içti ile cümle

içti kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Sadece ben değil, diğer gay insanların da kahve içtiğini biliyorum.Ich trinke nicht nur Kaffee, ich kenne auch andere Homosexuelle, die Kaffee trinken.
Sadece ben değil, diğer gay insanların da kahve içtiğini biliyorum.Ik drink koffie. Niet alleen drink ik koffie, ik ken andere homo's die koffie drinken.
Sadece ben değil, diğer gay insanların da kahve içtiğini biliyorum.커피를 마실 뿐만 아니라, 저처럼 커피를 마시는 다른 동성애자들도 알고 지냅니다
Sadece ben değil, diğer gay insanların da kahve içtiğini biliyorum.Nejen že já piji kafe, ale znám i další homosexuály, kteří pijí kafe.
Sadece ben değil, diğer gay insanların da kahve içtiğini biliyorum.Nemcsak, hogy kávét iszom, de ismerek más melegeket is, akik kávét isznak.
Sadece ben değil, diğer gay insanların da kahve içtiğini biliyorum.Nie tylko ja. Znam też innych gejów, którzy piją kawę.
Sadece ben değil, diğer gay insanların da kahve içtiğini biliyorum.Non seulement je bois du café mais je connais d'autres gays qui en boivent.
Sadece ben değil, diğer gay insanların da kahve içtiğini biliyorum.Non solo bevo caffè, ma conosco altri gay che bevono caffè.
Sadece ben değil, diğer gay insanların da kahve içtiğini biliyorum.No sólo tomo café, conozco otra gente gay que toma café.
Sadece ben değil, diğer gay insanların da kahve içtiğini biliyorum.Nu doar că beau cafea, dar știu și alți gay care beau cafea.
Sadece ben değil, diğer gay insanların da kahve içtiğini biliyorum.Tôi không chỉ uống cà phê, tôi biết một số người đồng tính cũng hay uống cà phê.
Sadece ben değil, diğer gay insanların da kahve içtiğini biliyorum.Όχι μόνο πίνω καφέ, ξέρω κι άλλους γκέι που πίνουν καφέ.
Sadece ben değil, diğer gay insanların da kahve içtiğini biliyorum.Не само пия кафе, познавам други гейове, които също пият кафе.
Sadece ben değil, diğer gay insanların da kahve içtiğini biliyorum.Но это ещё не всё. Я знаю других геев, которые тоже пьют кофе.
Sadece ben değil, diğer gay insanların da kahve içtiğini biliyorum.ולא רק שאני שותה קפה, אני מכיר עוד גייז ששותים קפה.
Sadece ben değil, diğer gay insanların da kahve içtiğini biliyorum.لستُ أتناول القهوة فقط ، بل أعرف أيضاً مثليين آخرين يتناولونها.
Sadece ben değil, diğer gay insanların da kahve içtiğini biliyorum.渋滞にはまります
"Satılmış En Muhteşem Film"in katkılarıyla, içtiğiniz en muhteşem içki..."사상최고로 광고된 영화"가 제공하는 "당신이 마셔본 최고의 음료" 등등...
"Satılmış En Muhteşem Film"in katkılarıyla, içtiğiniz en muhteşem içki..."La miglior bibita che tu abbia mai bevuto," offerta da "Il più grande film mai venduto."
"Satılmış En Muhteşem Film"in katkılarıyla, içtiğiniz en muhteşem içki...la plus grande boisson que vous avez jamais eu, avec la permission de "Le plus grand film jamais vendu."
"Satılmış En Muhteşem Film"in katkılarıyla, içtiğiniz en muhteşem içki...loại đồ uống hảo hạng nhất anh từng nếm trong "Bộ Phim Tuyệt Vời Nhất"
"Satılmış En Muhteşem Film"in katkılarıyla, içtiğiniz en muhteşem içki...X・コーチャー:つまりブランドは
"Satılmış En Muhteşem Film"in katkılarıyla, içtiğiniz en muhteşem içki...Чи то найсмачніший напій, завдяки фільму "Найвизначніше кіно, будь-коли продане".
"Satılmış En Muhteşem Film"in katkılarıyla, içtiğiniz en muhteşem içki...המשקה האדיר ביותר ששתית, באדיבות "הסרט האדיר ביותר אשר נמכר אי פעם."
"Satılmış En Muhteşem Film"in katkılarıyla, içtiğiniz en muhteşem içki...الشراب الألذ، من باب المجاملة لـ " الفيلم الأكثر مبيعا"
Saul, ‹‹Yaşayan RABbin adıyla derim ki, bundan sana bir kötülük gelmeyecek›› diye ant içti.A Saul jej prisahal na Hospodina a povedal: Ako že žije Hospodin, nestihne ťa trest za túto vec.
Saul, ‹‹Yaşayan RABbin adıyla derim ki, bundan sana bir kötülük gelmeyecek›› diye ant içti.Da svor Saul henne en ed ved Herren og sa: Så sant Herren lever, skal ingen skyld komme på dig i denne sak.
Saul, ‹‹Yaşayan RABbin adıyla derim ki, bundan sana bir kötülük gelmeyecek›› diye ant içti.Da tilsvor Saul hende ved HERREN: "Så sandt HERREN lever, skal intet lægges dig til Last i denne Sag!"
Saul, ‹‹Yaşayan RABbin adıyla derim ki, bundan sana bir kötülük gelmeyecek›› diye ant içti.És megesküvék néki Saul az Úrra, mondván: Él az Úr, hogy e dolog miatt büntetésed nem lészen.
