içme ile cümle

içme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Martin, bütün gece içmek zorunda değilsin ya?Now, Martin, you don't have to drink it all tonight, do you?
Ve içki içmeyi hak eden birileri varsa; onlar koşulların kurbanlarıdır.And if anyone has a right to his liquor, it's a victim of circumstance.
Kahvaltıdan önce kokteyl içmeye benziyor biraz.It does seem a bit like cocktails before breakfast.
Günde iki şeker tableti içmek, bir tabletten daha etkilidir.Two sugar pills a day beats one sugar pill a day.
İçme suları temizlendi, sıtmanın kökü kurutuldu.And they got safer water, they eradicated malaria.
Su içmen gerekiyor.You need to drink.
1 milyar insan temiz içme suyu bulamıyor.There's a billion people without clean drinking water.
Sanırım benimle çay içmeye gelmedin.You probably didn't come here to drink tea with me.
Sizinle de içmek istiyorum.I'll drink with you
Çok fazla içmeyinDon't drink too much
Fazla içmedi ki..Don't run
Öncelikle, kesinlikle içmeFirst, absolutely no drinking
Hýzlý hýzlý bir sigara içmek için geldim.I came for a quick smoke.
Sen içmemelisin.You shouldn't be drinking.
Senin içki içmemen gerekiyor.You're not supposed to drink.
Tabii ki. Kafede çay içmek ister misin?I'll go ahead first.
Bir tane daha snickers yerse Paula Dean ile beraber diyabet ilacı içmeye başlayacak!One more snickers bar and he's be popping Januvia with Paula Dean!
Soda içmektren çok korkuyorum, çünkü baloncukların beni tavana kadar uçuracağından korkuyorum.I'm afraid to drink soda because I'm afraid that the bubbles will make me float up onto the ceiling.
Genç adam, benimle bir içki içmeni isterim.Young man, I want you to have a drink with me.
Bence benimde kendimle içki içmem lazım.I think I need a drink myself.
İyi, sonra, niye içeri gelmiyorsun bişeyler içmek için?Well, then, why don't you come on in, grab a drink?
Eski bir sözü unutmayınız Doktor:içmeyen bir adama güvenmeyin.I'm sure I will. How long have you been out there?
Bunu tek dikişte içmeyecek misin?Gulp it down in one-shot.
Tamam, içme.Forget it.
Kes içmeyi artık.Hey, hey, you must stop drinking.
Sana çok içme demiştim!Walk nicely.
Sana içme demiştim. Tanrım!I told you not to drink.
Çürüyeyim, hepsini içmezsem!May I rot if I don't empty it!
Düşüp öl, geber e mi... eğer oğlum Adriani'nin sağlığına içmezsen!May you drop dead, may you die... if you don't drink to the health[br]of my son, Adriani!
İçmeyi bırak artık.Stop drinking.
İçmek için duruyoruz.We're staying for a drink.
Yelken kuşları dışarıdaki hırçın dünyadan buraya su içmeye geliyorlardıFrigatebirds come from the harsh world outside to drink
O yapmaktan çok içmeyi severdi.He liked drinking it more than making it.
İçmeye lisede başlamış gibisin.You look exactly like you've been doing it since high school.
İçmeye lisedeyken mi başladın?You drank as a high schooler?
Ev yapımı şeyleri içmem ben.I don't drink anything with uncertain origins.
Ev yapımı şeyleri içmediğini söylemiştin?You said you don't drink anything with uncertain origins.
Şarap içmek istiyorsan, oda servisini ara.If you want to drink, call room service.
Paraşüt atlama ya da sigara içmeye başladığınızda, tehlikeyi küçümsersiniz.So once you take up skydiving or smoking, you downplay the risks.
Örneğin, harika bir örnek, sigara içmenin tehlikeleri.An example, a great example, is the risk of smoking.
Çünkü insanların kirli su içme endişe vardır ve aynı zamanda yeme balık kirlenmiş.We are worried because people are drinking the polluted water and also eating contaminated fish.
Doğrusu şu ki... ... hamileyken içmemek en iyisidir.The truth is the only safe level of drinking during pregnancy is not drinking at all.
Sigara içmemin mahzuru var mı?Surfing USA? Mind if I smoke?
İçmek için bir araya gelelim hadi.Let's get together for drinks.
Niye sojuyu pipetle içmez insanlar?Why don't people drink this with straws?
Niye pipetle içmezler?Why not drink with straws?
Rebeka, ‹‹İç, efendim›› diyerek hemen testisini indirdi, içmesi için ona uzattı.She said, "Drink, my lord." She hurried, and let down her pitcher on her hand, and gave him drink.
Benim adımla yalan yere ant içmeyeceksiniz. Tanrınızın adını aşağılamış olursunuz. RAB benim."'You shall not swear by my name falsely, and profane the name of your God. I am Yahweh.
‹‹Bundan böyle şarap ya da içki içmemeye dikkat et, murdar bir şey yeme.Now therefore please beware and drink no wine nor strong drink, and don't eat any unclean thing:
Böylece Tanrı adamı onunla birlikte geri döndü ve evinde yiyip içmeye başladı.So he went back with him, and ate bread in his house, and drank water.
Sonra İlyas, Ahava, ‹‹Git, yemene içmene bak; çünkü güçlü bir yağmur sesi var›› dedi.Elijah said to Ahab, "Get up, eat and drink; for there is the sound of abundance of rain."
İçmeye oturup kalkamayanlar, Karışık şarapları denemeye gidenlerdir.Those who stay long at the wine; those who go to seek out mixed wine.
Her insanın yiyip içmesi, yaptığı her işle doyuma ulaşması bir Tanrı armağanıdır.Also that every man should eat and drink, and enjoy good in all his labor, is the gift of God.
‹‹Şölen evine de gitme, onlarla oturma, yiyip içme.You shall not go into the house of feasting to sit with them, to eat and to drink.
İç avluya gireceği zaman hiçbir kâhin içki içmeyecek.Neither shall any of the priests drink wine, when they enter into the inner court.
Başınızın üzerine de ant içmeyin. Çünkü saçınızın tek telini ak ya da kara edemezsiniz.Neither shall you swear by your head, for you can't make one hair white or black.
Ona mürle karışık şarap vermek istediler, ama içmedi.They offered him wine mixed with myrrh to drink, but he didn't take it.
Üç gün boyunca gözleri görmeyen Saul hiçbir şey yiyip içmedi.He was without sight for three days, and neither ate nor drank.
Yiyip içmeye hakkımız yok mu bizim?Have we no right to eat and to drink?
‹‹Şarap içmek krallara yakışmaz, ey Lemuel, Krallara yakışmaz! İçkiyi özlemek hükümdarlara yaraşmaz.It is not for kings, O Lemuel, it is not for kings to drink wine; nor for princes strong drink:
İlgili Sayfalar