içmeyi ile cümle
içmeyi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Sigarayı içmeyi bıraksan iyi olur.Sinun olisi parasta lopettaa tupakointi.
Tom sonunda sigara içmeyi bıraktı.Lopulta Tom lopetti tupakanpolton.
O ona sigara içmeyi azaltmasını tavsiye etti fakat o yapabileceğini düşünmüyordu.Hän suositteli hänelle tupakoinnin vähentämistä, mutta hän ei uskonut pystyvänsä siihen.
P270 Bu ürünü kullanırken hiçbir şey yemeyin, içmeyiniz veya sigara içmeyin.S20/21 Όταν το χρησιμοποιείτε μην τρώτε, μην πίνετε, μην καπνίζετε.
Ayrıca uykuya çok düşkündür ve içmeyi sever.Αρέσκεται στο να κοιμάται και να πίνει λίγο παραπάνω.
Görüşmeye girmeden önce kıza birlikte kahve içmeyi teklif eder.Την προσκαλεί να πιούνε ένα καφέ μαζί.
Almanlar bira içmeyi severler.Στους Γερμανούς αρέσει να πίνουν μπύρα.
Sigara içmeyi bırakmalısın.Du skal stoppe med at ryge.
Şarap içmeyi tercih ettiler.Eldre vin ble foretrukket.
İçmeyi bırakmış alkoliklerden oluşan bu grup, insanları alkolün zararlarıyla korkutmaya çalışıyordu.Mange av sjøfolkene prøvde i stedet å lindre angsten med alkohol.
Sigara içmeyi bırakmıştı ve gittikçe zayıflıyordu.Han slet imidlertid med depresjoner, og begynte å røyke og drikke mer og mer.
Çay'ı ve çay içmeyi çok sever.Til drikke brukes gjerne te eller kaffe.
Ayrıca uykuya çok düşkündür ve içmeyi sever.Dia juga sering tidur dan sangat suka minum.
Kahve içmeyi çok sever.Dia menyukai kopi.
Görüşmeye girmeden önce kıza birlikte kahve içmeyi teklif eder.Trước khi tham gia phỏng vấn, anh mời cô một cốc cà phê sau phỏng vấn.
Kahve içmeyi çok sever.Cô có sự hứng thú với cà phê.
Sigara içmeyi bırakmıştı ve gittikçe zayıflıyordu.Nó đã phát triển hình thành những cơn mưa và dần dần mạnh lên.
Ayrıca uykuya çok düşkündür ve içmeyi sever.Ông cũng ham mê săn bắn và thích uống rượu.
Kahve içmeyi çok sever.コーヒーを飲むことが好き。
Bu kuruluşa katılmak için "sadece içki içmeyi istememek" yeterlidir.ただし、現在は「飲用には適さないので、飲まないように」と看板が立っている。
Çay'ı ve çay içmeyi çok sever.茶を好んで飲む。
Sigara içmeyi bırakmıştı ve gittikçe zayıflıyordu.彼はタバコをやめ、よりいっそう厳しいトレーニングに打ち込むこととなった。
Ayrıca içmeyi çok seviyor.また、酒もかなり好き。
Lütfen yatmaya gitmeden önce bira içmeyin.寝る前に、ビールを飲まないでください。
Ayrıca içmeyi çok seviyor.此外,他很喜歡喝酒的。
Kahve içmeyi çok sever.喜欢喝咖啡。
İçmeyi bırakmış alkoliklerden oluşan bu grup, insanları alkolün zararlarıyla korkutmaya çalışıyordu.这个组织由洗心革面了的酒徒们组成,他们试图威胁人们戒酒。
Rus lider (geleceği görebilen güçleri ile ünlü), zehirli kupadan içmeyi reddeder.这位以权势著称的的罗斯首领则拒绝饮下杯中的毒酒。
Nasyonal sosyalist hükümet sigara içmeyi kınadı ve içlerinden birçoğu tütün tüketimini açıkça eleştirdi.德國國家社會主義者領袖譴責吸煙行為,有的更公然批判購買香煙。
Şarap içmeyi tercih ettiler.并且定要用酒。
Savaşa girmeden önce puro içmeyi seven 45 yaşında bir adamdır.41歲,極愛抽煙。
Kahve içmeyi çok sever.커피를 좋아한다.
Nasyonal sosyalist hükümet sigara içmeyi kınadı ve içlerinden birçoğu tütün tüketimini açıkça eleştirdi.나치당의 지도자들은 흡연을 비난했으며 이들 중 일부는 담배 소비를 공공연히 비난하기도 했다.
Ayrıca Scotch viski içmeye bayılır ve fakat işe çıkacak ise Perrier içmeyi tercih eder.또한 버번(bourbon)·위스키같은 독한 술을 좋아해서, 술을 마시면 기억이 나는 것 같다.
Kahve içmeyi çok sever.אוהבת לשתות הרבה מאוד קפה.
Sonra kardeşi Reginald'dan, "Malcolm, sigara içmeyi ve domuz eti yemeyi bırak.ליטל לא היה מעוניין להצטרף עד שאחיו רג'ינלד כתב לו, "מלקולם, אל תאכל יותר חזיר ואל תעשן יותר סיגריות.
Sigara içmeyi bırakmıştı ve gittikçe zayıflıyordu.המחלה מפסיקה להתקדם במידה ומפסיקים לעשן.
Sigara içmeyi bıraktım.הפסקתי לעשן.
Çay'ı ve çay içmeyi çok sever.Обожава да пие чай и да похапва шоколад.
P270 Bu ürünü kullanırken hiçbir şey yemeyin, içmeyiniz veya sigara içmeyin.S20/21: По време на работа да не се яде, пие и пуши.
Şarap içmeyi tercih ettiler.Обичаят да се пие вино с яденето.
Sigara içmeyi bıraktım.Отказах пушенето.
Ayrıca içmeyi çok seviyor.Volio je piti.
Şarap içmeyi tercih ettiler.Pričeli so z vinom.
Sigara içmeyi bırakmıştı ve gittikçe zayıflıyordu.Vdajal se je alkoholu in postajal čedalje bolj ravnodušen.
Denali klanı da Cullen'lar gibi insan kanı yerine hayvan kanı içmeyi denerler.Kot Cullenovi tudi Denalijevi ne pijejo človeške krvi.
Sigara içmeyi bırakmıştı ve gittikçe zayıflıyordu.Pradėjo daug gerti, tapo vis labiau ir labiau abejingu.
Sigara içmeyi bıraktım.Aš mečiau rūkyti.
Sigara içmeyi bırakmalısın.Turi mesti rūkyti.
Ayrıca içmeyi çok seviyor.Isale meeldis ka napsi võtta.
Ama sen bira içmeyi sevmezsin, Einstein?Aber du magst Bier nicht, oder?
Ama sen bira içmeyi sevmezsin, Einstein?Ale ty nemáš rada pivo, Einstein.
Ama sen bira içmeyi sevmezsin, Einstein?Ale ty nie lupisz piwa, prawda?
Ama sen bira içmeyi sevmezsin, Einstein?Dar tie nu-ti place sa bei bere, Einstein?
Ama sen bira içmeyi sevmezsin, Einstein?De te nem szereted a sört, ugye?
Ama sen bira içmeyi sevmezsin, Einstein?Maar jij drinkt niet graag bier, Einstein?
Ama sen bira içmeyi sevmezsin, Einstein?Ma a te non piace la birra, vero Einstein?
Ama sen bira içmeyi sevmezsin, Einstein?Mais toi tu n'aimes pas boire de la bière, Einstein?
Ama sen bira içmeyi sevmezsin, Einstein?Mas tu não gostas de cerveja, Einstein.
Ama sen bira içmeyi sevmezsin, Einstein?Men du gillar inte att dricka öl, Einstein?