içler ile cümle

içler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Ve o şapkalar içlerinde bazen çok fazla neşe, bazen de çok fazla acı saklıyorlar." diyordu.Понякога под тези шапки има скрита много радост и тъга"
Ve o şapkalar içlerinde bazen çok fazla neşe, bazen de çok fazla acı saklıyorlar." diyordu.Сколько радости и горя таилось порой под этими шляпами".
Ve o şapkalar içlerinde bazen çok fazla neşe, bazen de çok fazla acı saklıyorlar." diyordu.לפעמים, מתחת לכל הכובעים הללו יש הרבה שמחה והרבה צער."
Ve o şapkalar içlerinde bazen çok fazla neşe, bazen de çok fazla acı saklıyorlar." diyordu.بعض الأحيان يكون تحت تلك القبعات الكثير من السعادة والكثير من الحزن
Ve o şapkalar içlerinde bazen çok fazla neşe, bazen de çok fazla acı saklıyorlar." diyordu.グラマーを生むために 費やされたものに気づくことで
Ve tabii ki hepsi içlerinde küçük iki sentriollere sahipler. ama henüz biz bu konuda çok odaklanmayacağız.A, samozřejmě, každý je tvořen svou centriolou uvnitř, ale těmi se nebudeme příliš zabývat.
Ve tabii ki hepsi içlerinde küçük iki sentriollere sahipler. ama henüz biz bu konuda çok odaklanmayacağız.물론, 그들은 각각 작은 두개의 중십립을 안에 가집니다. 하지만 우리는 아직 그것에 대해 너무 많이 집중하지 않겠습니다.
Ve tabii ki hepsi içlerinde küçük iki sentriollere sahipler. ama henüz biz bu konuda çok odaklanmayacağız.Und alle haben sie ihre eigenen Zentriolen innen drin, aber im Moment ist uns das relativ egal.
Ve tabii ki hepsi içlerinde küçük iki sentriollere sahipler. ama henüz biz bu konuda çok odaklanmayacağız.و بالطبع , لديهم جسمان مركزيان صغيران داخل , و لكن لن نقوم بالتركيز عليهم كثيرا بعد .
Ve tabii ki hepsi içlerinde küçük iki sentriollere sahipler. ama henüz biz bu konuda çok odaklanmayacağız.だけど、あまり詳しく説明しない 今はね ともかく、間期に起きることだ
Ya da sadece içler-dışlar çarpım yapabilir ve AG=18'i bulabiliriz.또는 대각선으로 곱해서 AG가 18이라고 할 수도 있습니다.
Ya da sadece içler-dışlar çarpım yapabilir ve AG=18'i bulabiliriz.Vi kan også gange med den omvendte, og så får vi, at AG er lig med 18.
Yani içler dışlar çarpımı yaparak bu iki değeri çarpabiliriz. -O voy a pensar más como acaba de hacer la distribución propiedad dos veces.
Yani içler dışlar çarpımıyla, iki adımda çözüyorsunuz.2 つの手順を行いました。実際にやっていることは
Yani içler dışlar çarpımıyla, iki adımda çözüyorsunuz.A při násobení křížem děláme vlastně dva kroky.
Yani içler dışlar çarpımıyla, iki adımda çözüyorsunuz.사실 교차곱셈법에서는 실제로
Yani içler dışlar çarpımıyla, iki adımda çözüyorsunuz.А при последното всъщност извършваме 2 стъпки.
Yani içler dışlar çarpımıyla, iki adımda çözüyorsunuz.Зі зведенням до спільного знаменника, ми робимо 2 кроки.
Yani içler dışlar çarpımıyla, iki adımda çözüyorsunuz.وباستخدام الضرب التبادلي
Ya RAB, sıkıntıdayken seni aradılar. Onları terbiye ettiğinde sessizce yakararak içlerini döktüler.Herre! I nøden søkte de dig; de opsendte stille bønner da din tukt kom over dem.
Yaptıkları işler Tanrılarına dönmeye izin vermiyor, Çünkü zina ruhu var içlerinde, RABbi tanımıyorlar.Deres Gerninger tillader ikke, at de vender sig til deres Gud; thi Horeånd har de i sig, HERREN kender de ej.
Yaptıkları işler Tanrılarına dönmeye izin vermiyor, Çünkü zina ruhu var içlerinde, RABbi tanımıyorlar.저희의 행위가 저희로 자기 하나님에게 돌아가지 못하게 하나니 이는 음란한 마음이 그 속에 있어 여호와를 알지 못하는 까닭이라
Yaptıkları işler Tanrılarına dönmeye izin vermiyor, Çünkü zina ruhu var içlerinde, RABbi tanımıyorlar.Дела их не допускают их обратиться к Богу своему, ибо дух блудавнутри них, и Господа они не познали.
