içti ile cümle

içti kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
İçtiğimiz suyu güvenli yapıyoruz.وها هو مائنا نظيف قد غدا
İçtiğimiz suyu güvenli yapıyoruz.女性: ほら、お父さん。8つ折の綿のサリーができたわ
İçtiğiniz her yudum suyla, aldığınız her nefesle, denize bağlısınız.A cada gota de água que bebemos, a cada respiração, estamos ligados ao mar.
İçtiğiniz her yudum suyla, aldığınız her nefesle, denize bağlısınız.Chaque goutte d'eau bue, chaque inspiration prise, vous connecte à la mer.
İçtiğiniz her yudum suyla, aldığınız her nefesle, denize bağlısınız.Cu fiecare picătură de apă pe care o beţi, cu fiecare gură de aer pe care o luaţi, sunteţi legaţi de mare.
İçtiğiniz her yudum suyla, aldığınız her nefesle, denize bağlısınız. Dünyanın neresinde yaşarsanız yaşayın.Jokainen juomapisara, jokainen hengenveto yhdistää ihmisen mereen riippumatta asuinpaikasta pallollamme.
İçtiğiniz her yudum suyla, aldığınız her nefesle, denize bağlısınız.Iedere druppel water die je drinkt, elke ademhaling, verbindt je met de zee.
İçtiğiniz her yudum suyla, aldığınız her nefesle, denize bağlısınız.Każda kropla wody, którą pijemy, każdy nasz oddech, mają połączenie z morzem.
İçtiğiniz her yudum suyla, aldığınız her nefesle, denize bağlısınız.우리가 마시는 모든 물 한방울, 들이 마시는 모든 한 숨, 우리는 그렇게 바다와 연결되어 있습니다.
İçtiğiniz her yudum suyla, aldığınız her nefesle, denize bağlısınız.Med varje droppe vatten du dricker, varje andetag du tar, hör du ihop med haven.
İçtiğiniz her yudum suyla, aldığınız her nefesle, denize bağlısınız.Minden cseppnyi vízzel, amit megiszol, minden egyes lélegzetvétellel, kapcsolatban állsz a tengerrel.
İçtiğiniz her yudum suyla, aldığınız her nefesle, denize bağlısınız.Mit jedem Tropfen Wasser, den man trinkt, jedem Atemzug, den man nimmt, ist man mit dem Meer verbunden.
İçtiğiniz her yudum suyla, aldığınız her nefesle, denize bağlısınız.Ogni goccia d'acqua che beviamo, ogni boccata d'aria che respiriamo, ci collega all'oceano.
İçtiğiniz her yudum suyla, aldığınız her nefesle, denize bağlısınız.Setiap tetes air yang Anda minum, setiap nafas yang Anda hirup, Anda terhubung dengan lautan.
İçtiğiniz her yudum suyla, aldığınız her nefesle, denize bağlısınız.S každou kvapkou vody, ktorú vypijete, s každým nádychom vzduchu ste spojení s moriami.
İçtiğiniz her yudum suyla, aldığınız her nefesle, denize bağlısınız.Với từng giọt nước bạn uống, từng hơi bạn hít vào, bạn đều đang liên hệ với biển cả.
İçtiğiniz her yudum suyla, aldığınız her nefesle, denize bağlısınız.Z vsako kapljo popite vode, vsakim vdihom zraka, smo povezani z morjem.
İçtiğiniz her yudum suyla, aldığınız her nefesle, denize bağlısınız.Με κάθε σταγόνα νερό που πίνετε, κάθε ανάσα που παίρνετε, είστε συνδεδεμένοι με τη θάλασσα.
İçtiğiniz her yudum suyla, aldığınız her nefesle, denize bağlısınız.Каждой выпитой каплей воды, каждым вдохом, мы связаны с океаном.
İçtiğiniz her yudum suyla, aldığınız her nefesle, denize bağlısınız.С всяка капка вода, която пиете, всяка глътка въздух, която поемате, вие сте свързани с океана.
İçtiğiniz her yudum suyla, aldığınız her nefesle, denize bağlısınız.עם כל טיפת מים שאתה שותה, כל נשימה שאתה לוקח, אתה מחובר לים.
İçtiğiniz her yudum suyla, aldığınız her nefesle, denize bağlısınız.مع كل نقطة ماء تشربها أنت، كل هواء تتنفسه، أنت موصول مع البحر.
