içti ile cümle
içti kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Neden şişede hiç şarap kalmamamış? Siz çocuklar, onu içtiniz mi?Why isn't there any wine left in the bottle? Did you kids drink it?
Çok içki içtik.We drank a lot of alcohol.
Dün çok fazla bira içtim.I drank too much beer yesterday.
Kızarmış pirinç yedim ve biraz bira içtim.I ate fried rice and drank some beer.
Yazar şarap içti.The writer drank wine.
Tom dün gece oldukça çok fazla içti.Tom drank way too much last night.
Bugün oldukça çok fazla kahve içtim.I've drunk way too much coffee today.
Büyükannem sadece biraz çorba içti.My grandma just drank a bit of soup.
İçtiğim haptan dolayı, ağrım geçti.Because of the pills I took, the pain went away.
Ne içtiğine dikkat et.Be careful with what you drink.
Bu sabah kahve dükkanında çok sıcak bir çift espresso içtim.I drank a very hot double espresso at the coffee shop this morning.
O, bira içti.He drank beer.
O, bir bira içti.He drank a beer.
Son damlasına kadar içtim.I drank even the last drop.
O, unutmak için içtiğini söylüyor.He says he drinks to forget.
Mary sigara içerken Tom kahve içti.Tom drank coffee while Mary smoked a cigarette.
Tom Kool-Aid içti.Tom drank the Kool-Aid.
Tom'un içtiği tek şey kahve.The only thing that Tom drinks is coffee.
Tom sessizce içti.Tom drank in silence.
Tom ve Mary üç sürahi bira içtiler.Tom and Mary drank three pitchers of beer.
O ne içti?What did she drink?
Kristof Kolomb filtre edilmemiş deniz suyu içti.Christopher Columbus drank unfiltered seawater.
Tom, kendini uyanık tutmak için birkaç fincan kahve içti.So as to keep himself awake, Tom drunk a few cups of coffee.
Bu kesinlikle yaşamımda içtiğim en lezzetli meyve suyu.This is certainly the most delicious juice I have ever drunk in my life.
Bunu ilk kez içtim.This is the first time I've drunk this.
İlk kez sigara içtim.This is the first time I've smoked.
Hiç havuç suyu içtin mi?Have you ever drunk carrot juice?
Hiç sigara içtin mi?Have you ever smoked?
Protein tozu içti.She took a protein shake.
Ona meyve suyu içtiğimi söyle.Tell her that I am drinking juice.
Şehirde bir arkadaşla karşılaştım ve onunla bir kafede bir fincan kahve içtim.I met a friend in town, and I drank a cup of coffee with her in a café.
Bunu en son ne zaman içtin?When was the last time you drank this?
Onlar yemek yediler ve şarap içtiler.They ate and drank wine.
O doğruca şişeden içti.She drank straight from the bottle.
Laurie kolayı içti.Laurie drank the cola.
Belki çok fazla içtim.Maybe I drank too much.
Bugün çok fazla kahve içtim.I drank too much coffee today.
Kaç fincan kahve içtin?How many cups of coffee did you drink?
O kaç bardak meyve suyu içti?How many glasses of juice did she drink?
Tom yanlışlıkla biraz fare zehiri içti.Tom accidentally ate some rat poison.
Tom biraz yemek yiyip bira içti ve sonra hemen uyumaya gitti.Tom ate some food, drank some beer, and then went right to sleep.
Tom bir bardak şarap içti.Tom drank a glass of wine.
Tom bir fırt tekilayı bir yudumda içti.Tom drank the shot of tequila down in one gulp.
Onları nerede içtin?Where did you drink them?
Tom bir bardak suyu aldı ve bir yudum içti.Tom picked up the glass of water and took a sip.
En son ne zaman martini içtiğimi hatırlayamıyorum.I can't remember the last time I had a martini.
Ben sadece bir yudum bira içtim.I only had one sip of beer.
Yalnızca iki bardak şarap içtim.I only had two glasses of wine.
Sadece içtiğim zaman sigara içerim.I only smoke when I drink.
Biz çok içtik.We drank a lot.
Tom'un karısı o, oturma odasında sigara içtiğinde bundan hoşlanmıyor.Tom's wife doesn't like it when he smokes in the living room.
Bir süredir kola bağımlısı oldum ve onu her gün içtim.For a while, I was really addicted to cola and drank it every day.
Yalnız içmek istemememe rağmen içtim.Even though I didn't want to drink alone, I did.
Kız, sütü bir dikişte içti.The girl drank down the milk in one gulp.
Kız, sütü tek yudumda içti.The girl drank down the milk in one gulp.
O, yanlışlıkla deterjan içti.He drank detergent by mistake.
Yedikleri içtikleri ayrı gitmiyor.They stick together like glue.
Bütün gece içtik.We drank all night.
Bira içtik.We drank beer.
Onların hepsi içtiler.They all drank.
İlgili Sayfalar