Ana içeriğe geç
Sözlük

içtim ile cümle

içtim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu yüzden öfkeyle ant içtim: ‹‹Huzur diyarıma asla girmeyecekler!›› Say.14:26-35; İbr.4:1-7).Którymem przysiągł w popędliwości mojej, że nie wnijdą do odpocznienia mego.
Bu yüzden öfkeyle ant içtim: ‹‹Huzur diyarıma asla girmeyecekler!›› Say.14:26-35; İbr.4:1-7).Nhơn đó ta nổi giận mà thề rằng: Chúng nó sẽ chẳng hề vào sự yên nghỉ ta.
Bu yüzden öfkeyle ant içtim: ‹‹Huzur diyarıma asla girmeyecekler!›› Say.14:26-35; İbr.4:1-7).Nhơn đó ta nổi_giận mà thề rằng : Chúng_nó sẽ chẳng hề vào sự yên_nghỉ ta .
Bu yüzden öfkeyle ant içtim: ‹‹Huzur diyarıma asla girmeyecekler!›› Say.14:26-35; İbr.4:1-7).perciò ho giurato nel mio sdegno: Non entreranno nel luogo del mio riposo»
Bu yüzden öfkeyle ant içtim: ‹‹Huzur diyarıma asla girmeyecekler!›› Say.14:26-35; İbr.4:1-7).Por eso juré en mi ira: '¡Jamás entrarán en mi reposo!'
Bu yüzden öfkeyle ant içtim: ‹‹Huzur diyarıma asla girmeyecekler!›› Say.14:26-35; İbr.4:1-7).por isso jurei na minha ira: Eles não entrarão no meu descanso.
Bu yüzden öfkeyle ant içtim: ‹‹Huzur diyarıma asla girmeyecekler!›› Say.14:26-35; İbr.4:1-7).Så svor jag då i min vrede: »De skola icke komma in i min vila.»
Bu yüzden öfkeyle ant içtim: ‹‹Huzur diyarıma asla girmeyecekler!›› Say.14:26-35; İbr.4:1-7).Så svor jeg da i min Vrede: De skal ikke gå ind til min Hvile!
Bu yüzden öfkeyle ant içtim: ‹‹Huzur diyarıma asla girmeyecekler!›› Say.14:26-35; İbr.4:1-7).Så svor jeg i min vrede: Sannelig, de skal ikke komme inn til min hvile.
Bu yüzden öfkeyle ant içtim: ‹‹Huzur diyarıma asla girmeyecekler!›› Say.14:26-35; İbr.4:1-7).takže som konečne prisahal vo svojom hneve, že nevojdú do môjho odpočinku.
Bu yüzden öfkeyle ant içtim: ‹‹Huzur diyarıma asla girmeyecekler!›› Say.14:26-35; İbr.4:1-7).Zatorej sem prisegel v jezi svoji: Nikakor ne pridejo v pokoj moj!
Bu yüzden öfkeyle ant içtim: ‹‹Huzur diyarıma asla girmeyecekler!›› Say.14:26-35; İbr.4:1-7).Δια τουτο ωμοσα εν τη οργη μου, οτι εις την αναπαυσιν μου δεν θελουσιν εισελθει.
Bu yüzden öfkeyle ant içtim: ‹‹Huzur diyarıma asla girmeyecekler!›› Say.14:26-35; İbr.4:1-7).Затова се заклех в гнева Си, Че няма да влязат в Моята почивка.
