içti ile cümle
içti kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
RAB ant içti, kararından dönmez: ‹‹Melkisedek düzeni uyarınca Sonsuza dek kâhinsin sen!›› dedi.Ωμοσεν ο Κυριος και δεν θελει μεταμεληθη, συ εισαι ιερευς εις τον αιωνα κατα την ταξιν Μελχισεδεκ.
RAB ant içti, kararından dönmez: ‹‹Melkisedek düzeni uyarınca Sonsuza dek kâhinsin sen!›› dedi.Господ се закле, (и не ще се разкае), като каза: Ти си свещеник до века според чина Мелхиседеков.
RAB ant içti, kararından dönmez: ‹‹Melkisedek düzeni uyarınca Sonsuza dek kâhinsin sen!›› dedi.נשבע יהוה ולא ינחם אתה כהן לעולם על דברתי מלכי צדק׃
RAB ant içti, kararından dönmez: ‹‹Melkisedek düzeni uyarınca Sonsuza dek kâhinsin sen!›› dedi.اقسم الرب ولن يندم. انت كاهن الى الابد على رتبة ملكي صادق.
RAB ant içti, kararından dönmez: ‹‹Melkisedek düzeni uyarınca Sonsuza dek kâhinsin sen!›› dedi.耶 和 華 起 了 誓 、 決 不 後 悔 、 說 、 你 是 照 著 麥 基 洗 德 的 等 次 、 永 遠 為 祭 司
RAB ant içti, kararından dönmez: ‹‹Melkisedek düzeni uyarınca Sonsuza dek kâhinsin sen!›› dedi.耶和華 起了誓 、 決不後悔 、 說 、 你 是 照著 麥基洗德 的 等次 、 永遠為 祭司
RAB Davuta kesin ant içti, Andından dönmez: ‹‹Senin soyundan birini tahtına oturtacağım.(131:11) Клялся Господь Давиду в истине, и не отречется ее: „от плода чрева твоего посажу на престоле твоем.
RAB Davuta kesin ant içti, Andından dönmez: ‹‹Senin soyundan birini tahtına oturtacağım.Con verdad juró Jehovah a David, y no se apartará de ello: "Del fruto de tu cuerpo pondré sobre tu trono
RAB Davuta kesin ant içti, Andından dönmez: ‹‹Senin soyundan birini tahtına oturtacağım.HERREN tilsvor David et troværdigt, usvigeligt Løfte: "Af din Livsens Frugt vil jeg sætte Konger på din Trone.
RAB Davuta kesin ant içti, Andından dönmez: ‹‹Senin soyundan birini tahtına oturtacağım.Hûséget esküdött az Úr Dávidnak, nem tér el attól: Ágyékod gyümölcsét ültetem székedbe;
RAB Davuta kesin ant içti, Andından dönmez: ‹‹Senin soyundan birini tahtına oturtacağım.여호와께서 다윗에게 성실히 맹세하셨으니 변치 아니하실지라 이르시기를 네 몸의 소생을 네 위에 둘지라
RAB Davuta kesin ant içti, Andından dönmez: ‹‹Senin soyundan birini tahtına oturtacağım.Prisegel je GOSPOD Davidu resnico, od katere ne bo odstopil: „Od sadú telesa tvojega posadim na prestol tvoj.
RAB Davuta kesin ant içti, Andından dönmez: ‹‹Senin soyundan birini tahtına oturtacağım.נשבע יהוה לדוד אמת לא ישוב ממנה מפרי בטנך אשית לכסא לך׃
RAB Davuta kesin ant içti, Andından dönmez: ‹‹Senin soyundan birini tahtına oturtacağım.اقسم الرب لداود بالحق لا يرجع عنه. من ثمرة بطنك اجعل على كرسيك.