Yaptıkları işler Tanrılarına dönmeye izin vermiyor, Çünkü zina ruhu var içlerinde, RABbi tanımıyorlar.לא יתנו מעלליהם לשוב אל אלהיהם כי רוח זנונים בקרבם ואת יהוה לא ידעו׃
Yaptıkları işler Tanrılarına dönmeye izin vermiyor, Çünkü zina ruhu var içlerinde, RABbi tanımıyorlar.افعالهم لا تدعهم يرجعون الى الههم لان روح الزنى في باطنهم وهم لا يعرفون الرب.
Yaptıkları işler Tanrılarına dönmeye izin vermiyor, Çünkü zina ruhu var içlerinde, RABbi tanımıyorlar.他 們 所 行 的 使 他 們 不 能 歸 向 神 、 因 有 淫 心 在 他 們 裡 面 、 他 們 也 不 認 識 耶 和 華
Yaptıkları işler Tanrılarına dönmeye izin vermiyor, Çünkü zina ruhu var içlerinde, RABbi tanımıyorlar.他 們所 行 的 使 他 們 不 能 歸 向 神 、 因 有 淫心 在 他 們裡面 、 他 們 也 不 認識 耶和華
Ya RAB, sıkıntıdayken seni aradılar. Onları terbiye ettiğinde sessizce yakararak içlerini döktüler.HERR, wenn Trübsal da ist, so sucht man dich; wenn du sie züchtigst, so rufen sie ängstlich.
Ya RAB, sıkıntıdayken seni aradılar. Onları terbiye ettiğinde sessizce yakararak içlerini döktüler.Doamne, ei Te-au căutat, cînd erau în strîmtorare; au început să se roage, cînd i-ai pedepsit.
Ya RAB, sıkıntıdayken seni aradılar. Onları terbiye ettiğinde sessizce yakararak içlerini döktüler.Engkau telah menghukum kami; dalam kesesakan kami berpaling kepada-Mu, dan berdoa kepada-Mu, TUHAN
Ya RAB, sıkıntıdayken seni aradılar. Onları terbiye ettiğinde sessizce yakararak içlerini döktüler.GOSPOD, v stiski so te iskali; molili so ponižno, kadar jih je trla pokora tvoja.
Ya RAB, sıkıntıdayken seni aradılar. Onları terbiye ettiğinde sessizce yakararak içlerini döktüler.HERE, in onze wanhoop zochten wij U. Wanneer Uw straf ons trof, riepen wij U aan.
Ya RAB, sıkıntıdayken seni aradılar. Onları terbiye ettiğinde sessizce yakararak içlerini döktüler.Herra, ahdistuksessa he etsivät sinua, vuodattivat hiljaisia rukouksia, kun sinä heitä kuritit.
Ya RAB, sıkıntıdayken seni aradılar. Onları terbiye ettiğinde sessizce yakararak içlerini döktüler.HERRE, i nöden hava de nu sökt dig, de hava utgjutit tysta böner, när din tuktan kom över dem.
Ya RAB, sıkıntıdayken seni aradılar. Onları terbiye ettiğinde sessizce yakararak içlerini döktüler.HERRE, i Nøden søgte de dig; de udgød stille Bønner, medens din Tugtelse var over dem.
Ya RAB, sıkıntıdayken seni aradılar. Onları terbiye ettiğinde sessizce yakararak içlerini döktüler.Hỡi Ðức Giê-hô-va, họ đã tìm kiếm Ngài trong lúc ngặt nghèo, kêu cầu Ngài khi Ngài sửa phạt họ.
Ya RAB, sıkıntıdayken seni aradılar. Onları terbiye ettiğinde sessizce yakararak içlerini döktüler.Hỡi_Ðức_Giê - hô-va , họ đã tìm_kiếm Ngài trong lúc ngặt_nghèo , kêu_cầu Ngài khi Ngài sửa phạt họ .
Ya RAB, sıkıntıdayken seni aradılar. Onları terbiye ettiğinde sessizce yakararak içlerini döktüler.Hospodine, v súžení ťa hľadali a navštívili; vylievali pokorné prosby tiché, keď si ich trestal a káznil.
Ya RAB, sıkıntıdayken seni aradılar. Onları terbiye ettiğinde sessizce yakararak içlerini döktüler.Hospodine, v úzkosti hledali tebe, vylévali prosby, když jsi je trestával.