Bu yüzden öfkeyle ant içtim: ‹‹Huzur diyarıma asla girmeyecekler!›› Say.14:26-35; İbr.4:1-7).אשר נשבעתי באפי אם יבאון אל מנוחתי׃
Bu yüzden öfkeyle ant içtim: ‹‹Huzur diyarıma asla girmeyecekler!›› Say.14:26-35; İbr.4:1-7).‎فاقسمت في غضبي لا يدخلون راحتي
Bu yüzden öfkeyle ant içtim: ‹‹Huzur diyarıma asla girmeyecekler!›› Say.14:26-35; İbr.4:1-7).所 以 我 在 怒 中 起 誓 、 說 、 他 們 斷 不 可 進 入 我 的 安 息
Bu yüzden öfkeyle ant içtim: ‹‹Huzur diyarıma asla girmeyecekler!›› Say.14:26-35; İbr.4:1-7).所以 我 在 怒 中 起誓 、 說 、 他 們斷 不 可 進入 我 的 安息
Dedin ki, ‹‹Seçtiğim adamla antlaşma yaptım, Kulum Davuta şöyle ant içtim:(88:4) „Я поставил завет с избранным Моим, клялся Давиду, рабу Моему:
Dedin ki, ‹‹Seçtiğim adamla antlaşma yaptım, Kulum Davuta şöyle ant içtim:(89:4) J`ai fait alliance avec mon élu; Voici ce que j`ai juré à David, mon serviteur:
Dedin ki, ‹‹Seçtiğim adamla antlaşma yaptım, Kulum Davuta şöyle ant içtim:,,Am făcut legămînt cu alesul Meu`` -zice Domnul-,,iată ce am jurat robului Meu David:
Dedin ki, ‹‹Seçtiğim adamla antlaşma yaptım, Kulum Davuta şöyle ant içtim:Fiz um pacto com o meu escolhido; jurei ao meu servo Davi:
Dedin ki, ‹‹Seçtiğim adamla antlaşma yaptım, Kulum Davuta şöyle ant içtim:For jeg sier: Miskunnhet bygges op til evig tid, i himmelen grunnfester du din trofasthet.
Dedin ki, ‹‹Seçtiğim adamla antlaşma yaptım, Kulum Davuta şöyle ant içtim:"Ich habe einen Bund gemacht mit meinem Auserwählten; ich habe David, meinem Knechte, geschworen:
Dedin ki, ‹‹Seçtiğim adamla antlaşma yaptım, Kulum Davuta şöyle ant içtim:Ik zeg dan: Uw goedheid en liefde gelden eeuwig; tot in de hemel blijkt hoe trouw U bent.
Dedin ki, ‹‹Seçtiğim adamla antlaşma yaptım, Kulum Davuta şöyle ant içtim:Ja, jag säger: För evig tid skall nåd byggas upp; i himmelen, där befäster du din trofasthet.
Dedin ki, ‹‹Seçtiğim adamla antlaşma yaptım, Kulum Davuta şöyle ant içtim:Jeg sluttede en Pagt med min udvalgte, tilsvor David, min Tjener:
Dedin ki, ‹‹Seçtiğim adamla antlaşma yaptım, Kulum Davuta şöyle ant içtim:주께서 이르시되 내가 나의 택한 자와 언약을 맺으며 내 종 다윗에게 맹세하기를
Dedin ki, ‹‹Seçtiğim adamla antlaşma yaptım, Kulum Davuta şöyle ant içtim:Minä sanon: ikiajoiksi on armo rakennettu, sinä olet perustanut uskollisuutesi taivaisiin. -
Dedin ki, ‹‹Seçtiğim adamla antlaşma yaptım, Kulum Davuta şöyle ant içtim:Nebo jsem řekl: Na věky milosrdenství vzdělávati se bude, na nebi utvrdíš pravdu svou, o nížs řekl:
Dedin ki, ‹‹Seçtiğim adamla antlaşma yaptım, Kulum Davuta şöyle ant içtim:perché hai detto: «La mia grazia rimane per sempre» la tua fedeltà è fondata nei cieli
