içmeye ile cümle

içmeye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Sigara içenlerin içmeyenlere oranla yakalanma riski iki kat daha yüksektir.Bei Nichtrauchern tritt PONV doppelt so oft auf wie bei Rauchern.
Mustafa törende yeyip içmeye başlamıştır.Mordor kommt und frisst uns auf.
Tom, şaşırdı, etrafa baktı ve birini bile göremedi, böylece sütünü içmeye başladı.Erst als eine Aktion schieflief, lernte er daraus und versuchte nicht mehr, seine Freunde zu beeindrucken.
Gece, içmeye gider.La nuit, il sort boire un coup.
Asla sigara içmeyeceğim.Je ne fumerai jamais.
Tom sigara içmeye çıktı.Tom sortit pour fumer une cigarette.
Bart, içki içmeye başlayınca Dean Martin'in "Hey, Brother, Pour the Wine" şarkısını söyler.Lorsque Marge est ivre, elle chante Hey brother pour the wine de Dean Martin.
Brian, bunun üzerine içmeye karar verir.Claire — Je le boirai quand même.
Her şeye rağmen de sigara içmeye devam etmektedir.Il recommence à fumer.
O da diğerleri gibi yemek ve içmeye katılır.Ils boivent et mangent autant qu'ils le peuvent.
Sigara içenlerin içmeyenlere oranla yakalanma riski iki kat daha yüksektir.Les non-fumeurs sont environ deux fois plus atteints que les fumeurs de cigarette, sans explication trouvée.
Poe nişanlılıkları boyunca içmeyeceğine söz verdi; ancak, bu sözünü yalnızca birkaç gün içinde bozdu.Poe accepte de demeurer sobre durant leur engagement - un vœu qu'il aurait violé juste quelques jours après.
Yemek yemiyor, sadece içmeye devam ediyordu.Elle lui dit qu'elle n'a plus besoin de manger, juste de boire.
Tom, şaşırdı, etrafa baktı ve birini bile göremedi, böylece sütünü içmeye başladı.Pyrard a vu, étudié, appris, mais ne s'est pas enrichi, et il se voit comme un naufragé.
O sigara içmeye gençliğinde alıştı.Él obtuvo el hábito de fumar en su juventud.
Burada sigara içmeye izin verilmez.Aquí no se permite fumar.
Bir bira içmeye gidelim.Vámonos a tomar una cerveza.
22 yaşıma kadar içki içmeye başlamadım.No empecé a beber hasta los 22.
Su içmeye devam edecek misin?¿Seguirás bebiendo agua?
Tom kahve fincanını aldı ve onu içmeye başladı.Tom cogió su taza de café y empezó a bebérsela.
Bir daha asla içki içmeyeceğim.Nunca más volveré a beber.
Sam sigara içmeye alışık mıdır?¿Juan fuma habitualmente?
Poe nişanlılıkları boyunca içmeyeceğine söz verdi; ancak, bu sözünü yalnızca birkaç gün içinde bozdu.Poe había aceptado permanecer sobrio durante el noviazgo, pero faltó a su palabra sólo unos días más tarde.
Willow, Tara'nın dersten çıkmasını bekler ve birlikte yürürlerken ertesi gün kahve içmeye karar verirler.En la universidad, Willow espera que Tara salga de su clase y quedan para tomar un café al día siguiente.
Best içmeye devam edip Londra yakınlarındanki Surbiton'daki her zaman gittiği pub'da görünüyordu.Best continuó bebiendo, y fue visto varias veces en su pub de Surrey.
Sam sigara içmeye alış.El puro pa fumar.
Bir lüks saydıkları şarabı her fırsat buluşta büyük bir arzu ile içmeye kalkarlar.Por eso, aprovechan cualquier celebración para degustar un vaso de vino.
Büyük günden 2 gece önce sahilde bir bira içmeye karar verirler.Ambos había estado bebiendo cerveza durante el día.
Bununla beraber akciğer kanseri, sigara içmeyenlerde de görülebilmektedir.Carcinoma de pulmón en no fumadores.
Hastanın işlem başlamadan 2 saat öncesinde yeme-içmeye son vermesi gerekir.Es importante que los pacientes no coman ni beban desde 12 horas antes del procedimiento.
Tom sık sık Mary ile içmeye gider mi?Tom va spesso a bere con Mary?
Kahve ya da bir şey içmeye gidelim mi?Andiamo a bere un caffè o qualcos'altro?
Sam sigara içmeye alışık mıdır?Sam fuma abitualmente?
Her şeye rağmen de sigara içmeye devam etmektedir.Anche lei smette di fumare.
Mustafa törende yeyip içmeye başlamıştır.Acab andò a mangiare e a bere.
Sigara içenlerin içmeyenlere oranla yakalanma riski iki kat daha yüksektir.Il rischio aumenta nei fumatori di otto volte rispetto ai non fumatori.
Ayranı yok içmeye, atla gider sıçmaya.Без порток, а в шляпе.
Çay içmeyeceğim.Я чай пить не буду.
Adapa şöyle yanıtlar: "Bir başkası yemeyeceksin, içmeyeceksin, dedi".Вечером он сказал им: «Кто не работает, тот не ест».
Holden bu sırada içki içmeye başlar.Тем временем, Кирстен начинает пить запоем.
Fakat tutucu ve içki içmeyen ailesiyle epey sorunlar yaşadı.На его стороне многие из тех, кому надоело пьянство и кумовщина.
Sigara içenlerde serum beta karoten düzeyleri, içmeyenlerden düşük bulunmuştur.Эффективность бета-адреноблокаторов у курильщиков ниже, чем у некурящих.
Sam sigara içmeye alışık mıdır?Кроме того, у Данте появилась привычка курить.
Sigara içenlerin içmeyenlere oranla yakalanma riski iki kat daha yüksektir.Для мужчин, выкуривающих в день по две пачки сигарет, риск стать импотентами на 40 % выше, чем для некурящих.
Poe nişanlılıkları boyunca içmeyeceğine söz verdi; ancak, bu sözünü yalnızca birkaç gün içinde bozdu.По пообещал сохранять до свадьбы трезвость, однако через несколько дней клятву нарушил.
Tom, şaşırdı, etrafa baktı ve birini bile göremedi, böylece sütünü içmeye başladı.Тем не менее, зрение стало её подводить, она не смогла читать, так что она занялась актёрством.
Acıdan deliye dönmüştur ve elinde bulunan zehri içmeye başlar.'السموم: إذا شرب بالخل ينفع من السموم كلها.'
Sam sigara içmeye alışık mıdır?هل يدخن سام عادة؟ سام يدخّن عادة!
Bununla beraber akciğer kanseri, sigara içmeyenlerde de görülebilmektedir.التأكد من سرطان الرئة في الأشخاص الغير مدخنين الذين يتعرضون للدخان.
Searle aşağıdaki şu örneklerle bunu netleştirmektedir: Sam sigara içmeye alışıktır.وفقا لسيرل، الجمل: يدخن سام عادة.
Poe nişanlılıkları boyunca içmeyeceğine söz verdi; ancak, bu sözünü yalnızca birkaç gün içinde bozdu.وافق بو على البقاء رزينًا أثناء الإرتباط - وهو تعهد انتهكه خلال بضعة أيام فقط.
Adapa şöyle yanıtlar: "Bir başkası yemeyeceksin, içmeyeceksin, dedi".ونحن نقول: يزيد وينقص، وهم يقولون: لا يزيد ولا ينقص.
Sam sigara içmeye alış.تدخين السجائر.
Tom hemen hemen her gece içmeye gitti.طوم كل يوم عنده سهرة شرب
Sigara içenlerin içmeyenlere oranla yakalanma riski iki kat daha yüksektir.Os fumadores têm um risco duas vezes superior de desenvolver a doença em relação a não-fumadores.
Searle aşağıdaki şu örneklerle bunu netleştirmektedir: Sam sigara içmeye alışıktır.De acordo com Searle, as frases: Sam fuma regularmente.
Peter bunun üzerine son bir bira daha içmeye karar verir ve içtiği biranın içinden ödül çıkar.Peter decide beber somente mais uma cerveja, na qual ele acha o último pergaminho de prata.
Daha sonra çok içki içmeye başladı ve 1984 Mayıs ayında öldü.Bebeu muito e morreu em 1989.
Yemek yemiyor, sadece içmeye devam ediyordu.Eu não bebo muito, mas eu estava bebendo.
Hiç şarap ve içki içmeyecek; daha annesinin rahmindeyken Kutsal Ruh’la dolacak.Comei e bebei, amigos; bebei fartamente, ó amados.
İlgili Sayfalar