içmek ile cümle
içmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
‹‹Dövdüler beni ama incinmedim, Vurdular ama farketmedim›› dersin, ‹‹Yeniden içmek için ne zaman ayılacağım?››Rzeczesz:Ubito mię, a nie stękałem, potłuczono mię, a nie czułem. Gdy się ocucę, udam się zaś do tego.
‹‹Dövdüler beni ama incinmedim, Vurdular ama farketmedim›› dersin, ‹‹Yeniden içmek için ne zaman ayılacağım?››Ütöttek engem, nékem nem fájt; vertek, nem éreztem! Mikor ébredek fel? Akkor folytatom, ismét megkeresem azt.
‹‹Dövdüler beni ama incinmedim, Vurdular ama farketmedim›› dersin, ‹‹Yeniden içmek için ne zaman ayılacağım?››Удариха ме ще речеш , и не ме заболя; Биха ме, и не усетих. Кога ще се събудя за да го търся пак?
‹‹Dövdüler beni ama incinmedim, Vurdular ama farketmedim›› dersin, ‹‹Yeniden içmek için ne zaman ayılacağım?››הכוני בל חליתי הלמוני בל ידעתי מתי אקיץ אוסיף אבקשנו עוד׃
‹‹Dövdüler beni ama incinmedim, Vurdular ama farketmedim›› dersin, ‹‹Yeniden içmek için ne zaman ayılacağım?››يقول ضربوني ولم اتوجع. لقد لكأوني ولم اعرف. متى استيقظ. اعود اطلبها بعد
‹‹Dövdüler beni ama incinmedim, Vurdular ama farketmedim›› dersin, ‹‹Yeniden içmek için ne zaman ayılacağım?››你 必 說 、 人 打 我 我 卻 未 受 傷 、 人 鞭 打 我 我 竟 不 覺 得 、 我 幾 時 清 醒 、 我 仍 去 尋 酒
‹‹Dövdüler beni ama incinmedim, Vurdular ama farketmedim›› dersin, ‹‹Yeniden içmek için ne zaman ayılacağım?››你 必說 、 人 打我 我 卻 未 受 傷 、 人 鞭打 我 我 竟 不 覺得 、 我幾時 清醒 、 我 仍 去 尋酒
‹Efendimin şarap içmek, fala bakmak için kullandığı kâse değil mi bu? Bunu yapmakla kötülük ettiniz.› ››Ali ni tisto, iz česar pije gospod moj in s česar pomočjo prorokuje? Hudo ste ravnali, ko ste storili to.
‹Efendimin şarap içmek, fala bakmak için kullandığı kâse değil mi bu? Bunu yapmakla kötülük ettiniz.› ››Avagy nem abból iszik-é az én uram? és abból szokott jövendölni! Gonoszul cselekedtétek, a mit cselekedtetek!
‹Efendimin şarap içmek, fala bakmak için kullandığı kâse değil mi bu? Bunu yapmakla kötülük ettiniz.› ››Či nie je to ten pohár, z ktorého pije môj pán? A on ním aj veští! Zle ste urobili, čo ste urobili!
‹Efendimin şarap içmek, fala bakmak için kullandığı kâse değil mi bu? Bunu yapmakla kötülük ettiniz.› ››Er det ikke det beger som min herre drikker av, og som han spår i? Dette var ille gjort av eder.
‹Efendimin şarap içmek, fala bakmak için kullandığı kâse değil mi bu? Bunu yapmakla kötülük ettiniz.› ››Ist's nicht das, daraus mein Herr trinkt und damit er weissagt? Ihr habt übel getan.
‹Efendimin şarap içmek, fala bakmak için kullandığı kâse değil mi bu? Bunu yapmakla kötülük ettiniz.› ››이것은 내 주인이 가지고 마시며 늘 점치는데 쓰는것이 아니냐 너희가 이같이 하니 악하도다 하라
‹Efendimin şarap içmek, fala bakmak için kullandığı kâse değil mi bu? Bunu yapmakla kötülük ettiniz.› ››Não é esta a taça por que bebe meu senhor, e de que se serve para adivinhar? Fizestes mal no que fizestes.
