içler ile cümle

içler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
İçlerinden pek azı müstesna hepsi ırmaktan içtiler.And but for a few they all drank of its water.
Fakat onlar ihtilafa düştüler de içlerinden kimi iman etti, kimi de inkar etti.And if God had willed they would never have fought among themselves.
Onlar, sana açıklayamadıklarını içlerinde gizliyorlar.They hide in their hearts what they do not disclose to you.
İçlerinden pek azı hariç, onlardan daima bir hainlik görürsün.You will always hear of treachery on their part except that of a few.
İçlerinde bulunduğum müddetçe onlar üzerine kontrolcü idim.And so long as I dwelt with them I was witness over their actions.
Göklerin, yerin ve içlerindeki her şeyin mülkiyeti Allah'ındır, O, her şeye hakkıyle kadirdir.To God belongs all that is in the heavens and the earth, and His the power over everything.
İçlerinden biri: "Benim, bir arkadaşım vardı" der.Said one of the speakers: "I had a friend
İçlerinde huyu güzel yüzü güzel kadınlar vardır.In them good and comely maidens --
İçlerine işleyen bir ateş ve kaynar su içinde,Will be in the scorching wind and boiling water,
Biz de onlardan iman edenlere mükafatlarını verdik. İçlerinden çoğu da yoldan çıkmışlardır.So We gave those among them who were believers their reward; but most of them are disobedient.
İçlerinden en makul olanı şöyle dedi: Ben size "Rabbinizi tesbih etsenize" dememiş miydim?One who was temperate among them, said: "Did I not say: 'Why don't you priase God?'"
Derken içlerinden pek azı hariç, hepsi de varır varmaz ondan içtiler.And but for a few they all drank of its water.
İçlerinden kimi var ki Allah, kendisiyle konuştu, bazısını da derecelerle daha yükseklere çıkardı.God has addressed some of them, and the stations of some have been exalted over the others.
Onun için, onlar Allah yolunda hicret edinceye kadar içlerinden dost edinmeyin.Therefore hold them not as friends until they go out of their homes in the way of God.
Allah onlara, altından ırmaklar akan cennetler hazırladı. İçlerinde ebedi kalacaklar.God has provision for them of gardens with Streams of running water, where they will abide for ever.
Bir sûre indirildiği zaman, içlerinden biri çıkar, "Bu sûre hanginizin imanını arttırdı?" der.When a Surah is revealed some of them remark: "Whose faith among you has it increased?"
"Ancak içlerinden ihlaslı kulların müstesnâdır."Except the chosen ones among Your creatures."
Andolsun ki, onlara içlerinden bir peygamber geldi de onu yalanladılar.An apostle came to them who was one of them, but they called him a liar.
Bunlar azabı gördükleri zaman içlerinden pişmanlık getirmektedirler.When they see the punishment they will express repentance.
Hiçbir ümmet de yoktur ki, içlerinde bir uyarıcı geçmiş olmasın.Never has there been a community to which an admonisher was not sent.
Biz orada hurmalıklardan, üzüm bağlarından bahçeler yaptık. İçlerinde pınarlardan sular fışkırttık.We have laid out gardens of dates and grapes upon it, and made springs of water flow,
Biz onların içlerini de biliriz, dışlarını da.We certainly know what they hide and disclose.
İçlerinden bir sözcü der ki: "Gerçekten benim bir arkadaşım vardı."Said one of the speakers: "I had a friend
Gerçekten biz onlara içlerinden uyarıcı peygamberler de gönderdik.And We had sent admonishers to them.
İçlerinden ileri gelenler fırladılar ve dediler ki: "İlâhlarınız üzerinde sabır ve sebat edin.And their leading chiefs said: "Remain attached to your gods.
İçlerine kurularak orada birçok yemişle, bambaşka bir içki isteyeceklerdir.Where they will take their ease, calling for fruits in plenty, and for wine,
"Ancak içlerinden ihlas ile seçilmiş has kulların müstesna" dedi.Other than the chosen ones among Your creatures."
İçlerinde ebedî olarak kalmak üzere cehennemin kapılarından girin.So enter the gates of Hell to abide in it for ever."
İçlerinde güzel huylu, güzel yüzlü kadınlar vardır.In them good and comely maidens --
İçlerine işleyen bir ateş ve kaynar şu içinde,Will be in the scorching wind and boiling water,
İçlerinde en makul olanı şöyle dedi: "Ben size Rabbinizi tesbih etsenize dememiş miydim?"One who was temperate among them, said: "Did I not say: 'Why don't you priase God?'"
Sor bakalım onlara, içlerinden ona kefil hangisi?Ask them: "Which of you is able to vouch for this?"
İçlerine ışık saçan bir kandil astık.And placed a lamp therein brightly burning.
Oysa Allah içlerinde sakladıklarını biliyor.But God knows what they harbour in their breasts.
İçlerinden bazıları: “Sahi! İbrâhim adındaki bir delikanlının onları diline doladığını işitmiştik!”They said: "We heard a youth talk about them. He is called Abraham."
Sana açmadıklarını içlerinde gizliyorlardı.They hide in their hearts what they do not disclose to you.
Onlar için içlerinden ırmaklar akan ve orada sürekli kalacakları cennetler (bahçeler) var.For them will be gardens with streams running by, where they will for ever abide."
İçlerinden ırmaklar akan Adn cennet (bahçe) lerine girerler. Orada her diledikleri şeyi bulurlar.They will enter perennial gardens with streams of water and all they wish.
De ki, "Biliyorsanız, yer, gökler ve içlerinde bulunanlar kimindir?"Say: "To whom does the earth and whosoever is upon it then belong, if you know?"
Azabı gördüklerinde içlerinde pişmanlık duyarlar.When they see the punishment they will express repentance.
İçlerinden biri der ki, "Benim bir arkadaşım vardı."Said one of the speakers: "I had a friend
İçlerinden uyarıcılar göndermiştik.And We had sent admonishers to them.
İçlerinden bir uyarıcının kendilerine gelmesini tuhaf karşıladılar!They are rather surprised that a warner from among themselves has come to them.
İçlerinde akan pınarlar vardır.With two springs of water flowing through them both. --
İnanan ve erdemli davrananlar ise içlerinden ırmaklar akan cennetleri haketmişlerdir.Surely for those who believe and do the right are gardens with rivers running by.
Ne zaman bir ahidde bulundularsa, içlerinden bir bölümü onu bozmadı mı?And is it that whenever they make a covenant, only a group of them throws it aside?
İçlerinden iman edenler vardır, fakat çoğunluğu fıska sapanlardır.(The best Ummah is that of Prophet Mohammed – peace and blessings be upon him.)
Ve onlar, O'nun haşmetinden içleri titremekte olanlardır.Prophet Mohammed – peace and blessings be upon him – will be the first to intercede.)
Onlar, her ne zaman bir ahidde bulunmuşlarsa içlerinden bir takımı onu bozmamış mıdır?And is it that whenever they make a covenant, only a group of them throws it aside?
And olsun ki, sizi içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyarım.(To honour the Holy Prophet – peace and blessings be upon him – is part of faith.
İçlerinden bir takımı: "Ey Medineliler! Tutunacak yeriniz yok, geri dönün" demişti.And when a group among said, “O people of Medinah!
Onlarla bir ahde girişildi mi içlerinden bir bölüğü o ahdi bozacak ha.And is it that whenever they make a covenant, only a group of them throws it aside?
Bir ahitle söz verdikleri her seferinde, içlerinden bir fırka ahdi kaldırıp atmadı mı?And is it that whenever they make a covenant, only a group of them throws it aside?
İçlerinde müminler vardır ama onların çoğu sapıkların ta kendileridir.(The best Ummah is that of Prophet Mohammed – peace and blessings be upon him.)
(Gerçi) içlerinde iman edenler var; (fakat) çoğu yoldan çıkmışlardır.(The best Ummah is that of Prophet Mohammed – peace and blessings be upon him.)
İçlerinden iman edenler varsa da ekserisi dinden çıkmış fâsıklardır. [2,143](The best Ummah is that of Prophet Mohammed – peace and blessings be upon him.)
Günahlarınızı örter, içlerinden ırmaklar akan bahçelerde ağırlarım.(To honour the Holy Prophet – peace and blessings be upon him – is part of faith.
Allah, İsrail oğullarından söz almıştı ve içlerinden on iki başkan göndermiştik.God took compact with the Children of Israel; and We raised up from among them twelve chieftains.
İçlerinde tutumlu (ılımlı) bir ümmet var, ama onlardan çoğu, ne kötü işler yapıyorlar?Some of them are a just nation; but many of them -- evil are the things they do.
İçlerinden öylesi var ki: "Bana izin ver, beni fitneye düşürme" der.Some of them there are that say, 'Give me leave and do not tempt me.'
İlgili Sayfalar