Ana içeriğe geç
Sözlük

içtenlik ile cümle

içtenlik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Her kelimesini içtenlikle yazdım." diyor.Συνήθιζα να γράφω το όνομά μου στα πάντα».
Her kelimesini içtenlikle yazdım." diyor.Đó là nơi tôi thật sự uống hết từng lời mà ông ấy nói" .
Her şeyden önce içtenlik kaçınılmaz ve gerekli bir unsurdur.Ali etika je potrebna i neizbježna.
Bak bana, içtenlikle.Elég! Nézzen rám!
Bak bana, içtenlikle.Kijk nu eens naar mij.
Bak bana, içtenlikle.- Míreme.
Bak bana, içtenlikle.Podívej se na mě.
Bak bana, içtenlikle.Sehen Sie mich an.
Bak bana, içtenlikle. Seni korkutuyor muyum?Uită-te la mine, sincer, te sperii ?
Bak bana, içtenlikle.Πες μου ειλικρινά.
Bak bana, içtenlikle.Стоп:
Ben, herkesin içtenlik ve uyumla... ...yaşadığını görmek isteyen bir hümanist de değilim.En ole humanisti joka haluaa nähdä jokaisen elävän sulassa sovussa.
Ben, herkesin içtenlik ve uyumla... ...yaşadığını görmek isteyen bir hümanist de değilim.Ich weiss, wenn wir das nicht machen, werden wir uns alle umbringen und die Erde zerstören.
Ben, herkesin içtenlik ve uyumla... ...yaşadığını görmek isteyen bir hümanist de değilim.Ik ben geen humanist die iedereen graag in warmte en harmonie wil zien leven.
Ben, herkesin içtenlik ve uyumla... ...yaşadığını görmek isteyen bir hümanist de değilim.Jag är ingen humanist som skulle vilja se att alla lever i värme och harmoni.
Ben, herkesin içtenlik ve uyumla... ...yaşadığını görmek isteyen bir hümanist de değilim.Je ne suis pas un humaniste qui voudrait voir tout le monde vivre chaleureusement et harmonieusement.
Ben, herkesin içtenlik ve uyumla... ...yaşadığını görmek isteyen bir hümanist de değilim.Nejsem humanista který by rád viděl každého žít v srdečnosti a harmonii.
Ben, herkesin içtenlik ve uyumla... ...yaşadığını görmek isteyen bir hümanist de değilim.Nie jestem humanistą, który chciałby widzieć wszystkich żyjących w zgodzie i harmonii.
Ben, herkesin içtenlik ve uyumla... ...yaşadığını görmek isteyen bir hümanist de değilim.Non sono un umanista che vorrebbe vedere tutti vivere in cordialità e armonia.
Ben, herkesin içtenlik ve uyumla... ...yaşadığını görmek isteyen bir hümanist de değilim.Nu sunt un ... umanist care ar dori ca toată lumea să trăiască în bunăstare şi armonie.
Ben, herkesin içtenlik ve uyumla... ...yaşadığını görmek isteyen bir hümanist de değilim.Не съм някой хуманист, който иска да види как всички си живеят в хармония и разбирателство.
Ben, herkesin içtenlik ve uyumla... ...yaşadığını görmek isteyen bir hümanist de değilim.Я и не гуманист, который хотел бы видеть всех в тепле и гармонии.
Ben, herkesin içtenlik ve uyumla... ...yaşadığını görmek isteyen bir hümanist de değilim.يود أن يرى الجميع يعيشون في دفء وانسجام.
Bizim için aslolan insanların içtenlikle bahsetmekte zorlandığı konuları gayet dürüstçe konuşabilmekti.이것은 사실상 그 보다는 매우 정직하게 말하고자 하는 우리의 욕구에 관한 것이었고 사람들이 정직하게 말하기 어려운 주제에 관한 것이었습니다.
Bizim için aslolan insanların içtenlikle bahsetmekte zorlandığı konuları gayet dürüstçe konuşabilmekti.זה היה יותר קשור לרצון שלנו לדבר בכנות על נושאים שאנשים מתקשים לדבר עליהם בכנות.
