içme ile cümle
içme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Mahallenin [[içme suyu şebekesi ve kanalizasyon vardır.Водный (он же Садовый), Садовый, Садовый (Водный).
İçme suyu son yıllarda içilemez hale gelmiştir.В последние годы жизни злоупотребляла спиртным.
İçme suyunu Kayacı vadisinden (Lemas çayı) almaktadır.В чашу поступает вода из источника.
İki kaynak da doğaldır ve içmesuyuna elverişlidir.Двое других индейцев и женщина отказались пить.
Fakat tutucu ve içki içmeyen ailesiyle epey sorunlar yaşadı.На его стороне многие из тех, кому надоело пьянство и кумовщина.
Ayrıca içmeyi çok seviyor.Любит много пить.
19 Mayıs - Türkiye'de Sigara İçme Yasağı resmen uygulanmaya başlamıştır.19 мая 2008 года в Турции вступил в силу закон, запрещающий курение во всех общественных местах.
Şarap içmeyi tercih ettiler.Они пьют вино.
Sigara içenlerde serum beta karoten düzeyleri, içmeyenlerden düşük bulunmuştur.Эффективность бета-адреноблокаторов у курильщиков ниже, чем у некурящих.
Köyün içme suyu yoktur.Село лишено питьевой воды.
Gölün çevresindeki yerleşim birimlerinin içme suyu ihtiyacı doğrudan gölden sağlanır.Забор чистой воды для нужд жителей ведётся из озера Кереть.
İçme Suyu yeterlidir.Вода для питья непригодна.
Bunun amacı taraftarların oyun öncesi ve sonrası alkol içmelerine engel olmak için yapılmıştır.Употребление алкоголя запрещено до и после соревнований.
Mahalleye içme suyu üç defa getirilmiştir.Для жителей города в течение трёх дней была организована доставка питьевой воды в 11 автоцистернах.
Sonunda Hortkuluk'un bulurlar ancak onu alabilmek için bir iksiri içmeleri gerekir.И подождите минутку, подождите минутку; возможно, мы можем сейчас позволить себе стаканчик вина.
Burada sigara içmek yasaktır!Курить не воспрещается.
Sam sigara içmeye alışık mıdır?Кроме того, у Данте появилась привычка курить.
Küresel olarak insanların %89'u (6.5 milyar kişi) iyileştirilmiş içme suyu kaynağına erişebilmektedir.98,6 % населения обеспечено доступом к питьевой пресной воде.
Yılda 10 hm³ içme suyu temin edilmesini sağlamaktadır.Раз в 10 дней сообщают о расходовании шёлка.
Köyde içme suyu şebekesi mevcut ve kanalizasyon alt yapısı ise kısmen mevcuttur.Сейчас не осталось даже развалин строения, на ее месте, вероятно, расположена кофейня.
"Türkiye'de toplumda sigara içme sıklığı nasıl değişiyor?".Работает ли на самом деле государственный запрет на курение? (рус.).
"Kemerhisar İçmeleri".Я куплю вам выпить».
Köyün içme suyu 2011 yılında yapılmıştır kanalizasyon şebekesi yoktur.2012 года деревня не имеет ни одного источника питьевой воды.
Sigara içenlerin içmeyenlere oranla yakalanma riski iki kat daha yüksektir.Для мужчин, выкуривающих в день по две пачки сигарет, риск стать импотентами на 40 % выше, чем для некурящих.
Her kim çay içmek isterse ocağa geçer ve çay demler.Готова принять каждого, кто придет к ней, и угостить чашкой чая или кофе.
Düzenli olarak balığa çıkardı, yemek seçmez, sigara içmez yanında da içilmesine izin vermezdi.Следил за собой, не позволял себе ни пить, ни курить.
Poe nişanlılıkları boyunca içmeyeceğine söz verdi; ancak, bu sözünü yalnızca birkaç gün içinde bozdu.По пообещал сохранять до свадьбы трезвость, однако через несколько дней клятву нарушил.
Bu törenin önemli bir ritüeli bir kutsal kase'den özel olarak hazırlanan bir iksiri içmektir.Счетовод Плющ со свойственной бюрократу серьёзностью готовит тост, соответствующий торжественному моменту.
Tıpkı yemek, içmek, konuşmak, yürümek, düşünmek gibi...Вспоминай как мы дрались, ссорились, гуляли.
Köyde, içme suyu ve kanalizasyon şebekesi yoktur.В поселении не хватало питьевой воды и дров.
Mahallenin içme suyu şebekesi vardır ama yetersiz kanalizasyon yoktur.В доме находятся запасы пищи, но сухого молока нет.
Şarap içmezler, domuz eti yemezler.Как мусульмане, не едят свинины, и не пьют спиртного.
Batlava Gölü bugün Priştine ve Poduyeva şehirleri için ana içme suyu kaynağıdır.Серрильос — главный источник питьевой воды для города Понсе.
Tom, şaşırdı, etrafa baktı ve birini bile göremedi, böylece sütünü içmeye başladı.Тем не менее, зрение стало её подводить, она не смогла читать, так что она занялась актёрством.
Mahallenin içme suyu şebekesi yakın zamanda yenilenmiştir .Население столичного округа освоило их относительно недавно.
İslam'a göre melekler yemez ve içmezler, cinsiyetleri de yoktur.Быстрейшая из ангелоидов и не имеет равных себе в ближнем бою.
Acıdan deliye dönmüştur ve elinde bulunan zehri içmeye başlar.'السموم: إذا شرب بالخل ينفع من السموم كلها.'
Ergen ilk üç gün boyunca konuşmaz, yiyip içmez.فلبث ثلاثة أيام لا يبصر ولا يأكل ولا يشرب.
Sam sigara içmeye alışık mıdır?هل يدخن سام عادة؟ سام يدخّن عادة!
Mahallenin [[içme suyu şebekesı vardır kanalizasyon şebekesi yoktur.أن لا يكون على محل المسح المفروض (وهو أعلى الخف) حائل يمنع وصول الماء إلى الخف كخرقة أو شمع أو عجين.
Köyün içme suyu şebekesi olmakla birlikte kullanılamamaktadır.إن جوادي لا أستيطع إرغامه على شرب الماء .
İslam'a göre melekler yemez ve içmezler, cinsiyetleri de yoktur.قال الفخر الرازي: «العلماء اتفقوا على أن الملائكة لا يأكلون ولا يشربون ولا يتناكحون».
Cahiliyede puta tapmaz, içki içmez, günâha dalmazdı.فلا في الصُّبح موعدُنا، والرَّوضُ لا زهرٌ ولا وَرقُ!»
Kıbrıs'ta 16 yaşından küçüklerin bulunduğu araçlarda sigara içmek yasaktır.يمنع التدخين في السيارات للقاصرين تحت سن السادسة عشر في قبرص.
Bununla beraber akciğer kanseri, sigara içmeyenlerde de görülebilmektedir.التأكد من سرطان الرئة في الأشخاص الغير مدخنين الذين يتعرضون للدخان.
Searle aşağıdaki şu örneklerle bunu netleştirmektedir: Sam sigara içmeye alışıktır.وفقا لسيرل، الجمل: يدخن سام عادة.
80 yerleşim yerinde ise içme suyu bulunmakla birlikte yeterli değildir.ولكن لا يزال 780 مليون من سكان الارض لا يصلهم ماء صالح للشرب.
Fakat ciddi bir içme suyu sıkıntısı vardır.وكان هناك نقص حاد في مياه الشرب النقية.
Tibetliler, çayı yağsız da içmezler.الغرباء لا يشربون القهوة.
Mahallenin içme suyu kuyusu açılmış; ancak şebekesi yoktur , kanalizasyon şebekesi yoktur.عندما تنقص كمّيّة الماء في الجسم يشعر الإنسان بالعطش؛ إذ لا يستطيع الإنسان أن يعيش دون شرب ماء لفترة طويلة.
Bulmacanın orijinalinde soru "Kim su içmektedir?" şeklindedir.احدهما: مورد الماء الجاري الذي يقصد للشرب، يقولون: "شرعت الإبل" إذا وردت مورد الماء.
Doğal özellikleri içme suyu, maden suları olan bir yerdir.إن السلاح العنصري الذي يتميز به الماء هو الكأس.
Poe nişanlılıkları boyunca içmeyeceğine söz verdi; ancak, bu sözünü yalnızca birkaç gün içinde bozdu.وافق بو على البقاء رزينًا أثناء الإرتباط - وهو تعهد انتهكه خلال بضعة أيام فقط.
P270 Bu ürünü kullanırken hiçbir şey yemeyin, içmeyiniz veya sigara içmeyin.S20/21: لا تأكل ولا تشرب ولا تدخن عند استخدام هذه المادة.
İlçenin içme suyu şebekesi vardır .عين سنان هي التي توفر مياه الشرب المحلية.
İçme Suyu yeterlidir.إذا كانت المياه تكفي فقط للشرب.
Daha sonra başa geçen Maia, Maureen'i ayartarak kutsal sudan içmesini sağlar.مَن منكم يُشهر إسلامه يعود إلى ماردين سالمًا مكرَّمًا.
Her kim çay içmek isterse ocağa geçer ve çay demler.أي إذا شربنا الشاي أو القهوة فيجب شرب الماء معه.
Oturmak, yemek, içmek, uyumak gibi...إذا وضعنا في الحُسبان الأكل والشرب والنوم.
Adapa şöyle yanıtlar: "Bir başkası yemeyeceksin, içmeyeceksin, dedi".ونحن نقول: يزيد وينقص، وهم يقولون: لا يزيد ولا ينقص.
İlgili Sayfalar