içme ile cümle
içme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Tom şampanya içmek istiyor.Tom pezsgőt akar inni.
Kahve içmem, ama bir fincan çay harika olur.Nem iszom kávét, de egy csésze tea igazán jól esne.
Kahve içmem, ama bir fincan çay harika olur.Nem iszom kávét, de egy csésze tea remekül jönne.
Moğolistan'daki en büyük içme suyu kaynağıdır.Se on Mongolian tärkein juomaveden lähde.
Görüp konuştuğu insanlar buraya bira içmeye gelen bu insanlardır.Hän on sellainen tyyppi, jonka kanssa voisit ottaa oluen.
Eskiden içme suları buralardan sağlanırdı.Aikaisemmin paikalla oli sijainnut olutpanimo.
Kahve içmeyi çok sever.Hän pitää myös kahvista.
Burada sigara içmek yasaktır!Täällä ei saa polttaa.
Denali klanı da Cullen'lar gibi insan kanı yerine hayvan kanı içmeyi denerler.Kuten Cullenit, Denali-ryhmäkin tyydyttää janonsa eläinten verellä ihmisveren sijaan.
Büyük günden 2 gece önce sahilde bir bira içmeye karar verirler.Lahden rannoilla on harjoitettu nautakarjan laidunnusta jo parikymmentä vuotta.
İçme Suyu yeterlidir.Lähteen vesi on juotavaa.
Sam sigara içmeye alış.Eva polttaa tupakan.
Köylü bu suyu içme suyu olarak kullanmıştır.Eläimet voivat käyttää niiden vettä juomavetenä.
İçme suyu vardır ama kullanılmamaktadır.Vedestä voi olla hyötyä, mutta sitä ei pidä juoda liikaa.
Noot Seear, Heidi: İnsanların kanını içmeleri için onları Volturi vampirlerine taşıyan bir vampir.Heidi on vampyyri, joka kuljettaa ihmisiä Volturien luo syötäväksi.
İçmeli BelediyesiPommac Drinkkiklubi.
Köyün içme suyu şebekesi 2006 yılında tesis edilmiştir.Vantaan Veden vuosikertomus 2006 Vantaan kaupunki.
Dolayısıyla bu arıtma yoluyla içme suyu üretilemiyor.Se tarkoittaa, että lääkkeen voi ottaa silloin ilman vettä.
Köyün içme suyu şebekesi2008 yılından bu yana vardır ancakkanalizasyon şebekesi yoktur.Yhdyskunnan jätevesiä ei ole enää päästetty jokeen puhdistamattomina vuoden 2009 jälkeen.
İçme suyu şebekesi yeniden elden geçirildi.Vedenpuhdistamon siirtämistä muualle on suunniteltu.
7) Yemeye, içmeye ve kadınlara düşkün olmamak.Hän rakastaa syömistä, juomista ja naisia.
Kanalizasyon ve İçme suyu şebekesi mevcuttur.Alkoholijuoma- ja juomapakkausvero Verohallinto.
Günümüzde de kuyu içme suyu temininde kullanılmaktadır.Nykyään koiraa voi käyttää vesipelastuksessa.
Her şeye rağmen de sigara içmeye devam etmektedir.Hän ei kuitenkaan lopettanut tupakointia.
Şarap içmenin iyiliklerini anlatmakta.Sopii hyvin viinin valmistukseen.
Köyün içme suyu şebekesi vardır ancak kanalizasyon şebekesi 1983 yılından beri faaliyettedir.Tehtaalla on toiminut biologinen jätevedenpuhdistamo vuodesta 1983.
Yeme ve içmede isteksizlik vardır.Ihmisille yhteistä on tarve syödä ja juoda.
En büyük hobileri çay içmek, şarkı söyleyip müzik yapmak ve Pai Sho oynamaktır.YÖ: Laulu meille kahdelle / Syödään, juodaan ja rakastellaan (kyynikon laulu) Poko Rekords.
Köyün içme suyu şebekesi ve kanalizasyon ağı vardır.Kylässä on jätevedenpuhdistamo sekä kaupungin vesiverkosto.
Şarap içmezler, domuz eti yemezler.Siksi siihen ei kuulu sianliha, alkoholi eivätkä veriruoat.
Doktor kızdı ve bir daha kesinlikle sigara içmemem gerektiğini söyledi.Hannu kehuskelee onnellaan ja toteaa että hänen ei ole koskaan tarvinnut tehdä työtä.
Serinletici içecekler içmede de aşırı gidilmemelidir.Klooraamatonta pintavettä ei tule juoda.
