içler ile cümle

içler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ve içlerinden biri "Buraya gel.Şi unul dintre ei a spus, "Vino aici.
Ve içlerinden biri "Buraya gel.Um deles disse:
Ve içlerinden biri "Buraya gel.Valaki közülük ezt mondta:
Ve içlerinden biri "Buraya gel.Y uno de ellos dijo: "Ven acá.
Ve içlerinden biri "Buraya gel.Един от тях каза, "Ела тук.
Ve içlerinden biri "Buraya gel.И один из них сказал:
Ve kanamalı çiçek, içlerinde en kötüsü, hamile bayanlarda daha çok görülür.A varíola hemorrágica, a mais cruel de todas, que tinha uma predileção por mulheres grávidas.
Ve kanamalı çiçek, içlerinde en kötüsü, hamile bayanlarda daha çok görülür.E il vaiolo emorragico, il più crudele di tutti, che aveva una predilezione per le donne in gravidanza.
Ve kanamalı çiçek, içlerinde en kötüsü, hamile bayanlarda daha çok görülür.Et la variole hémorragique, la plus cruelle de toutes, qui avait une prédilection pour les femmes enceintes.
Ve kanamalı çiçek, içlerinde en kötüsü, hamile bayanlarda daha çok görülür.Hemorragische pokken, de wreedste van alle, die een voorliefde hadden voor zwangere vrouwen.
Ve kanamalı çiçek, içlerinde en kötüsü, hamile bayanlarda daha çok görülür.가장 악성은 출혈성 천연두입니다. 주로 임산부들이 잘 걸리죠.
Ve kanamalı çiçek, içlerinde en kötüsü, hamile bayanlarda daha çok görülür.Oraz ospa krwotoczna, najstraszniejsza ze wszystkich, którą szczególnie przyciągały kobiety w ciąży.
Ve kanamalı çiçek, içlerinde en kötüsü, hamile bayanlarda daha çok görülür.Şi variola hemoragică, cea mai gravă dintre toate, care tinde să infecteze cu predilecţie femeile însărcinate.
Ve kanamalı çiçek, içlerinde en kötüsü, hamile bayanlarda daha çok görülür.Und blutige Pocken, die grausamste Form von allen, die eine Vorliebe für schwangere Frauen hatte.
Ve kanamalı çiçek, içlerinde en kötüsü, hamile bayanlarda daha çok görülür.Y viruela hemorrágica, la más cruel de todas, que tenía una predilección por las mujeres embarazadas.
Ve kanamalı çiçek, içlerinde en kötüsü, hamile bayanlarda daha çok görülür.И, самая опасная, пустулёзная геморрагическая оспа, к которой особенно предрасположены беременные женщины.
Ve kanamalı çiçek, içlerinde en kötüsü, hamile bayanlarda daha çok görülür.Хеморагична едра шарка, най-жестоката от всички, която имаше предпочитание към бременните жени.
Ve kanamalı çiçek, içlerinde en kötüsü, hamile bayanlarda daha çok görülür.אבעבועות מדממות, האכזריות מכל, אשר היתה להן נטייה חזקה להתפתח בקרב נשים בהריון.
Ve kanamalı çiçek, içlerinde en kötüsü, hamile bayanlarda daha çok görülür.والجدري النزفي، الأقسى بينهم جميعاً، الذي لديه ميل نحو النساء الحوامل.
Ve kanamalı çiçek, içlerinde en kötüsü, hamile bayanlarda daha çok görülür.妊婦がかかりやすいのです 私が診察した50人程の女性が出血性痘瘡で亡くなりました
ve kendi içlerinde katlanmaya başladılar.E poi cambia, diventa un piegarsi su sé stesso.
ve kendi içlerinde katlanmaya başladılar.Et puis ça a commencé à changer, et à se replier sur soi-même.
ve kendi içlerinde katlanmaya başladılar.Iar apoi a început să se schimbe, și să se împăturească.
ve kendi içlerinde katlanmaya başladılar.그것들끼리 접히고
ve kendi içlerinde katlanmaya başladılar.Potem to się zaczęło zmieniać, i zacząłem je zawijać wokół siebie.
ve kendi içlerinde katlanmaya başladılar.und legte sich in sich selber zusammen.
ve kendi içlerinde katlanmaya başladılar.Y luego empieza a cambiar y se va plegando sobre sí mismo.
ve kendi içlerinde katlanmaya başladılar.И след това започна да се променя, започнаха да се прегъват сами.
ve kendi içlerinde katlanmaya başladılar.והופך להתקפלות שלהם פנימה.
ve kendi içlerinde katlanmaya başladılar.وسـ ينطون على انفسهم
Ve öğrendiğim her şeyi içlerinde özetledim.Je to take zhrnutie všetkeho čo som sa naučil.
Ve öğrendiğim her şeyi içlerinde özetledim.Sí, qué tal ahora? Prueba. Hum, ok bien, ok wow ya veo que están recibiendo mucho ruido.
Ve o insanlar içlerindeki yaratıcılığı açığa çıkarmalılar.A títo prirodzení ľudia by mali dovoliť svojim nápadom lietať.
Ve o insanlar içlerindeki yaratıcılığı açığa çıkarmalılar.A tito přirození lidé by měli nechat své myšlenky létat.
Ve o insanlar içlerindeki yaratıcılığı açığa çıkarmalılar.Dajmy się tym pomysłom uwolnić.
Ve o insanlar içlerindeki yaratıcılığı açığa çıkarmalılar.Dan orang-orang ini harus membiarkan ide mereka melambung.
Ve o insanlar içlerindeki yaratıcılığı açığa çıkarmalılar.És hogy a természetükhöz hű emberek engedjék szabadon szárnyalni a képzelőerejüket.
Ve o insanlar içlerindeki yaratıcılığı açığa çıkarmalılar.Essas pessoas deviam deixar voar as suas ideias.
Ve o insanlar içlerindeki yaratıcılığı açığa çıkarmalılar.Et ces gens doués doivent laisser leurs idées s'envoler.
Ve o insanlar içlerindeki yaratıcılığı açığa çıkarmalılar.Iar cei creativi natural trebuie să-și lase ideile să zboare.
Ve o insanlar içlerindeki yaratıcılığı açığa çıkarmalılar.당당하게 아이디어를 분출하고,
Ve o insanlar içlerindeki yaratıcılığı açığa çıkarmalılar.Natuurlijke mensen moeten hun ideeën vleugels geven.
Ve o insanlar içlerindeki yaratıcılığı açığa çıkarmalılar.Que deberían dejar volar sus ideas.
Ve o insanlar içlerindeki yaratıcılığı açığa çıkarmalılar.Und diese natürlichen Leute sollten ihren Ideen freien Lauf lassen.
Ve o insanlar içlerindeki yaratıcılığı açığa çıkarmalılar.Αυτοί οι φυσικοί άνθρωποι θα πρέπει να απελευθερώσουν τις ιδέες τους.
Ve o insanlar içlerindeki yaratıcılığı açığa çıkarmalılar.И они должны дать волю своим идеям.
Ve o insanlar içlerindeki yaratıcılığı açığa çıkarmalılar.И тези хора трябва да оставят идеите им да се развиват.
Ve o insanlar içlerindeki yaratıcılığı açığa çıkarmalılar.І що як обдаровані люди, вони повинні дати волю своїм ідеям.
Ve o insanlar içlerindeki yaratıcılığı açığa çıkarmalılar.והאנשים הטבעיים האלה צריכים לתת לרעיונות שלהם לעוף.
Ve o insanlar içlerindeki yaratıcılığı açığa çıkarmalılar.وأن الناس الطبيعيون ينبغي أن يتركوا أفكارهم تحلّق عالياَ.
Ve o insanlar içlerindeki yaratıcılığı açığa çıkarmalılar.バンデューラの言う自己効力感を みんなが手にすべきなのです
Ve o insanlar içlerindeki yaratıcılığı açığa çıkarmalılar.讓人嘅意念隨意飛揚
Ve o şapkalar içlerinde bazen çok fazla neşe, bazen de çok fazla acı saklıyorlar." diyordu.A veces debajo de esos sombreros había mucha alegría y mucha tristeza".
Ve o şapkalar içlerinde bazen çok fazla neşe, bazen de çok fazla acı saklıyorlar." diyordu.A volte sotto quei cappelli c'erano tantissima gioia e tantissimo dolore".
Ve o şapkalar içlerinde bazen çok fazla neşe, bazen de çok fazla acı saklıyorlar." diyordu.Czasem pod tymi kapeluszami jest wiele radości i wiele smutku.
Ve o şapkalar içlerinde bazen çok fazla neşe, bazen de çok fazla acı saklıyorlar." diyordu.때때로 그 모자 아래에는 수많은 즐거움과 슬픔이 함께 공존하고 있습니다."
Ve o şapkalar içlerinde bazen çok fazla neşe, bazen de çok fazla acı saklıyorlar." diyordu.Manchmal verbirgt sich unter diesen Hüten viel Freude und viel Sorge."
Ve o şapkalar içlerinde bazen çok fazla neşe, bazen de çok fazla acı saklıyorlar." diyordu.Onder die hoeden zat veel vreugde en veel verdriet."
Ve o şapkalar içlerinde bazen çok fazla neşe, bazen de çok fazla acı saklıyorlar." diyordu.Parfois sous ces chapeaux il y a beaucoup de joie, et de chagrin.
Ve o şapkalar içlerinde bazen çok fazla neşe, bazen de çok fazla acı saklıyorlar." diyordu.Uneori sub pălăriile acelea este multă veselie şi multă amărăciune.
İlgili Sayfalar