içler ile cümle
içler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
İçlerinden (elebaşılık ederek) o günahın büyüğünü üstlenen için ise ağır bir azap vardır.Wer das verletzt, dem drohen schwere Strafen."
İçlerinde Müslüman olanları da vardır.Es gibt unter ihnen auch Altgläubige (Altritualisten).
İçlerinden biri Albert Einstein olduğunu, diğeri ise Isaac Newton olduğunu iddia eder.Der erste von ihnen behauptet, Albert Einstein zu sein, der zweite hält sich angeblich für Isaac Newton.
Bir süre sonra içlerinden bazıları iblislerin etkisi altına gireceklerdir.Diese Satane waren nach ihrer Vorstellung bösartige Geistwesen.
Ama onlara savaş farz kılınınca içlerinden pek azı hariç, yüz çevirdiler.Doch wurden die Ambrakier, als sie zurückkehrten, von den zurückgebliebenen Akarnaniern besiegt.
İtalyan kuvvetleri Libya içlerine kadar çekilmek zorunda kaldılar.Dabei drangen italienische Truppen in Libyen ein.
Onları, içlerinden ırmaklar akan ve içlerinde ebedi kalacakları cennetlere sokacaktır.(A) Amen (Z) Er segne die Felder, die Gärten und den Wald und schenke euch die Früchte der Erde.
Ancak içlerinde Budist olanlar da vardı.Es gibt sie jedoch unter den Buddhisten.
Gövde üzeri, içleri beş kollu yıldızlarla doldurulmuş baklava dilimli kabartmalarla bezenmiştir.Das rückwärtige Bogenfeld (Lünette) ist mit strengen fünfzackigen Sternen ausgefüllt.
NOT: Kıyma yerine değişik içler de konabilir.Dabei kam mir der Gedanke, dass man statt dessen auch Getränke verwenden könnte.
Çocuklar içlerinden birisinin gözlerini bağlarlar.Man verband dem Jungen die Augen.
İçlerine hazırladığınız kıymalı içten bırakılır.Sogleich wird er sie euch überlassen.
İçlerinde Garforth da vardı.Dies betraf damit auch Garath.
İçlerinden birinin durumu oldukça ciddiydi.Mindestens einer von ihnen schien es sehr ernst zu meinen.
İçlerinde yurttaş Aníbal López’in de olduğu diğer performans sanatçılarıyla sık sık iş birliği yapıyor.Häufig arbeitet sie mit anderen Künstlern zusammen, z. B. mit ihrem Landsmann Aníbal López.
Bu alan güneybatı Oklahoma'dan Texas Pandhandle boyunca uzanarak New Mexico içlerine uzanır.Dieses Gebiet reicht von Südwestoklahoma über den Texas Panhandle bis nach New Mexico.
Özellikle içlerinde sadakatleri şüpheli olan bazı lejyonlar dağıtıldı.Dabei wurden die meisten der dort verschanzten Separatisten gelyncht.
İçlerinden bazıları dölsüz olurlar.Offenbar sind aber mehrere verborgen.
İnsanları iyi tanıyor, içlerini okumayı biliyor.Diese behandelt sie gut und lehrt sie lesen.
İçlerinden 5000 kadarı tutuklanmış ve hapsedilmiştir.Gleichzeitig wurden bis zu 5000 Menschen interniert und mussten Zwangsarbeit leisten.
İçlerinde Kızıl Rackham'ın Hazinesinin yerini gösteren Parşömenler vardır.Die Geschichte wird in Der Schatz Rackhams des Roten fortgesetzt.
Barınak içlerinde yaşarlar.Die Häuser in Hann.
Bu gruplar da kendi içlerinde çeşitli türden silahları içermektedir.Dies beinhaltet natürlich auch verschiedene Formen mit Waffen.
Yıllandırılma ise içleri yakılmış beyaz meşe fıçılarda yapılıyor.Anschließend wird das Getränk in ausgebrannte Weißeichenfässer abgefüllt.
İçlerinden pek azı hariç, hepsi ırmaktan içtiler.Danach sind nur wenige von denjenigen, die vor der Dürre flüchteten, zu Aufständischen geworden.
Bakanlar Kurulu üyeleri içlerinden birini kendilerine başkan seçer.Die Mitglieder wählen untereinander einen Vorsitzenden.
İçlerinde Türk, Yunan, İtalyan ve birçok Akdeniz ülkesinden Yahudiler vardı.Hier lebten zunächst irische, italienische, griechische und jüdische Einwanderer.
Talas Ala dağlarının batı etekleri güney Kazakistan ve doğu Özbekistan içlerine kadar uzanır.Die westlichen Ausläufer des Talas-Alataus reichen in das südliche Kasachstan und in das östliche Usbekistan.
Genel olarak sadece bebekler ev içlerine gömülmüştür.Dort werden ausschließlich Diakonissen aus dem angrenzenden Mutterhaus beerdigt.
İçlerinden (elebaşılık ederek) o günahın büyüğünü üstlenen için ise ağır bir azap vardır.Celui d’entre eux qui s’est chargé de la plus grande part aura un énorme châtiment.
Bu gruplar kendi içlerinde ciddi tartışmalara da girmektedirler.Mais ceux-ci sont publiés dans le désordre.
İçlerinden çoğu öldü, bazıları evlerine dönebildi.Celui-ci est tué avec la plupart de ses gens,.
İçlerinde birçok Slav da olmak üzere gönüllüler, Thomas'ın bayrağı altında toplandılar.Des volontaires dont de nombreux Slaves se rallient à Thomas.
İçlerinden bazıları dölsüz olurlar.D'autres ont dû se cacher.
İçlerinde kilden sekiler, tandır ve fırınlar vardır.Ses habitants sont les Vouzanais et les Vouzanaises.
Goldeen’i bulmak için su içlerine bakmak gerekir.Pour les articles homonymes, voir Goldammer.
Kül Tigin kitabesi, içlerinde en az tahribata uğrayanıdır.Dans le chœur, au-dessus de l'arc triomphal, ne subsiste que le registre inférieur.
Ocak 1807'de Ruslar onu Rusya iclerine goturduler.En 1908, des immigrés russes amènent avec eux leurs chevaux.
Genel olarak sadece bebekler ev içlerine gömülmüştür.Seuls de jeunes enfants sont enterrés dans l’habitat même.
Bir süre sonra içlerinden bazıları iblislerin etkisi altına gireceklerdir.Les diables tenaient sous leur main un grand nombre d’âmes qu’ils tourmentaient sans relâche.
Başkalarının içlerindeki güdüler hakkında ne biliyoruz.On ne connait pas les auteurs des autres mouvements.
Birçok kişiden toplanan para, içlerinden bazılarına büyük ikramiyeler olarak ödenir.Elle s'enrichit de plusieurs dons, dont certains représentent des fonds entiers.
1970 yılında, içlerinde Leyla Halid’in de bulunduğu FHKC militanları, bir uçağı kaçırarak Ürdün’e indirirler.En 1970, des militants du FPLP - dont Leïla Khaled - détournent un avion et le font atterrir en Jordanie.
Hariciler kendi içlerinde birçok kola bölünmüşlerdir.Les habitants réunis en divers groupes étaient entièrement assujettis à leur seigneur.
İtalyan kuvvetleri Libya içlerine kadar çekilmek zorunda kaldılar.La Libye fut conquise par les Italiens.
Parker, diğerlerinin hayatta kalabilmesi için içlerinden birini öldürüp yemeyi teklif eder.Cela parce qu'ils avaient mangé un autre être vivant pour rester en vie.
İçlerinde Delibaş Mehmet’in de bulunduğu birçok zanlı göz altına alınır.On connaît plusieurs de ses monnaies surfrappées par Ménandre.
Mr.Eko içlerinden iki tanesini öldürmüştür.Il les met tous les deux KO.
Nitekim, ani bir taarruzla Gorizia’nın içlerine kadar ilerler.Il expire soudainement entre les bras de Grete.
Bu kapıların mermer kaplı içleri, ahşap kapıları vardı.Les portes avaient des linteaux de bois.
Bu yoğun tuz içeren bölgeler geminin içlerinde de etkili olmaktadır.Cette alimentation de secours doit obligatoirement se trouver dans les parties élevées du navire.
İnsanları iyi tanıyor, içlerini okumayı biliyor.Il a de bonnes mains et sait lire le jeu.
İçlerinden birinin adı aynı zamanda “mukadderat”tır.L'un est, en quelque sorte, le « sujet » de l'autre.
Koca Balkan Dağları, Karadeniz kıyılarından Bulgaristan içlerine doğru yayılır.Les montagnes des Balkans divisent la Bulgarie en deux bassins hydrographiques.
İçlerinden utangaç ve masum olan Beom-sil, Soo-ok'a aşık olur.Uno de ellos, tímido e inocente Beom-sil se enamora de Soo-ok.
Uçak enkazının bir kısmı buradadır ve içlerinde bir tabut da vardır.Más restos del avión están aquí, incluso un ataúd.
İçlerinden (elebaşılık ederek) o günahın büyüğünü üstlenen için ise ağır bir azap vardır.Quien, con conocimiento de causa, ofrece un sacrificio que carece de validez, amerita castigo.
İçlerinde kilden sekiler, tandır ve fırınlar vardır.Abundan por ello árboles y palmeras y escasean arbústos y herbáceas.
Yahudi evlerinden günümüze kalan örnekler mahallenin içlerine doğru çoğalır.Hasta hoy, todavía hay varios edificios judíos de pie dentro de sus alrededores.
Düzinelerce anne katılacak Joyce'un bu etkinliğine, hatta içlerinde Willow'un annesi Sheila Rosenberg de var.Docenas de padres llegan al ayuntamiento, incluyendo a Sheila Rosenberg, madre de Willow.
İlgili Sayfalar