Dedin ki, ‹‹Seçtiğim adamla antlaşma yaptım, Kulum Davuta şöyle ant içtim:rt azt mondom: Örökké megáll a te kegyelmességed, és megerõsíted a te hûséges voltodat az egekben, [mondván:]
Dedin ki, ‹‹Seçtiğim adamla antlaşma yaptım, Kulum Davuta şöyle ant içtim:„Sklenil sem zavezo z izvoljencem svojim, prisegel sem Davidu, svojemu hlapcu:
Dedin ki, ‹‹Seçtiğim adamla antlaşma yaptım, Kulum Davuta şöyle ant içtim:Ta đã lập giao ước cùng kẻ được chọn của ta, Ta đã thề cùng Ða-vít, kẻ tôi tớ ta, mà rằng:
Dedin ki, ‹‹Seçtiğim adamla antlaşma yaptım, Kulum Davuta şöyle ant içtim:Ta đã lập giao_ước cùng kẻ được chọn của ta , Ta đã thề cùng Ða - vít , kẻ tôi_tớ ta , mà rằng :
Dedin ki, ‹‹Seçtiğim adamla antlaşma yaptım, Kulum Davuta şöyle ant içtim:"Yo hice un pacto con mi escogido; juré a mi siervo David, diciendo
Dedin ki, ‹‹Seçtiğim adamla antlaşma yaptım, Kulum Davuta şöyle ant içtim:Εκαμα διαθηκην μετα του εκλεκτου μου ωμοσα προς Δαβιδ τον δουλον μου
Dedin ki, ‹‹Seçtiğim adamla antlaşma yaptım, Kulum Davuta şöyle ant içtim:Ти каза: Направил съм завет с избрания Си, Заклел съм се на слугата Си Давида, казвайки:
Dedin ki, ‹‹Seçtiğim adamla antlaşma yaptım, Kulum Davuta şöyle ant içtim:כרתי ברית לבחירי נשבעתי לדוד עבדי׃
Dedin ki, ‹‹Seçtiğim adamla antlaşma yaptım, Kulum Davuta şöyle ant içtim:‎قطعت عهدا مع مختاري. حلفت لداود عبدي
Dedin ki, ‹‹Seçtiğim adamla antlaşma yaptım, Kulum Davuta şöyle ant içtim:我 與 我 所 揀 選 的 人 立 了 約 、 向 我 的 僕 人 大 衛 起 了 誓
Dedin ki, ‹‹Seçtiğim adamla antlaşma yaptım, Kulum Davuta şöyle ant içtim:我 與 我 所 揀選 的 人 立 了 約 、 向 我 的 僕人 大衛 起了誓
Evet, tüm kutuyu içtim. 32 tane Calm's Forte tableti aldım.Calms Forte 32 錠です
Evet, tüm kutuyu içtim.Ano, celé balení.
Evet, tüm kutuyu içtim.Anzi, le prendo tutte.
Evet, tüm kutuyu içtim.En fait, le tube entier.
Evet, tüm kutuyu içtim.Igazából az egész doboznyit.
Evet, tüm kutuyu içtim.Într-adevăr, tot flaconul.
Evet, tüm kutuyu içtim.Ja, hele glasset, faktisk.
Evet, tüm kutuyu içtim.음음.... 실제론, 한 병을 다 먹었네요.
Evet, tüm kutuyu içtim.Koko purkillisen.
Evet, tüm kutuyu içtim.Mmmm. De hecho, el envase completo.
Evet, tüm kutuyu içtim.Mmmm. I sanning, hela behållaren.
Evet, tüm kutuyu içtim.Mmmm. Jazeker, de hele pot.
Evet, tüm kutuyu içtim.Tatsächlich, die ganze Packung.
Evet, tüm kutuyu içtim.Thật ra là cả lọ.
Evet, tüm kutuyu içtim.Για την ακρίβεια, όλο το δοχείο.
Evet, tüm kutuyu içtim.Впрямь всю упаковку.
Evet, tüm kutuyu içtim.Всъщност цялата опаковка.
Evet, tüm kutuyu içtim.למען האמת, את המיכל כולו.
Evet, tüm kutuyu içtim.بالطبع كل العبوة.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod