içmeyi ile cümle

içmeyi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Ayrıca içmeyi çok seviyor.Le gusta beber mucho.
Kahve içmeyi sevmem.Non mi piace bere il caffè.
Sigara içmeyi bıraktı ve koşuya başladı.Ha smesso di fumare ed ha iniziato a correre.
P270 Bu ürünü kullanırken hiçbir şey yemeyin, içmeyiniz veya sigara içmeyin.P270 – Non mangiare, né bere, né fumare durante l'uso.
Ayrıca içmeyi çok seviyor.Inoltre, ama molto il vino.
Sigara içmeyi bırakmıştı ve gittikçe zayıflıyordu.Beveva sempre più pesantemente e iniziò a fumare a catena.
Sağlık bakanlığı sırasında restoran ve publar dahil çalışma alanlarında sigara içmeyi yasaklamıştır.Tuttavia, il PS sostiene il divieto di fumo nei ristoranti e nei bar.
Öyle içmeyi sürdürürse, sorun yaşayacak.Если он продолжит так пить, у него будут проблемы.
Neden sigara içmeyi bıraktı?С чего это он бросил курить?
Kirli bardaktan su içmeyin!Не пейте воду из грязного стакана!
Kahve içmeyi çok sever.Любит пить кофе.
Görüşmeye girmeden önce kıza birlikte kahve içmeyi teklif eder.Девушка соглашается вместе выпить кофе.
Ayrıca içmeyi çok seviyor.Любит много пить.
Şarap içmeyi tercih ettiler.Они пьют вино.
P270 Bu ürünü kullanırken hiçbir şey yemeyin, içmeyiniz veya sigara içmeyin.S20/21: لا تأكل ولا تشرب ولا تدخن عند استخدام هذه المادة.
Tedavi dehidratasyonu önlemek için yeterli miktarda sıvı içmeyi gerektirir.أما علاج المرض يتضمن شرب كمية كافية من السوائل لمنع الجفاف.
Kahveni nasıl içmeyi seviyorsun?كيف تحب أن تشرب قهوتك .
Rus lider (geleceği görebilen güçleri ile ünlü), zehirli kupadan içmeyi reddeder.O líder dos rus', renomado por seus poderes oraculares, se recusou a beber da taça que continha o veneno.
Sigara içmeyi bırakmıştı ve gittikçe zayıflıyordu.Ainda assim, ele continuava a fumar e parou de perder peso.
Ayrıca içmeyi çok seviyor.Gosta de beber.
Çay'ı ve çay içmeyi çok sever.Tudo que sabemos é que ele gosta de tomar chá.
Boksörlere yasak olsa da sigara içmeyi bir sembol haline getirmişti.Apesar de ter parado de beber, era um fumante inveterado.
Bira içmeyi bıraktım.Eu parei de beber cerveja.
Kahve içmeyi çok sever.Hij drinkt graag kokosnootmelk.
Şarap içmeyi tercih ettiler.Er wordt wijn gedronken.
Boksörlere yasak olsa da sigara içmeyi bir sembol haline getirmişti.In zijn tijd als senator was een rookverbod in discussie.
Mike alkollü içkileri içmeyi bıraktı mı?Is Mike gestopt met het drinken van alcoholische dranken?
Mike içmeyi bıraktı mı?Is Mike gestopt met drinken?
Avrupalılar şarap içmeyi sever.Europeanen drinken graag wijn.
Sigarayı içmeyi bıraksan iyi olur.Je zou beter stoppen met roken.
Babam sigara içmeyi bıraktı.Mijn vader is gestopt met roken.
Sigara içmeyi bıraktı ve koşuya başladı.Hij stopte met roken en begon met hardlopen.
Kahve içmeyi çok sever.Uwielbia pić kawę.
İçmeyi bırakmış alkoliklerden oluşan bu grup, insanları alkolün zararlarıyla korkutmaya çalışıyordu.Grupa składała się z byłych alkoholików próbujących odstraszyć ludzi od picia.
Ayrıca uykuya çok düşkündür ve içmeyi sever.Ma problemy z depresją a ponadto uwielbia pić.
Sigara içmeyi bırakmıştı ve gittikçe zayıflıyordu.Był coraz bardziej głodny, a zarazem coraz słabszy.
P270 Bu ürünü kullanırken hiçbir şey yemeyin, içmeyiniz veya sigara içmeyin.S20/21 Nie jeść i nie pić oraz nie palić tytoniu podczas stosowania produktu.
P270 Bu ürünü kullanırken hiçbir şey yemeyin, içmeyiniz veya sigara içmeyin.S20/21 Ät inte, drick inte eller rök inte under hanteringen.
Nasyonal sosyalist hükümet sigara içmeyi kınadı ve içlerinden birçoğu tütün tüketimini açıkça eleştirdi.Nazistiska ledare fördömde rökning och kritiserade tobakskonsumtion offentligt.
Ayrıca uykuya çok düşkündür ve içmeyi sever.Han är mycket sällskapssjuk och förtjust i att dricka.
Denali klanı da Cullen'lar gibi insan kanı yerine hayvan kanı içmeyi denerler.Precis som familjen Cullen lever de på en diet av djurblod istället för människoblod.
Şarap içmeyi tercih ettiler.(Kanske vi hellre skulle välja ett rödvin? )
Görüşmeye girmeden önce kıza birlikte kahve içmeyi teklif eder.Перед співбесідою Том запрошує дівчину на каву.
Sigara içmeyi bırakmıştı ve gittikçe zayıflıyordu.Він мало їсть і все більше слабшає.
Şarap içmeyi tercih ettiler.Жінкам не дозволяли пити вино.
Sigara içmeyi bırakmıştı ve gittikçe zayıflıyordu.Poté se dostala do vnitrozemí a čím dál víc oslabovala.
Denali klanı da Cullen'lar gibi insan kanı yerine hayvan kanı içmeyi denerler.Cullenovi pijí pouze krev zvířat a sami se nazývají vegetariány.
İçmeyi bırakmış alkoliklerden oluşan bu grup, insanları alkolün zararlarıyla korkutmaya çalışıyordu.Skupina byla založena bývalými pijany, kteří se pokoušeli odrazovat občany od konzumace alkoholu.
Tedavi dehidratasyonu önlemek için yeterli miktarda sıvı içmeyi gerektirir.Měla by se podávat s dostatečným množstvím tekutin, aby se předešlo dehydrataci.
Çay'ı ve çay içmeyi çok sever.A spus că-i place ceaiul de astăzi.
Kahve içmeyi çok sever.Îi place să-și bea propriul lapte.
Kahve içmeyi çok sever.A kávé élvezete.
Denali klanı da Cullen'lar gibi insan kanı yerine hayvan kanı içmeyi denerler.A Cullen családhoz hasonlóan ők sem isznak emberi vért.
Boksörlere yasak olsa da sigara içmeyi bir sembol haline getirmişti.Menet közben katonáinak a dohányzást is megtiltotta.
Sigara içmeyi bırakmıştı ve gittikçe zayıflıyordu.Ekkor kezdett elmagányosodni, és egyre zárkózottabb lett.
Burada sigara içmeyin, lütfen.Kéretik itt nem dohányozni.
Kahve içmeyi çok sever.Hän pitää myös kahvista.
Denali klanı da Cullen'lar gibi insan kanı yerine hayvan kanı içmeyi denerler.Kuten Cullenit, Denali-ryhmäkin tyydyttää janonsa eläinten verellä ihmisveren sijaan.
Sigara içmeyi bıraktım.Lopetin tupakoinnin.
Sigara içmeyi bırakıyorum.Lopetan polttamisen.

İlgili Sayfalar