içti ile cümle
içti kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
O, öğle yemeğinden sonra bir puro içti.He smoked a cigar after lunch.
Çok koyu bir yeşil çay içti.He drank too much strong green tea.
Onlar iki şişe şarap içtiler.They drank two bottles of wine.
Akşam yemeğinde bir şişe kırmızı şarap içtiler.They drank a bottle of red wine at dinner.
Şarabın hepsini içtiğine şaşırdım.I was amazed that she had drunk all of the wine.
Partide iki bardak şarap içti.She drank two glasses of wine at the party.
O bir bardak süt içti.She drank a cup of milk.
Oturup sigara içti.She sat and smoked.
Dikiş dikmeyi bıraktı ve biraz çay içti.She stopped sewing and had some tea.
Babam genelde bira içer ama bu akşam şarap içti.My father usually drinks beer, but this evening he drank wine.
Biraz koyu kahve içtiğinden dolayı o, bütün gece boyunca uyuyamadı.On account of having drunk some strong coffee, she wasn't able to sleep all night long.
Ne yiyip içtiğine özel dikkat göstermek zorundasın.You have to pay special attention to what you eat and drink.
Bill, babasının çok sigara içtiği gerçeğini sevmez.Bill doesn't like the fact that his father smokes a lot.
O bir hata yaptı ve zehir içti.He made a mistake and drank poison.
O, dün çok içti.He drank a lot yesterday.
Kahvaltıdan kalan sütü içtim.I drank the milk that was left over from breakfast.
Yatmadan önce ilaç içtiğinize emin olun.Make sure to drink the medicine before you go to bed.
Birisi bana içtiğin her sigara ömründen yedi dakika alır dedi.Someone told me that every cigarette you smoke takes seven minutes away from your life.
Banyo yaptıktan sonra meyve suyu içtim.After taking a bath, I drank juice.
Duş aldıktan sonra biraz meşrubat içtim.After taking a bath, I drank some soft drink.
Karaoke barda shochu içtik.We drank shochu at the karaoke bar.
Sadece iki ya da üç içecek içtim.I've only had two or three drinks.
Sadece iki ya da üç içki içtim.I've only had two or three drinks.
Bardaklarını kaldırdılar ve onların başarısına içtiler.They raised their glasses and toasted to their success.
Kedi yavrusu fincan tabağına döktüğüm sütü şapırdatarak içti.The kitten lapped up the milk I poured into the saucer.
Ne içtin?What did you drink?
Galiba çok fazla içtim.I think that I drank too much.
Ben zaten kahve içtim.I've already had a coffee.
İnsanların ne kadar bira içtikleri havaya bağlıdır.How much beer people drink depends mostly on the weather.
Süt içtim.I drank milk.
Çalışan erkekler sert elma şırası içtiler.Working men drank hard apple cider.
Daha yeni suşi yiyip bira içtim.I just ate sushi and drank beer.
O sadece suşi yedi ve bira içti.She just ate sushi and drank beer.
Sadece suşi yedik ve bira içtik.We just ate sushi and drank beer.
On bir şişe bira içtin!You’ve had eleven bottles of beer!
Rosa'nın bir kadeh şarap içtiği doğrudur.It is true that Rosa had a glass of wine.
Bir bira içtin mi?Did you get a beer?
Dün gece çok içtim ne olduğunu çok fazla hatırlayamıyorum.I drank a lot and can't remember much of what happened last night.
Dışarı çıktığında Tom'un ne kadar çok bira içtiğine şaşırırdın.You'd be amazed how much beer Tom drinks when he goes out.
Tom daha önce üç fincan kahve içti.Tom has already drunk three cups of coffee.
Tom biraz çok fazla içti.Tom had a little too much to drink.
Tom dün gece kendi başına üç şişe şarap içti.Tom drank three bottles of wine by himself last night.
Tom dün gece çok içti ve bu sabah biraz akşamdan kalma.Tom drank a lot last night and is a bit hung over this morning.
Tom kendini uyanık tutmak için birkaç fincan kahve içti.Tom drank a few cups of coffee to keep himself awake.
Tom bir fincan kahve içti.Tom drank a cup of coffee.
Tom birkaç fırt tekila içti.Tom drank a couple of shots of tequila.
Tom insanların sigara içtiği yerlerden kaçındı.Tom avoided places where people smoked.
Tom üç şişe bira içtikten sonra uyuyakaldı.After drinking three bottles of beer, Tom fell asleep.
Tom Mary'nin çok fazla kahve içtiğini düşünüyorTom thinks that Mary drinks too much coffee.
Tom Mary'nin çok fazla içtiğini düşünüyor.Tom thinks that Mary drinks like a fish.
Çok fazla şarap içtim ve baş dönmesi oldu.I drank too much wine, and became dizzy.
Tom en son ne zaman Mary ile birlikte şarap içtiğini hatırlamaya çalıştı.Tom tried to remember the last time he had drunk wine with Mary.
Tom çok içti.Tom drank too much.
Tom ikinci fincan kahveyi içti ve bir çörek daha yedi.Tom drank a second cup of coffee and ate another doughnut.
Tom akşam yemeğinden sonra bir fincan kafeinsiz kahve içti.Tom drank a cup of decaf after dinner.
Tom içtiğinden dolayı Mary'nin eve götürmesi gerektiğini düşünmüyor.Tom doesn't think Mary should drive home since she's been drinking.
Tom insanların sigara içtiği yerde yemek yemeği sevmez.Tom doesn't like to eat where people are smoking.
Tom dün akşam yemeğinden sonra çok fazla kahve içtiği için uyuyamadı.Tom couldn't get to sleep because he had drunk too much coffee after supper.
Tom ve Mary genellikle ön sundurmada sabah kahvesini içtiler.Tom and Mary often had their morning coffee on the front porch.
Ben bir litre kahve içtim.I drank a liter of coffee.
İlgili Sayfalar