iştah boşa:האם נתעב העונג שלו, ובכל טעם מקעקעת את התיאבון:
Kendi lezzet iğrenç mi, tadı iştah boşa:هو كريه في deliciousness بلده ، ويفند في الذوق والشهية :
Kendi lezzet iğrenç mi, tadı iştah boşa:したがって、適度に愛して:長い愛がその蓄えが、あまりにも迅速には遅すぎるほど遅刻到着。
Kesinlikle iğrençler ve hiç bir şey için iyi değiller. "Brambory jsou odporné a jsou k ničemu."
Kesinlikle iğrençler ve hiç bir şey için iyi değiller. "Các thứ đó thật kinh tởm và chẳng tốt lành gì."
Kesinlikle iğrençler ve hiç bir şey için iyi değiller. "De er ulækre og ubrugelige."
Kesinlikle iğrençler ve hiç bir şey için iyi değiller. "Dom är otroligt vidriga, och inte bra för nått."
Kesinlikle iğrençler ve hiç bir şey için iyi değiller. ""É absolutamente repugnante e não serve para nada."
Kesinlikle iğrençler ve hiç bir şey için iyi değiller. "Elles sont dégoûtantes et vraiment bonnes à rien."

İlgili Sayfalar