Ana içeriğe geç
Sözlük

içmem ile cümle

içmem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
O parlak ışıktan korunmalıdır, fazla su içmemelidir ve geceyarısından sonra yemek yememelidir.Skötselråden är enkla: inte mata den efter midnatt och att undvika solljus och vatten.
Eğer nebiz içerse sana dünyaları vereceğiz deseler gereğine inanmadığım için içmem."Пива-бо пити, казав ти, не стану, якщо не наллють нам обом».
Ben sigara içmem.Я не палю.
Ben sigara içmem.Я не курю.
Ben kahve içmem.Я не п’ю кави.
Ben çayı asla sütle içmem.Я ніколи не п'ю чай з молоком.
Kahve içmem.Я не п’ю кави.
Asla kahve içmem.Я ніколи не п'ю кави.
Fazla bira içmem.Я не п'ю багато пива.
Ben votka içmem!Я не п'ю горілку!
Ben asla bira içmem.Я ніколи не п'ю пиво.
Hasta iki saat süreyle bir şey yiyip içmemelidir.Dva dny byl vězněn bez jídla a pití.
Hastalığı önlemek için en iyi yapılabilecek sigara içmemektir.Singurul mod eficient prin care boala poate fi prevenită este de a nu fuma.
Lois, orada içki içmemesi karşılığında Peter'a izin verir.Lois egy feltétellel engedi át Petert, ha nem iszik.
Doktor kızdı ve bir daha kesinlikle sigara içmemem gerektiğini söyledi.A beteg jól reagált: úgy gondolta, hogy a keze nem akarja, hogy dohányozzon.
Hasta iki saat süreyle bir şey yiyip içmemelidir.A mérés előtt 12 órával nem szabad enni.
Kahve içmem, ama bir fincan çay harika olur.Nem iszom kávét, de egy csésze tea igazán jól esne.
Kahve içmem, ama bir fincan çay harika olur.Nem iszom kávét, de egy csésze tea remekül jönne.
Doktor kızdı ve bir daha kesinlikle sigara içmemem gerektiğini söyledi.Hannu kehuskelee onnellaan ja toteaa että hänen ei ole koskaan tarvinnut tehdä työtä.
Doktor daha çok süt içmemi tavsiye etti.Lääkäri suositteli, että joisin enemmän maitoa.
Doktor çok fazla içmememi tavsiye etti.Lääkäri suositteli, että en joisi niin paljon.
Hasta iki saat süreyle bir şey yiyip içmemelidir.Ο ασθενής θα πρέπει να μην έχει φάει ή πιεί κάτι για 2 ώρες πριν τη λήψη αίματος.
O parlak ışıktan korunmalıdır, fazla su içmemelidir ve geceyarısından sonra yemek yememelidir.Den behøver meget lidt vand og kan overleve i længere tid uden at drikke.
Tom içki içmemeli.Tom bør ikke drikke.
Asla yalnız içki içmem.Jeg drikker aldrig alene.
Hasta iki saat süreyle bir şey yiyip içmemelidir.Selain itu, mereka mampu untuk tidak makan dan minum selama beberapa hari.
Doktor kızdı ve bir daha kesinlikle sigara içmemem gerektiğini söyledi.Mary putus asa, dan ia memutuskan untuk tidak menari lagi.
Evlerinin önü Mersin, Sular içmem kadınım tersin tersin.Ông vội chạy về nhà, lấy nước thanh tẩy bà.
O parlak ışıktan korunmalıdır, fazla su içmemelidir ve geceyarısından sonra yemek yememelidir.やってはいけない3つのルールがあり、1つ目は強い光に当ててはいけない、2つ目は水をかけてはいけない、3つ目は午後3時以降、餌をあげてはいけない。
Hasta iki saat süreyle bir şey yiyip içmemelidir.3日間飲まず食わずで腹をすかしている。
Örneğin: soğuk su içmemek gibi çocuklara zararlı olan şeylerden kaçınmamız gerektiği.例えば、水を飲むために、休むために、子を産むためにである。
Doktor kızdı ve bir daha kesinlikle sigara içmemem gerektiğini söyledi.もともと喫煙者で、病気を機に禁煙したが、失敗して現在は再び喫煙している。
Hastalığı önlemek için en iyi yapılabilecek sigara içmemektir.戒菸或不吸菸為預防此疾病的最佳方法。
Doktor kızdı ve bir daha kesinlikle sigara içmemem gerektiğini söyledi.」他說他仍然是無神論者,但自此再也不抽煙了。
Bumbumu içtikten 10 dakikaya kadar başka bir içki içmemeniz önerilir.您应当要注意,在任何公众场所,千万不可喝你已离开过的饮料,即使只有一分钟。
O parlak ışıktan korunmalıdır, fazla su içmemelidir ve geceyarısından sonra yemek yememelidir.식사 전에는 큰 소리로 덕담을 나누나, 식사 중에는 별로 말을 하지 않으며, 물은 주로 식후에 마신다.
Bumbumu içtikten 10 dakikaya kadar başka bir içki içmemeniz önerilir.관우가 나서기 전 조조가 따라준 술이 채 식지도 않았다는 묘사를 더하였다.
Ailem her akşam bira içmemi istemiyor.הוריי רוצים שלא בכל ערב אשתה בירה.
Bence benimde kendimle içki içmem lazım.Cred că şi eu am nevoie să beau ceva.
Bence benimde kendimle içki içmem lazım.Creo que yo también necesito un trago.
Bence benimde kendimle içki içmem lazım.Ik denk dat ik een drank nodig heb.
Bence benimde kendimle içki içmem lazım. Martha, bana katılmak ister misin?Mislim, da potrebujem pijačo.
Bence benimde kendimle içki içmem lazım.Myslím že také potøebuju sklenièku.
Bence benimde kendimle içki içmem lazım.Tôi nghĩ rằng tôi cần một thức uống bản thân mình.
Bence benimde kendimle içki içmem lazım.Χρειάζομαι κι εγώ ένα ποτό.
‹‹Bundan böyle şarap ya da içki içmemeye dikkat et, murdar bir şey yeme.Acum ia bine seama, să nu bei nici vin, nici băutură tare, şi să nu mănînci nimic necurat.
‹‹Bundan böyle şarap ya da içki içmemeye dikkat et, murdar bir şey yeme.Agora pois, toma cuidado, e não bebas vinho nem bebida forte, e não comas coisa alguma impura;
‹‹Bundan böyle şarap ya da içki içmemeye dikkat et, murdar bir şey yeme.Ahora, guárdate, por favor, y no bebas vino ni licor. Tampoco comas nada inmundo
‹‹Bundan böyle şarap ya da içki içmemeye dikkat et, murdar bir şey yeme.Denk erom dat u geen wijn of sterke drank drinkt en dat u niets eet, dat onrein is.
‹‹Bundan böyle şarap ya da içki içmemeye dikkat et, murdar bir şey yeme.ért most megójjad magad, és ne igyál se bort, se [más] részegítõ italt, és ne egyél semmi tisztátalant.
‹‹Bundan böyle şarap ya da içki içmemeye dikkat et, murdar bir şey yeme.그러므로 너는 삼가서 포도주와 독주를 마시지 말지며 무릇 부정한 것을 먹지 말지니라
‹‹Bundan böyle şarap ya da içki içmemeye dikkat et, murdar bir şey yeme.Maintenant prends bien garde, ne bois ni vin ni liqueur forte, et ne mange rien d`impur.
‹‹Bundan böyle şarap ya da içki içmemeye dikkat et, murdar bir şey yeme.Ora guardati dal bere vino o bevanda inebriante e dal mangiare nulla d'immondo
‹‹Bundan böyle şarap ya da içki içmemeye dikkat et, murdar bir şey yeme.Preto sa teraz vystríhaj a nepi vína ani nijakého nápoja opojného ani nejedz ničoho nečistého.
‹‹Bundan böyle şarap ya da içki içmemeye dikkat et, murdar bir şey yeme.Protož nyní vystříhej se, abys vína nepila aneb nápoje opojného, a abys nejedla nic nečistého.
‹‹Bundan böyle şarap ya da içki içmemeye dikkat et, murdar bir şey yeme.Przetoż się teraz strzeż, abyś nie piła wina, i napoju mocnego, i abyś nie jadła nic nieczystego;
‹‹Bundan böyle şarap ya da içki içmemeye dikkat et, murdar bir şey yeme.Så ta dig nu i vare og drikk ikke vin eller sterk drikk og et ikke noget urent!
‹‹Bundan böyle şarap ya da içki içmemeye dikkat et, murdar bir şey yeme.Sebab itu jagalah dirimu baik-baik. Jangan minum anggur atau minuman keras, atau makan sesuatu yang haram
‹‹Bundan böyle şarap ya da içki içmemeye dikkat et, murdar bir şey yeme.Sedaj pa varuj se, pravim, da ne piješ vina in močne pijače in ne ješ nič nečistega.
‹‹Bundan böyle şarap ya da içki içmemeye dikkat et, murdar bir şey yeme.So hüte dich nun, daß du nicht Wein noch starkes Getränk trinkst und nichts Unreines essest;
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod