içmiş ile cümle

içmiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
14
ORT. KELİME
Gök üzerine ant içen, Tanrının tahtı ve tahtta oturanın üzerine ant içmiş olur.И който се кълне в небето, заклева се в Божия престол и в Онзи, Който седи на него.
Gök üzerine ant içen, Tanrının tahtı ve tahtta oturanın üzerine ant içmiş olur.І хто кленеть ся небом, кленеть ся престолом Божим і тим, хто сидить на нїм.
Gök üzerine ant içen, Tanrının tahtı ve tahtta oturanın üzerine ant içmiş olur.והנשבע בשמים נשבע בכסא אלהים ובישב עליו׃
Gök üzerine ant içen, Tanrının tahtı ve tahtta oturanın üzerine ant içmiş olur.ومن حلف بالسماء فقد حلف بعرش الله وبالجالس عليه.
Gök üzerine ant içen, Tanrının tahtı ve tahtta oturanın üzerine ant içmiş olur.人 指 著 天 起 誓 、 就 是 指 著 神 的 寶 座 和 那 坐 在 上 面 的 起 誓
Gök üzerine ant içen, Tanrının tahtı ve tahtta oturanın üzerine ant içmiş olur.人 指著 天 起誓 、 就是 指著神 的 寶座 和 那 坐在 上面 的 起誓
Hayatı boyunca sigara içmiş bir adama aitti.Βάλε τα κεριά στο τραπέζι.
İsrailliler Mispada, ‹‹Bizden hiç kimse Benyaminoğullarına kız vermeyecek›› diye ant içmişlerdi.A mužovia Izraelovi sa boli zaprisahali v Micpe a povedali: Nikto z nás nedá Benjaminovi svojej dcéry za ženu.
İsrailliler Mispada, ‹‹Bizden hiç kimse Benyaminoğullarına kız vermeyecek›› diye ant içmişlerdi.Bărbaţii lui Israel juraseră la Miţpa, zicînd: ,,Niciunul din noi să nu-şi dea fata după un Beniamit``.
İsrailliler Mispada, ‹‹Bizden hiç kimse Benyaminoğullarına kız vermeyecek›› diye ant içmişlerdi.És az Izráel fiai megesküdtek Mispában, mondván: Senki mi közülünk nem adja leányát Benjáminnak feleségül.
İsrailliler Mispada, ‹‹Bizden hiç kimse Benyaminoğullarına kız vermeyecek›› diye ant içmişlerdi.Gli Israeliti avevano giurato a Mizpa: «Nessuno di noi darà in moglie la figlia a un Beniaminita»
İsrailliler Mispada, ‹‹Bizden hiç kimse Benyaminoğullarına kız vermeyecek›› diye ant içmişlerdi.I Mispa hadde Israels menn svoret: Ingen av oss skal gi nogen i Benjamin sin datter til hustru.
İsrailliler Mispada, ‹‹Bizden hiç kimse Benyaminoğullarına kız vermeyecek›› diye ant içmişlerdi.In možje Izraelovi so prisegli v Micpi, rekoč: Nihče izmed nas ne sme dati hčere svoje Benjamincu za ženo!
İsrailliler Mispada, ‹‹Bizden hiç kimse Benyaminoğullarına kız vermeyecek›› diye ant içmişlerdi.이스라엘 사람들이 미스바에서 맹세하여 이르기를 우리 중에 누든지 딸을 베냐민 사람에게 아내로 주지 아니하리라 하였더라
İsrailliler Mispada, ‹‹Bizden hiç kimse Benyaminoğullarına kız vermeyecek›› diye ant içmişlerdi.Men Israels Mænd havde i Mizpa aflagt den Ed: "Ingen af os vil give en Benjaminit sin Datter til Ægte!"
İsrailliler Mispada, ‹‹Bizden hiç kimse Benyaminoğullarına kız vermeyecek›› diye ant içmişlerdi.Nadto przysięgli mężowie Izraelscy w Masfa, mówiąc: Żaden z nas nie da córki swej Benjaminczykom za żonę.
İsrailliler Mispada, ‹‹Bizden hiç kimse Benyaminoğullarına kız vermeyecek›› diye ant içmişlerdi.И поклялись Израильтяне в Массифе, говоря: никто из нас не отдаст дочери своей сынам Вениамина в замужество.
İsrailliler Mispada, ‹‹Bizden hiç kimse Benyaminoğullarına kız vermeyecek›› diye ant içmişlerdi.ואיש ישראל נשבע במצפה לאמר איש ממנו לא יתן בתו לבנימן לאשה׃
İsrailliler Mispada, ‹‹Bizden hiç kimse Benyaminoğullarına kız vermeyecek›› diye ant içmişlerdi.ورجال اسرائيل حلفوا في المصفاة قائلين لا يسلم احد منا ابنته لبنيامين امرأة.
