içti ile cümle

içti kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Böylece, “Bâtınîler” bütün dinî kayitleri ve hattâ içtimaî yükümlülükleri dahi istinasız kaldırıp atmışlardır.Daarop vielen zij allen op hun knieën en baden innig.
Sonra yerime gelerek bir kahve içtim.Nadien begon hij met het uitbaten van een café.
Ziyaretçisi iyi kalpliyse, su kaynağından içtiğinde kaynağın kurumayacağına inanılır.Als Onze Lieve Heer antwoordt dat er genoeg wijn in de kelder staat, gelooft hij het niet.
Bir balık yedi ve meyve suyu içti.Hij at een vis en dronk sap.
Bir sigara içti.Ze rookte een sigaret.
Kahvehanede bir fincan kahve içtim.Ik heb in het café een kopje koffie gedronken.
Kazayla deterjan içti.Hij heeft per ongeluk detergent gedronken.
Lisede, her hafta 100 kutu kola içtikten sonra 3 kez kalp krizi geçirdi.W liceum przebył trzy ataki serca spowodowane wypijaniem stu puszek Coca-Coli tygodniowo.
İçtihat (1904).Pribil (ur. 1904).
( Olgun kişi sözlerinde dikkatli, yiyip içtiklerindeyse ölçülüdür. )Kiedy Władek wypowiada słowa: "Kto pije, będzie pił.
Adam, Ömer'in huzuruna getirilince özür beya edip: Ben sadece sana ait tulumdan içtim, dedi.A gdy ich już wyprowadzili z miasta, rzekł jeden z nich: «Uchodź, abyś ocalił swe życie.
Peter bunun üzerine son bir bira daha içmeye karar verir ve içtiği biranın içinden ödül çıkar.Więc powiedział im, że nie przyniesie kolejnego piwa dopóki nie zapłacą za piwa, które wypili.
Ertesi gün uyuyakalınca cezaevindeki içtimaya yetişebilmek için ikisi birden koşturmaya başlarlar.Po kilku drinkach, oboje kończą w łóżku.
Yiyip içtiler.Miedwie i jez.
Meyer Morgan Freeman’ın olay gecesi içki içtiğini iddia etmişti.Meyer, pasażerka samochodu, oskarżyła Freemana o niedbalstwo, twierdząc, że w dzień wypadku pił alkohol.
Şirket Haziran 2009'da kurulmuştur ve internet sitesi 21 Haziran 2010 tarihinde içtimaya açılmıştır.Strona została założona w czerwcu 2009 roku, a udostępniona do publicznego użytku 21 czerwca 2010.
Ayetullah Burucerdi ve Ayetullah Şahrudi'nin yanında içtihada ulaştı.Is Revealed — And It Is a Doozy (ang.).
İçinde yavaş tesir gösterecek zehir bulunan şarabi içtikten sonra uykuya çekilir.Aby skrócić jej cierpienia Mindowe podaje jej napój zawierający truciznę.
Lisede, her hafta 100 kutu kola içtikten sonra 3 kez kalp krizi geçirdi.På High School överlevde han tre hjärtattacker som han fick genom att dricka 100 burkar cola i veckan.
Şirket Haziran 2009'da kurulmuştur ve internet sitesi 21 Haziran 2010 tarihinde içtimaya açılmıştır.Företaget grundades i juni 2009 och webbplatsen gjordes tillgänglig för allmänheten den 21 juni 2010.
Bu kimseler içtikleri zaman mutlaka sarhoş olmak için içerler.Väl där dricker de sig så småningom berusade.
Pek çok boyların halkı and içtiklerinde, demiri ululamak için kılıcı çıkararak yanlamasına öne korlar.När flera deltagare gått under (eller rivit) sänks (höjs) ribban, och slutligen utses en vinnare.
Azerbaycan'ın maçları şu anda İctimai TV'den yayınlanmaktadır.För artikeln om det azerbajdzjanska TV-bolaget, se İctimai Televiziya.
Kendi matbaası İçtihad Evi’ni kurdu.Av de första bräderna byggde han sitt eget hus.
O tulumdan içti, sarhoş oldu.Han dricker av vinet och blir berusad.
Fakat içtiği zehir nedeni ile konuşması gittikçe tutarsız olmaya başlar.För att döva smärtan efter hennes bortgång började han att dricka.
Stockholm’de bir kafeteryada bir fincan kahve içtim.Jag drack en kopp kaffe på ett café i Stockholm.
Kafeteryada kahve içtim.Jag drack kaffe på caféet.
Platon içtimayı kaçırmıştır.Артуро Услара П'єтро.
Kendi matbaası İçtihad Evi’ni kurdu.Мав «золоті» руки, власноруч збудував хату.
O tulumdan içti, sarhoş oldu.Вона була п'яна і злилася на себе.
Kitabı resmen içtim ve diğerine tamamen hazırım.Я взяв найкращу у світі книгу й повністю її зіпсував.
Ayrıca ictihad caiz olmayan konularda yapılamaz.Тоді не час для судження про духовні предмети.
Bir röportajında, arada sırada sigara içtiğini; nadiren de alkollü içki tükettiğini söylemiştir.У одному з інтерв'ю розповіла, що інколи курить «травку».
Nice yoldaşımız şehadet şerbetinden içti.Старший син виголошує перший тост.
O bir fincan kahve içti.Він випив чашку кави.
O bir fincan kahve içti.Вона випила чашку кави.
O, bira içti.Він випив пива.
O ne içti?Що він пив?
Tom'un annesi çok fazla içki içtiği ve sigara içtiği için genç öldü.Мати Тома померла молодою, бо забагато пила та палила.
Dün çay içtim.Я вчора пив чай.
Dün çay içtim.Я вчора пила чай.
Kaç tane bira içtin?Скільки пляшок пива ти випив?
Çok fazla içki içtin.Ти забагато випив.
Çok fazla içki içtin.Ти забагато випила.
Sen çok fazla içtin.Ти забагато випив.
Sen çok fazla içtin.Ти забагато випила.
Ben çay içtim.Я випив чаю.
Ben çay içtim.Я випила чаю.
Ben çok bira içtim.Я випив багато пива.
Ben çok bira içtim.Я випила багато пива.
Tom biraz bira içti.Том випив трохи пива.
Biraz süt içtim.Я випила трохи молока.
Meyve suyu içtim.Я пив сік.
Meyve suyu içtim.Я пила сік.
Tom alkolsüz bir bira içti.Том випив одне безалкогольне пиво.
Bazen sigara içtiği görülür.Občas kouří doutník.
İmamla­rın içtihadı değil.Nechtěla jsem běžet naplno.
O tulumdan içti, sarhoş oldu.A protože měl žízeň, napil se jí.
Ama içtiği içkiden dolayı bir şey söyleyemez.Po jeho napití se každý mluví jenom pravdu.
İlgili Sayfalar