içti ile cümle
içti kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
İshak onlara bir şölen verdi, yiyip içtiler.Entonces él les hizo un banquete, y comieron y bebieron
İshak onlara bir şölen verdi, yiyip içtiler.In napravi jim pojedino, in so jedli in pili.
İshak onlara bir şölen verdi, yiyip içtiler.Isaac le -a dat un ospăţ, şi au mîncat şi au băut.
İshak onlara bir şölen verdi, yiyip içtiler.Isaac leur fit un festin, et ils mangèrent et burent.
İshak onlara bir şölen verdi, yiyip içtiler.Isaäk zorgde daarop voor een feestelijke maaltijd en zij aten en dronken met elkaar.
İshak onlara bir şölen verdi, yiyip içtiler.Kemudian Ishak menjamu mereka, dan mereka makan dan minum
İshak onlara bir şölen verdi, yiyip içtiler.이삭이 그들을 위하여 잔치를 베풀매 그들이 먹고 마시고
İshak onlara bir şölen verdi, yiyip içtiler.Så gjorde han et Gæstebud for dem, og de spiste og drak.
İshak onlara bir şölen verdi, yiyip içtiler.Så gjorde han et gjestebud for dem, og de åt og drakk.
İshak onlara bir şölen verdi, yiyip içtiler.Silloin hän laittoi heille pidot, ja he söivät ja joivat.
İshak onlara bir şölen verdi, yiyip içtiler.Tedy im sprawił ucztę, a jedli i pili.
İshak onlara bir şölen verdi, yiyip içtiler.Tedy učinil jim hody, i jedli a pili.
İshak onlara bir şölen verdi, yiyip içtiler.Y-sác bày một bữa tiệc , các người đồng ăn_uống .
İshak onlara bir şölen verdi, yiyip içtiler.Y-sác bày một bữa tiệc, các người đồng ăn uống.
İshak onlara bir şölen verdi, yiyip içtiler.Και εκαμεν εις αυτους συμποσιον και εφαγον και επιον.
İshak onlara bir şölen verdi, yiyip içtiler.Он сделал им пиршество, и они ели и пили.
İshak onlara bir şölen verdi, yiyip içtiler.Тогава Исаак им даде угощение и те ядоха и пиха.
İshak onlara bir şölen verdi, yiyip içtiler.ויעש להם משתה ויאכלו וישתו׃
İshak onlara bir şölen verdi, yiyip içtiler.فصنع لهم ضيافة. فأكلوا وشربوا.
İshak onlara bir şölen verdi, yiyip içtiler.以 撒 就 為 他 們 設 擺 筵 席 、 他 們 便 喫 了 喝 了
İshak onlara bir şölen verdi, yiyip içtiler.以撒 就 為 他 們設擺 筵席 、 他 們便喫 了 喝了
İsrail, ‹‹Ant iç›› dedi. Yusuf ant içti. İsrail yatağının başı ucunda eğilip RAB'be tapındı. ucuna yaslanıp››.A Jakób rzekł: Przysiążże mi: i przysiągł mu. Zatem nakłonił się Izrael ku głowom łoża.
İsrail, ‹‹Ant iç›› dedi. Yusuf ant içti. İsrail yatağının başı ucunda eğilip RAB'be tapındı. ucuna yaslanıp››.E Jacó disse: Jura-me; e ele lhe jurou. Então Israel inclinou-se sobre a cabeceira da cama.
İsrail, ‹‹Ant iç›› dedi. Yusuf ant içti. İsrail yatağının başı ucunda eğilip RAB'be tapındı. ucuna yaslanıp››.Er aber sprach: So schwöre mir. Und er schwur ihm. Da neigte sich Israel zu Häupten des Bettes.
İsrail, ‹‹Ant iç›› dedi. Yusuf ant içti. İsrail yatağının başı ucunda eğilip RAB'be tapındı. ucuna yaslanıp››.És monda: Esküdjél meg nékem! és megesküvék néki. És leborula Izráel az ágy fejére.
İsrail, ‹‹Ant iç›› dedi. Yusuf ant içti. İsrail yatağının başı ucunda eğilip RAB'be tapındı. ucuna yaslanıp››.Giô-sép nói : Con hãy thề đi . Giô-sép bèn thề . Ðoạn , Y-sơ-ra-ên quì lạy nơi đầu giường mình .
İsrail, ‹‹Ant iç›› dedi. Yusuf ant içti. İsrail yatağının başı ucunda eğilip RAB'be tapındı. ucuna yaslanıp››.Giô-sép nói: Con hãy thề đi. Giô-sép bèn thề. Ðoạn, Y-sơ-ra-ên quì lạy nơi đầu giường mình.
İsrail, ‹‹Ant iç›› dedi. Yusuf ant içti. İsrail yatağının başı ucunda eğilip RAB'be tapındı. ucuna yaslanıp››.Iacov a zis: ,,Jură-mi.`` Şi Iosif i -a jurat. Apoi Israel s'a plecat cu faţa pe căpătîiul patului.
İsrail, ‹‹Ant iç›› dedi. Yusuf ant içti. İsrail yatağının başı ucunda eğilip RAB'be tapındı. ucuna yaslanıp››.I řekl Jákob: Přisáhni mi. Tedy přisáhl jemu. I sklonil se Izrael k hlavám lůže.
İsrail, ‹‹Ant iç›› dedi. Yusuf ant içti. İsrail yatağının başı ucunda eğilip RAB'be tapındı. ucuna yaslanıp››.Jacob dit: Jure-le-moi. Et Joseph le lui jura. Puis Israël se prosterna sur le chevet de son lit.
İsrail, ‹‹Ant iç›› dedi. Yusuf ant içti. İsrail yatağının başı ucunda eğilip RAB'be tapındı. ucuna yaslanıp››.야곱이 또 가로되 내게 맹세하라 맹세하니 이스라엘이 침상 머리에서 경배하니라
İsrail, ‹‹Ant iç›› dedi. Yusuf ant içti. İsrail yatağının başı ucunda eğilip RAB'be tapındı. ucuna yaslanıp››.Ko pa veli: Prisezi mi! mu je prisegel. In Izrael se prikloni Bogu proti zglavju postelje svoje.
İsrail, ‹‹Ant iç›› dedi. Yusuf ant içti. İsrail yatağının başı ucunda eğilip RAB'be tapındı. ucuna yaslanıp››.Men han sade: »Giv mig din ed därpå.» Och han gav honom sin ed. Då tillbad Israel, böjd mot sängens huvudgärd.
İsrail, ‹‹Ant iç›› dedi. Yusuf ant içti. İsrail yatağının başı ucunda eğilip RAB'be tapındı. ucuna yaslanıp››.Riprese: «Giuramelo!». E glielo giurò; allora Israele si prostrò sul capezzale del letto
İsrail, ‹‹Ant iç›› dedi. Yusuf ant içti. İsrail yatağının başı ucunda eğilip RAB'be tapındı. ucuna yaslanıp››.Vtedy povedal: Prisahaj mi! A prisahal mu. A Izrael sa poklonil na hlavu svojej palice.
İsrail, ‹‹Ant iç›› dedi. Yusuf ant içti. İsrail yatağının başı ucunda eğilip RAB'be tapındı. ucuna yaslanıp››.Y él dijo: --¡Júramelo! Él se lo juró. Entonces Israel se postró sobre la cabecera de la cama
İsrail, ‹‹Ant iç›› dedi. Yusuf ant içti. İsrail yatağının başı ucunda eğilip RAB'be tapındı. ucuna yaslanıp››.Ο δε ειπεν, Ομοσον μοι και ωμοσεν εις αυτον. Και προσεκυνησεν ο Ισραηλ επι το ακρον της ραβδου αυτου.
İsrail, ‹‹Ant iç›› dedi. Yusuf ant içti. İsrail yatağının başı ucunda eğilip RAB'be tapındı. ucuna yaslanıp››.И рече Яков : Закълни ми се; и той му се закле. Тогава Израил се поклони върху възглавницата на леглото.
İsrail, ‹‹Ant iç›› dedi. Yusuf ant içti. İsrail yatağının başı ucunda eğilip RAB'be tapındı. ucuna yaslanıp››.И сказал: клянись мне. И клялся ему. И поклонился Израиль на возглавие постели.
İsrail, ‹‹Ant iç›› dedi. Yusuf ant içti. İsrail yatağının başı ucunda eğilip RAB'be tapındı. ucuna yaslanıp››.ויאמר השבעה לי וישבע לו וישתחו ישראל על ראש המטה׃
İsrail, ‹‹Ant iç›› dedi. Yusuf ant içti. İsrail yatağının başı ucunda eğilip RAB'be tapındı. ucuna yaslanıp››.فقال احلف لي. فحلف له. فسجد اسرائيل على راس السرير
İsrail, ‹‹Ant iç›› dedi. Yusuf ant içti. İsrail yatağının başı ucunda eğilip RAB'be tapındı. ucuna yaslanıp››.雅 各 說 、 你 要 向 我 起 誓 、 約 瑟 就 向 他 起 了 誓 、 於 是 以 色 列 在 床 頭 上 〔 或 作 扶 著 杖 頭 〕 敬 拜 神
İsrail, ‹‹Ant iç›› dedi. Yusuf ant içti. İsrail yatağının başı ucunda eğilip RAB'be tapındı. ucuna yaslanıp››.雅各 說 、 你 要 向 我 起誓 、 約瑟 就 向 他 起了誓 、 於是 以色列 在床 頭 上 〔 或 作扶 著 杖頭 〕 敬 拜神
Kadın gidip İlyasın söylediklerini yaptı. Hep birlikte günlerce yiyip içtiler.A išla a učinila podľa slova Eliášovho. A tak jedla ona i on i jej dom za mnoho dní.
Kadın gidip İlyasın söylediklerini yaptı. Hep birlikte günlerce yiyip içtiler.Da gik hun og gjorde, som Elias sagde; og både hun og han og hendes Søn havde noget at spise en Tid lang.
Kadın gidip İlyasın söylediklerini yaptı. Hep birlikte günlerce yiyip içtiler.Ea s'a dus, şi a făcut după cuvîntul lui Ilie. Şi multă veme a avut ce să mănînce, ea şi familia ei, şi Ilie.
Kadın gidip İlyasın söylediklerini yaptı. Hep birlikte günlerce yiyip içtiler.Ela foi e fez conforme a palavra de Elias; e assim comeram, ele, e ela e a sua casa, durante muitos dias.
Kadın gidip İlyasın söylediklerini yaptı. Hep birlikte günlerce yiyip içtiler.Entonces ella fue e hizo conforme a la palabra de Elías; y comieron él, ella y su familia, por mucho tiempo
Kadın gidip İlyasın söylediklerini yaptı. Hep birlikte günlerce yiyip içtiler.És õ elméne, és az Illés beszéde szerint cselekedék, és evék mind õ, mind amaz, mind annak háznépe, naponként.
Kadın gidip İlyasın söylediklerini yaptı. Hep birlikte günlerce yiyip içtiler.In je šla in naredila po besedi Elijevi. In je jedla, tudi on in ona in njena družina dosti dni.
Kadın gidip İlyasın söylediklerini yaptı. Hep birlikte günlerce yiyip içtiler.I šla a učinila vedlé řeči Eliášovy, a jedla ona i on i čeled její až do těch dní.
Kadın gidip İlyasın söylediklerini yaptı. Hep birlikte günlerce yiyip içtiler.저가 가서 엘리야의 말대로 하였더니 저와 엘리야와 식구가 여러날 먹었으나
Kadın gidip İlyasın söylediklerini yaptı. Hep birlikte günlerce yiyip içtiler.Og hun gikk og gjorde som Elias hadde sagt, og de hadde mat, både han og hun og hennes hus, i lang tid;
Kadın gidip İlyasın söylediklerini yaptı. Hep birlikte günlerce yiyip içtiler.Quella andò e fece come aveva detto Elia. Mangiarono essa, lui e il figlio di lei per diversi giorni
Kadın gidip İlyasın söylediklerini yaptı. Hep birlikte günlerce yiyip içtiler.Sie ging hin und machte, wie Elia gesagt hatte. Und er aß und sie auch und ihr Haus eine Zeitlang.
Kadın gidip İlyasın söylediklerini yaptı. Hep birlikte günlerce yiyip içtiler.Vậy , nàng đi và làm theo điều Ê - li nói . Nàng và nhà nàng , luôn với Ê - li ăn trong lâu ngày .
Kadın gidip İlyasın söylediklerini yaptı. Hep birlikte günlerce yiyip içtiler.Vậy, nàng đi và làm theo điều Ê-li nói. Nàng và nhà nàng, luôn với Ê-li ăn trong lâu ngày.
Kadın gidip İlyasın söylediklerini yaptı. Hep birlikte günlerce yiyip içtiler.Η δε υπηγε και εκαμε κατα τον λογον του Ηλια και ετρωγεν αυτη και αυτος και ο οικος αυτης ημερας πολλας
Kadın gidip İlyasın söylediklerini yaptı. Hep birlikte günlerce yiyip içtiler.И пошла она и сделала так, как сказал Илия; и кормилась она, и он,и дом ее несколько времени.
Kadın gidip İlyasın söylediklerini yaptı. Hep birlikte günlerce yiyip içtiler.И тя отиде та стори според каквото каза Илия; и тя и той и домът й ядоха много дни.
İlgili Sayfalar