Bizim için aslolan insanların içtenlikle bahsetmekte zorlandığı konuları gayet dürüstçe konuşabilmekti.ولكنه كان في الاساس متصلاً في يخص رغبتنا في التحدث بصراحة عن المواضيع التي يصعب التحدث فيما يخصها بصراحة
Bizim için aslolan insanların içtenlikle bahsetmekte zorlandığı konuları gayet dürüstçe konuşabilmekti.人が避けたがる話題こそ 人々は率直に話し合いたいという強い願望を持っていることです 思うに
Bizler de içtenlikle babaların ve aile büyüklerinin artık yetişkin olmuş çocuklarıylaמתוך רגשות אהבה, נוכל לדמיין אבות ואפוטרופוסים עם בניהם שהפכו זה עתה לבוגרים
Bizler de içtenlikle babaların ve aile büyüklerinin artık yetişkin olmuş çocuklarıylaيمكننا تصور الآباء وأولياء الأمور يمشون بمحبة مع أولادهم الذين بلغوا سن الرشد
Bu kadar çok hediye için teşekkür etmek isterim sevgiyle, içtenlikle verdiğiniz♫ 이렇게나 많은 선물이라니, 당신께 감사드리고 싶어요 ♫ ♫ 당신은 온화함과 사랑으로 베풀어 주셨어요 ♫
Bu kadar çok hediye için teşekkür etmek isterim sevgiyle, içtenlikle verdiğinizИскам да ви благодаря за тъй многото дарове, които дадохте с обич и нежност.
Bu kadar çok hediye için teşekkür etmek isterim sevgiyle, içtenlikle verdiğinizאני רוצה להודות לכם על כל המתנות שנתתם באהבה וברכות.
Bu kadar çok hediye için teşekkür etmek isterim sevgiyle, içtenlikle verdiğiniz♫ أرغب بشكركم على الهدايا الكثيرة ♫ ♫ التي أهديتموني إياها مع الحب ♫
Bu kadar çok hediye için teşekkür etmek isterim sevgiyle, içtenlikle verdiğiniz優しい愛情でもって与えてくれて ありがとう
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Du talar om dessa saker med så mycket insikt och empati för patienterna.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Du taler om disse ting med så stor indsigt og empati for dine patienter.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Fala destas coisas com tanto conhecimento e empatia pelos seus pacientes.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Ha parlato di queste cose con così tanta profondità ed empatia per i suoi pazienti.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Je spreekt met zo veel inzicht over deze dingen en met empathie voor je patiënten.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.박사님은 이런 이야기를 깊은 통찰력과 환자에 대한 공감을 갖고 말씀을 하십니다.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Masz wielki wgląd w ten temat, masz tyle empatii dla swoich pacjentów.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Olyan nagy rálátással és a betegeihez fűződő empátiával beszél minderről.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Ông vừa nói chuyện với một cái nhìn thật sâu sắc sự đồng cảm với bệnh nhân.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Puhutte näistä asioista osoittaen suurta ymmärtämystä ja empatiaa potilaitanne kohtaan.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Rozprávate o týchto veciach do takej hĺbky a s takou empatiou voči vaším pacientom.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Sie sprechen mit so viel Einblick und Mitgefühl für ihre Patienten von diesen Dingen.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Usted habla de estas cosas con una gran sensibilidad y empatía por sus pacientes.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Vorbiţi despre aceste lucruri cu atât de multă înţelegere şi empatie pentru pacienţii dumneavoastră.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Vous parlez de cela avec tant de compréhension et d'empathie pour vos patients.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Vykládáte o těchto věcech s takovým porozuměním a s takovou empatií k vaším pacientům.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Μιλάτε για αυτά τα πράγματα με τέτοια διορατικότητα και συναίσθηση για τους ασθενείς σας.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Ви говорите про ці речі з неймовірним розумінням і емпатією до ваших пацієнтів.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Вы говорили обо всем этом так проницательно, с таким сопереживанием вашим пациентам.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Говорите за тези неща с такова прозрение и съчувствие към пациентите си.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.אתה מדבר על הדברים האלה עם כל כך הרבה הבנה ואמפתיה למטופלים שלך.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.أنت تتحدث عن تلك الأشياء بفطنة عظيمة و تعاطف مع مرضاك.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.共感が感じられました そのような経験を ご自身もされたことは?
Bunu içtenlikle, arkadaşlıkla, dualarla, doğada gezinerek yapabiliriz.Het kan door intimiteit, door vriendschap, door gebed, een natuurwandeling.
Bunu içtenlikle, arkadaşlıkla, dualarla, doğada gezinerek yapabiliriz.기도를 통해 자연속에서 일하는 것을 통해 그것을 할 수 있습니다.
Bunu içtenlikle, arkadaşlıkla, dualarla, doğada gezinerek yapabiliriz.Lo podemos hacer a través de la intimidad a través de la amistad, la oración, las caminatas en la naturaleza.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod