içtenlikle ile cümle
içtenlikle kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Ayrıca, 5 binden fazla Hırvat vatandaşı Bush'u içtenlikle selamladı.Additionally, more than 5,000 Croatians enthusiastically welcomed Bush.
Anlaşmada Peru, "Eylül 1932'den itibaren meydana gelen olayları içtenlikle kınıyoruz.In the treaty, Peru stated, "We sincerely deplore the events that occurred starting September, 1932.
İçtenlikle umuyorum ki yakında hastalığından iyileşeceksin.Искренне надеюсь, что вскоре ты восстановишься после болезни.
İçtenlikle, seni kutluyorum.Искренне тебя поздравляю.
Tom içtenlikle gülümsedi.Том приветливо улыбнулся.
Charles her seferinde aynı içtenlikle "bir duvarın diğerine ne dediğini" sorar.وكان تشارلز في كل مرة يسأل بجرأة (بصراحة) "ما الذي يقوله الحائط للحائط الآخر".
Birkaç soru sordum ve o da içtenlikle cevapladı, her zaman yardımcı olacağını söyledi.Recebia várias cartas e refere ter tido sempre o cuidado de responder a todos.
Seve seve, özveriyle, içtenlikle, gönülden sunulan bir yaşam.Lugnt och hedersamt privatliv efter väl förrättat livsverk.
Charles her seferinde aynı içtenlikle "bir duvarın diğerine ne dediğini" sorar.Varis on itse kertonut halunneensa kuvata ”yhtä naista eri kulmista”.
Her kelimesini içtenlikle yazdım." diyor.Συνήθιζα να γράφω το όνομά μου στα πάντα».
Her kelimesini içtenlikle yazdım." diyor.Đó là nơi tôi thật sự uống hết từng lời mà ông ấy nói" .
Bak bana, içtenlikle.Elég! Nézzen rám!
Bak bana, içtenlikle.Kijk nu eens naar mij.
Bak bana, içtenlikle.- Míreme.
Bak bana, içtenlikle.Podívej se na mě.
Bak bana, içtenlikle.Sehen Sie mich an.
Bak bana, içtenlikle. Seni korkutuyor muyum?Uită-te la mine, sincer, te sperii ?
Bak bana, içtenlikle.Πες μου ειλικρινά.
Bak bana, içtenlikle.Стоп:
Ben, "Tavuk" da yardımınızı beklerim. İçtenlikle söylemeliyim, sizinle yine birlikte olduğum için mutluyum.Sans vous limiter au blaireau, pensez au coq quand vous dispenserez vos conseils.
Bizim için aslolan insanların içtenlikle bahsetmekte zorlandığı konuları gayet dürüstçe konuşabilmekti.이것은 사실상 그 보다는 매우 정직하게 말하고자 하는 우리의 욕구에 관한 것이었고 사람들이 정직하게 말하기 어려운 주제에 관한 것이었습니다.
Bizim için aslolan insanların içtenlikle bahsetmekte zorlandığı konuları gayet dürüstçe konuşabilmekti.זה היה יותר קשור לרצון שלנו לדבר בכנות על נושאים שאנשים מתקשים לדבר עליהם בכנות.
Bizim için aslolan insanların içtenlikle bahsetmekte zorlandığı konuları gayet dürüstçe konuşabilmekti.ولكنه كان في الاساس متصلاً في يخص رغبتنا في التحدث بصراحة عن المواضيع التي يصعب التحدث فيما يخصها بصراحة
Bizim için aslolan insanların içtenlikle bahsetmekte zorlandığı konuları gayet dürüstçe konuşabilmekti.人が避けたがる話題こそ 人々は率直に話し合いたいという強い願望を持っていることです 思うに
Bizler de içtenlikle babaların ve aile büyüklerinin artık yetişkin olmuş çocuklarıylaמתוך רגשות אהבה, נוכל לדמיין אבות ואפוטרופוסים עם בניהם שהפכו זה עתה לבוגרים
Bizler de içtenlikle babaların ve aile büyüklerinin artık yetişkin olmuş çocuklarıylaيمكننا تصور الآباء وأولياء الأمور يمشون بمحبة مع أولادهم الذين بلغوا سن الرشد
Bu kadar çok hediye için teşekkür etmek isterim sevgiyle, içtenlikle verdiğiniz♫ 이렇게나 많은 선물이라니, 당신께 감사드리고 싶어요 ♫ ♫ 당신은 온화함과 사랑으로 베풀어 주셨어요 ♫
Bu kadar çok hediye için teşekkür etmek isterim sevgiyle, içtenlikle verdiğinizИскам да ви благодаря за тъй многото дарове, които дадохте с обич и нежност.
Bu kadar çok hediye için teşekkür etmek isterim sevgiyle, içtenlikle verdiğinizאני רוצה להודות לכם על כל המתנות שנתתם באהבה וברכות.
Bu kadar çok hediye için teşekkür etmek isterim sevgiyle, içtenlikle verdiğiniz♫ أرغب بشكركم على الهدايا الكثيرة ♫ ♫ التي أهديتموني إياها مع الحب ♫
Bu kadar çok hediye için teşekkür etmek isterim sevgiyle, içtenlikle verdiğiniz優しい愛情でもって与えてくれて ありがとう
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Du talar om dessa saker med så mycket insikt och empati för patienterna.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Du taler om disse ting med så stor indsigt og empati for dine patienter.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Fala destas coisas com tanto conhecimento e empatia pelos seus pacientes.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Ha parlato di queste cose con così tanta profondità ed empatia per i suoi pazienti.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Je spreekt met zo veel inzicht over deze dingen en met empathie voor je patiënten.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.박사님은 이런 이야기를 깊은 통찰력과 환자에 대한 공감을 갖고 말씀을 하십니다.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Masz wielki wgląd w ten temat, masz tyle empatii dla swoich pacjentów.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Olyan nagy rálátással és a betegeihez fűződő empátiával beszél minderről.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Ông vừa nói chuyện với một cái nhìn thật sâu sắc sự đồng cảm với bệnh nhân.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Puhutte näistä asioista osoittaen suurta ymmärtämystä ja empatiaa potilaitanne kohtaan.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Rozprávate o týchto veciach do takej hĺbky a s takou empatiou voči vaším pacientom.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Sie sprechen mit so viel Einblick und Mitgefühl für ihre Patienten von diesen Dingen.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Usted habla de estas cosas con una gran sensibilidad y empatía por sus pacientes.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Vorbiţi despre aceste lucruri cu atât de multă înţelegere şi empatie pentru pacienţii dumneavoastră.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Vous parlez de cela avec tant de compréhension et d'empathie pour vos patients.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Vykládáte o těchto věcech s takovým porozuměním a s takovou empatií k vaším pacientům.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Μιλάτε για αυτά τα πράγματα με τέτοια διορατικότητα και συναίσθηση για τους ασθενείς σας.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Ви говорите про ці речі з неймовірним розумінням і емпатією до ваших пацієнтів.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Вы говорили обо всем этом так проницательно, с таким сопереживанием вашим пациентам.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Говорите за тези неща с такова прозрение и съчувствие към пациентите си.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.אתה מדבר על הדברים האלה עם כל כך הרבה הבנה ואמפתיה למטופלים שלך.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.أنت تتحدث عن تلك الأشياء بفطنة عظيمة و تعاطف مع مرضاك.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.共感が感じられました そのような経験を ご自身もされたことは?
Bunlardan bazılarına zaten diğer konuşmacılar tarafından değinildi. İçtenlikleAlcuni di questi sono già stati trattati da altri che hanno parlato prima di me e ciò è incoraggiante.
Bunlardan bazılarına zaten diğer konuşmacılar tarafından değinildi. İçtenlikleAlgunos de estos ya han sido nombrados por otros oradores y eso es alentador.
Bunlardan bazılarına zaten diğer konuşmacılar tarafından değinildi. İçtenlikleCertains d'entre eux ont déjà été abordés par d'autres conférenciers, ce qui est encourageant.
Bunlardan bazılarına zaten diğer konuşmacılar tarafından değinildi. İçtenlikleManche wurden von anderen Vortragenden bereits erwähnt, das ist ermutigend.
Bunlardan bazılarına zaten diğer konuşmacılar tarafından değinildi. İçtenlikleUnele probleme au fost deja atinse de alți vorbitori, ceea ce e încurajator.
Bunlardan bazılarına zaten diğer konuşmacılar tarafından değinildi. İçtenlikleНекоторые из них уже поднимались другими ораторами, что ободряет.