İsrailliler Mispada, ‹‹Bizden hiç kimse Benyaminoğullarına kız vermeyecek›› diye ant içmişlerdi.以 色 列 人 在 米 斯 巴 曾 起 誓 說 、 我 們 都 不 將 女 兒 給 便 雅 憫 人 為 妻
İsrailliler Mispada, ‹‹Bizden hiç kimse Benyaminoğullarına kız vermeyecek›› diye ant içmişlerdi.以色列人 在 米斯巴 曾 起誓 說 、 我 們 都 不 將 女 兒給 便 雅憫人 為妻
Öyleyse sunak üzerine ant içen, hem sunağın hem de sunaktaki her şeyin üzerine ant içmiş olur.A ki azért az oltárra esküszik, esküszik arra és mindazokra, a mik azon vannak.
Öyleyse sunak üzerine ant içen, hem sunağın hem de sunaktaki her şeyin üzerine ant içmiş olur.A protož kdokoli přisahá skrze oltář, přisahá skrze něj, i skrze to všecko, což na něm jest .
Öyleyse sunak üzerine ant içen, hem sunağın hem de sunaktaki her şeyin üzerine ant içmiş olur.A tak tedy ten, kto prisahá na oltár, prisahá naň i na všetko. čo je na ňom;
Öyleyse sunak üzerine ant içen, hem sunağın hem de sunaktaki her şeyin üzerine ant içmiş olur.Celui qui jure par l`autel jure par l`autel et par tout ce qui est dessus;
Öyleyse sunak üzerine ant içen, hem sunağın hem de sunaktaki her şeyin üzerine ant içmiş olur.Darum, wer da schwört bei dem Altar, der schwört bei demselben und bei allem, was darauf ist.
Öyleyse sunak üzerine ant içen, hem sunağın hem de sunaktaki her şeyin üzerine ant içmiş olur.Deci, cine jură pe altar, jură pe el şi pe tot ce este deasupra lui;
Öyleyse sunak üzerine ant içen, hem sunağın hem de sunaktaki her şeyin üzerine ant içmiş olur.Den som svär vid altaret, han svär alltså både vid detta och vid allt som ligger därpå.
Öyleyse sunak üzerine ant içen, hem sunağın hem de sunaktaki her şeyin üzerine ant içmiş olur.Derfor, den, som sværger ved Alteret, sværger ved det og ved alt det, som er derpå.
Öyleyse sunak üzerine ant içen, hem sunağın hem de sunaktaki her şeyin üzerine ant içmiş olur.Derfor, den som sverger ved alteret, han sverger ved det og ved alt det som ligger på det,
Öyleyse sunak üzerine ant içen, hem sunağın hem de sunaktaki her şeyin üzerine ant içmiş olur.Ebbene, chi giura per l'altare, giura per l'altare e per quanto vi sta sopra
Öyleyse sunak üzerine ant içen, hem sunağın hem de sunaktaki her şeyin üzerine ant içmiş olur.Ja joka vannoo temppelin kautta, vannoo sen kautta ja hänen kauttansa, joka siinä asuu.
Öyleyse sunak üzerine ant içen, hem sunağın hem de sunaktaki her şeyin üzerine ant içmiş olur.Kdor torej prisega pri oltarju, prisega pri njem in pri vsem, kar je na njem.
Öyleyse sunak üzerine ant içen, hem sunağın hem de sunaktaki her şeyin üzerine ant içmiş olur.그러므로 제단으로 맹세하는 자는 제단과 그 위에 있는 모든 것으로 맹세함이요
Öyleyse sunak üzerine ant içen, hem sunağın hem de sunaktaki her şeyin üzerine ant içmiş olur.Kto tedy przysięga na ołtarz, przysięga na niego, i na to wszystko, co na nim jest;
Öyleyse sunak üzerine ant içen, hem sunağın hem de sunaktaki her şeyin üzerine ant içmiş olur.Por tanto, el que jura por el altar, jura por el altar y por todo lo que está sobre él
Öyleyse sunak üzerine ant içen, hem sunağın hem de sunaktaki her şeyin üzerine ant içmiş olur.Portanto, quem jurar pelo altar jura por ele e por tudo quanto sobre ele está;
Öyleyse sunak üzerine ant içen, hem sunağın hem de sunaktaki her şeyin üzerine ant içmiş olur.Vậy thì người nào chỉ bàn thờ mà thề, là chỉ bàn thờ và cả của lễ trên bàn thờ mà thề;
Öyleyse sunak üzerine ant içen, hem sunağın hem de sunaktaki her şeyin üzerine ant içmiş olur.Vậy_thì người nào chỉ bàn_thờ mà thề , là chỉ bàn_thờ và cả của lễ trên bàn_thờ mà thề ;
Öyleyse sunak üzerine ant içen, hem sunağın hem de sunaktaki her şeyin üzerine ant içmiş olur.Wie zweert bij het altaar, zweert bij het hele altaar.