Ya RAB, sıkıntıdayken seni aradılar. Onları terbiye ettiğinde sessizce yakararak içlerini döktüler.여호와여 백성이 환난 중에 주를 앙모하였사오며 주의 징벌이 그들에게 임할 때에 그들이 간절히 주께 기도하였나이다
Ya RAB, sıkıntıdayken seni aradılar. Onları terbiye ettiğinde sessizce yakararak içlerini döktüler.Oh Jehovah, te buscaban en la tribulación; cuando tu castigo caía sobre ellos, derramaban su oración
Ya RAB, sıkıntıdayken seni aradılar. Onları terbiye ettiğinde sessizce yakararak içlerini döktüler.Oh Uram! a szorongásban kerestek Téged, és halk imádságot mondtanak, mikor rajtuk volt ostorod.
Ya RAB, sıkıntıdayken seni aradılar. Onları terbiye ettiğinde sessizce yakararak içlerini döktüler.Panie! w ucisku szukali cię; gdyś ich karał, wylewali modlitwy swe.
Ya RAB, sıkıntıdayken seni aradılar. Onları terbiye ettiğinde sessizce yakararak içlerini döktüler.Senhor, na angústia te buscaram; quando lhes sobreveio a tua correção, derramaram-se em oração.
Ya RAB, sıkıntıdayken seni aradılar. Onları terbiye ettiğinde sessizce yakararak içlerini döktüler.Signore, nella tribolazione ti abbiamo cercato; a te abbiamo gridato nella prova, che è la tua correzione
Ya RAB, sıkıntıdayken seni aradılar. Onları terbiye ettiğinde sessizce yakararak içlerini döktüler.Κυριε, εν τη θλιψει προσετρεξαν προς σε εξεχεαν στεναγμον, οτε η παιδεια σου ητο επ' αυτους.
Ya RAB, sıkıntıdayken seni aradılar. Onları terbiye ettiğinde sessizce yakararak içlerini döktüler.Господи! в бедствии он искал Тебя; изливал тихие моления, когда наказание Твое постигало его.
Ya RAB, sıkıntıdayken seni aradılar. Onları terbiye ettiğinde sessizce yakararak içlerini döktüler.Господи в скръбта прибягнаха към Тебе, Изляха тайна молитва, когато наказанието Ти бе върху тях.
Ya RAB, sıkıntıdayken seni aradılar. Onları terbiye ettiğinde sessizce yakararak içlerini döktüler.יהוה בצר פקדוך צקון לחש מוסרך למו׃
Ya RAB, sıkıntıdayken seni aradılar. Onları terbiye ettiğinde sessizce yakararak içlerini döktüler.يا رب في الضيق طلبوك. سكبوا مخافتة عند تأديبك اياهم.
Ya RAB, sıkıntıdayken seni aradılar. Onları terbiye ettiğinde sessizce yakararak içlerini döktüler.耶 和 華 阿 、 他 們 在 急 難 中 尋 求 你 . 你 的 懲 罰 臨 到 他 們 身 上 、 他 們 就 傾 心 吐 膽 禱 告 你
Ya RAB, sıkıntıdayken seni aradılar. Onları terbiye ettiğinde sessizce yakararak içlerini döktüler.耶和華 阿 、 他 們在 急難 中 尋求 你 . 你 的 懲罰臨 到 他 們 身上 、 他們 就 傾心 吐 膽禱 告 你
Yaşlanan bu adayı şu anda içleri hayat dolu olan toprak ve bitkiler örtmekteGiờ đây, cây cối và đất đai đã bao phủ lên hòn đảo già cỗi dồi dào sức sống này.
Yaşlanan bu adayı şu anda içleri hayat dolu olan toprak ve bitkiler örtmektePlante şi pământ acoperă acum această insulă ce îmbătrâneşte, fremătând de viaţă.
Yaşlanan bu adayı şu anda içleri hayat dolu olan toprak ve bitkiler örtmektePůda a rostliny zcela pokryly tento stárnoucí ostrov kypící životem.
Yaşlanan bu adayı şu anda içleri hayat dolu olan toprak ve bitkiler örtmekteΦυτά και χώμα καλύπτουν σήμερα αυτό το νησί που γερνά... ...βρίθοντας από ζωή.
Yaşlanan bu adayı şu anda içleri hayat dolu olan toprak ve bitkiler örtmekteСегодня этот остров целиком покрыт ковром растительности и изобилует многочисленными формами жизни.
Yaşlanan bu adayı şu anda içleri hayat dolu olan toprak ve bitkiler örtmekteצמחים ואדמה אורגנית ממלאים .את האי הזקן ומלא החיים הזה
Yaşlanan bu adayı şu anda içleri hayat dolu olan toprak ve bitkiler örtmekteالنباتات والترب تغطّي هذه الجزيرة المعمّرة الآن تعجّ بالحياة
Yıl, bloggerların baskı altına alınması ile başladı ve içlerinden birinin öldürülmesi ile sona erdi.Cela a débuté avec la répression de blogueurs et a fini avec l'assassinat de l'un d'entre eux.
İlgili Sayfalar