içti ile cümle

içti kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Sadece iki veya üç kadeh içtim.Я выпил только две-три рюмки.
Tom'un annesi çok fazla içki içtiği ve sigara içtiği için genç öldü.Мать Тома умерла молодой, потому что слишком много пила и курила.
Bu sabah ne kadar su içtin?Сколько воды ты выпил сегодня утром?
Ali limonane içti.Али выпил лимонану.
Ali nane limon içti.Али выпил чай с мятой и лимоном.
Babam birkaç içki içtikten sonra beni arardı ve ben ne diyeceğimi bilemezdim.Мой отец позвонил мне после того, как выпил немного алкоголя и я не знала, что сказать.
( Olgun kişi sözlerinde dikkatli, yiyip içtiklerindeyse ölçülüdür. )Коран разрешает людям есть и пить, но предостерегает от расточительства.
İçlerinden pek azı hariç, hepsi ırmaktan içtiler.Среди тех, кто оказался в воде, выжить удалось лишь немногим.
Dumbledore iksiri içer ve içtiği iksir yüzünden zayıf düşer.Зойдберг имеет способность плохо пахнуть, когда ему скучно.
O tulumdan içti, sarhoş oldu.Ли сорвалась и напилась.
Bu yürüyüş dünyanın en büyük yıllık dini ictimaı dır .Сама церковь полагает, что данное событие является крупнейшим в мире ежегодным молитвенным собранием.
Çay içtikleri yere götürdüler.Его напоили чаем.
Yediğimizde ve içtiğimizde dahi.По мере необходимости пить и есть.
Sonra yerime gelerek bir kahve içtim.Затем она заходит в кафе и покупает там чашечку кофе.
Bir röportajında, arada sırada sigara içtiğini; nadiren de alkollü içki tükettiğini söylemiştir.В одном из своих интервью рассказала, что иногда курит «травку».
Askerler içtima alanında toplandı.Бойцы залегли на открытом поле.
Tatyana ve Sergei'in düğün gününde, kardeşi Sergei'i öldürdü ve yaptığı anlaşmanın gereği onun kanını içti.В ночь дня свадьбы Страд убил Сергея и выпил его кровь.
Bazen sigara içtiği görülür.Иногда курил трубку.
İçtihat ile içtihat nakzolunmaz.Вероятно, может обходиться без питья.
Kendi matbaası İçtihad Evi’ni kurdu.Он купил землю и построил хижину.
İçtiği içkisini arabaya koyup arabadan çıkar.Он выпивает её кровь, а затем увозит на своём мотоцикле.
İçinde yavaş tesir gösterecek zehir bulunan şarabi içtikten sonra uykuya çekilir.Вскоре выясняется, что девушка в отчаянии выпила снотворное, приняв его за яд.
Yönetmen Huston'ın kumar oynayıp içki içtiği ve bazen sette uyuduğu bildirildi.Твен часто гостил у Роджерса, они выпивали и играли в покер.
Bu kimseler içtikleri zaman mutlaka sarhoş olmak için içerler.Когда их вынимают из воды, то пищат.
Türkçe: O alkol içti mi?Ср. в английском: Have you ever drunk rakija?
Kur'an-ı Kerim Meali İctihat Nedir?Почему суд над милостью ихней?
Adam, Ömer'in huzuruna getirilince özür beya edip: Ben sadece sana ait tulumdan içtim, dedi.И вот Боэмунд пришел к нему и сказал: «Заботясь о твоей безопасности, я хочу открыть тебе тайну.
Bazen sigara içtiği görülür.في بعض الأحيان كانت تدخن سيجارة.
Şirket Haziran 2009'da kurulmuştur ve internet sitesi 21 Haziran 2010 tarihinde içtimaya açılmıştır.أُسست الشركة في يونيو عام 2009، وأُتيح الموقع الإلكتروني للاستخدام في 21 يونيو 2010.
İctihadların hükmü yerine ve duruma göre değişir.من آثاره: تعليقة في الفقه والخلاف.
Konuk kahveyi içtikten sonra yine aynı miktarda kahve doldurulur.ولما استقال من الوزارة أعادوا شرب القهوة إلى سابق عهده.
Nice yoldaşımız şehadet şerbetinden içti.أبوبكر الجعابي في نخب المناقب.