RAB Davuta kesin ant içti, Andından dönmez: ‹‹Senin soyundan birini tahtına oturtacağım.耶 和 華 向 大 衛 憑 誠 實 起 了 誓 、 必 不 反 覆 、 說 、 我 要 使 你 所 生 的 坐 在 你 的 寶 座 上
RAB Davuta kesin ant içti, Andından dönmez: ‹‹Senin soyundan birini tahtına oturtacağım.耶和華 向 大衛憑誠 實起 了 誓 、 必 不 反覆 、 說 、 我 要 使 你 所 生 的 坐在 你 的 寶 座上
‹‹RAB yakınmalarınızı duyunca öfkelendi ve şöyle ant içti:A Hospodin počul hlas vašich rečí a rozhneval sa a prisahal povediac:
‹‹RAB yakınmalarınızı duyunca öfkelendi ve şöyle ant içti:Als aber der HERR euer Geschrei hörte, ward er zornig und schwur und sprach:
‹‹RAB yakınmalarınızı duyunca öfkelendi ve şöyle ant içti:Bấy giờ, Ðức Giê-hô-va nghe tiếng của lời nói các ngươi, bèn nổi giận và thề rằng:
‹‹RAB yakınmalarınızı duyunca öfkelendi ve şöyle ant içti:Bấy_giờ , Ðức_Giê - hô-va nghe tiếng của lời_nói các ngươi , bèn nổi_giận và thề rằng :
‹‹RAB yakınmalarınızı duyunca öfkelendi ve şöyle ant içti:Da Herren hørte eders tale, blev han vred og svor:
‹‹RAB yakınmalarınızı duyunca öfkelendi ve şöyle ant içti:Då nu HERREN hörde edra ord, blev han förtörnad och svor och sade:
‹‹RAB yakınmalarınızı duyunca öfkelendi ve şöyle ant içti:Domnul a auzit glasul cuvintelor voastre. S'a mîniat, şi a jurat, zicînd:
‹‹RAB yakınmalarınızı duyunca öfkelendi ve şöyle ant içti:"Entonces Jehovah oyó la voz de vuestras palabras. Y se enojó y juró diciendo
‹‹RAB yakınmalarınızı duyunca öfkelendi ve şöyle ant içti:Il Signore udì le vostre parole, si adirò e giurò
‹‹RAB yakınmalarınızı duyunca öfkelendi ve şöyle ant içti:I usłyszał Pan głos słów waszych, a rozgniewał się bardzo, i przysiągł, mówiąc:
‹‹RAB yakınmalarınızı duyunca öfkelendi ve şöyle ant içti:여호와께서 너희의 말소리를 들으시고 노하사 맹세하여 가라사대
‹‹RAB yakınmalarınızı duyunca öfkelendi ve şöyle ant içti:Ko pa je GOSPOD slišal glas vaših besed, se je razsrdil in prisegel, rekoč:
‹‹RAB yakınmalarınızı duyunca öfkelendi ve şöyle ant içti:Kun Herra kuuli teidän puheenne, vihastui hän ja vannoi sanoen:
‹‹RAB yakınmalarınızı duyunca öfkelendi ve şöyle ant içti:L`Éternel entendit le bruit de vos paroles. Il s`irrita, et jura, en disant:
‹‹RAB yakınmalarınızı duyunca öfkelendi ve şöyle ant içti:Meghallá pedig az Úr beszédetek szavát, és megharaguvék, és megesküvék, mondván:
‹‹RAB yakınmalarınızı duyunca öfkelendi ve şöyle ant içti:Men da HERREN hørte eders Ord, blev han vred og svor:
‹‹RAB yakınmalarınızı duyunca öfkelendi ve şöyle ant içti:Ouvindo, pois, o Senhor a voz das vossas palavras, indignou-se e jurou, dizendo:
‹‹RAB yakınmalarınızı duyunca öfkelendi ve şöyle ant içti:"TUHAN mendengar keluhanmu lalu menjadi marah. Ia bersumpah
‹‹RAB yakınmalarınızı duyunca öfkelendi ve şöyle ant içti:Uslyšel pak Hospodin hlas řečí vašich, a rozhněval se, a přisáhl, řka:
‹‹RAB yakınmalarınızı duyunca öfkelendi ve şöyle ant içti:Και ηκουσεν ο Κυριος την φωνην των λογων σας και ωργισθη, και ωμοσε λεγων,
‹‹RAB yakınmalarınızı duyunca öfkelendi ve şöyle ant içti:А Господ чу гласа на думите ви, и като се разгневи закле се, казвайки:
‹‹RAB yakınmalarınızı duyunca öfkelendi ve şöyle ant içti:И Господь услышал слова ваши, и разгневался, и поклялся, говоря:
‹‹RAB yakınmalarınızı duyunca öfkelendi ve şöyle ant içti:וישמע יהוה את קול דבריכם ויקצף וישבע לאמר׃
‹‹RAB yakınmalarınızı duyunca öfkelendi ve şöyle ant içti:وسمع الرب صوت كلامكم فسخط واقسم قائلا.
‹‹RAB yakınmalarınızı duyunca öfkelendi ve şöyle ant içti:耶 和 華 聽 見 你 們 這 話 、 就 發 怒 起 誓 說
‹‹RAB yakınmalarınızı duyunca öfkelendi ve şöyle ant içti:耶和華 聽見 你 們這話 、 就 發怒 起誓說
Sabah erkenden kalkıp karşılıklı ant içtiler. Sonra İshak onları yolcu etti. Esenlik içinde oradan ayrıldılar.A vstavše velmi ráno, přisáhli jeden druhému. I propustil je Izák, a oni odešli od něho v pokoji.
