içti ile cümle

içti kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom Mary'nin çok fazla kahve içtiğini düşünüyorTom piensa que Mary bebe demasiado café.
Hiç sigara içtin mi?¿Has fumado alguna vez?
Bu sabah çay yerine kahve içtim.Esta mañana he tomado café en lugar de té.
Partide iki bardak şarap içti.Ella se bebió dos vasos de vino en la fiesta.
Süt içtim.He bebido leche.
Bir bira içtin mi?¿Bebiste una cerveza?
O ne içti?¿Qué bebió?
Şarap içtim.Bebí vino.
Süt içti.Bebió leche.
Bir bardak süt içti.Bebió un vaso de leche.
Bir sigara içti.Se fumó un cigarro.
Belki çok fazla içtim.Quizá bebí demasiado.
Bugün kaç fincan kahve içtin?¿Cuántas tazas de café te has tomado hoy?
Tom bir bardak süt içti.Tom se bebió un vaso de leche.
Sen çok fazla içtin.Tú tomaste demasiado.
Tom bir parça tost yedi ve bir fincan kahve içti.Tom se comió una tostada y se bebió una taza de café.
Babam genelde bira içer ama bu akşam şarap içti.Normalmente mi padre bebe cerveza, pero esta noche ha bebido vino.
Bu portakal suyunu sen mi içtin?Vos tomaste este zumo de naranja?
Ali yeşil çay içti.Alí bebió té verde.
Burada kim sigara içti?¿Quién ha fumado aquí?
Babam birkaç içki içtikten sonra beni arardı ve ben ne diyeceğimi bilemezdim.Mi papá solía llamarme después de haber bebido un par de copas, y yo no sabía qué decir.
Yiyip içtiler.Comieron y bebieron.
27 yaşındayken ictihat derecesine erişti.Contaba con 29 años al momento de hacerse con el poder.
İçtiğimizde enerjimiz tam hale gelir.Carga energía bebiendo.
İdam günü sabahı biftek, tavada yumurta ve patates yedi, kahve içti.Como pareció sentarle bien, a la mañana siguiente se le permitió tomar tostadas, café y caldo de pollo.
(Amr) dedi ki: Ben onun nebizinden içtim.Entonces dijo: "Yo soy el pan de Vida.
Sonra yerime gelerek bir kahve içtim.A pesar de la lluvia yo he salido a tomar un café.
"Ben bu oyunu bitirmeye ant içtim, Dünyanızı başınıza yıkacağım." diyerek sahalara geri dönmüştür.Juradme que en el futuro no os ocuparéis más que en reparar los males que hayáis causado...».
Erişim tarihi: 1 Aralık 2010. ^ Ictimai TV.Consultado el 1 de diciembre de 2010. Comisión Nacional de Televisión.
Körkütük, küfelik olucaya kadar içtiler.Se beben con pajita mientras la superficie aún está ardiendo.
Bazen sigara içtiği görülür.Se le ha visto fumar en varias ocasiones.
Konuk kahveyi içtikten sonra yine aynı miktarda kahve doldurulur.Después de preparar el café, se sirve en tazas pequeñas a los invitados.
İçtihat (1904).(1904).
O tulumdan içti, sarhoş oldu.Muere al caer de su barco estando ebrio.
Dolaptaki sütten biraz içtim.Reparto Frutas en el café.
Türkçe: O alkol içti mi?¿Consume alcohol?
Müctehidlerin yaptıkları işe ise dinde ictihâd denmekte.Y la mecenas practicaba lo que decía.
Kanun hiyerarşisi şöyledir: Anayasa, kanun, KHK, tüzük, yönetmelik, içtihad.No. Por el contrario, nuestra respuesta a los gobernantes será la dinamita, la bomba, el estilete, el puñal.
Yediğimizde ve içtiğimizde dahi.Comer y beber a mi manera.
Bununla beraber bazı önemli Fransız soyluları bu sefere katılacaklarına ant içtiler.A muchos otros nobles franceses les sucedieron desgracias similares.
Çünkü bütün uluslar Azgın fuhşunun şarabından içtiler.Somos los que bebemos el vino tinto de las bodegas.
Daha sonra kasıtlı olarak kin duyduğu Holloway'ın içtiği içkisinin içine bu sıvıdan damlatır.Intencionalmente infecta a Holloway dándole a beber disimuladamente la sustancia.
Platon içtimayı kaçırmıştır.El Betis decepcionó.
Onlar iki şişe şarap içti.Hanno bevuto due bottiglie di vino.
Tom bir bira içti.Tom bevve una birra.
Banyo yaptıktan sonra meyve suyu içtim.Dopo aver fatto il bagno, ho bevuto del succo di frutta.
Tom bütün bir şişe şarabın tümünü tek başına içti.Tom si è bevuto un'intera bottiglia di vino tutto da solo.
Tom bir bardak kırmızı şarap içti.Tom bevve un bicchiere di vino rosso.
Bazen sigara içtiği görülür.La si vede sempre fumare.
Tipik bir içtima üç gün sürer ve son derece uzun bir dua ile biter.Un ijtema tipico dura tre giorni e si conclude con una preghiera molto lunga.
O tulumdan içti, sarhoş oldu.Questo potrebbe essere dovuto al fatto che era un po' ubriaca.
Konuk kahveyi içtikten sonra yine aynı miktarda kahve doldurulur.Dalla coltura del caffè si ritornò a quella del tè.
Sonra yerime gelerek bir kahve içtim.Si presero un caffè in compagnia.
Oraya vardığında ikisi birer bardak şampanya içti ve Lana Enzo'yu kandırdı.Quando incontrò Dylan, i due vendettero harmonica licks, bevevano vino rosso e giocavano a croquet.
İctimai fikir toplusu, Bakü, Mart-Nisan 2011.A Case Study in Religious Repression, marzo 2011, ^ Sudan
Bu kararlar genellikle yazılı hukuk ve içtihat hukuku yoluyla yaşama geçirilir.Tali settori tipicamente si muovono ottemperando al dettato legislativo.
O bir yudumda içti.Он выпил залпом.
O, unutmak için içtiğini söylüyor.Он говорит, что пьёт для того, чтобы забыть.
Köpek biraz su içti ve uzaklaştı.Собака попила немного водички и ушла.
Tom insanların sigara içtiği yerlerden kaçındı.Том избегал те места, где курили.
İlgili Sayfalar