Yediğimizde ve içtiğimizde dahi.ونحن نأكل ونشرب.
Sigara içtiğini aileden kimse bilmez.من السكان الذين يدخنون السجائر.
(Amr) dedi ki: Ben onun nebizinden içtim.قال : وعَفَّفْتُه تَعْفِيفاً : سَقَيْتُه إِيّاها أَي : العُفافَة .
1909 - Dernek kurma özgürlüğüne ilişkin ilk yasa olan "İçtimaatı Umumiye Kanunu" kabul edildi.وقد حلت محل قانون الأغذية والأغذية النقية السابق لعام 1906.
Ben çay içtim.شربت شايً.
Oturdu ve kahvesini içti.جلس وشرب قهوته.
Oraya vardığında ikisi birer bardak şampanya içti ve Lana Enzo'yu kandırdı.Quando chegou lá, os dois beberam um copo de champanhe e Lana forçou Enzo a tirar sua roupa.
Babam birkaç içki içtikten sonra beni arardı ve ben ne diyeceğimi bilemezdim.Meu pai me ligou depois de beber alguns drinques e eu não sabia o que dizer.
Rose ve Stradlin, bir bilimsel çalışma için UCLA'da saati 8 dolardan ücretle sigara içtiler.Axl e Stradlin já fumaram cigarros de um estudo científico na UCLA com uma remuneração de $8 por hora.
Konuk kahveyi içtikten sonra yine aynı miktarda kahve doldurulur.Quem agora há de encher-me a taça outra vez?
Sonra yerime gelerek bir kahve içtim.Saí com meu irmão para tomar um sorvete.
Peter bunun üzerine son bir bira daha içmeye karar verir ve içtiği biranın içinden ödül çıkar.Peter decide beber somente mais uma cerveja, na qual ele acha o último pergaminho de prata.
Bir ictihad farz (Farz-ı Ayn veya Farz-ı Kifaye) olabileceği gibi mendub veya haram da olabilir.As opiniões diferem sobre se é legalmente obrigatório (fard) ou Suna.
Dolaptaki sütten biraz içtim.Uberaba na Taça de Ouro.
İçtimalar, bütün Dünya'dan insanları bir araya getirir.A competição busca trazer pessoas de todo o mundo.
Öğleden sonraki Führerbunker'de Hitler kendini vurdu ve Eva Braun siyanür (zehir) içti.Hitler então cometeu suicídio com um tiro na cabeça e sua mulher, Eva Braun, ingeriu uma cápsula de cianeto.
O tulumdan içti, sarhoş oldu.Começou a beber muito e sentiu-se doente.
O, bir hata yaptı ve zehir içti.Ele fez um erro e bebeu veneno.
İçtiği içkisini arabaya koyup arabadan çıkar.Breng de fles naar huis en laat hem eruit.
Yediğimizde ve içtiğimizde dahi.Er wordt soms bij gegeten en gedronken.
Çünkü bütün uluslar Azgın fuhşunun şarabından içtiler.Zij zijn allen dronken van een woeste god."
Bu kimseler içtikleri zaman mutlaka sarhoş olmak için içerler.Tijdgenoten schreven zijn vroege dood toen aan drankzucht.
Hızır ölümsüzlük suyunu içtiği için ölüp yeniden dirilebilir.Hızır zou onsterfelijk zijn doordat hij het water des levens gedronken heeft.
Dolaptaki sütten biraz içtim.Iets in de melk te brokkelen hebben.
İçtiğimizde enerjimiz tam hale gelir.Hierna is het perfect drinkbaar.
Bununla beraber bazı önemli Fransız soyluları bu sefere katılacaklarına ant içtiler.In vele opzichten waren Franse notabelen betrokken bij de beslissingen die werden genomen in deze kerkraad.
Fakat içtiği zehir nedeni ile konuşması gittikçe tutarsız olmaya başlar.Als gevolg van zijn gedwongen inactiviteit begint hij te drinken.
Kararınızı reddediyorum" diye bağırdı ve küçük bir kahverengi şişe içindeki sıvıyı içti."Ik weet niet eens hoe ik een fles champagne moet ontkurken", zei hij na de huldiging in gebroken Engels.
İlgili Sayfalar