içmiş ile cümle

içmiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu yüzden oraya Beer-Şeva adı verildi. Çünkü ikisi orada ant içmişlerdi.Siitä kutsuttiin paikkaa Beersebaksi, koska he molemmat vannoivat siinä toisilleen valan.
Bu yüzden oraya Beer-Şeva adı verildi. Çünkü ikisi orada ant içmişlerdi.Zato je imenoval tisti kraj Bersebo [T. j. Studenec prisege.], ker sta tam prisegla oba.
Bu yüzden oraya Beer-Şeva adı verildi. Çünkü ikisi orada ant içmişlerdi.δια τουτο ωνομασε τον τοπον εκεινον, Βηρ-σαβεε διοτι εκει ωμοσαν αμφοτεροι.
Bu yüzden oraya Beer-Şeva adı verildi. Çünkü ikisi orada ant içmişlerdi.Затова той наименува онова място Вирсавее, защото там се заклеха двамата.
Bu yüzden oraya Beer-Şeva adı verildi. Çünkü ikisi orada ant içmişlerdi.Потому и назвал он сие место: Вирсавия, ибо тут оба они клялись
Bu yüzden oraya Beer-Şeva adı verildi. Çünkü ikisi orada ant içmişlerdi.על כן קרא למקום ההוא באר שבע כי שם נשבעו שניהם׃
Bu yüzden oraya Beer-Şeva adı verildi. Çünkü ikisi orada ant içmişlerdi.لذلك دعا ذلك الموضع بئر سبع. لانهما هناك حلفا كلاهما
Bu yüzden oraya Beer-Şeva adı verildi. Çünkü ikisi orada ant içmişlerdi.所 以 他 給 那 地 方 起 名 叫 別 是 巴 、 因 為 他 們 二 人 在 那 裡 起 了 誓 。 〔 別 是 巴 就 是 盟 誓 的 井 的 意 思
Bu yüzden oraya Beer-Şeva adı verildi. Çünkü ikisi orada ant içmişlerdi.所以 他 給 那 地方 起名 叫 別 是 巴 、 因為 他 們 二 人 在 那 裡 起 了 誓 。 〔 別 是 巴 就是 盟誓 的 井 的 意思
Çok içmişim."Am fost atât de beat."
Çok içmişim."Ik was ver heen."
Çok içmişim."Jag var så packad."
Çok içmişim." (Kahkahalar)J'étais tellement bourré. " (Rires)
Çok içmişim."Ooooohh! Estava tão bêbado."
Çok içmişim."Qué borrachera".
Çok içmişim."Saya terbuang."
Çok içmişim."Ωωωχ" "Ήμουν τόσο κομμάτια".
Çok içmişim."Много съм бил зле."
Çok içmişim."הייתי כל כך שיכור."
Dövülmüş, içmiş, aciz bir şekilde geri geldin.En nu sta je hier als een in elkaar geslagen dronkelap... als een slappeling,
Dövülmüş, içmiş, aciz bir şekilde geri geldin.Jeśli możesz to dla mnie zrobić.
Dövülmüş, içmiş, aciz bir şekilde geri geldin.Ritorni picchiato, ubriaco, comportandoti come uno che non sa dov'č,
Dövülmüş, içmiş, aciz bir şekilde geri geldin.Vrátiš sa zbitý, opitý, správaš sa ako nejaký slaboch!
Dövülmüş, içmiş, aciz bir şekilde geri geldin.Vrátíš se zbitý, opitý, chováš se jako nějaký slaboch!
Geç olmuştu, bayağı da içmiştik,Było dość późno po południu, a my mieliśmy sporo drinków za sobą.
Geç olmuştu, bayağı da içmiştik,Era já bastante tarde e nós tínhamos bebido bastante.
Geç olmuştu, bayağı da içmiştik,Era sera tardi.
Geç olmuştu, bayağı da içmiştik,Et c"était tard le soir, nous avions beaucoup bu.
Geç olmuştu, bayağı da içmiştik,Het was 's avonds laat. We hadden veel gedronken.
Geç olmuştu, bayağı da içmiştik,늦은 저녁 시간 술을 많이 마시고는
Geç olmuştu, bayağı da içmiştik,Lúc đó là tối muộn, chúng tôi uống khá nhiều.
Geç olmuştu, bayağı da içmiştik,Şi era seara târziu, băusem amândoi destul de mult.
Geç olmuştu, bayağı da içmiştik,Und es war spät abends. Wir hatten viel getrunken.
Geç olmuştu, bayağı da içmiştik,Waktu itu sudah larut malam, dan kami baru saja minum-minum.
Geç olmuştu, bayağı da içmiştik,Y era tarde en la noche. Habiamos bebido mucho alcohol.
Geç olmuştu, bayağı da içmiştik,Беше късно вечерта, бяхме пили доста.
Geç olmuştu, bayağı da içmiştik,Был поздний вечер. Мы порядочно выпили.
Geç olmuştu, bayağı da içmiştik,זה היה מאוחר בערב. שתינו הרבה.
Geç olmuştu, bayağı da içmiştik,وكان الوقت متأخراً في المساء، وكنا قد شربنا كثيراً
Geç olmuştu, bayağı da içmiştik,あれは夜遅く 僕らは大分飲んで 僕らだけで砂漠に立っていて
Gök üzerine ant içen, Tanrının tahtı ve tahtta oturanın üzerine ant içmiş olur.A kdož přisahá skrze nebe, přisahá skrze trůn Boží, i skrze toho, kterýž na něm sedí.
Gök üzerine ant içen, Tanrının tahtı ve tahtta oturanın üzerine ant içmiş olur.a ten, kto prisahá na nebo, prisahá na trón Boží, i na toho, ktorý sedí na ňom.
Gök üzerine ant içen, Tanrının tahtı ve tahtta oturanın üzerine ant içmiş olur.còn ai chỉ trời mà thề , là chỉ ngôi của Ðức_Chúa_Trời và Ðấng ngự trên ngôi mà thề vậy .
Gök üzerine ant içen, Tanrının tahtı ve tahtta oturanın üzerine ant içmiş olur.còn ai chỉ trời mà thề, là chỉ ngôi của Ðức Chúa Trời và Ðấng ngự trên ngôi mà thề vậy.
Gök üzerine ant içen, Tanrının tahtı ve tahtta oturanın üzerine ant içmiş olur.E chi giura per il cielo, giura per il trono di Dio e per Colui che vi è assiso
Gök üzerine ant içen, Tanrının tahtı ve tahtta oturanın üzerine ant içmiş olur.En wie zweert bij de hemel, zweert bij de troon van God en bij God Zelf, Die op de troon zit.
Gök üzerine ant içen, Tanrının tahtı ve tahtta oturanın üzerine ant içmiş olur.e quem jurar pelo céu jura pelo trono de Deus e por aquele que nele está assentado.
Gök üzerine ant içen, Tanrının tahtı ve tahtta oturanın üzerine ant içmiş olur.És a ki az égre esküszik, esküszik az Isten királyiszékére és arra, ki abban ül.
Gök üzerine ant içen, Tanrının tahtı ve tahtta oturanın üzerine ant içmiş olur.et celui qui jure par le ciel jure par le trône de Dieu et par celui qui y est assis.
Gök üzerine ant içen, Tanrının tahtı ve tahtta oturanın üzerine ant içmiş olur.I kto przysięga na niebo, przysięga na stolicę Bożą, i na tego, który siedzi na niej.
Gök üzerine ant içen, Tanrının tahtı ve tahtta oturanın üzerine ant içmiş olur.In kdor prisega pri nebu, prisega pri prestolu Božjem in pri tistem, ki sedi na njem.
Gök üzerine ant içen, Tanrının tahtı ve tahtta oturanın üzerine ant içmiş olur.또 하늘로 맹세하는 자는 하나님의 보좌와 그 위에 앉으신 이로 맹세함이니라
Gök üzerine ant içen, Tanrının tahtı ve tahtta oturanın üzerine ant içmiş olur.Och den som svär vid himmelen, han svär både vid Guds tron och vid honom som sitter därpå.
Gök üzerine ant içen, Tanrının tahtı ve tahtta oturanın üzerine ant içmiş olur.Og den, som sværger ved Himmelen, sværger ved Guds Trone og ved ham, som sidder på den.
Gök üzerine ant içen, Tanrının tahtı ve tahtta oturanın üzerine ant içmiş olur.og den som sverger ved himmelen, han sverger ved Guds trone og ved ham som sitter på den.
Gök üzerine ant içen, Tanrının tahtı ve tahtta oturanın üzerine ant içmiş olur.şi cine jură pe cer, jură pe scaunul de domnie al lui Dumnezeu şi pe Celce şade pe el.`
Gök üzerine ant içen, Tanrının tahtı ve tahtta oturanın üzerine ant içmiş olur.Und wer da schwört bei dem Himmel, der schwört bei dem Stuhl Gottes und bei dem, der darauf sitzt.
Gök üzerine ant içen, Tanrının tahtı ve tahtta oturanın üzerine ant içmiş olur.Y el que jura por el cielo, jura por el trono de Dios y por aquel que está sentado sobre él
Gök üzerine ant içen, Tanrının tahtı ve tahtta oturanın üzerine ant içmiş olur.Και ο ομοσας εν τω ουρανω, ομνυει εν τω θρονω του Θεου και εν τω καθημενω επανω αυτου.
Gök üzerine ant içen, Tanrının tahtı ve tahtta oturanın üzerine ant içmiş olur.и клянущийся небом клянется Престолом Божиим и Сидящим на нем.

İlgili Sayfalar