Ana içeriğe geç
Sözlük

içten içe ile cümle

içten içe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Başka birinin karısına içten içe âşık oldum.I'm secretly in love with someone else's wife.
Yıllardır içten içe ona âşığım.I've been secretly in love with her for years.
Tom Mary'ye içten içe âşık.Tom is secretly in love with Mary.
Tom bunu kabul etmeyecek ama o Mary'ye içten içe aşık.Tom won't admit it, but he's secretly in love with Mary.
Buna rağmen neşeli ve umursamaz görünmeye çalışır; ama içten içe kederlidir.He may look jolly and funny, but deep inside he is yearning for love.
Ama bu gezegen farklıdır, içten içe kaynamakta.But this planet is different -- it's roiling inside.
Hepimiz Koreli idik, fakat 67 yıllık bölünmeden dolayı içten içe farklılaşmıştık.We are all Korean, but inside, we have become very different, due to 67 years of division.
Ancak ben hiç bir şey söylemez, içten içe kudururdum.But I would say nothing, and I would seethe inside.
Fakat içten içe bir şey saymıyordu.But inside he's not counting anything.
Bunu zaten biliyoruz. Bilim zaten içten içe bildiğimiz şeyi doğruluyor.The science confirms what we know in our hearts.
Ve elbette, bu genişleme krizi içten içe tetikledi.And of course, that expansion was deeply implicated in the crisis.
Muhtemelen içten içe, "Çok saçma, mümkün değil" diyorsunuz.You're thinking, "That's ridiculous. No way."
Ve içten içe pişmanlık duyardı.On seeing the torment one will try to hide his regret.
Artık ailesi için değil, içten içe kendi için yaşamak ister.Dort möchte sie allerdings nicht ihr Lebenlang verweilen.
Bu durum da, Amin'i içten içe yaralıyordu.Mike pierde corazones cuando recibe daño.
Küçüklükten beri beraberdirler ve birbirlerine içten içe tutkundurlar.Loro due si conoscono da quando sono piccole e sono sempre state insieme.
Babasının Astronomi'ye gösterdiği ilgi sebebiyle Dondi'de astronomiye karşı bulunan merak içten içe büyüdü.Visitando il suo osservatorio astronomico a Palermo si è acceso in Smyth l'interesse per l'astronomia.
Küçüklükten beri beraberdirler ve birbirlerine içten içe tutkundurlar.Они знают друг друга с детства и проводят много времени вместе.
Artık ailesi için değil, içten içe kendi için yaşamak ister.А он не желал у них бывать без своей жены.
Küçüklükten beri beraberdirler ve birbirlerine içten içe tutkundurlar.يعتمد الصِّغار على أنفسهم بالكامل منذ تفقيسهم.
Aslında sen, yıllarca içten içe kuşkulandığım şeyi doğruladın.Sommige stellingen zijn jarenlang vermoedens geweest.
Artık ailesi için değil, içten içe kendi için yaşamak ister.Dit wenste hij aan zijn familie niet toe.
Fakat Batı yaşantı ve kültürü kendini içten içe kabul ettirmektedir.Religia i powstanie kultury zachodniej, przeł.
Barney'nin hikâyesi dördüncü sezonda Robin'e içten içe aşık olmasıyla ilginç bir hal almıştır.Barney se ve čtvrté sérii zamiluje do Robin.
Ama yine de içten içe hala Xander'ı sevmektedir.Ea însă îl iubește foarte mult pe Montana Max.
Ama yine de içten içe hala Xander'ı sevmektedir.Mindezek ellenére valahol mélyen szereti Archert.
Artık ailesi için değil, içten içe kendi için yaşamak ister.Jos (velallinen) haluaa, eläköön (=tulkoon toimeen) omilla (varoillaan).
Ancak Dan, yangını çıkaranın Keith olduğuna emindir, ve içten içe ondan intikam almaya yeminlidir.Ο Νταν είναι πεπεισμένος ότι ο Κιθ ξεκίνησε την φωτιά και ετοιμάζεται να τον εκδικηθεί.
Aslında sen, yıllarca içten içe kuşkulandığım şeyi doğruladın.Jeg har gentagne gange omtalt de ubeskrivelige forfølgelser, de led under i løbet af de år.
