içler ile cümle
içler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Buna rağmen içlerinden bir bölümü, bildikleri halde gerçeği gizlerler.Yet a section among them conceals the truth knowingly.
İçlerinden birazı dışında, onlardan sürekli ihanet görür durursun.You will always hear of treachery on their part except that of a few.
Göklerin, yerin ve içlerinde olanların tümünün mülkü Allah'ındır. O, herşeye güç yetirendir.To God belongs all that is in the heavens and the earth, and His the power over everything.
İçlerinden Peygamberi incitenler ve: "O (her sözü dinleyen) bir kulaktır" diyenler vardır.There are some among them who talk ill of the Prophet by saying: "He listens to everyone."
İçlerinden bir sözcü dedi ki: "Ne kadar kaldınız?"One of them asked: "How long have you stayed here?"
İçlerinden (birtakım) gruplar ayrılığa düştüler.Yet the sectarians differed among themselves.
"İçlerinde ebedi kalacakları altından ırmaklar akan Adn cennetleri de (onlarındır).Gardens of Eden with rippling streams, where he will live for ever.
Kulları içinde ise Allah'tan ancak alim olanlar 'içleri titreyerek-korkar'.Only those of His creatures fear God who have knowledge.
Biz, orada hurmalıklardan ve üzüm-bağlarından bahçeler kıldık ve içlerinde pınarlar fışkırttık:We have laid out gardens of dates and grapes upon it, and made springs of water flow,
"Andolsun, senden ve içlerinde sana tabi olacak olanlardan tümüyle cehennemi dolduracağım."I will fill up Hell with you together with those who follow you."
Sonra, içlerinden birtakım fırkalar ihtilafa düştü.But the factions differed among themselves.
Ve içlerinde 'sevinç ve mutluluk içinde' yaşadıkları nimetler,And the comfort they enjoyed.
Allah, içlerinden iman edip salih amellerde bulunanlara bir mağfiret ve büyük bir ecir va'detmiştir.God has promised those who believe and do the right forgiveness and a great reward.
İçlerinde durmaksızın fışkırıp-akan iki pınar vardır.With two fountains gushing constantly, --
İçlerinde (her türden) meyve, eşsiz-hurma ve eşsiz-nar vardır.With fruits in them, and dates and pomegranates --
Oysa Allah, onların içlerinde sakladıklarını daha iyi bilendir.But God knows what they harbour in their breasts.
Ki o, insanların göğüslerine vesvese verir (içlerine kuşku, kuruntu fısıldar);Who suggests evil thoughts to the hearts of men --
Sana açmadıklarını içlerinde gizliyorlar.They hide in their hearts what they do not disclose to you.
İçlerinden pek azından başkasının daima hainliklerini görürsün, onları affet ve geç.You will always hear of treachery on their part except that of a few.
Allah onlara temelli kalacakları, içlerinden ırmaklar akan cennetler hazırlamıştır.God has provision for them of gardens with Streams of running water, where they will abide for ever.
İçlerinden biri: "Yusuf'u öldürmeyin, onu bir kuyunun derinliklerine bırakın.One of them said: "If you must do so, then do not kill Joseph, but throw him into an unused well.
İçlerinden ırmaklar akan Adn cennetlerine girerler. Orada, diledikleri kendilerine verilir.They will enter perennial gardens with streams of water and all they wish.
Allah içlerinden kimini doğru yola eriştirdi, kimi de sapıklığı haketti.Thus some of them were guided by God, and ruin was justified on some.
İçlerinden biri: "Ne kadar kaldınız?" dedi.One of them asked: "How long have you stayed here?"
Hepsini paramparça edip, içlerinden büyüğünü ona başvursunlar diye, sağlam bıraktı.So he smashed them up to pieces with the exception of the biggest, so that they may turn to it.
Doğrusu Allah, inananları ve yararlı işler işleyenleri, içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyar.God will admit those who believe and do the right to gardens full of rippling streams.
Azabı gördüklerinde, ettiklerine içleri yanar.When they see the punishment they will express repentance.
And olsun ki, içlerine uyarıcılar göndermiştik.And We had sent admonishers to them.
Onlar içleri çektiği halde, yiyeceği yoksula, öksüze ve esire yedirirler.And feed the needy for the love of Him, and the orphans and the captives,
Şüphesiz inanıp yararlı işler işleyenlere, onlara, içlerinden ırmaklar akan cennetler vardır.Surely for those who believe and do the right are gardens with rivers running by.
Semud milleti, içlerinden en azgını ileri atılınca, azgınlığı yüzünden peygamberleri yalanladı.The Thamud denied (the truth) in their perverseness
Tanırlar ama gene de içlerinden bir kısmı bilebile gerçeği gizler.Yet a section among them conceals the truth knowingly.
Irmağa gelince hemen hepsi içti, içlerinden pek azı içmedi.And but for a few they all drank of its water.
İçlerinden kafir olanlar, elemli bir azaba uğrayacak.So the punishment for those who disbelieve among them will be painful.
Bir sure indirilince içlerinden bu hanginizin imanını artırdı diyen de var.When a Surah is revealed some of them remark: "Whose faith among you has it increased?"
Ancak içlerinden, ihlasa eren kulların müstesna.Other than the chosen ones among Your creatures."
İçlerinden en iyileri, ben demedim miydi size dedi, mabudunuzu tenzih etseniz ne olurdu.One who was temperate among them, said: "Did I not say: 'Why don't you priase God?'"
Onlara sor, bunlara kefil olan kimmiş içlerinden?Ask them: "Which of you is able to vouch for this?"
Bununla birlikte, içlerinden bir zümre, bilip durdukları halde gerçeği gizliyorlar.Yet a section among them conceals the truth knowingly.
Ancak tartışmaya girdiler de içlerinden bazısı iman etti, bazısı küfre saptı.But dissensions arose, some believed, some denied.
İçlerinden çok azı hariç, sen onlardan hep hainlik görürsün.You will always hear of treachery on their part except that of a few.
İçlerinde olduğum sürece üzerlerine tanıktım.And so long as I dwelt with them I was witness over their actions.
İçlerinden bazıları da o Peygamber'i incitirler ve şöyle derler: "O, her şeye kulak kesilir."There are some among them who talk ill of the Prophet by saying: "He listens to everyone."
Ne zaman bir sure indirilse içlerinden biri, "Bu hanginizin imanını artırdı?" diye konuşur.When a Surah is revealed some of them remark: "Whose faith among you has it increased?"
İçlerinden buna inanacak var, inanmayacak var.Some of them will believe in it, some will not.
"İçlerinden riyaya sapmamış, samimi kulların müstesna."Except the chosen ones among Your creatures."
Girecekler içlerine. Altlarından ırmaklar akacak.They will enter perennial gardens with streams of water and all they wish.
Yemin olsun ki, onlara içlerinden bir resul geldi de onu yalanladılar.An apostle came to them who was one of them, but they called him a liar.
İçlerinden biri şöyle konuştu: "Ne kadar durdunuz?"One of them asked: "How long have you stayed here?"
Adn cennetleri ki, altlarından ırmaklar akar; sürekli kalacaklar içlerinde.Gardens of Eden with rippling streams, where he will live for ever.
Nihayet, azabı gördüklerinde, pişmanlığı içlerine gömerler.When they see the punishment they will express repentance.
İçlerinden bir sözcü şöyle der: "Benim yakın bir arkadaşım vardı."Said one of the speakers: "I had a friend
Yemin olsun, onların içlerinde uyarıcılar görevlendirmiştik.And We had sent admonishers to them.
İçlerinden kodaman bir grup öne çıktı: "Haydi, yürüyün! İlahlarınıza sahip çıkmada kararlı davranın!And their leading chiefs said: "Remain attached to your gods.
"İçlerinden sadece samimi, seçkin kullar dışta kalacaktır."Other than the chosen ones among Your creatures."
İçlerinde iyi mi iyi, güzel mi güzel hanımlar var.In them good and comely maidens --
Sürekli kalıcısınız içlerinde." İşte büyük başarının ta kendisidir bu.This will be the great attainment.
Topluluğu orada yerlere serilmiş görürsün. İçleri boşaltılmış hurma kütükleri gibidirler.You should have seen the people prostrate like the decayed trunks of date-palm trees.
İçlerinden her kişi de istiyor ki, kendisine açılıp saçılmış sayfalar verilsin.In fact every one of them wants to be given open books (like the prophets).
Allah, içlerinde sakladıklarını çok iyi biliyor.But God knows what they harbour in their breasts.
İlgili Sayfalar