içti ile cümle

içti kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
O gün RAB öfkelenerek şöyle ant içti:и воспылал в тот день гнев Господа, и поклялся Он, говоря:
O gün RAB öfkelenerek şöyle ant içti:ויחר אף יהוה ביום ההוא וישבע לאמר׃
O gün RAB öfkelenerek şöyle ant içti:فحمي غضب الرب في ذلك اليوم واقسم قائلا
O gün RAB öfkelenerek şöyle ant içti:當 日 耶 和 華 的 怒 氣 發 作 、 就 起 誓 說
O gün RAB öfkelenerek şöyle ant içti:當日 耶和華 的 怒氣發作 、 就 起誓說
Onları evine götürdü, eşeklerine yem verdi. Konuklar ayaklarını yıkadıktan sonra yiyip içtiler.A dovedúc ho do svojho domu dal oslom obrok, a oni, keď umyli svoje nohy, jedli a pili.
Onları evine götürdü, eşeklerine yem verdi. Konuklar ayaklarını yıkadıktan sonra yiyip içtiler.Assim o fez entrar em sua casa, e deu ração aos jumentos; e, depois de lavarem os pés, comeram e beberam.
Onları evine götürdü, eşeklerine yem verdi. Konuklar ayaklarını yıkadıktan sonra yiyip içtiler.És elvezette õt az õ házához és abrakot adott az õ szamarainak. Azután megmosták lábaikat, és ettek és ittak.
Onları evine götürdü, eşeklerine yem verdi. Konuklar ayaklarını yıkadıktan sonra yiyip içtiler.Hij nam hen mee naar huis en gaf hun ezels voer, terwijl zij zich verfristen. Daarna aten zij samen.
Onları evine götürdü, eşeklerine yem verdi. Konuklar ayaklarını yıkadıktan sonra yiyip içtiler.In ga vpelje v hišo svojo in da osloma krme, in umijejo si noge, in jedli so in pili.
Onları evine götürdü, eşeklerine yem verdi. Konuklar ayaklarını yıkadıktan sonra yiyip içtiler.Ja hän vei hänet taloonsa ja teki aaseille appeen. Ja he pesivät jalkansa ja söivät ja joivat.
Onları evine götürdü, eşeklerine yem verdi. Konuklar ayaklarını yıkadıktan sonra yiyip içtiler.그를 데리고 자기 집에 들어가서 나귀에게 먹이니 그들이 발을 씻고 먹고 마시니라
Onları evine götürdü, eşeklerine yem verdi. Konuklar ayaklarını yıkadıktan sonra yiyip içtiler.L -a dus în casa lui, şi a dat nutreţ măgarilor. Călătorii şi-au spălat picioarele; apoi au mîncat şi au băut.
Onları evine götürdü, eşeklerine yem verdi. Konuklar ayaklarını yıkadıktan sonra yiyip içtiler.Los hizo entrar en su casa y dio forraje a los asnos. Y ellos se lavaron los pies, comieron y bebieron
Onları evine götürdü, eşeklerine yem verdi. Konuklar ayaklarını yıkadıktan sonra yiyip içtiler.Người già bèn mời người vào nhà, và cho lừa ăn; các hành khách rửa chơn, rồi ăn và uống.
Onları evine götürdü, eşeklerine yem verdi. Konuklar ayaklarını yıkadıktan sonra yiyip içtiler.Người_già bèn mời người vào nhà , và cho lừa ăn ; các hành_khách rửa chơn , rồi ăn và uống .
Onları evine götürdü, eşeklerine yem verdi. Konuklar ayaklarını yıkadıktan sonra yiyip içtiler.Så førte han ham inn i sitt hus og blandet fôr for asenene, og de tvettet sine føtter og åt og drakk.
Onları evine götürdü, eşeklerine yem verdi. Konuklar ayaklarını yıkadıktan sonra yiyip içtiler.Tedy uvedl jej do domu svého, a obrok dal oslům; potom umyvše nohy své, jedli a pili.
