içmek ile cümle
içmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Çay içmek için şarkı söylemeniz gerektiğini tahmin edebiliyorsunuzdur sanırım!차를 마시기 전에 노래를 좀 해주셔야 할 것 같은데요?
Çay içmek için şarkı söylemeniz gerektiğini tahmin edebiliyorsunuzdur sanırım!Nem vélik-e úgy, hogy énekelniük kell a teájukért?
Çay içmek için şarkı söylemeniz gerektiğini tahmin edebiliyorsunuzdur sanırım!Non credete sia il caso di cantare per il vostro tè, dico io?
Çay içmek için şarkı söylemeniz gerektiğini tahmin edebiliyorsunuzdur sanırım!Pensez-vous que vous devez chanter pour votre thé?
Çay içmek için şarkı söylemeniz gerektiğini tahmin edebiliyorsunuzdur sanırım!Pomysleli byste si, že si musíte čaj odzpívat?
Çay içmek için şarkı söylemeniz gerektiğini tahmin edebiliyorsunuzdur sanırım!Rechnen Sie damit, dass Sie für Ihren Tee singen müssen?
Çay içmek için şarkı söylemeniz gerektiğini tahmin edebiliyorsunuzdur sanırım!Sądzicie, że potrzebujecie śpiewać przy herbacie?
Çay içmek için şarkı söylemeniz gerektiğini tahmin edebiliyorsunuzdur sanırım!V-aţi fi gândit că trebuie să cântaţi pentru ceaiul vostru?
Çay içmek için şarkı söylemeniz gerektiğini tahmin edebiliyorsunuzdur sanırım!Wat denken jullie, moeten jullie zingen om thee te krijgen?
Çay içmek için şarkı söylemeniz gerektiğini tahmin edebiliyorsunuzdur sanırım!Не мислите ли, че ще трябва да попеете за чая си?
Çay içmek için şarkı söylemeniz gerektiğini tahmin edebiliyorsunuzdur sanırım!Разве вы думаете, что вам нужно спеть для того, чтобы получить чай?
Çay içmek için şarkı söylemeniz gerektiğini tahmin edebiliyorsunuzdur sanırım!Чи ви усвідомлюєте, що матимете співати за ваш чай, мені цікаво?
Çay içmek için şarkı söylemeniz gerektiğini tahmin edebiliyorsunuzdur sanırım!האם אתם חושבים שאתם צריכים לשיר עבור התה?
Çay içmek için şarkı söylemeniz gerektiğini tahmin edebiliyorsunuzdur sanırım!هل تعتقدون بانكم بحاجة لان اغني لكم من اجل الشاي , كما أظن؟
Çay içmek için şarkı söylemeniz gerektiğini tahmin edebiliyorsunuzdur sanırım!お茶のためにみんなで歌いましょう
Cumartesi burada içmek yerine randevunuz olması gerekti.Kalian harusnya berkencan dan bukannya malah minum pada hari sabtu
Cumartesi burada içmek yerine randevunuz olması gerekti.아니, 주말에 데이트를 해야지 이런 데서 술이나 마시고 이게 뭐니 이게?
Cumartesi burada içmek yerine randevunuz olması gerekti.Un sábado deberían salir con alguien, no juntarse a beber.
Cumartesi burada içmek yerine randevunuz olması gerekti.Vocês deveriam estar saindo com alguém e não estar aqui bebendo num sábado.
Cumartesi burada içmek yerine randevunuz olması gerekti.Вам потрібно зустрічатися з дівчатами а не пити тут по суботах.
Cumartesi burada içmek yerine randevunuz olması gerekti.يجب أن تكونا في الخارج تواعدان .لا أن تشربا هنا في ليلة السبت
Çünkü bedeni farketmeden yiyip içen, böyle yiyip içmekle kendi kendini mahkûm eder.Albowiem kto je i pije niegodnie, sąd sobie samemu je i pije, nie rozsądzając ciała Pańskiego.
Çünkü bedeni farketmeden yiyip içen, böyle yiyip içmekle kendi kendini mahkûm eder.Căci cine mănîncă şi bea, îşi mănîncă şi bea osînda lui însuş, dacă nu deosebeşte trupul Domnului.
Çünkü bedeni farketmeden yiyip içen, böyle yiyip içmekle kendi kendini mahkûm eder.car celui qui mange et boit sans discerner le corps du Seigneur, mange et boit un jugement contre lui-même.
Çünkü bedeni farketmeden yiyip içen, böyle yiyip içmekle kendi kendini mahkûm eder.주의 몸을 분변치 못하고 먹고 마시는 자는 자기의 죄를 먹고 마시는 것이니라
Çünkü bedeni farketmeden yiyip içen, böyle yiyip içmekle kendi kendini mahkûm eder.Lebo ten, kto nehodne jie a pije, jie a pije si súd nerozsudzujúc tela Pánovho.
Çünkü bedeni farketmeden yiyip içen, böyle yiyip içmekle kendi kendini mahkûm eder.Nebo kdož jí a pije nehodně, odsouzení sobě jí a pije, nerozsuzuje těla Páně.
Çünkü bedeni farketmeden yiyip içen, böyle yiyip içmekle kendi kendini mahkûm eder.perché chi mangia e beve senza riconoscere il corpo del Signore, mangia e beve la propria condanna
Çünkü bedeni farketmeden yiyip içen, böyle yiyip içmekle kendi kendini mahkûm eder.Porque el que come y bebe, no discerniendo el cuerpo, juicio come y bebe para sí
Çünkü bedeni farketmeden yiyip içen, böyle yiyip içmekle kendi kendini mahkûm eder.Porque quem come e bebe, come e bebe para sua própria condenação, se não discernir o corpo do Senhor.
Çünkü bedeni farketmeden yiyip içen, böyle yiyip içmekle kendi kendini mahkûm eder.sillä joka syö ja juo erottamatta Herran ruumista muusta, syö ja juo tuomioksensa.
Çünkü bedeni farketmeden yiyip içen, böyle yiyip içmekle kendi kendini mahkûm eder.Thi den, som æder og drikker, æder og drikker sig selv en Dom til, når han ikke agter på Legenet.
Çünkü bedeni farketmeden yiyip içen, böyle yiyip içmekle kendi kendini mahkûm eder.vì người nào không phân biệt thân Chúa mà ăn bánh uống chén đó, tức là ăn uống sự xét đoán cho mình.
Çünkü bedeni farketmeden yiyip içen, böyle yiyip içmekle kendi kendini mahkûm eder.vì người nào không phân_biệt thân Chúa mà ăn bánh uống chén đó , tức_là ăn_uống sự xét_đoán cho mình .
Çünkü bedeni farketmeden yiyip içen, böyle yiyip içmekle kendi kendini mahkûm eder.zakaj kdor jé in pije nevredno, jé in pije sebi sodbo, ker ne razločuje telesa Gospodovega.
Çünkü bedeni farketmeden yiyip içen, böyle yiyip içmekle kendi kendini mahkûm eder.διοτι ο τρωγων και πινων αναξιως τρωγει και πινει κατακρισιν εις εαυτον, μη διακρινων το σωμα του Κυριου.
Çünkü bedeni farketmeden yiyip içen, böyle yiyip içmekle kendi kendini mahkûm eder.Вие знаете, че когато бяхте езичници, отвличахте се към нямите идоли, както и да ви водеха.
Çünkü bedeni farketmeden yiyip içen, böyle yiyip içmekle kendi kendini mahkûm eder.Ибо, кто ест и пьет недостойно, тот ест и пьет осуждение себе, не рассуждаяо Теле Господнем.
Çünkü bedeni farketmeden yiyip içen, böyle yiyip içmekle kendi kendini mahkûm eder.Хто бо їсть і пє недостойно, суд собі їсть і пє, нерозсуджаючи про тіло Господнє.
Çünkü bedeni farketmeden yiyip içen, böyle yiyip içmekle kendi kendini mahkûm eder.כי האכל והשתה שלא כראוי אכל ושתה דין לנפשו יען אשר לא הפלה את גוף האדון׃
Çünkü bedeni farketmeden yiyip içen, böyle yiyip içmekle kendi kendini mahkûm eder.لان الذي يأكل ويشرب بدون استحقاق يأكل ويشرب دينونة لنفسه غير مميّز جسد الرب.
Çünkü bedeni farketmeden yiyip içen, böyle yiyip içmekle kendi kendini mahkûm eder.因 為 人 喫 喝 、 若 不 分 辨 是 主 的 身 體 、 就 是 喫 喝 自 己 的 罪 了
Çünkü bedeni farketmeden yiyip içen, böyle yiyip içmekle kendi kendini mahkûm eder.因為 人 喫喝 、 若 不 分辨 是 主 的 身體 、 就 是 喫喝 自己 的 罪了
Demek öyle. Seung Jo, kafeteryaya gidip çay içmek ister misin?그렇겠지
Din değiştirmenin bir cezası yoktur. İçki içmek gibi kişisel şeylerin bir cezası yoktur.Não há punição para atos pessoais, como beber.
Dışarı çıkıp bir şeyler içmek istiyorum.Aku mau keluar dan minum sesuatu.
Dışarı çıkıp bir şeyler içmek istiyorum.J'aimerais aller boire un verre.
Dışarı çıkıp bir şeyler içmek istiyorum.Me gustaría ir y tomar una bebida.
Dışarı çıkıp bir şeyler içmek istiyorum.Mi-ar placea sa mergem sa bem ceva.
Dışarı çıkıp bir şeyler içmek istiyorum.Rád bych šel ven na skleničku.
Dışarı çıkıp bir şeyler içmek istiyorum.Ra ngoài uống một ly nhé.
Dışarı çıkıp bir şeyler içmek istiyorum.Szeretnék elmenni és meginni egy italt.
Dışarı çıkıp bir şeyler içmek istiyorum.Vorrei uscire e bere qualcosa.
Dışarı çıkıp bir şeyler içmek istiyorum.Искам да пийнем по нещо.
Dışarı çıkıp bir şeyler içmek istiyorum.Я бы прогулялся и выпил чего-нибудь.
Dışarı çıkıp bir şeyler içmek istiyorum.أريد أن أخرج معك لتناول الشراب
‹‹Dövdüler beni ama incinmedim, Vurdular ama farketmedim›› dersin, ‹‹Yeniden içmek için ne zaman ayılacağım?››Bíli so me, porečeš, a ni me bolelo, tepli so me, nisem čutil. Ko se zbudim, bom nadaljeval, zopet ga poiščem!
‹‹Dövdüler beni ama incinmedim, Vurdular ama farketmedim›› dersin, ‹‹Yeniden içmek için ne zaman ayılacağım?››Díš: Zbili mne, a nestonal jsem, tloukli mne, a nečil jsem; když procítím, dám se zase v to.
‹‹Dövdüler beni ama incinmedim, Vurdular ama farketmedim›› dersin, ‹‹Yeniden içmek için ne zaman ayılacağım?››네가 스스로 말하기를 사람이 나를 때려도 나는 아프지 아니하고 나를 상하게 하여도 내게 감각이 없도다 내가 언제나 깰까 다시 술을 찾겠다 하리라
‹‹Dövdüler beni ama incinmedim, Vurdular ama farketmedim›› dersin, ‹‹Yeniden içmek için ne zaman ayılacağım?››,,M'a lovit... dar nu mă doare!... M'a bătut... dar nu simt nimic! Cînd... mă voi trezi? Mai vreau vin!``
İlgili Sayfalar