içti ile cümle
içti kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Onun o kadar çok içtiğini bilmiyordum.I didn't know he drank so much.
Üç fincan kahve içtin.You've drunk three cups of coffee.
Yarışı koştuktan sonra, Jane iki bardak arpa çayı içti.Having run the race, Jane had two glasses of barley tea.
Çok fazla sigara içtiğim için boğazım ağrıyor.I have a sore throat because of too much smoking.
Alkol içtikten sonra sürüş yapmak kabul edilemez bir davranıştır.Driving after drinking alcohol is not acceptable behavior.
Ben çok içtikten sonra oda dönmeye başladı.The room started to spin after I drank too much.
Çok fazla içtim ve yer ayaklarımın altında dönüyor gibi görünüyordu.I drank too much and the ground seemed to spin under my feet.
Bütün gece içtikten sonra, Bob deliksiz uyudu.After drinking all night, Bob was dead to the world.
Sen tekrar alkol mü içtin? Sana içmemeni söylemiştim!You drank alcohol again? I told you not to!
Sıcak limon suyu içtiğimde kendimi daha iyi hissediyorum.I feel better when I drink hot lemon juice.
İnsanların ne kadar bira içtiği genelde havaya bağlıdır.How much beer people drink largely depends on the weather.
Susadığım için su içtim.Since I was thirsty, I drank water.
Her şeyden önce, ne yediğinize ve içtiğinize dikkat edin.Above all, be careful about what you eat and drink.
Öğrenci sigara içtiği için cezalandırıldı.The pupil was punished for smoking.
Köpek biraz su içti ve uzaklaştı.The dog drank some water and went away.
Orada içtiğimiz çay mükemmeldi.The tea we had there was excellent.
Çorba içtiğin zaman hüpletme.When you drink soup, don't make any hissing sound.
John birçok şişe şarap içti.John drank many bottles of wine.
Susuzluğumu gidermek için bir bardak bira içtim.I had a glass of beer to quench my thirst.
Ben bir fincan kahve içtikten sonra daha uyanık hissediyorum.I feel more alert after drinking a cup of coffee.
Sınıfın yarısı kahve içtiklerini söylüyor.Half the class say that they drink coffee.
Gabriel sadece sıcak çorba ve biraz şeri içti.Gabriel took nothing but the hot soup and a little sherry.
Çay içtikten sonra konuşmaya başladık.After we had tea, we began the discussion.
Ben o suyu içtikten sonra, iyi hissetmiyorum.I don't feel well after drinking that water.
O içtiğinde farklı bir kişi oluyor, bu yüzden onunla içki içmeyi sevmiyorum.He's a different person when he's drunk, so I don't like to drink with him.
İki âşık yüz yüze oturdular,çay içtiler.The two lovers sat face to face, drinking tea.
"Biraz daha kahve alır mıydınız?" "Hayır, teşekkürler. Yeterince içtim.""Will you have some more coffee?" "No, thanks. I've had enough."
Bu sabah kahve yerine çay içtim.I had tea instead of coffee this morning.
Bu sabah bir bardak süt içtim.I drank a glass of milk this morning.
Dün çok içti.He drank hard yesterday.
Dün gece bira içtim.I drank beer last night.
Biz biftek yedik ve şarap içtik.We ate steak and drank wine.
Köpeğim suyu kana kana içti.My dog lapped the water thirstily.
İki fincan kahve içtim.I had two cups of coffee.
Bütün sütümü içtim.I have drunk all my milk.
Sütün birazını içtim ve geriye kalanını dolapta tuttum.I drank some of the milk and kept the rest in the refrigerator.
Kafede bir fincan kahve içtim.I had a cup of coffee at the coffee shop.
Gençken sigara içtim.I did smoke when I was young.
Banyo yaptım ve sonra bir bardak bira içtim.I took a bath and then had a glass of beer.
Kendimi uyanık tutmak için bir bardak çay içtim.I had a cup of tea to keep myself awake.
Çok fazla içtim ve ayaklarımın üzerinde duramıyordum.I drank too much and was unsteady on my feet.
Bay Kojima kahvaltıdan sonra bir sigara içti.Mr Kojima had a smoke after breakfast.
Geçen geceki partide kardeşim biraz fazla içti ve kendinden geçti.At the party the other night, my brother drank a bit too much and passed out.
Öncelikle, ne yediğimiz ve ne içtiğimiz hakkında dikkatli olmalıyız.In the first place, we must be careful about what we eat and drink.
O biraz viski içti.He drank a shot of whiskey.
Bir bardak çay içti sonra bir tane daha istedi.He drank a cup of tea and then asked for another.
O bir fincan kahve içti.He drank a cup of coffee.
O, ikinci bir porsiyon çorba içti.He had a second helping of soup.
Suyun çok azını içti.He drank very little of the water.
O, üç şişe bira içti.He drank three bottles of beer.
O bir şişeden portakal suyu içti.He drank orange juice out of a bottle.
O, bankta otururken sigara içti.He sat smoking on the bench.
O, bir şişe sütü tamamen içti.He drank a whole bottle of milk.
O bir şişe şarap içti.He drank a bottle of wine.
O, kendini öldüresiye içti.He drank himself to death.
O birkaç içki içtikten sonra biraz cesur olur.He gets a little bold after he's had a few drinks.
O biraz içti.He drank a little.
Viskiyi sanki suymuş gibi içti.He drank the whisky as if it were water.
O üç bardak su içti.He drank three glasses of water.
O bir bardak kırmızı şarap içti.He drank a glass of red wine.
İlgili Sayfalar