Onları evine götürdü, eşeklerine yem verdi. Konuklar ayaklarını yıkadıktan sonra yiyip içtiler.Und führte ihn in sein Haus und gab den Eseln Futter, und sie wuschen ihre Füße und aßen und tranken.
Onları evine götürdü, eşeklerine yem verdi. Konuklar ayaklarını yıkadıktan sonra yiyip içtiler.Wwiódł go tedy do domu swego, i dał osłom obrok; potem umywszy nogi swoje, jedli i pili.
Onları evine götürdü, eşeklerine yem verdi. Konuklar ayaklarını yıkadıktan sonra yiyip içtiler.И ввел его в дом свой и дал корму ослам его , а сами они омыли ноги свои и ели и пили.
Onları evine götürdü, eşeklerine yem verdi. Konuklar ayaklarını yıkadıktan sonra yiyip içtiler.И така, той го въведе в къщата си, и даде зоб на ослите; а те си умиха нозете и ядоха и пиха.
Onları evine götürdü, eşeklerine yem verdi. Konuklar ayaklarını yıkadıktan sonra yiyip içtiler.ויביאהו לביתו ויבול לחמורים וירחצו רגליהם ויאכלו וישתו׃
Onları evine götürdü, eşeklerine yem verdi. Konuklar ayaklarını yıkadıktan sonra yiyip içtiler.وجاء به الى بيته وعلف حميرهم فغسلوا ارجلهم وأكلوا وشربوا
Onları evine götürdü, eşeklerine yem verdi. Konuklar ayaklarını yıkadıktan sonra yiyip içtiler.於 是 領 他 們 到 家 裡 . 餵 上 驢 . 他 們 就 洗 腳 喫 喝
Onları evine götürdü, eşeklerine yem verdi. Konuklar ayaklarını yıkadıktan sonra yiyip içtiler.於是 領 他 們到 家裡.餵上驢 . 他 們就 洗 腳喫喝
Onları ulusların arasına dağıtacağıma, başka ülkelere göndereceğime çölde ant içtim.Di padang pasir itu juga Aku bersumpah bahwa Aku akan menceraiberaikan mereka ke seluruh dunia
Onları ulusların arasına dağıtacağıma, başka ülkelere göndereceğime çölde ant içtim.또 내가 광야에서 그들에게 맹세하기를 내가 그들을 이방인 중에 흩으며 열방 중에 헤치리라 하였었나니
Onları ulusların arasına dağıtacağıma, başka ülkelere göndereceğime çölde ant içtim.Také i těm přisáhl jsem na poušti, že je rozptýlím mezi pohany, a že je rozženu po krajinách,
Onları ulusların arasına dağıtacağıma, başka ülkelere göndereceğime çölde ant içtim.Tudi sem povzdignil roko in jim prisegel v puščavi, da jih razkropim med narode in raztresem po deželah,
Onları ulusların arasına dağıtacağıma, başka ülkelere göndereceğime çölde ant içtim.При това, Аз им се заклех в пустинята, че ще ги разпръсна между народите, и ще ги разсея по разни страни,
Onları ulusların arasına dağıtacağıma, başka ülkelere göndereceğime çölde ant içtim.Также, подняв руку Мою в пустыне, Я поклялся рассеять их по народам и развеять их по землям
Onları ulusların arasına dağıtacağıma, başka ülkelere göndereceğime çölde ant içtim.גם אני נשאתי את ידי להם במדבר להפיץ אתם בגוים ולזרות אותם בארצות׃
Onları ulusların arasına dağıtacağıma, başka ülkelere göndereceğime çölde ant içtim.ورفعت ايضا يدي لهم في البرية لافرقهم في الامم واذريهم في الاراضي
Onları ulusların arasına dağıtacağıma, başka ülkelere göndereceğime çölde ant içtim.並 且 我 在 曠 野 向 他 們 起 誓 、 必 將 他 們 分 散 在 列 國 、 四 散 在 列 邦
Onları ulusların arasına dağıtacağıma, başka ülkelere göndereceğime çölde ant içtim.並且 我 在 曠野 向 他 們 起誓 、 必將 他 們 分散 在 列國 、 四 散 在 列邦
O su içmek istedi... ve sanırım... Ben bütün gece sürahideki suyu içtim.Anh tin là... ...mình đã uống hết cả bình nước đêm qua mất rồi.
O su içmek istedi... ve sanırım... Ben bütün gece sürahideki suyu içtim.I myślę, że wypiłem cały dzbanek, w nocy.
Oturduk, bir su içtik, kimse konuşmuyor.Chúng tôi ngồi xuống uống nước, và mọi người đều im lặng.
Oturduk, bir su içtik, kimse konuşmuyor.Ci sedemmo e bevemmo un bicchier d'acqua, nessuno parlava.
Oturduk, bir su içtik, kimse konuşmuyor.Et nous nous sommes assis, nous avons bu un verre d'eau, et personne ne parlait.
Oturduk, bir su içtik, kimse konuşmuyor.우리가 앉아서 목을 축이고 났는데 모두들 조용했어요.
Oturduk, bir su içtik, kimse konuşmuyor.Lalu kami duduk dan disuguhi air minum, lalu semua orang terdiam.
Oturduk, bir su içtik, kimse konuşmuyor.Sentámo-nos e bebemos água e todos estavam calados.
Oturduk, bir su içtik, kimse konuşmuyor.Şi ne-am aşezat şi am băut un pahar cu apă, şi toată lumea era tăcută.
Oturduk, bir su içtik, kimse konuşmuyor.Usiedliśmy, napiliśmy się wody, i wszyscy siedzieli cicho.
Oturduk, bir su içtik, kimse konuşmuyor.We gingen zitten, namen een slok water en niemand zei iets.
Oturduk, bir su içtik, kimse konuşmuyor.Wir haben uns hingesetzt und Wasser getrunken und alle waren still.
Oturduk, bir su içtik, kimse konuşmuyor.Y nos sentamos y tomamos un vaso de agua, y todo el mundo estaba callado.
Oturduk, bir su içtik, kimse konuşmuyor.Мы сели за стол и выпили воды, всё было спокойно.
Oturduk, bir su içtik, kimse konuşmuyor.Седнахме и пийнахме вода, всички мълчаха.
Oturduk, bir su içtik, kimse konuşmuyor.התיישבנו, ושתינו מים וכולם היו שקטים.
Oturduk, bir su içtik, kimse konuşmuyor.ومن ثم جلسنا وشربنا الماء وكان كل شخص هادئ
Oturduk, bir su içtik, kimse konuşmuyor.皆黙りこくって そしたら 監督官が こう僕に言ったんだ
Öyleyse neden RABbin adına içtiğin anda ve buyruğuma uymadın?››Hvorfor har du da ikke holdt dig efter den ed som var svoret ved Herren, og det bud jeg gav dig?
Öyleyse neden RABbin adına içtiğin anda ve buyruğuma uymadın?››Hvorfor holdt du da ikke den Ed, du svor ved HERREN, og den Befaling, jeg gav dig?"
Öyleyse neden RABbin adına içtiğin anda ve buyruğuma uymadın?››네가 어찌하여 여호와를 가리켜 한 맹세와 내가 네게 이른 명령을 지키지 아니하였느냐
Öyleyse neden RABbin adına içtiğin anda ve buyruğuma uymadın?››Miért nem tartottad hát meg az Úr elõtt való esküvést, és a parancsolatot, a melyet néked parancsoltam?
Öyleyse neden RABbin adına içtiğin anda ve buyruğuma uymadın?››Miksi et ole pitänyt Herran valaa etkä sitä käskyä, jonka minä sinulle annoin?"
Öyleyse neden RABbin adına içtiğin anda ve buyruğuma uymadın?››Nuž prečože si neostríhal prísahy Hospodinovej a prikázania, ktoré som ti prikázal?
İlgili Sayfalar