içti ile cümle
içti kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bu yüzden öfkeyle ant içtim: ‹‹Huzur diyarıma asla girmeyecekler!›› Say.14:26-35; İbr.4:1-7).Daarom heb Ik, toen Ik toornig was, gezworen dat het geen rust bij Mij zou vinden.
Bu yüzden öfkeyle ant içtim: ‹‹Huzur diyarıma asla girmeyecekler!›› Say.14:26-35; İbr.4:1-7).daß ich schwur in meinem Zorn: Sie sollen nicht zu meiner Ruhe kommen.
Bu yüzden öfkeyle ant içtim: ‹‹Huzur diyarıma asla girmeyecekler!›› Say.14:26-35; İbr.4:1-7).De aceea am jurat în mînia Mea: ,,Nu vom intra în odihna Mea!``
Bu yüzden öfkeyle ant içtim: ‹‹Huzur diyarıma asla girmeyecekler!›› Say.14:26-35; İbr.4:1-7).Ja niin minä vihassani vannoin: `He eivät pääse minun lepooni`."
Bu yüzden öfkeyle ant içtim: ‹‹Huzur diyarıma asla girmeyecekler!›› Say.14:26-35; İbr.4:1-7).Jimž jsem přisáhl v hněvě svém, že nevejdou v odpočinutí mé.
Bu yüzden öfkeyle ant içtim: ‹‹Huzur diyarıma asla girmeyecekler!›› Say.14:26-35; İbr.4:1-7).kiknek megesküdtem haragomban: Nem mennek be az én nyugalmam [helyére.]
Bu yüzden öfkeyle ant içtim: ‹‹Huzur diyarıma asla girmeyecekler!›› Say.14:26-35; İbr.4:1-7).그러므로 내가 노하여 맹세하기를 저희는 내 안식에 들어오지 못하리라 하였도다
Bu yüzden öfkeyle ant içtim: ‹‹Huzur diyarıma asla girmeyecekler!›› Say.14:26-35; İbr.4:1-7).Którymem przysiągł w popędliwości mojej, że nie wnijdą do odpocznienia mego.
Bu yüzden öfkeyle ant içtim: ‹‹Huzur diyarıma asla girmeyecekler!›› Say.14:26-35; İbr.4:1-7).Nhơn đó ta nổi giận mà thề rằng: Chúng nó sẽ chẳng hề vào sự yên nghỉ ta.
Bu yüzden öfkeyle ant içtim: ‹‹Huzur diyarıma asla girmeyecekler!›› Say.14:26-35; İbr.4:1-7).Nhơn đó ta nổi_giận mà thề rằng : Chúng_nó sẽ chẳng hề vào sự yên_nghỉ ta .
Bu yüzden öfkeyle ant içtim: ‹‹Huzur diyarıma asla girmeyecekler!›› Say.14:26-35; İbr.4:1-7).perciò ho giurato nel mio sdegno: Non entreranno nel luogo del mio riposo»
Bu yüzden öfkeyle ant içtim: ‹‹Huzur diyarıma asla girmeyecekler!›› Say.14:26-35; İbr.4:1-7).Por eso juré en mi ira: '¡Jamás entrarán en mi reposo!'
Bu yüzden öfkeyle ant içtim: ‹‹Huzur diyarıma asla girmeyecekler!›› Say.14:26-35; İbr.4:1-7).por isso jurei na minha ira: Eles não entrarão no meu descanso.
Bu yüzden öfkeyle ant içtim: ‹‹Huzur diyarıma asla girmeyecekler!›› Say.14:26-35; İbr.4:1-7).Så svor jag då i min vrede: »De skola icke komma in i min vila.»
Bu yüzden öfkeyle ant içtim: ‹‹Huzur diyarıma asla girmeyecekler!›› Say.14:26-35; İbr.4:1-7).Så svor jeg da i min Vrede: De skal ikke gå ind til min Hvile!
Bu yüzden öfkeyle ant içtim: ‹‹Huzur diyarıma asla girmeyecekler!›› Say.14:26-35; İbr.4:1-7).Så svor jeg i min vrede: Sannelig, de skal ikke komme inn til min hvile.
Bu yüzden öfkeyle ant içtim: ‹‹Huzur diyarıma asla girmeyecekler!›› Say.14:26-35; İbr.4:1-7).takže som konečne prisahal vo svojom hneve, že nevojdú do môjho odpočinku.
Bu yüzden öfkeyle ant içtim: ‹‹Huzur diyarıma asla girmeyecekler!›› Say.14:26-35; İbr.4:1-7).Zatorej sem prisegel v jezi svoji: Nikakor ne pridejo v pokoj moj!
Bu yüzden öfkeyle ant içtim: ‹‹Huzur diyarıma asla girmeyecekler!›› Say.14:26-35; İbr.4:1-7).Δια τουτο ωμοσα εν τη οργη μου, οτι εις την αναπαυσιν μου δεν θελουσιν εισελθει.
Bu yüzden öfkeyle ant içtim: ‹‹Huzur diyarıma asla girmeyecekler!›› Say.14:26-35; İbr.4:1-7).Затова се заклех в гнева Си, Че няма да влязат в Моята почивка.
Bu yüzden öfkeyle ant içtim: ‹‹Huzur diyarıma asla girmeyecekler!›› Say.14:26-35; İbr.4:1-7).אשר נשבעתי באפי אם יבאון אל מנוחתי׃
Bu yüzden öfkeyle ant içtim: ‹‹Huzur diyarıma asla girmeyecekler!›› Say.14:26-35; İbr.4:1-7).فاقسمت في غضبي لا يدخلون راحتي
Bu yüzden öfkeyle ant içtim: ‹‹Huzur diyarıma asla girmeyecekler!›› Say.14:26-35; İbr.4:1-7).所 以 我 在 怒 中 起 誓 、 說 、 他 們 斷 不 可 進 入 我 的 安 息
Bu yüzden öfkeyle ant içtim: ‹‹Huzur diyarıma asla girmeyecekler!›› Say.14:26-35; İbr.4:1-7).所以 我 在 怒 中 起誓 、 說 、 他 們斷 不 可 進入 我 的 安息
Çay içtik ve sonra mum ışığında akşam yemeği ve sonra çok güzel bir vagon gezisi.Am băut ceai şi apoi am cinat la lumina lumânărilor apoi am făcut o frumoasă plimbare cu trăsura.
Çay içtik ve sonra mum ışığında akşam yemeği ve sonra çok güzel bir vagon gezisi.Chúng tôi đã có trà và sau đó là một bữa ăn tối dưới ánh nến và sau đó vận chuyển đi xe đẹp.
Çay içtik ve sonra mum ışığında akşam yemeği ve sonra çok güzel bir vagon gezisi.Mìli jsme èaj a veèeøi pøi svíèkách a pak nádhernou jízdu v koèáøe.
Çay içtik ve sonra mum ışığında akşam yemeği ve sonra çok güzel bir vagon gezisi.Tomamos el té, cenamos a la luz de las velas y paseamos en carruaje.
Çay içtik ve sonra mum ışığında akşam yemeği ve sonra çok güzel bir vagon gezisi.Wij hadden thee en dan een diner bij kaarslicht en dan een mooie rijtuig rit.
Çay içtik ve sonra mum ışığında akşam yemeği ve sonra çok güzel bir vagon gezisi.Ήπιαμε τσάι και μετά φάγαμε δείπνο και κάναμε μια υπέροχη βόλτα.
Çocuklar hapları içti, başarıları arttı.A gyerekek megkapják a tablettákat, a teljesítményük pedig javulni fog.
Çocuklar hapları içti, başarıları arttı.Anak-anak ini makan pilnya, dan kemudian prestasi mereka naik.
Çocuklar hapları içti, başarıları arttı.Barnen fick pillren och deras förmåga förbättrades.
Çocuklar hapları içti, başarıları arttı.Børnene fik pillerne, og deres karakterer blev forbedret.
Çocuklar hapları içti, başarıları arttı.Copiii şi-au primit pastilele, iar performanţa lor s-a îmbunătăţit.