Bu durum da, Amin'i içten içe yaralıyordu.Dalam penderitaan itu, Ana mulai menderita sakit kepala yang cukup berat.
Aslında sen, yıllarca içten içe kuşkulandığım şeyi doğruladın.長年行方不明で実在を疑われている。
Bu durum da, Amin'i içten içe yaralıyordu.אן, המגלה זאת, נפגעת עד עמקי נשמתה.
Aslında sen, yıllarca içten içe kuşkulandığım şeyi doğruladın.מתוודת על האמת לאחר שנים לבתיה.
Ama bu gezegen farklıdır, içten içe kaynamakta.Aber dieser Planet ist anders - in seinem Inneren brodelt es.
Ama bu gezegen farklıdır, içten içe kaynamakta.Ale ta planeta jest inna. Jej wnętrze jest wzburzone.
Ama bu gezegen farklıdır, içten içe kaynamakta.Ale táto planéta je iná - v jej vnútri to vrie.
Ama bu gezegen farklıdır, içten içe kaynamakta.Dar această planetă e aparte -- pe dinăuntru-i turbulentă.
Ama bu gezegen farklıdır, içten içe kaynamakta.De ez a bolygó különböző - kavarog belül.
Ama bu gezegen farklıdır, içten içe kaynamakta.Deze planeet is anders. Ze kolkt vanbinnen.
Ama bu gezegen farklıdır, içten içe kaynamakta.그러나 이 행성은 다릅니다. 그것은 안에서 휘젓습니다.
Ama bu gezegen farklıdır, içten içe kaynamakta.Mais cette planète est différente -- elle remue de l'intérieur.
Ama bu gezegen farklıdır, içten içe kaynamakta.Ma questo pianeta è diverso - il suo interno ribolle.
Ama bu gezegen farklıdır, içten içe kaynamakta.Mas este planeta é diferente — está a fervilhar por dentro.
Ama bu gezegen farklıdır, içten içe kaynamakta.Mutta tämä planeetta on erilainen - sen sisällä kuohuu.
Ama bu gezegen farklıdır, içten içe kaynamakta.Nhưng hành tinh này thì khác - nó sôi sục ở bên trong.
Ama bu gezegen farklıdır, içten içe kaynamakta.Pero este planeta es diferente - se agita en su interior
Ama bu gezegen farklıdır, içten içe kaynamakta.Tetapi planet ini berbeda -- ia bergejolak di dalam.
Ama bu gezegen farklıdır, içten içe kaynamakta.Αλλά αυτός ο πλανήτης είναι διαφορετικός -- αναταράσσεται εσωτερικά.
Ama bu gezegen farklıdır, içten içe kaynamakta.Но тази планета е различна - тя се мъти отвътре.
Ama bu gezegen farklıdır, içten içe kaynamakta.Но эта планета другая - она бурлит внутри.
Ama bu gezegen farklıdır, içten içe kaynamakta.אך זהו כוכב לכת שונה-- הוא סוער בתוכו.
Ama bu gezegen farklıdır, içten içe kaynamakta.ولكن هذا الكوكب مختلف -- إنها تتعكر فى الداخل.
Ancak ben hiç bir şey söylemez, içten içe kudururdum.Aber ich sagte nichts und kochte innerlich.
Ancak ben hiç bir şey söylemez, içten içe kudururdum.Je ne disais rien mais je bouillais intérieurement.
Ancak ben hiç bir şey söylemez, içten içe kudururdum.Pero yo no decía nada y me llenaba de furia.
Ancak ben hiç bir şey söylemez, içten içe kudururdum.Но аз не казвах нищо и кипях отвътре.
Bilim zaten içten içe bildiğimiz şeyi doğruluyor.A ciência confirma o que sentimos nos nossos corações.
Bilim zaten içten içe bildiğimiz şeyi doğruluyor.A tudomány alátámasztja, amit a szívünkben már tudunk.
Bilim zaten içten içe bildiğimiz şeyi doğruluyor.De wetenschap bevestigt wat we in ons hart weten.
Bilim zaten içten içe bildiğimiz şeyi doğruluyor.Die Wissenschaft bestätigt, was wir bereits in unseren Herzen wissen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod