içme ile cümle
içme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Çay içmeliyim.I should drink tea.
Çok fazla içmeyin.Don't drink too much.
Tom ve Mary ikisinin de içme sorunları var.Tom and Mary both have drinking problems.
Hem Tom'un hem de Mary'nin içme sorunları var.Tom and Mary both have drinking problems.
Tom çok ciddi bir içme sorunu var.Tom has a very serious drinking problem.
Lütfen aşırı içki içmekten kaçın.Please refrain from excessive drinking.
Restoranlarda sigara içmeyi yasaklamak çok popüler, hatta sigara içenler ile!Banning smoking in restaurants is very popular, even with smokers!
Tom gece portakal suyu ve kahve ve sabahleyin şarap ve bira içmektedir.Tom drinks orange juice and coffee at night and wine or beer in the morning.
Tom su içmek için bir çeşmede durdu.Tom stopped at the water fountain to get a drink.
Burada sigara içmemen gerekiyor.You're not supposed to smoke here.
Sigara içmek yasak.Smoking is prohibited.
Onlar votka içmeye başladı. Ve ne zaman durduklarından emin değilim.They started drinking vodka. And I'm not sure when they stopped.
Hamilelik sırasında alkol içmek doğum kusurlarına neden olabilir.Drinking alcohol during pregnancy can cause birth defects.
Aç karnına içki içmeyin.Don't drink on an empty stomach.
Sabahleyin bir şey yapmadan önce bir bardak çay içmek isterim.I like to drink a cup of tea in the morning before I do anything.
Çok içki içmem.I don't drink a lot.
Sen asla alkollü içecekler içmediğini söyledin!You said you never drank alcoholic drinks!
Bu berbat suyu içmeyeceğim. Hayır, hayır, hayır, hayır!I won't drink this awful water. I won't. I won't! No, no, no, no!
Sigara içmek yavaş ve ağrılı bir ölüme neden olabilir.Smoking can cause a slow and painful death.
Sigara içmek meme kanserine neden olabilir.Smoking can cause breast cancer.
Sen sigara içmeyi durdurdun.You have stopped smoking.
Sigara içmeyi bıraktığını duyuyorum.I hear you've given up smoking.
İçki içmeliyiz.We should have a drink.
İçiyorsan araba sürme. Araba sürüyorsan içki içme.If you drink, don't drive. If you drive, don't drink.
Eğer içki içersen araba sürme, eğer araba sürersen içki içme.If you drink, don't drive. If you drive, don't drink.
Tom bira içmemesine rağmen şarap içer.Even though Tom doesn't drink beer, he does drinks wine.
İçmek için gerçekten o kadar çok şeyimiz yoktu.We didn't really have that much to drink.
Kahve içmekten keyif alıyor musun?Do you enjoy coffee?
Hemen içmezsen çay soğuyacak.The tea will cool down if you do not drink it right away.
Herkes çay içmeyi sevmez, örneğin ben kahve severim.Not everyone likes to drink tea, take me for example, I like coffee.
Birkaç günlüğüne hiçbir şey yememek veya içmemek ölümle sonuçlanabilir.Not eating or drinking anything for a couple of days may result in death.
Onar sigara içmemeli.They must not smoke.
Asla evde içki içmem.I never drink at home.
Ben sadece soğuk içecekler içmekten hoşlanırım.I only like to drink cold drinks.
Çok kahve içmek senin kan basıncını yükseltebilir.Drinking a lot of coffee can raise your blood pressure.
Tom çok sayıda spor içecekleri içmekten diyabet hastası oldu.Tom got diabetes from drinking too many sports drinks.
Eğer bir yudum su içmezsem bu hapları yutamam.If I don't drink a swig of water, I can't swallow these tablets.
O sigara içmiyor ve o votka içmez.She doesn't smoke and she doesn't drink vodka.
Sigara ya da içki içmeyen kişiler sağlıklı ölecektir.Those who don't smoke or drink will die healthy.
Herkim sigara yada içki içmezse ölünceye kadar yaşayacaktır.Whoever doesn't smoke or drink will live until death.
Tom sigara içmez veya içki içmez.Tom doesn't smoke or drink.
Çabuk içmezsen çayın soğuyacak.Your tea will get cold if you don't drink it soon.
Çok fazla şampanya içme.Don't drink too much champagne.
Bu sigara içme piposu yaban gülü kökünden yapılır.This smoking pipe is made from briar root.
İçmek için yeterince yaşlı değilsin.You're not old enough to drink.
Şirkette içmeyen birisi ya bir hırsızdır ya da bir casus.Someone who doesn't drink in company is either a thief or a spy.
Tom asla alkol içmez.Tom never drinks alcohol.
Emily'nin bir şeyler içmeye ihtiyacı var, çünkü o susuz.Emily needs to drink something, because she's thirsty.
Babam sonunda sigara içmeyi bıraktı.My father recently quit smoking.
Onlar sigara içmeyi durdurdular.They've stopped smoking.
Bir kahve içmeye gidelim mi?Let's go for a coffee?
Sizden tren istasyonunda sigara içmemenizi rica ediyoruz.We ask that you don't smoke in the station.
Tom'a bu ilacın hepsini birden içmemesini söyle.Tell Tom not to take all of this medicine at once.
Şampanya içmek istiyor.He wants to drink champagne.
Su içmek zorundasın.You have to drink water.
Onlar su içmek zorundalar.They have to drink water.
Su içmek zorunda.He has to drink water.
O su içmek zorunda.She has to drink water.
Hayatta kalmak için içmek ve yemek zorundasın.You have to drink and eat in order to stay alive.
Ben kaju suyu içmek istiyorum.I want to drink cashew juice.
İlgili Sayfalar