Kitabı resmen içtim ve diğerine tamamen hazırım.Я взяв найкращу у світі книгу й повністю її зіпсував.
Dün çay içtim.Я вчора пив чай.
Dün çay içtim.Я вчора пила чай.
Ben çay içtim.Я випив чаю.
Ben çay içtim.Я випила чаю.
Ben çok bira içtim.Я випив багато пива.
Ben çok bira içtim.Я випила багато пива.
Biraz süt içtim.Я випила трохи молока.
Meyve suyu içtim.Я пив сік.
Meyve suyu içtim.Я пила сік.
Suyu içtim.Join veden.
Dolaptaki sütten biraz içtim.Φυτεία καφέ στο Καράτου.
Bu yürüyüş dünyanın en büyük yıllık dini ictimaı dır .Pinsevekkelsen er verdens raskest voksende religiøse bevegelse.
Sonra yerime gelerek bir kahve içtim.Sau đó ông đi vào một quán bar và uống một tách cà phê.
Platon içtimayı kaçırmıştır.Aquino không uống rượu.
Şirket Haziran 2009'da kurulmuştur ve internet sitesi 21 Haziran 2010 tarihinde içtimaya açılmıştır.Công ty này thành lập vào tháng 6/2009, còn website chính thức thì đi vào hoạt động từ ngày 21/6/2010.
Şirket Haziran 2009'da kurulmuştur ve internet sitesi 21 Haziran 2010 tarihinde içtimaya açılmıştır.2009年6月に会社を設立し2010年6月21日にウェブサイトを立ち上げた。
Sonra yerime gelerek bir kahve içtim.コーヒー通で、自前のコーヒーを飲む。
İctimai fikir toplusu, Bakü, Mart-Nisan 2011.のち徳間文庫、2011年3月。
Bu akşam restoranda Nicholas'la birlikte bedava nane çayı içtim.今日夕方ニコラと一緒にレストランで無料のミントティーを飲んだ。
Kitabı resmen içtim ve diğerine tamamen hazırım.我本是当头捧喝,促其醒悟。
Osmanlılıktan başka hiçbir içtimai zümreye mensup değilim' demeye mecbur edilmişti. (s.上曰:我光王也,不悟至此,方困且渴;若为我求水。
Şirket Haziran 2009'da kurulmuştur ve internet sitesi 21 Haziran 2010 tarihinde içtimaya açılmıştır.이 기업은 2009년 6월 설립되었으며 대중들이 웹사이트를 이용할 수 있게 된 시기는 2010년 6월 21일이다.
"Ben bu oyunu bitirmeye ant içtim, Dünyanızı başınıza yıkacağım." diyerek sahalara geri dönmüştür.소동이 들어간 곳에 다시 지상에 내려서다 세계 정복을 끝내다」라고 하는 것이었다.
Böylece, “Bâtınîler” bütün dinî kayitleri ve hattâ içtimaî yükümlülükleri dahi istinasız kaldırıp atmışlardır.공덕(功德, 산스크리트어: guṇa, puṇya: 덕)과 과실(過失: 잘못, 허물)은 각각 선(善)과 불선(不善)을 뜻한다.
Şirket Haziran 2009'da kurulmuştur ve internet sitesi 21 Haziran 2010 tarihinde içtimaya açılmıştır.החברה נוסדה ביוני 2009, והאתר הושק ב-21 ביוני 2010.
Sonra yerime gelerek bir kahve içtim.ישבתי ושתיתי קפה...
İçtimalar, bütün Dünya'dan insanları bir araya getirir.בהיותה הבירה, משכה אליה העיר מהגרים רבים מכל רחבי העולם.
Bu yürüyüş dünyanın en büyük yıllık dini ictimaı dır .החג' הוא העלייה לרגל השנתית הגדולה ביותר בעולם כיום.
Azerbaycan'ın maçları şu anda İctimai TV'den yayınlanmaktadır.В момента се състезава за азербайджанския Телеком Баку.
"Meşrutiyet'in Evrimci Dergisi: Ulûm-ı İktisadiye ve İçtimaiye Mecmuası" (PDF).Поетическото мечтание – форма на себеизразяване и трансцендиране“, сп.
Sonra yerime gelerek bir kahve içtim.Vėliau kavą ėmė malti girnomis.
Sadece iki ya da üç içecek içtim.Aš tik du ar tris gėrimus išgėriau.
Dolaptaki sütten biraz içtim.Joogi peal on piimavaht.
Adil hükümlerini izleyeceğime ant içtim, Andımı tutacağım.(118:106) Я клялся хранить праведные суды Твои, и исполню.
Adil hükümlerini izleyeceğime ant içtim, Andımı tutacağım.Fiz juramento, e o confirmei, de guardar as tuas justas ordenanças.
Adil hükümlerini izleyeceğime ant içtim, Andımı tutacağım.He jurado guardar tus justos juicios, y lo he de cumplir
Adil hükümlerini izleyeceğime ant içtim, Andımı tutacağım.Ho giurato, e lo confermo, di custodire i tuoi precetti di giustizia
Adil hükümlerini izleyeceğime ant içtim, Andımı tutacağım.Ich schwöre und will's halten, daß ich die Rechte deiner Gerechtigkeit halten will.
Adil hükümlerini izleyeceğime ant içtim, Andımı tutacağım.Jag har svurit och hållit det: att taga din rättfärdighets rätter i akt.
Adil hükümlerini izleyeceğime ant içtim, Andımı tutacağım.Jeg har svoret, og jeg har holdt det, å ta vare på din rettferdighets lover.
Adil hükümlerini izleyeceğime ant içtim, Andımı tutacağım.Jeg svor en Ed og holdt den: at følge dine retfærdige Lovbud.
Adil hükümlerini izleyeceğime ant içtim, Andımı tutacağım.Je jure, et je le tiendrai, D`observer les lois de ta justice.
Adil hükümlerini izleyeceğime ant içtim, Andımı tutacağım.Jur, -şi mă voi ţinea de jurămînt, -că voi păzi legile Tale cele drepte.
Adil hükümlerini izleyeceğime ant içtim, Andımı tutacağım.주의 의로운 규례를 지키기로 맹세하고 굳게 정하였나이다
Adil hükümlerini izleyeceğime ant içtim, Andımı tutacağım.Megesküdtem és megállom, hogy megtartom a te igazságodnak ítéleteit.
Adil hükümlerini izleyeceğime ant içtim, Andımı tutacağım.Minä olen vannonut ja tahdon sen täyttää: noudattaa sinun vanhurskautesi oikeuksia.
Adil hükümlerini izleyeceğime ant içtim, Andımı tutacağım.Prisahal som a dodržím, že budem ostríhať súdy tvojej spravedlivosti.
Adil hükümlerini izleyeceğime ant içtim, Andımı tutacağım.Přisáhl jsem, což i splním, že chci ostříhati soudů spravedlnosti tvé.
Adil hükümlerini izleyeceğime ant içtim, Andımı tutacağım.Prisegel sem, tudi uveljavil: izpolnjevati razsodke pravičnosti tvoje.
Adil hükümlerini izleyeceğime ant içtim, Andımı tutacağım.Przysięgłem i uczynię temu dosyć, że będę strzegł sądów sprawiedliwości twojej.
Adil hükümlerini izleyeceğime ant içtim, Andımı tutacağım.Tôi đã thề gìn giữ mạng lịnh công bình của Chúa, Và cũng đã làm theo sự thề ấy.
Adil hükümlerini izleyeceğime ant içtim, Andımı tutacağım.Tôi đã thề gìn_giữ mạng lịnh công_bình của Chúa , Và cũng đã làm theo sự thề ấy .
Adil hükümlerini izleyeceğime ant içtim, Andımı tutacağım.Yang kujanjikan dengan sumpah akan kutepati, untuk berpegang pada keputusan-Mu yang adil
Adil hükümlerini izleyeceğime ant içtim, Andımı tutacağım.Ωμοσα και θελω εμμενει να φυλαττω τας κρισεις της δικαιοσυνης σου.
Adil hükümlerini izleyeceğime ant içtim, Andımı tutacağım.Заклех се, и го потвърдих, Че ще държа праведните Твои съдби.
Adil hükümlerini izleyeceğime ant içtim, Andımı tutacağım.נשבעתי ואקימה לשמר משפטי צדקך׃
Adil hükümlerini izleyeceğime ant içtim, Andımı tutacağım.حلفت فأبره ان احفظ احكام برك.
Adil hükümlerini izleyeceğime ant içtim, Andımı tutacağım.你 公 義 的 典 章 、 我 曾 起 誓 遵 守 . 我 必 按 誓 而 行
Adil hükümlerini izleyeceğime ant içtim, Andımı tutacağım.你 公義 的 典章 、 我 曾 起誓 遵守 . 我 必 按 誓而行