içti ile cümle
içti kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bunun üzerine uşak elini efendisi İbrahimin uyluğunun altına koyarak bu konuda ant içti.Ðoạn , người đầy_tớ để tay lên đùi Áp - ra-ham chủ mình , và thề sẽ làm theo như lời người đã dặn biểu .
Bunun üzerine uşak elini efendisi İbrahimin uyluğunun altına koyarak bu konuda ant içti.Ðoạn, người đầy tớ để tay lên đùi Áp-ra-ham chủ mình, và thề sẽ làm theo như lời người đã dặn biểu.
Bunun üzerine uşak elini efendisi İbrahimin uyluğunun altına koyarak bu konuda ant içti.Então pôs o servo a sua mão debaixo da coxa de Abraão seu senhor, e jurou-lhe sobre este negócio.
Bunun üzerine uşak elini efendisi İbrahimin uyluğunun altına koyarak bu konuda ant içti.Entonces el siervo puso su mano debajo del muslo de Abraham su señor, y le juró sobre este asunto
Bunun üzerine uşak elini efendisi İbrahimin uyluğunun altına koyarak bu konuda ant içti.Hlapec torej položi roko svojo pod ledje Abrahama, gospodarja svojega, in mu priseže za to reč.
Bunun üzerine uşak elini efendisi İbrahimin uyluğunun altına koyarak bu konuda ant içti.종이 이에 주인 아브라함의 환도뼈 아래 손을 넣고 이 일에 대하여 그에게 맹세하였더라
Bunun üzerine uşak elini efendisi İbrahimin uyluğunun altına koyarak bu konuda ant içti.Le serviteur mit sa main sous la cuisse d`Abraham, son seigneur, et lui jura d`observer ces choses.
Bunun üzerine uşak elini efendisi İbrahimin uyluğunun altına koyarak bu konuda ant içti.Niin palvelija pani kätensä herransa Aabrahamin kupeen alle ja lupasi sen hänelle valalla vannoen.
Bunun üzerine uşak elini efendisi İbrahimin uyluğunun altına koyarak bu konuda ant içti.Podłożył tedy sługa rękę swoję pod biodro Abrahama, pana swego, i przysiągł mu na to.
Bunun üzerine uşak elini efendisi İbrahimin uyluğunun altına koyarak bu konuda ant içti.Robul şi -a pus mîna subt coapsa stăpînului său Avraam, şi i -a jurat că are să păzească aceste lucruri.
Bunun üzerine uşak elini efendisi İbrahimin uyluğunun altına koyarak bu konuda ant içti.Tedy vložil služebník ten ruku svou pod bedro Abrahama, pána svého, a přisáhl jemu na tu řeč.
Bunun üzerine uşak elini efendisi İbrahimin uyluğunun altına koyarak bu konuda ant içti.Veté azért a szolga az õ kezét az õ urának Ábrahámnak tompora alá, és megesküvék néki e dolog felõl.
Bunun üzerine uşak elini efendisi İbrahimin uyluğunun altına koyarak bu konuda ant içti.Vtedy položil služobník svoju ruku pod bedro Abraháma, svojho pána, a prisahal mu dotyčne tejto veci.
Bunun üzerine uşak elini efendisi İbrahimin uyluğunun altına koyarak bu konuda ant içti.И положил раб руку свою под стегно Авраама, господина своего, и клялся ему в сем.
Bunun üzerine uşak elini efendisi İbrahimin uyluğunun altına koyarak bu konuda ant içti.Тогава слугата тури ръката си под бедрото на господаря си Авраама и му се закле за това нещо.
Bunun üzerine uşak elini efendisi İbrahimin uyluğunun altına koyarak bu konuda ant içti.וישם העבד את ידו תחת ירך אברהם אדניו וישבע לו על הדבר הזה׃
Bunun üzerine uşak elini efendisi İbrahimin uyluğunun altına koyarak bu konuda ant içti.فوضع العبد يده تحت فخذ ابراهيم مولاه وحلف له على هذا الامر
Bunun üzerine uşak elini efendisi İbrahimin uyluğunun altına koyarak bu konuda ant içti.僕 人 就 把 手 放 在 他 主 人 亞 伯 拉 罕 的 大 腿 底 下 、 為 這 事 向 他 起 誓
Bunun üzerine uşak elini efendisi İbrahimin uyluğunun altına koyarak bu konuda ant içti.僕人 就 把手 放在 他 主人 亞伯拉罕 的 大腿 底下 、 為這 事 向 他 起誓
Burton içti ve görev kapalı bir polis memuru ile Amerikan sohbet.Burton bebeu e conversou em Americana com um policial de folga.
Burton içti ve görev kapalı bir polis memuru ile Amerikan sohbet.Burton bebieron y conversaron en América con un policía fuera de servicio.
Burton içti ve görev kapalı bir polis memuru ile Amerikan sohbet.Burton ha bevuto, e conversavano in americano con un poliziotto fuori servizio.
Burton içti ve görev kapalı bir polis memuru ile Amerikan sohbet.Burton ivott, és beszélgetett az amerikai és egy rendőr szolgálatban.
Burton içti ve görev kapalı bir polis memuru ile Amerikan sohbet.Burton minum, dan berbicara dalam Amerika dengan seorang polisi bebas tugas.
