içme ile cümle

içme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Tom, şaşırdı, etrafa baktı ve birini bile göremedi, böylece sütünü içmeye başladı.Ele se tornou forte e começou a usar a força sem entendê-la, nem saber controlá-la.
Bira içmeyi bıraktım.Eu parei de beber cerveja.
Ne içmek istersiniz?O que vocês querem beber?
Burada sigara içmek yasaktır.É proibido fumar aqui.
Yıllardır sigara içmedim.Eu não fumei durante anos.
Sürahi filtreler az miktarda içme suyu için kullanılabilir.Kruikfilters kunnen worden gebruikt voor kleine hoeveelheden drinkwater.
Çoğu Tibetli günde birkaç bardak yak yağı çayı içmektedir.De meeste Tibetanen drinken dagelijks veel boterthee.
Daha sonra çok içki içmeye başladı ve 1984 Mayıs ayında öldü.Hij werd een zware drinker en werd in mei 1984 vermoord teruggevonden.
İçme Suyu yeterlidir.Het water is drinkbaar.
Yemek yemiyor, sadece içmeye devam ediyordu.Zelf eet hij niet, maar drinkt enkel de wijn.
Mahallenin [[içme suyu şebekesi vardır)) [[kanalizasyon şebekesi vardır.))Waterrijk (Woerden) een woonwijk in Woerden.
Kontamine içme suyunda larvanın öldürülmesi için temefos adlı kimyasal kullanılabilir.Verontreinigd drinkwater kan worden behandeld met het chemische middel temefos dat de larve doodt.
Baraj yıllık 33 hm³'lük içme suyu sağlamaktadır.Tunesië levert het hele jaar drinkwater van goede kwaliteit.
Kahve içmeyi çok sever.Hij drinkt graag kokosnootmelk.
19 Mayıs - Türkiye'de Sigara İçme Yasağı resmen uygulanmaya başlamıştır.1 januari: een uitgebreid rookverbod wordt van kracht.
Mahallenin [[içme suyu şebekesi)VARDIR ancak kanalizasyon şebekesi YOKTUR.Om de woning loopt een gepleisterde plint, de voorgevel is niet bepleisterd.
Çünkü sarhoşluğun içme yoluyla oluştuğu kesin değildir.Maar het werkwoord is niet tranken doch trinken.
Köyün içme suyu şebekesi vardır (2006 yılından itibaren) ancak kanalizasyon şebekesi yoktur.Er bestaat geen geneesmiddel voor het virus, maar sinds 2006 is er wel een werkzaam vaccin.
Mahallenin [[içme suyu şebekesi vardır ve evlerde su bulunuyor. kanalizasyon şebekesi vardır.Dit zijn huizen met een eigen of gedeelde aanlegsteiger; aan de waterkant.
2006 - İskoçya'da kamusal alanlarda sigara içmek yasaklandı.West-Australië: Sinds juli 2006 is roken verboden in alle gesloten publieke ruimten.
İlk çocuğa hamile kalana kadar sigara içme alışkanlığı vardı.Op dat moment was ze zwanger van hun eerste kind.
Genelde insan kanı içmez.Iemands bloed wel kunnen drinken.
Oturmak, yemek, içmek, uyumak gibi...Dit zijn dingen als eten, drinken en slapen.
Bunlar arasında kitabeler, İçme Höyüğü buluntuları ve çeşitli etnoğrafik eserler yer almaktadır.Voor de boeken die zij los van elkaar schreven, zie: Kees van Kooten en Wim de Bie.
Mahallenin [[içme suyu şebekesi mursal mahallesinden gelmektedir.Het zou om de woonplaats (heim) van een zekere Flaskjo gaan.
Şarap içmezler, domuz eti yemezler.Ze vertelden ons dat ze geen rundvlees aten.
Bu derin çukurlar uzun yıllar boyunca içme suyu depolamak için kullanılmıştı.De bron werd lange tijd voor drinkwater gebruikt.
Şarap içmeyi tercih ettiler.Er wordt wijn gedronken.
Daha çok dumanaltı ve karanlık bir içmekana sahiptir.Het is daarna een gladde, stroopachtige drank.
Kapalı alanlarda sigara içmenin yasaklanmasının öncüsü oldu.In afgesloten rookruimten mocht nog worden gerookt.
Köyün içme suyu şebekesine bağlı olarak her evde su tesisatı bulunmaktadır.Iedere woning is aangesloten op het drinkwatersysteem.
Altyapı Hizmetleri : Kasabanın içme suyu mevcut olup, kasaba için yeterlidir.Waterreservoirs moesten de stad voorzien van voldoende schoon drinkwater en waterkracht voor de industrie.
Köyün içme suyu şebekesi2008 yılından bu yana vardır ancakkanalizasyon şebekesi yoktur.Het eiland heeft sinds december 2009 elektriciteit, maar geen rioleringssysteem.
Mahallede, ilköğretim okulu vardır ancak artık kullanılmamaktadır. içme suyu ve kanalizasyon şebekesi vardır.In het dorp staat een school die niet meer wordt gebruikt en een café-restaurant.
Kontamine olmuş göl veya havuzlarda yüzmek ve yeterince klorlanmamış su içmek yoluyla da iletim olabilir.Het kan ook gaan om chloorwater in een zwembad, of drinkwater met een hoog chloorgehalte.
Mahallenin içme suyu şebekesi vardır PTT şubesi vardır.Drinkwater: wordt in deze regio verzorgd door Waterbedrijf PWN.
Köyün içme suyu şebekesi vardır, kanalizasyon şebekesi 2010 yılından beri vardır.Het heeft hier de beschikking over een zandveld en sinds 10 oktober 2010 ook over een semiwaterveld.
Barajın asıl işlevi Büyük Melen Projesi kapsamında İstanbul'a içme suyu temin etmektir.Het kanaal verzorgt Montreal van drinkwater.
Sigara içenlerin içmeyenlere oranla yakalanma riski iki kat daha yüksektir.De kans dat rokers de ziekte krijgen is 2 tot 2,5 keer zo groot als niet-rokers.
Kurallara sıkıca bağlı inananlar gün batımından sonra yemez, içmez veya seyahat etmez.Jaïnisten eten, drinken en reizen niet na zonsondergang.
Uzun kuraklık dönemlerinde 1 hafta su içmeden yürüyebilirler.Ondanks dat ze goed tegen droogte kunnen, moeten ze minstens één maal per dag drinken.
Tom, şaşırdı, etrafa baktı ve birini bile göremedi, böylece sütünü içmeye başladı.Elisabeth at en dronk nauwelijks, en het werd als een wonder beschouwd dat ze in leven bleef.
Mouth eskiye göre daha fazla içki içmektedir.Daar staat tegenover dat een alcoholist weer veel meer zal drinken.
Erişim tarihi: 15 Aralık 2009. ^ "Niğde, Kaplıca ve İçmeler".Duffel - Eerste maandag na 15 oktober: veemarkt, activiteiten.
Boksörlere yasak olsa da sigara içmeyi bir sembol haline getirmişti.In zijn tijd als senator was een rookverbod in discussie.
Yunanlar şarabı hiçbir zaman susuz içmezlerdi.Grimm had Van Wijn aanvankelijk niet beantwoord.
Asla alkollü içecekler içmez.Vers drinkwater mag uiteraard nooit ontbreken.
Telefon ve elektriğin olduğu köyde her evin içme suyu bulunmaktadır.In alle dorpen is elektriciteit en drinkwater aanwezig.
Hasta iki saat süreyle bir şey yiyip içmemelidir.Dan mag men circa een half tot twee uur na het onderzoek niet eten of drinken.
Ara sıra bana çay içmeye gelir misiniz?Komt u soms bij me thee drinken?
Bir şeyler içmek ister misin?Wil je wat drinken?
Bir şeyler içmek ister misin?Wil je iets te drinken?
Mike alkollü içkileri içmeyi bıraktı mı?Is Mike gestopt met het drinken van alcoholische dranken?
Mike içmeyi bıraktı mı?Is Mike gestopt met drinken?
Avrupalılar şarap içmeyi sever.Europeanen drinken graag wijn.
Avrupalılar şarap içmek isterler.Europeanen drinken graag wijn.
Ben kahve içmem.Ik drink geen koffie.
Su içmek için uygun değildir.Het water is niet drinkbaar.
Biraz su içmek istiyorum.Ik wil wat water drinken.
Sigarayı içmeyi bıraksan iyi olur.Je zou beter stoppen met roken.
İlgili Sayfalar