Öyleyse sunak üzerine ant içen, hem sunağın hem de sunaktaki her şeyin üzerine ant içmiş olur.Ο ομοσας λοιπον εν τω θυσιαστηριω ομνυει εν αυτω και εν πασι τοις επανω αυτου
Öyleyse sunak üzerine ant içen, hem sunağın hem de sunaktaki her şeyin üzerine ant içmiş olur.Итак клянущийся жертвенником клянется им и всем, чтона нем;
Öyleyse sunak üzerine ant içen, hem sunağın hem de sunaktaki her şeyin üzerine ant içmiş olur.Оце ж, хто клснеть ся жертівнею, кленсть ся нею і всїм, що зверху неї.
Öyleyse sunak üzerine ant içen, hem sunağın hem de sunaktaki her şeyin üzerine ant içmiş olur.Прочее, който се кълне в олтара, заклева се в него и във всичко що е върху него.
Öyleyse sunak üzerine ant içen, hem sunağın hem de sunaktaki her şeyin üzerine ant içmiş olur.לכן הנשבע במזבח נשבע בו ובכל אשר עליו׃
Öyleyse sunak üzerine ant içen, hem sunağın hem de sunaktaki her şeyin üzerine ant içmiş olur.فان من حلف بالمذبح فقد حلف به وبكل ما عليه.
Öyleyse sunak üzerine ant içen, hem sunağın hem de sunaktaki her şeyin üzerine ant içmiş olur.所 以 人 指 著 壇 起 誓 、 就 是 指 著 壇 和 壇 上 一 切 所 有 的 起 誓
Öyleyse sunak üzerine ant içen, hem sunağın hem de sunaktaki her şeyin üzerine ant içmiş olur.所以 人 指著 壇 起誓 、 就是 指著壇 和 壇上 一切 所有 的 起誓
Sadece bir kokteyl içmişti.Si e' bevuto solo un cocktail.
Sadece bir kokteyl içmişti.Πήρε μόνο ένα κοκτέιλ.
Sadece bir kokteyl içmişti.Только выпил один бокал.
Tapınak üzerine ant içen de hem tapınak, hem de tapınakta yaşayan Tanrı üzerine ant içmiş olur.A kdož přisahá skrze chrám, přisahá skrze něj, i skrze toho, kterýž přebývá v něm.
Tapınak üzerine ant içen de hem tapınak, hem de tapınakta yaşayan Tanrı üzerine ant içmiş olur.A kto przysięga na kościół, przysięga na niego, i na tego, który w nim mieszka;
Tapınak üzerine ant içen de hem tapınak, hem de tapınakta yaşayan Tanrı üzerine ant içmiş olur.a ten, kto prisahá na chrám, prisahá naň i na toho, ktorý býva v ňom;
Tapınak üzerine ant içen de hem tapınak, hem de tapınakta yaşayan Tanrı üzerine ant içmiş olur.celui qui jure par le temple jure par le temple et par celui qui l`habite;
Tapınak üzerine ant içen de hem tapınak, hem de tapınakta yaşayan Tanrı üzerine ant içmiş olur.cine jură pe Templu, jură pe el şi pe Celce locuieşte în el;
Tapınak üzerine ant içen de hem tapınak, hem de tapınakta yaşayan Tanrı üzerine ant içmiş olur.e chi giura per il tempio, giura per il tempio e per Colui che l'abita
Tapınak üzerine ant içen de hem tapınak, hem de tapınakta yaşayan Tanrı üzerine ant içmiş olur.e quem jurar pelo santuário jura por ele e por aquele que nele habita;
Tapınak üzerine ant içen de hem tapınak, hem de tapınakta yaşayan Tanrı üzerine ant içmiş olur.És a ki a templomra esküszik, esküszik arra és Arra, a ki abban lakozik.
Tapınak üzerine ant içen de hem tapınak, hem de tapınakta yaşayan Tanrı üzerine ant içmiş olur.In kdor prisega pri templju, prisega pri njem in pri tistem, ki prebiva v njem.

İlgili Sayfalar