‹Efendimin şarap içmek, fala bakmak için kullandığı kâse değil mi bu? Bunu yapmakla kötülük ettiniz.› ››¿No es ésta la copa que mi señor usa para beber y por la que suele adivinar? Habéis actuado mal al hacer esto.
‹Efendimin şarap içmek, fala bakmak için kullandığı kâse değil mi bu? Bunu yapmakla kötülük ettiniz.› ››Не е ли тая чашата с която пие господарят ми, и с която даже гадае? Зле постъпихте като сторихте това.
‹Efendimin şarap içmek, fala bakmak için kullandığı kâse değil mi bu? Bunu yapmakla kötülük ettiniz.› ››Не та ли это, из которой пьет господин мой и он гадает на ней? Худо это вы сделали.
‹Efendimin şarap içmek, fala bakmak için kullandığı kâse değil mi bu? Bunu yapmakla kötülük ettiniz.› ››הלוא זה אשר ישתה אדני בו והוא נחש ינחש בו הרעתם אשר עשיתם׃
‹Efendimin şarap içmek, fala bakmak için kullandığı kâse değil mi bu? Bunu yapmakla kötülük ettiniz.› ››أليس هذا هو الذي يشرب سيدي فيه. وهو يتفاءل به. اسأتم في ما صنعتم
‹Efendimin şarap içmek, fala bakmak için kullandığı kâse değil mi bu? Bunu yapmakla kötülük ettiniz.› ››這 不 是 我 主 人 飲 酒 的 杯 麼 、 豈 不 是 他 占 卜 用 的 麼 、 你 們 這 樣 行 是 作 惡 了
‹Efendimin şarap içmek, fala bakmak için kullandığı kâse değil mi bu? Bunu yapmakla kötülük ettiniz.› ››這 不 是 我 主人 飲 酒 的 杯麼 、 豈 不 是 他 占卜 用 的 麼 、 你 們這樣 行 是 作惡了
Eğer kâseyi elinden alır, içmek istemezlerse, de ki, ‹Her Şeye Egemen RAB şöyle diyor: Kesinlikle içeceksiniz!그들이 만일 네 손에서 잔을 받아 마시기를 거절하거든 너는 그들에게 이르기를 만군의 여호와의 말씀에 너희가 반드시 마시리라
Eğer kâseyi elinden alır, içmek istemezlerse, de ki, ‹Her Şeye Egemen RAB şöyle diyor: Kesinlikle içeceksiniz!,Şi dacă nu vor vrea să ia din mîna ta potirul ca să bea, spune-le: ,Aşa vorbeşte Domnul oştirilor`: ,Beţi!
Eğer kâseyi elinden alır, içmek istemezlerse, de ki, ‹Her Şeye Egemen RAB şöyle diyor: Kesinlikle içeceksiniz!והיה כי ימאנו לקחת הכוס מידך לשתות ואמרת אליהם כה אמר יהוה צבאות שתו תשתו׃
Eğer kâseyi elinden alır, içmek istemezlerse, de ki, ‹Her Şeye Egemen RAB şöyle diyor: Kesinlikle içeceksiniz!ويكون اذا أبوا ان يأخذوا الكاس من يدك ليشربوا انك تقول لهم. هكذا قال رب الجنود تشربون شربا.
Eğer kâseyi elinden alır, içmek istemezlerse, de ki, ‹Her Şeye Egemen RAB şöyle diyor: Kesinlikle içeceksiniz!他 們 若 不 肯 從 你 手 接 這 杯 喝 、 你 就 要 對 他 們 說 、 萬 軍 之 耶 和 華 如 此 說 、 你 們 一 定 要 喝
Eğer kâseyi elinden alır, içmek istemezlerse, de ki, ‹Her Şeye Egemen RAB şöyle diyor: Kesinlikle içeceksiniz!他 們 若 不 肯 從 你 手 接這杯 喝 、 你 就 要 對 他 們說 、 萬軍 之 耶和華 如此 說 、 你 們 一定 要 喝
[endişe verici müzik başlar] [adam şarkı söyler]: En harika sudan içmek istiyorum.Ich will vom größten Wasser trinken.
[endişe verici müzik başlar] [adam şarkı söyler]: En harika sudan içmek istiyorum.[kasvavaa musiikkia]
[endişe verici müzik başlar] [adam şarkı söyler]: En harika sudan içmek istiyorum.[긴장감이 고조되는 음악 효과]
[endişe verici müzik başlar] [adam şarkı söyler]: En harika sudan içmek istiyorum.người đàn ông ca hát: tôi muốn uống từ nước lớn nhất.
[endişe verici müzik başlar] [adam şarkı söyler]: En harika sudan içmek istiyorum.[olycksbådande musik]
[endişe verici müzik başlar] [adam şarkı söyler]: En harika sudan içmek istiyorum.[тревожная музыка]
[endişe verici müzik başlar] [adam şarkı söyler]: En harika sudan içmek istiyorum.[صدور موسيقى مشوشة]
[endişe verici müzik başlar] [adam şarkı söyler]: En harika sudan içmek istiyorum.歌: 飲みたいのは
En harika sudan içmek istiyorum.Chcę pić najlepszą wodę.
En harika sudan içmek istiyorum.I want to drink from the greatest water.
En temiz sudan içmek istiyorum.A legtisztább vízből akarok inni.
En temiz sudan içmek istiyorum.Chcę pić najczystszą wodę.
En temiz sudan içmek istiyorum.Haluan juoda raikkainta vettä.
En temiz sudan içmek istiyorum.Ich will vom klarsten Wasser trinken.
En temiz sudan içmek istiyorum.Ik wil drinken van het helderste water.
En temiz sudan içmek istiyorum.I want to drink from the clearest water.
En temiz sudan içmek istiyorum.I want to drink from the clearest water.
En temiz sudan içmek istiyorum.Jag vill dricka från de klaraste vatten.
En temiz sudan içmek istiyorum.Jen z nejlepší vody chci pít, k jídlu chci, co by každý měl mít.
En temiz sudan içmek istiyorum.Je veux boire l'eau la plus pure.
En temiz sudan içmek istiyorum.남자 노랫소리: 난 제일 깨끗한 물을 마시고 싶어요.
En temiz sudan içmek istiyorum.난 제일 깨끗한 물을 마시고 싶어요.
En temiz sudan içmek istiyorum.mand synger: I want to drink from the clearest water.
En temiz sudan içmek istiyorum.Tôi muốn uống từ nước rõ ràng nhất.
En temiz sudan içmek istiyorum.Voglio dissetarmi alle acque più limpide.
En temiz sudan içmek istiyorum. Yemem gereken şeylerden yemek istiyorum.Jen z nejčistší vody chci pít, k jídlu chci, co by každý měl mít.
En temiz sudan içmek istiyorum. Yemem gereken şeyleri yemek istiyorum.Jen z nejčistší vody chci pít, k jídlu chci, co by každý měl mít.
En temiz sudan içmek istiyorum.Το πιο κρυστάλλινο νερό, θέλω να πίνω.
En temiz sudan içmek istiyorum.мужчина поет: Я хочу пить из чистого источника.
En temiz sudan içmek istiyorum.Я хочу пить из чистого источника.
En temiz sudan içmek istiyorum.Я хочу пить, из чистого источника.
En temiz sudan içmek istiyorum.أريد أن أشرب من أنقى المياه.
En temiz sudan içmek istiyorum.رجل يغني: أريد أن أشرب من أنقى المياه.
İlgili Sayfalar