içme ile cümle

içme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Çorba çok sıcak. Hemen içmemelisin.The soup is very hot. You shouldn't eat it now.
Alkol içmeye son verdi.He stopped drinking alcohol.
İçmeye son verdi.He stopped drinking.
Ne kadar içme suyumuz kaldı?How much drinking water do we have left?
Bir bardak çay içmek istiyorum.I'd like to drink a cup of tea.
İçmeyi bırakan benim babam.It's my father who stopped drinking.
Şu andan itibaren, artık sigara içmeyeceğim.From now on, I will no longer smoke.
Şu andan itibaren sigara içmeyeceğim.From now on, I will no longer smoke.
Canın bir içki içmek istiyor mu?Do you feel like having a drink?
Sigara içmemin sakıncası olup olmadığını merak ediyordum.I was wondering if you'd mind if I smoked.
Dün gece Tom'la içmeye gittim.I went drinking last night with Tom.
Suyu içmememiz için bizi uyarmayı unuttun.You forgot to warn us not to drink the water.
Tom Mary'ye içmeyi bırakmasını tavsiye etti.Tom advised Mary to stop drinking.
Tom neredeyse öğleden önce asla bira içmez.Tom almost never drinks beer before noon.
Tom ve ben sigara içmeyeniz.Tom and I are nonsmokers.
Tom hiç bira içmedi.Tom didn't drink any beer.
Tom çocuklarının şarap içmesine izin vermez.Tom doesn't allow his children to drink wine.
Tom kendisine içmek için bir şey koydu.Tom poured himself something to drink.
Tom gece kulübünde içmeyen tek kişiydi.Tom was the only one in the nightclub who wasn't drinking.
Susamış olmasan bile çok su içmelisin.You should drink lots of water, even if you're not thirsty.
Kural olarak içki içmem.As a rule, I don't drink.
Genellikle içki içmem.As a rule, I don't drink.
Tom bir fincan kahve daha içmek istediğini söyledi.Tom said he'd like to have another cup of coffee.
Eve gitmeden önce en az bir şişe bira daha içmek istiyorum.I'd like to drink at least one more bottle of beer before I go home.
Sigara içmeyi bırakmayacağını söylüyor.She says she will not give up smoking.
Kolanı içmek zorundayım.I've got to drink your cola.
Yatakta sigara içme.Don't smoke in bed.
Lütfen yatakta sigara içmeyin.Please don't smoke in bed.
Yatakta sigara içmek tehlikelidir.Smoking in bed is dangerous.
İçmemeye karar verdim.I decided not to drink.
Tom sigara içmeyi bırakacağına yemin ettiğini söylüyor..Tom says he's swearing off smoking.
Tom'un içmesi evliliğinde birçok sorunlara neden oldu.Tom's drinking has caused a lot of problems in his marriage.
Tom bir sigara içmeden günler boyu gidecek.Tom will go for days without smoking a cigarette.
Kendime içmek için bir şey alacağım. Sen de bir şey ister misin?I'm going to get myself something to drink. Do you want something, too?
Tom bir içme sorunu olduğunu itiraf etmek istemedi.Tom didn't want to admit he had a drinking problem.
Tom kağıt bardaktan kahve içmeyi sevmez.Tom doesn't like drinking coffee out of a paper cup.
Hayatımda bir sigara bile içmedim.I have never smoked a cigarette in my life.
Ben senin şarap içip içmediğini unuttum.I've forgotten whether you drink wine or not.
Tom bana içmek isteyip istemediğimi sordu.Tom asked me if I wanted to have a drink.
Tom içmek için ne bulabileceğini görmek için buzdolabına baktı.Tom looked in the fridge to see what he could find to drink.
Benimle bir bardak şarap içmeye gel.Come have a glass of wine with me.
İçmediğini hepimiz biliyoruz.We all know you don't drink.
Okulda sigara içmek yasaktır.It's forbidden to smoke at school.
Dün çay içmedim.I didn't drink tea yesterday.
Tom içmeyi durdurdu.Tom stopped drinking.
Tom eski içme dostlarımdan biridir.Tom is one of my old drinking buddies.
Bunu içmeyeceğim.I'm not going to drink this.
Tom'un doktoru ona içki içmeyi durdurmasını tavsiye etti.Tom's doctor advised him to stop drinking.
Tom içmek için soğuk bir şey istedi.Tom wanted something cold to drink.
Tom bunu içeceğimi düşünüyor, ancak içmeyeceğim.Tom thinks I'm going to drink this, but I'm not.
Tom artık içki içmeyeceğine dair Mary'ye söz verdi.Tom promised Mary that he wouldn't drink anymore.
Artık Tom'un içmesine izin verme.Don't let Tom drink any more.
Tom'un doktoru ona içki içmeyi bırakmasını tavsiye etti.Tom's doctor advised him to give up drinking.
Tom'un doktoru ona daha fazla süt içmesini tavsiye etti.Tom's doctor advised him to drink more milk.
Biz gece yarısı şampanya içmeyi planlıyoruz.We plan to drink champagne at midnight.
Tom karısı onu terk ettikten sonra içmeye başladı.Tom started drinking after his wife left him.
Tom şekersiz kahve içmeyi tercih eder.Tom prefers drinking coffee without sugar.
Tom ve ben bir şeyler içmek için dışarı çıkıyoruz.Tom and I are going out for a drink.
Bizimle içki içmek ister misin?Do you want to have a drink with us?
Tom birasını içmeyi bitirdi ve başka bir tane ısmarladı.Tom finished drinking his beer and ordered another one.
İlgili Sayfalar