İçme suyu ve kanalizasyon şebekesi 2008'de kurulmuştur.Pajasaaren rakennukset yhdistettiin vesi- ja viemäriverkostoon vasta vuonna 2008.
Artık hayatında her gün sadece içmektedir, o kadar.Hän ei syönyt mitään koko aikana ja joi vain 4,5 litraa vettä päivässä.
Kanalizasyon ve içme suyu şebekeleri yapılmıştır.Kastelukanava- ja vesisäiliötöitä tehtiin.
Sigara içmeyi bıraktım.Lopetin tupakoinnin.
Sigara içmeyi bırakıyorum.Lopetan polttamisen.
Sigarayı içmeyi bıraksan iyi olur.Sinun olisi parasta lopettaa tupakointi.
Tom sonunda sigara içmeyi bıraktı.Lopulta Tom lopetti tupakanpolton.
O ona sigara içmeyi azaltmasını tavsiye etti fakat o yapabileceğini düşünmüyordu.Hän suositteli hänelle tupakoinnin vähentämistä, mutta hän ei uskonut pystyvänsä siihen.
Doktor daha çok süt içmemi tavsiye etti.Lääkäri suositteli, että joisin enemmän maitoa.
Lütfen içme suyunun saf olduğundan emin ol.Varmista, että juomavesi on puhdasta.
Doktor çok fazla içmememi tavsiye etti.Lääkäri suositteli, että en joisi niin paljon.
Sigara içmek öldürebilir.Tupakointi on hengenvaarallista.
Butan'da 2005 yılından beri sigara içmek tamamen yasaklanmıştır.Το Μπουτάν έχει πλήρη απαγόρευση του καπνίσματος από το 2005.
Mükemmel kalitede içme suyu Almanya'da ülkenin he yerinde herhangi bir zaman temin edilebilmektedir.Πόσιμο νερό άριστης ποιότητας είναι διαθέσιμο παντού και ανά πάσα στιγμή στη Γερμανία.
Sam sigara içmeye alışık mıdır?Το τσιγάρο χρησιμοποιείται για το κάπνισμα.
Hasta iki saat süreyle bir şey yiyip içmemelidir.Ο ασθενής θα πρέπει να μην έχει φάει ή πιεί κάτι για 2 ώρες πριν τη λήψη αίματος.
P270 Bu ürünü kullanırken hiçbir şey yemeyin, içmeyiniz veya sigara içmeyin.S20/21 Όταν το χρησιμοποιείτε μην τρώτε, μην πίνετε, μην καπνίζετε.
Duyguları vardı; yeme, içme, dövüşme, ağlama gibi eylemlerde buluuyor, hastalanıp ölebiliyorlardı.Έχουν συναισθήματα, τρώνε, πίνουν, πολεμάνε, κλαίνε, αρρωσταίνουν, και πεθαίνουν.
Sam sigara içmeye alış.Κάπνισμα Τσιγάρο
İçme suyu şebekesi yapılmıştır.Κατά την κατασκευή γυαλιού ασφαλείας.
Bu göl aynı zamanda kentin içme suyu ihtiyacını karşılar.Αυτές οι δύο λίμνες παρέχουν την πόλη με τις εγχώριες πόσιμο νερό.
Her şeye rağmen de sigara içmeye devam etmektedir.Παράλληλα δεν έκοψε το κάπνισμα.
Serinletici içecekler içmede de aşırı gidilmemelidir.Κανένα ζώο δεν πρέπει να πίνει υπερβολικό αλκοόλ.
Ayrıca uykuya çok düşkündür ve içmeyi sever.Αρέσκεται στο να κοιμάται και να πίνει λίγο παραπάνω.
Yemekten, içmekten kesildi.Απογοητευμένος άρχισε να πίνει.
Görüşmeye girmeden önce kıza birlikte kahve içmeyi teklif eder.Την προσκαλεί να πιούνε ένα καφέ μαζί.
Tedavi amaçlı tüketim dışında Antik Yunanistan'da kadınların şarap içmesi hoş karşılanmazdı.Εκτός από τις ιατρικές περιστάσεις, η ελληνική κοινωνία αποδοκίμαζε τις γυναίκες που έπιναν κρασί.
Bununla beraber akciğer kanseri, sigara içmeyenlerde de görülebilmektedir.Εκτός από καρκίνο ο καπνιστής μπορεί να εμφανίσει καρδιοαγγειακά προβλήματα.
İlgili Sayfalar