İçtiğiniz her yudum suyla, aldığınız her nefesle, denize bağlısınız.一息の空気も 海につながっているのです 地球のどこに住んでいても同じです
İçtikleri su kirli... ...bu nedenle de kolera, diyare ve sarılık oluyorlar... ...ve ölüyorlar.Beau apa despre care ştiu cǎ este murdarǎ, se îmbolnǎvesc de holerǎ, fac diaree, fac gǎlbinare şi mor.
İçtikleri su kirli... ...bu nedenle de kolera, diyare ve sarılık oluyorlar... ...ve ölüyorlar.Beben agua que saben que está sucia, y contraen cólera, diarrea, ictericia, y mueren.
İçtikleri su kirli... ...bu nedenle de kolera, diyare ve sarılık oluyorlar... ...ve ölüyorlar.Bevono l'acqua pur sapendo che è sporca, contraggono il colera, la dissenteria, l'itterizia e muoiono.
İçtikleri su kirli... ...bu nedenle de kolera, diyare ve sarılık oluyorlar... ...ve ölüyorlar.Họ uống nước mà họ biết là bẩn, họ mắc bệnh tả, tiêu chảy, bệnh vàng da và họ chết.
İçtikleri su kirli... ...bu nedenle de kolera, diyare ve sarılık oluyorlar... ...ve ölüyorlar.물이 더러운 걸 알면서도 그 물을 마시고 콜레라, 설사병, 황달에 걸려서 결국 죽습니다.
İçtikleri su kirli... ...bu nedenle de kolera, diyare ve sarılık oluyorlar... ...ve ölüyorlar.Piją wodę, o której wiedzą, że jest brudna, nabawiają się cholery, dostają biegunki, żółtaczki i umierają.
İçtikleri su kirli... ...bu nedenle de kolera, diyare ve sarılık oluyorlar... ...ve ölüyorlar.Ze drinken water waarvan ze weten dat het vies is, ze krijgen cholera, diarree en geelzucht en sterven.
İçtikleri su kirli... ...bu nedenle de kolera, diyare ve sarılık oluyorlar... ...ve ölüyorlar.Πίνουν το νερό που γνωρίζουν ότι είναι βρώμικο, προσβάλλονται από χολέρα, διάρροια, ίκτερο και πεθαίνουν.
İçtikleri su kirli... ...bu nedenle de kolera, diyare ve sarılık oluyorlar... ...ve ölüyorlar.Вони свідомо п'ють брудну воду, захворюють на холеру, діарею, дістають жовтуху і помирають.
İçtikleri su kirli... ...bu nedenle de kolera, diyare ve sarılık oluyorlar... ...ve ölüyorlar.Они пьют воду, зная, что она загрезнена, они заболевают холерой, диареей или желтухой и они умирают.
İçtikleri su kirli... ...bu nedenle de kolera, diyare ve sarılık oluyorlar... ...ve ölüyorlar.Пият вода, за която знаят, че е мръсна, разболяват се от холера, получават диария, хващат жълтеница и умират.
İçtikleri su kirli... ...bu nedenle de kolera, diyare ve sarılık oluyorlar... ...ve ölüyorlar.הם שותים מים שידוע שהם מלוכלכים, הם מקבלים כולרה, הם מקבלים שלשול, הם מקבלים צהבת והם מתים.
İçtikleri su kirli... ...bu nedenle de kolera, diyare ve sarılık oluyorlar... ...ve ölüyorlar.فهم يشربون الماء الذي يعلمون انه معدٍ ويصابون بالكوليرا والاسهال واليرقان ومن ثم يموتون
İçtikleri su kirli... ...bu nedenle de kolera, diyare ve sarılık oluyorlar... ...ve ölüyorlar.コレラに感染し、下痢をし、黄疸を発症し 命を落とします 政府はきれいな水を提供できていません
İçtin mi? Öyleyse...Bevetted?
İçtin mi?Tu en as pris ?
İçtin mi?Το πήρες;
İçtin mi?هل اكلتها؟
İkisi oturup birlikte yiyip içtiler. Kayınbaba, ‹‹Lütfen bu gece de kal, keyfine bak›› dedi.두 사람이 앉아서 함께 먹고 마시매 여자의 아비가 그 사람에게 이르되 청하노니 이 밤을 여기서 유숙하여 그대의 마음을 즐겁게하라
İkisi oturup birlikte yiyip içtiler. Kayınbaba, ‹‹Lütfen bu gece de kal, keyfine bak›› dedi.וישבו ויאכלו שניהם יחדו וישתו ויאמר אבי הנערה אל האיש הואל נא ולין ויטב לבך׃
İkisi oturup birlikte yiyip içtiler. Kayınbaba, ‹‹Lütfen bu gece de kal, keyfine bak›› dedi.فجلسا وأكلا كلاهما معا وشربا. وقال ابو الفتاة للرجل ارتض وبتّ وليطب قلبك.
İkisi oturup birlikte yiyip içtiler. Kayınbaba, ‹‹Lütfen bu gece de kal, keyfine bak›› dedi.於 是 二 人 坐 下 一 同 喫 喝 . 女 子 的 父 親 對 那 人 說 、 請 你 再 住 一 夜 暢 快 你 的 心
İkisi oturup birlikte yiyip içtiler. Kayınbaba, ‹‹Lütfen bu gece de kal, keyfine bak›› dedi.於是 二 人 坐 下 一同 喫喝 . 女子 的 父親對 那 人 說 、 請 你 再 住 一 夜 暢 快 你 的 心
İlyas kalktı, yiyip içti. Yediklerinden aldığı güçle kırk gün kırk gece Tanrı Dağı Horeve kadar yürüdü.A vstav, jedl a pil, a šel v síle pokrmu toho čtyřidceti dní a čtyřidceti nocí, až na horu Boží Oréb.
İlyas kalktı, yiyip içti. Yediklerinden aldığı güçle kırk gün kırk gece Tanrı Dağı Horeve kadar yürüdü.이에 일어나 먹고 마시고 그 식물의 힘을 의지하여 사십주 사십 야를 행하여 하나님의 산 호렙에 이르니라
İlyas kalktı, yiyip içti. Yediklerinden aldığı güçle kırk gün kırk gece Tanrı Dağı Horeve kadar yürüdü.Vtedy vstal, pojedol a vypil a išiel v sile toho pokrmu štyridsať dní a štyridsať nocí až na vrch Boží Horeb.
İlyas kalktı, yiyip içti. Yediklerinden aldığı güçle kırk gün kırk gece Tanrı Dağı Horeve kadar yürüdü.И встал он, поел и напился, и, подкрепившись тою пищею, шел сорок дней и сорок ночей до горы Божией Хорива.
İlyas kalktı, yiyip içti. Yediklerinden aldığı güçle kırk gün kırk gece Tanrı Dağı Horeve kadar yürüdü.ויקם ויאכל וישתה וילך בכח האכילה ההיא ארבעים יום וארבעים לילה עד הר האלהים חרב׃
İlyas kalktı, yiyip içti. Yediklerinden aldığı güçle kırk gün kırk gece Tanrı Dağı Horeve kadar yürüdü.فقام وأكل وشرب وسار بقوة تلك الأكلة اربعين نهارا واربعين ليلة الى جبل الله حوريب
İlyas kalktı, yiyip içti. Yediklerinden aldığı güçle kırk gün kırk gece Tanrı Dağı Horeve kadar yürüdü.他 就 起 來 喫 了 喝 了 、 仗 著 這 飲 食 的 力 、 走 了 四 十 晝 夜 、 到 了 神 的 山 、 就 是 何 烈 山
İlyas kalktı, yiyip içti. Yediklerinden aldığı güçle kırk gün kırk gece Tanrı Dağı Horeve kadar yürüdü.他 就 起來喫 了 喝 了 、 仗 著 這飲 食 的 力 、 走 了 四十 晝 夜 、 到 了 神 的 山 、 就 是 何烈山
İshak onlara bir şölen verdi, yiyip içtiler.Akkor vendégséget szerze nékik és evének és ivának.
İshak onlara bir şölen verdi, yiyip içtiler.Allora imbandì loro un convito e mangiarono e bevvero
İshak onlara bir şölen verdi, yiyip içtiler.A učinil im hostinu, a jedli a pili.
İshak onlara bir şölen verdi, yiyip içtiler.Då gjorde han ett gästabud för dem, och de åto och drucko.
İshak onlara bir şölen verdi, yiyip içtiler.Da machte er ihnen ein Mahl, und sie aßen und tranken.
İshak onlara bir şölen verdi, yiyip içtiler.Então Isaque lhes deu um banquete, e comeram e beberam.
İlgili Sayfalar