Saul, ‹‹Yaşayan RABbin adıyla derim ki, bundan sana bir kötülük gelmeyecek›› diye ant içti.In Savel ji priseže pri GOSPODU, rekoč: Kakor res GOSPOD živi, za to te ne zadene nobena kazen!
Saul, ‹‹Yaşayan RABbin adıyla derim ki, bundan sana bir kötülük gelmeyecek›› diye ant içti.I přisáhl jí Saul skrze Hospodina, řka: Živť jest Hospodin, že nepřijde na tě trestání pro tu věc.
Saul, ‹‹Yaşayan RABbin adıyla derim ki, bundan sana bir kötülük gelmeyecek›› diye ant içti.사울이 여호와로 그에게 맹세하여 가로되 여호와께서 사시거니와 네가 이 일로는 벌을 당치 아니하리라
Saul, ‹‹Yaşayan RABbin adıyla derim ki, bundan sana bir kötülük gelmeyecek›› diye ant içti.Maar Saul zwoer een plechtige eed dat hij haar niet zou verraden.
Saul, ‹‹Yaşayan RABbin adıyla derim ki, bundan sana bir kötülük gelmeyecek›› diye ant içti.Saul i -a jurat pe Domnul, şi a zis: ,,Viu este Domnul, că nu ţi se va întîmpla niciun rău pentru aceasta.``
Saul, ‹‹Yaşayan RABbin adıyla derim ki, bundan sana bir kötülük gelmeyecek›› diye ant içti.Saul le giurò per il Signore: «Per la vita del Signore, non avrai alcuna colpa per questa faccenda»
Saul, ‹‹Yaşayan RABbin adıyla derim ki, bundan sana bir kötülük gelmeyecek›› diye ant içti.Saúl le juró por Jehovah, diciendo: --¡Vive Jehovah, que ningún mal te vendrá por esto
Saul, ‹‹Yaşayan RABbin adıyla derim ki, bundan sana bir kötülük gelmeyecek›› diye ant içti.Saül lui jura par l`Éternel, en disant: L`Éternel est vivant! il ne t`arrivera point de mal pour cela.
Saul, ‹‹Yaşayan RABbin adıyla derim ki, bundan sana bir kötülük gelmeyecek›› diye ant içti.Saul, porém, lhe jurou pelo Senhor, dizendo: Como vive o Senhor, nenhum castigo te sobrevirá por isso.
Saul, ‹‹Yaşayan RABbin adıyla derim ki, bundan sana bir kötülük gelmeyecek›› diye ant içti.Και ωμοσε προς αυτην ο Σαουλ εις τον Κυριον, λεγων, Ζη Κυριος, δεν θελει σε συμβη ουδεν κακον δια τουτο.
Saul, ‹‹Yaşayan RABbin adıyla derim ki, bundan sana bir kötülük gelmeyecek›› diye ant içti.И поклялся ей Саул Господом, говоря: жив Господь! не будет тебе беды за это дело.
Saul, ‹‹Yaşayan RABbin adıyla derim ki, bundan sana bir kötülük gelmeyecek›› diye ant içti.Но Саул й се закле в Господа, казвайки: Заклевам се в живота на Господа, няма да ти се случи нищо зло за това.
Saul, ‹‹Yaşayan RABbin adıyla derim ki, bundan sana bir kötülük gelmeyecek›› diye ant içti.וישבע לה שאול ביהוה לאמר חי יהוה אם יקרך עון בדבר הזה׃
Saul, ‹‹Yaşayan RABbin adıyla derim ki, bundan sana bir kötülük gelmeyecek›› diye ant içti.فحلف لها شاول بالرب قائلا حيّ هو الرب انه لا يلحقك اثم في هذا الامر.
Saul, ‹‹Yaşayan RABbin adıyla derim ki, bundan sana bir kötülük gelmeyecek›› diye ant içti.掃 羅 向 婦 人 指 著 耶 和 華 起 誓 、 說 、 我 指 著 永 生 的 耶 和 華 起 誓 、 你 必 不 因 這 事 受 刑
Saul, ‹‹Yaşayan RABbin adıyla derim ki, bundan sana bir kötülük gelmeyecek›› diye ant içti.掃羅 向 婦人 指著 耶和華 起誓 、 說 、 我 指著 永生 的 耶和華 起誓 、 你 必 不 因 這事 受刑
Şef..Sen içtin mi?-Chef. -¿Estás borracha?
Şef..Sen içtin mi?-Chef. -Es-tu saoule?
Şef..Sen içtin mi?Σεφ. Είσαι μεθυσμένη;
Şef..Sen içtin mi?酔ってんのか? シェフ!
- Sen içtin mi?-Eri ubriaco?
- Sen içtin mi?- Was je dronken?
Senin içtiğin şeyden neden içeyim ki?De ce as bea ce ai baut si tu?
Senin içtiğin şeyden neden içeyim ki?Dlaczego miałbym wypić coś, co ty piłaś?
Senin içtiğin şeyden neden içeyim ki?Kenapa aku harus minum apa yang kau minum?
Senin içtiğin şeyden neden içeyim ki?야 니가 먹던걸 왜 마시노?
Senin içtiğin şeyden neden içeyim ki?Perchè dovrei bere quello che stavi bevendo tu?
Senin içtiğin şeyden neden içeyim ki?Pourquoi devrais-je boire ce que tu as bu ?
Senin içtiğin şeyden neden içeyim ki?Tại sao mình phải uống thứ cậu đã uống rồi chứ?
Senin içtiğin şeyden neden içeyim ki?Varför ska jag dricka med det du har druckit med?
Senin içtiğin şeyden neden içeyim ki?Waarom zou ik drinken wat jij hebt gedronken?
İlgili Sayfalar