Burton içti ve görev kapalı bir polis memuru ile Amerikan sohbet.버튼을 마시고, 그리고 비번 경찰관과 미국인 대화를.
Burton içti ve görev kapalı bir polis memuru ile Amerikan sohbet.شربت بيرتون ، وتحدثت في أمريكا مع شرطي خارج الخدمة.
Burton içti ve görev kapalı bir polis memuru ile Amerikan sohbet."について何を叫んでいる!"タンジェントで下車行く貧血と御者は、次のように述べて
Bu yüzden elimi sürmeyeceğime dair and içtim.Also hatte ich gerade aufgegeben, an eine dieser Flaschen heran zu kommen.
Bu yüzden elimi sürmeyeceğime dair and içtim.Aşa că am lăsat baltă încercarea de a procura aşa ceva.
Bu yüzden elimi sürmeyeceğime dair and içtim.Donc, j'avais à peu près abandonné l'idée de mettre la main dessus.
Bu yüzden elimi sürmeyeceğime dair and içtim.Így már éppen feladtam volna, hogy megszerezzek egy ilyen bort.
Bu yüzden elimi sürmeyeceğime dair and içtim.Ik heb het dus bijna opgegeven er eentje te bemachtigen.
Bu yüzden elimi sürmeyeceğime dair and içtim.Jadi, saya hampir menyerah untuk mencoba mendapatkannya.
Bu yüzden elimi sürmeyeceğime dair and içtim.그래서 전 포기 직전의 상태에 있었습니다.
Bu yüzden elimi sürmeyeceğime dair and içtim.Por isso, eu praticamente tinha desistido de deitar a unha a uma delas.
Bu yüzden elimi sürmeyeceğime dair and içtim.Por lo que estuve apunto de desistir en el intento de poder probarlo.
Bu yüzden elimi sürmeyeceğime dair and içtim.Prawie już sobie odpuściłem.
Bu yüzden elimi sürmeyeceğime dair and içtim.Så, jeg havde opgivet at prøve at få fingrene i en af disse.
Bu yüzden elimi sürmeyeceğime dair and içtim.Skoraj sem že obupal pri iskanju tega vina.
Bu yüzden elimi sürmeyeceğime dair and içtim.Už jsem to málem vzdal.
Bu yüzden elimi sürmeyeceğime dair and içtim.Vì vậy tôi đã định từ bỏ việc được sờ vào chúng.
Bu yüzden elimi sürmeyeceğime dair and içtim.И тъй, почти се бях отказал от опитите си да се добера до една от тях.
Bu yüzden elimi sürmeyeceğime dair and içtim.Поэтому я и не надеялся заполучить его в свои руки.
Bu yüzden elimi sürmeyeceğime dair and içtim.אז, כבר כמעט ויתרתי על הרעיון להשיג אחד מהם.
Bu yüzden elimi sürmeyeceğime dair and içtim.لذلك تخليت عن فكرة المحاولة للحصول على واحدة من هذه الزجاجات
Bu yüzden elimi sürmeyeceğime dair and içtim.業者やオークション開催者に探りを入れたものの
Bu yüzden mi boş bir mideye bu kadar kahve içtin!Asa se intampla cand bei atata cafea pe stomacul gol.
Bu yüzden mi boş bir mideye bu kadar kahve içtin!C'est ce que tu gagnes à boire tant de café le ventre vide !
Bu yüzden mi boş bir mideye bu kadar kahve içtin!Das passiert, wenn du so viel Kaffee auf leeren Magen trinkst!
Bu yüzden mi boş bir mideye bu kadar kahve içtin!Dat is wat er met je gebeurt als je zoveel koffie drinkt op een lege maag.
Bu yüzden mi boş bir mideye bu kadar kahve içtin!Đó là do cậu uống quá nhiều cà phê với cái bụng rỗng.
Bu yüzden mi boş bir mideye bu kadar kahve içtin!Ecco cosa ti succede a berti tutto quel caffè a stomaco vuoto!
Bu yüzden mi boş bir mideye bu kadar kahve içtin!Itulah yang kau dapatkan jika kau minum kopi terlalu banyak pada saat perutmu kosong.
Bu yüzden mi boş bir mideye bu kadar kahve içtin!Så blir det när du dricker så mycket kaffe med tom mage.
Bu yüzden mi boş bir mideye bu kadar kahve içtin!Αυτά παθαίνεις αν πίνεις τόσο πολύ καφέ με άδειο στομάχι!
Bu yüzden mi boş bir mideye bu kadar kahve içtin!Все потому, что ты выпила слишком много кофе на пустой желудок!
Bu yüzden mi boş bir mideye bu kadar kahve içtin!هذا ماتحصلين عليه لشرب الكثير من القهوة على معدة فارغة
Bu yüzden mi boş bir mideye bu kadar kahve içtin!胃が無理してるんじゃないのか
Bu yüzden öfkeyle ant içtim: ‹‹Huzur diyarıma asla girmeyecekler!›› Say.14:26-35; İbr.4:1-7).(94:11) и потому Я поклялся во гневе Моем, что они не войдут в покой Мой".
Bu yüzden öfkeyle ant içtim: ‹‹Huzur diyarıma asla girmeyecekler!›› Say.14:26-35; İbr.4:1-7).Aussi je jurai dans ma colère: Ils n`entreront pas dans mon repos!
İlgili Sayfalar