Sabah erkenden kalkıp karşılıklı ant içtiler. Sonra İshak onları yolcu etti. Esenlik içinde oradan ayrıldılar.Bittida följande morgon svuro de varandra eden; sedan lät Isak dem gå, och de foro ifrån honom i frid.
Sabah erkenden kalkıp karşılıklı ant içtiler. Sonra İshak onları yolcu etti. Esenlik içinde oradan ayrıldılar.아침에 일찌기 일어나 서로 맹세한 후에 이삭이 그들을 보내매 그들이 평안히 갔더라
Sabah erkenden kalkıp karşılıklı ant içtiler. Sonra İshak onları yolcu etti. Esenlik içinde oradan ayrıldılar.Morgenen efter stod de tidlig op og svor hverandre sin ed; siden lot Isak dem fare, og de drog fra ham fred.
Sabah erkenden kalkıp karşılıklı ant içtiler. Sonra İshak onları yolcu etti. Esenlik içinde oradan ayrıldılar.Næste Morgen svor de hinanden Eder, og derefter tog Isak Afsked med dem, og de drog bort i Fred.
Sabah erkenden kalkıp karşılıklı ant içtiler. Sonra İshak onları yolcu etti. Esenlik içinde oradan ayrıldılar.Potem wstawszy bardzo rano przysięgli jeden drugiemu; i wyprowadził je Izaak, i odeszli od niego w pokoju.
Sabah erkenden kalkıp karşılıklı ant içtiler. Sonra İshak onları yolcu etti. Esenlik içinde oradan ayrıldılar.Potom vstali skoro ráno a prisahali druh druhovi, a Izák ich prepustil, a odišli od neho v pokoji.
Sabah erkenden kalkıp karşılıklı ant içtiler. Sonra İshak onları yolcu etti. Esenlik içinde oradan ayrıldılar.Qua ngày sau, chúng đậy sớm, lập lời thề với nhau. Rồi, Y-sác đưa các người đó đi về bình yên.
Sabah erkenden kalkıp karşılıklı ant içtiler. Sonra İshak onları yolcu etti. Esenlik içinde oradan ayrıldılar.Qua_ngày sau , chúng đậy sớm , lập lời thề với nhau . Rồi , Y-sác đưa các người đó đi_về bình_yên .
Sabah erkenden kalkıp karşılıklı ant içtiler. Sonra İshak onları yolcu etti. Esenlik içinde oradan ayrıldılar.Reggel pedig felkelvén, egymásnak megesküvének, és elbocsátá õket Izsák, és elmenének õ tõle békességgel.
Sabah erkenden kalkıp karşılıklı ant içtiler. Sonra İshak onları yolcu etti. Esenlik içinde oradan ayrıldılar.Zjutraj pa vstanejo s svitom ter prisežejo drug drugemu; in Izak jih spremi ter odidejo od njega v miru.
Sabah erkenden kalkıp karşılıklı ant içtiler. Sonra İshak onları yolcu etti. Esenlik içinde oradan ayrıldılar.И встав рано утром, поклялись друг другу; и отпустил их Исаак, и они пошли от него с миром.
Sabah erkenden kalkıp karşılıklı ant içtiler. Sonra İshak onları yolcu etti. Esenlik içinde oradan ayrıldılar.На сутринта станаха рано и се заклеха един за друг; после Исаак ги изпрати и те си отидоха от него с мир.
Sabah erkenden kalkıp karşılıklı ant içtiler. Sonra İshak onları yolcu etti. Esenlik içinde oradan ayrıldılar.וישכימו בבקר וישבעו איש לאחיו וישלחם יצחק וילכו מאתו בשלום׃
Sabah erkenden kalkıp karşılıklı ant içtiler. Sonra İshak onları yolcu etti. Esenlik içinde oradan ayrıldılar.ثم بكروا في الغد وحلفوا بعضهم لبعض وصرفهم اسحق. فمضوا من عنده بسلام.
Sabah erkenden kalkıp karşılıklı ant içtiler. Sonra İshak onları yolcu etti. Esenlik içinde oradan ayrıldılar.他 們 清 早 起 來 彼 此 起 誓 . 以 撒 打 發 他 們 走 、 他 們 就 平 平 安 安 的 離 開 他 走 了
Sabah erkenden kalkıp karşılıklı ant içtiler. Sonra İshak onları yolcu etti. Esenlik içinde oradan ayrıldılar.他 們 清早 起 來 彼此 起誓 . 以撒 打發 他 們走 、 他 們 就 平平安安 的 離開 他 走了
Sadece ben değil, diğer gay insanların da kahve içtiğini biliyorum.Det är inte bara det att jag dricker kaffe, jag känner andra homosexuella kaffedrickare. (Skratt)
İlgili Sayfalar