Çocuklar hapları içti, başarıları arttı.Děcka dostanou tablety a jejich výkon se zlepší.
Çocuklar hapları içti, başarıları arttı.De kinderen kregen de pillen en hun prestaties verbeterden.
Çocuklar hapları içti, başarıları arttı.Die Kinder bekamen die Pillen, und ihre Leistungen verbesserten sich.
Çocuklar hapları içti, başarıları arttı.Dzieci dostały pigułki i ich wyniki się poprawiły.
Çocuklar hapları içti, başarıları arttı.I ragazzi prendono le pillole, e i loro risultati migliorano.
Çocuklar hapları içti, başarıları arttı.어린이들이 약을 먹었고, 그 다음에 그들의 수행이 향상되었습니다
Çocuklar hapları içti, başarıları arttı.Les enfants prennent les pilules, et leurs résultats s'améliorent.
Çocuklar hapları içti, başarıları arttı.Los niños tomaron las pastillas y su rendimiento mejoró.
Çocuklar hapları içti, başarıları arttı.Những đứa trẻ có thuốc, thì kết quả của chúng được cải thiện.
Çocuklar hapları içti, başarıları arttı.Os miúdos tomaram as cápsulas, o rendimento melhorou.
Çocuklar hapları içti, başarıları arttı.Otroci so dobili tablete in njihov uspeh se je izboljšal.
Çocuklar hapları içti, başarıları arttı.Τα παιδιά πήραν τα χάπια, και οι επιδόσεις τους βελτιώθηκαν.
Çocuklar hapları içti, başarıları arttı.Дети пили таблетки, и их успеваемость улучшилась.
Çocuklar hapları içti, başarıları arttı.Децата взимат хапчетата и в резултат тяхното представяне се подобрява.
Çocuklar hapları içti, başarıları arttı.Діти отримали капсули, і потім їх успіхи в навчанні збільшилися.
Çocuklar hapları içti, başarıları arttı.הילדים קיבלו כמוסות והביצועים שלהם השתפרו.
Çocuklar hapları içti, başarıları arttı.فالأطفال يأخذون الحبوب، وقد يتحسن أدائهم المدرسي.
Çocuklar hapları içti, başarıları arttı.カプセル以外に何か理由が考えられるでしょうか
Daha fazla kenevir evler -- görünüşe göre Japonya'da bu bir tema, Tam olarak ne içtiklerini bilemiyorum.Más casas de cáñamo -- muy popular en Japón aparentemente.
Daha fazla kenevir evler -- görünüşe göre Japonya'da bu bir tema, Tam olarak ne içtiklerini bilemiyorum.Thêm các căn nhà bằng cây gai- 1 đề tài tại Nhật tôi ko chắc họ đang hút cái gì
Davut Saul'un istediği gibi ant içti. Sonra Saul evine döndü. Davut'la adamları da sığınağa gittiler.(24:23) David le jura à Saül. Puis Saül s`en alla dans sa maison, et David et ses gens montèrent au lieu fort.
Davut Saul'un istediği gibi ant içti. Sonra Saul evine döndü. Davut'la adamları da sığınağa gittiler.(24:23) И поклялся Давид Саулу. И пошел Саул в дом свой, Давид же и люди его взошли в место укрепленное.
Davut Saul'un istediği gibi ant içti. Sonra Saul evine döndü. Davut'la adamları da sığınağa gittiler.A Dávid prisahal Saulovi. Potom odišiel Saul do svojho domu, a Dávid a jeho mužovia odišli hore do pevnosti.
Davut Saul'un istediği gibi ant içti. Sonra Saul evine döndü. Davut'la adamları da sığınağa gittiler.David a jurat lui Saul. Apoi Saul a plecat acasă, iar David şi oamenii lui s'au suit în locul întărit.
Davut Saul'un istediği gibi ant içti. Sonra Saul evine döndü. Davut'la adamları da sığınağa gittiler.David se lo juró a Saúl, y Saúl regresó a su casa. Entonces David y sus hombres subieron a la fortaleza
İlgili Sayfalar