içler ile cümle

içler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Sonra onlara bir rahmet tattırınca bakarsın ki, içlerinden bir grup Rablerine ortak koşuyor.But then, when He gives them a taste of His mercy, some of them attribute partners to their Lord.
Kendi içlerinde ise şöyle diyorlar: "Söylediğimiz şey yüzünden Allah bize azap etse ya!"And they say within themselves, “Why does God not punish us for what we say?”
Kendi içlerinden de: Bu söylediklerimiz yüzünden Allah'ın bize azap etmesi gerekmez miydi? derler.And they say within themselves, “Why does God not punish us for what we say?”
Ancak içlerinden haksızlık edenler başka. Siz de onlardan korkmayın, benden korkun.So that the people may not have any argument against you—except those who do wrong among them.
İçlerinden iman edenler de var, ama pek çoğu yoldan çıkmışlardır.Among them are the believers, but most of them are sinners.
İçlerinde iyi olanları da vardı, olmayanları da.Some of them righteous, and some of them short of that.
Halbuki sen içlerinde iken Allah, onlara azab edecek değildi.But God would not punish them while you are amongst them.
İçlerinden seni dinlemeye gelenler de var.And among them are those who listen to you.
Onların içlerindeki niyeti, en iyi Allah bilir.God is Aware of what lies in their souls.
İçlerinden kim: "Ben, O'ndan başka bir ilâhım" derse, biz ona cehennemi ceza olarak veririz.And whoever of them says, “I am a god besides Him,” We will reward him with Hell.
Kendi içlerinden de "bu söylediklerimiz yüzünden Allah'ın bize azap etmesi gerekmez miydi?" derler.And they say within themselves, “Why does God not punish us for what we say?”
İçlerinde inananlar olmakla birlikte çoğunluğu yoldan çıkmıştırAmong them are the believers, but most of them are sinners.
Onlara, içlerinde ırmaklar akan ve ebedi kalacakları cennetler hazırlamıştır.He has prepared for them Gardens beneath which rivers flow, where they will abide forever.
Onlar için, içlerinden ırmaklar akan Adn bahçeleri (cennetleri) vardır.These will have the Gardens of Eden, beneath which rivers flow.
ALLAH inanıp erdemli bir hayat sürenleri içlerinden ırmaklar akan cennetlere (bahçelere) sokar.But God will admit those who believe and do good deeds into Gardens beneath which rivers flow.
(Böyle bir ışık ve hidayet), içlerinde ismi anıldığı için ALLAH'ın onaylayıp yükselttiği evlerdedir.In houses which God has permitted to be raised, and His name is celebrated therein.
ALLAH inanıp erdemli davrananları içlerinden ırmaklar akan cennetlere sokar.God will admit those who believe and do good deeds into gardens beneath which rivers flow.
Azabı gördüklerinde pişmanlğı ta içlerinde duyarlar.When the wrong-doers perceive the chastisement, they will feel intense remorse in their hearts.
İnsanları huzurumuzda toplamış, içlerinden hiçbirisini hesap dışı bırakmamışızdır.On that Day We shall muster all men together, leaving none of them behind.
İçlerinden çoğu da yoldan çıkmışlardır.But many of them are wicked.
İçlerinde ebedi kalacaklar.There shall they abide.
Ama gene de aykırılığa düştüler. İçlerinde inanan var, inanmayan var.But they differed, some of them believing and some disbelieving.
Söyledikleri sözden dönmezlerse içlerinden kafir olanlar, pek elemli bir azaba uğrayacaklardır.If they desist not from so saying a painful doom will fall on those of them who disbelieve.
Sonra içlerinden çoğu yine kör ve sağır oldu.Now (even after that) are many of them wilfully blind and deaf.
Eğer diye geldiklerinden vazgeçmezlerse, içlerinden kafir olanlara acı bir azap isabet edecektir.If they desist not from so saying a painful doom will fall on those of them who disbelieve.
İçlerinden ırmaklar akan Adn cennetlerine girerler.the Gardens of Eden, which they will enter, with streams running in them.
Sürekli kalıcısınız içlerinde."Gardens with streams running in them, to remain in them [forever].
İçlerinden ırmaklar akan Adn cennet (bahçe) lerine girerler.the Gardens of Eden, which they will enter, with streams running in them.
Peki, derler, ama yanından çıkınca içlerinden birtakımı senin söylemiş olduğunun tersini kurar.They say, 'Obedience' but as soon as they leave you, a party of them hide other than what they said.
Göklerin, yerin ve içlerinde olanların tümünün mülkü Allah'ındır.To Allah belongs the Kingdom of the heavens and the earth and what is in them.
İnanıp erdemli davrananları, içlerinde ırmaklar akan cennetlerle (bahçelerle) müjdele.Bear glad tidings to those who believe and do good works.
Azabı gördüklerinde içlerinde pişmanlık duyarlar. İnkarcıların boyunlarına prangalar vurmuşuzdur.Shall they be recompensed except for what they were doing?
Adn cennetleri... Girecekler içlerine.Gardens of perpetual residence, which they will enter, beneath which rivers flow.
Gün olur, her ümmet için kendi aleyhlerine kendi içlerinden bir tanık çıkarırız.And [mention] the Day when We will resurrect among every nation a witness over them from themselves.
İçlerinden bir topluluk da Peygamberden: "Evlerimiz düşmana açıktır" diyerek izin istemişlerdi.Another group, asking for the Prophet's permission, said, "Our homes are defenseless."
Kim Allah'a ve peygamberine itaat ederse, Allah onu, içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyar.Whoever obeys God and His Messenger will be admitted to the gardens wherein streams flow.
Ve onları yeryüzünde birçok ümmetlere ayırdık. İçlerinde iyi olanları da vardı, olmayanları da.We divided them into nations on the earth; some are righteous and others are not.
İçlerinde arama yapmak istediğiniz dosyaları içeren dizini giriniz.Enter the directory which contains the files you want to search in.
Yıl, bloggerların baskı altına alınması ile başladı ve içlerinden birinin öldürülmesi ile sona erdi.It began with the repression of bloggers and ended the year by killing one of them.
İçler Acısı!Heart Breaking !
İçlerinde destek mesajları da aradım ancak bir tane bile yoktu.I even looked for messages of support but there were none.
İçler acısı #hometown #UrdujaPHThe dead left by typhoon Urduja in Leyte.
İçler acısı.Heartbreaking.
Spor karşılaşmaları kendi içlerinde sorunsuz geçerken tesislerdeki yiyecek servisleri çok iyiydi.The sport events themselves went smoothly. The catering provided on-site was very good.
İçlerinden Sırp Rukavina çıktı mı?Did we, by any chance, get [Serbian player] Rukavina?
Bu tip programları sevmiyorum çünkü içlerinde çok az gerçeklik barındırıyorlar.I don't like reality shows because they have very little reality.
Özellikle, teta rolleri genellikle içlerindeki en belirgin tematik ilişki ile anılır.For example, a common theta role is the primary or external argument.
İkinci denklemde içler dışlar çarpımı yapılırsa,Cross-multiplying in the latter equation,
Dönem dizisinde insanlar içlerinde tutuyorlar.In period drama it's all held in.
Bu doğal olarak oluşan cevherler içlerinde sık olarak arsenik safsızlıkları bulunuyordu.These naturally occurring ores typically included arsenic as a common impurity.
Balık (balık içleri ve havyar)Fish (fish innards and roe)
İçlerinden biri Jonuz Kaceli, sorgusu sırasında Başbakan Mehmet Şehu tarafından öldürüldü.One of them, Jonuz Kaceli, was killed by Prime Minister Mehmet Shehu during interrogation.
Bu noktada, içlerinden biri hala dolapta kilitli olan Margot'u hatırlatır.At this point, one of them remembers Margot, who is still locked in the closet.
İçlerinden birinin seçilebileceği bu şekilde üç dua vardır.There are three such prayers among which one can be chosen each day.
Taraflar birbirlerine saldırır ve içlerinden biri ölene kadar birbirlerinin yüzüklerini düşürürler.The combatants attack each other and steal each other's rings until one is eliminated.
İçlerinden yalnızca biri döndü.Nur ein einziger von ihnen kehrte wieder zurück.
Yarımadanın içlerinde ulaşım ancak sırtçantası taşıyarak yürüyüş ile yapılmaktadır.Vielmehr erschließt sich das Klangerlebnis nur durch einen Spaziergang.
İçlerinden biri, beslenme tarzlarını anlatacak bir kelime ihtiyacından söz etti.Einer unter ihnen erwähnte ein Wort, das ihre Ernährungsweise beschreiben sollte.
İçlerinden çoğu öldü, bazıları evlerine dönebildi.Dabei ließen sie den Großteil ihrer Habe zurück.
İçlerinden çok azı hariç, sen onlardan hep hainlik görürsün.Darum sieht er sie selten (allerdings stört ihn das wenig).
İlgili Sayfalar