içler ile cümle
içler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Ve çoğunlukla daha zeki olurlar içlerinde daha daha zeki şahıslar olmasına rağmen.Und sie können oft sogar schlauer sein, als die schlaueste Person innerhalb der Gruppe.
Ve çoğunlukla daha zeki olurlar içlerinde daha daha zeki şahıslar olmasına rağmen.Vaak zelfs nog slimmer dan het slimste individu binnen de groep.
Ve çoğunlukla daha zeki olurlar içlerinde daha daha zeki şahıslar olmasına rağmen.Và họ thật sự có thể thông minh hơn cả người thông minh nhất trong số họ.
Ve çoğunlukla daha zeki olurlar içlerinde daha daha zeki şahıslar olmasına rağmen.W rzeczy samej grupa ludzi może być często mądrzejsza, niż najmądrzejsza osoba wśród nich.
Ve çoğunlukla daha zeki olurlar içlerinde daha daha zeki şahıslar olmasına rağmen.Y a menudo, pueden en realidad ser mas inteligentes que la persona mas inteligente dentro de ellos.
Ve çoğunlukla daha zeki olurlar içlerinde daha daha zeki şahıslar olmasına rağmen.А зачастую, могут быть намного умнее, чем даже самый умный человек внутри группы.
Ve çoğunlukla daha zeki olurlar içlerinde daha daha zeki şahıslar olmasına rağmen.И на практика често могат да бъдат по-умни от дори най-умния човек сред тях.
Ve çoğunlukla daha zeki olurlar içlerinde daha daha zeki şahıslar olmasına rağmen.והן יכולות לעיתים קרובות להיות חכמות יותר אפילו מהאדם החכם ביותר שבתוכן.
Ve çoğunlukla daha zeki olurlar içlerinde daha daha zeki şahıslar olmasına rağmen.و في الواقع بإمكانهم أن يكونوا أذكى حتى من أذكى شخص متواجد بينهم
Ve çoğunlukla daha zeki olurlar içlerinde daha daha zeki şahıslar olmasına rağmen.賢くなれるのです 簡単な例では あるグループに
Ve her bölündüklerinde kendi içlerindeki kimyasalların eşit olmayan bir bölünmesi gerçekleşiyordu.Cada vez que se dividiam, dividiam de forma desigual os químicos que continham.
Ve her bölündüklerinde kendi içlerindeki kimyasalların eşit olmayan bir bölünmesi gerçekleşiyordu.Elke keer dat ze zich splitsten kreeg je een ongelijke verdeling van chemicaliën binnen hen.
Ve her bölündüklerinde kendi içlerindeki kimyasalların eşit olmayan bir bölünmesi gerçekleşiyordu.És ahányszor osztódtak egyenlőtlen eloszlásban vált ketté a bennük lévő kémiai anyag.
Ve her bölündüklerinde kendi içlerindeki kimyasalların eşit olmayan bir bölünmesi gerçekleşiyordu.기름 방울이 나누어 질 때마다 화학물질들은 불균등하게 분리 되었습니다.
Ve her bölündüklerinde kendi içlerindeki kimyasalların eşit olmayan bir bölünmesi gerçekleşiyordu.Ogni volta che si divideva si aveva una sorta di spartizione non equa degli elementi all'interno.
Ve her bölündüklerinde kendi içlerindeki kimyasalların eşit olmayan bir bölünmesi gerçekleşiyordu.Si ori de cate ori se diviza, aveau o diviziune inegala a chimicalelor din interior.
Ve her bölündüklerinde kendi içlerindeki kimyasalların eşit olmayan bir bölünmesi gerçekleşiyordu.Và tất cả mọi lần nó phân chia, chúng đều phân chia không đều những thành phần hóa học trong chúng.
Ve her bölündüklerinde kendi içlerindeki kimyasalların eşit olmayan bir bölünmesi gerçekleşiyordu.Y cada vez que se dividían ocasionaban una distribución desigual de los químicos que contenían.
Ve her bölündüklerinde kendi içlerindeki kimyasalların eşit olmayan bir bölünmesi gerçekleşiyordu.Κάθε φορά που διαιρούταν, γινόταν ένα είδος άνισης διαίρεσης των χημικών μέσα τους.
Ve her bölündüklerinde kendi içlerindeki kimyasalların eşit olmayan bir bölünmesi gerçekleşiyordu.И всеки път, когато се делили, се случвало един вид неравно делене на химическите вещества в тях.
Ve her bölündüklerinde kendi içlerindeki kimyasalların eşit olmayan bir bölünmesi gerçekleşiyordu.И каждый раз, когда они делились, элементы распределялись не равномерно.
Ve her bölündüklerinde kendi içlerindeki kimyasalların eşit olmayan bir bölünmesi gerçekleşiyordu.ובכל פעם שזה התחלק, הם נחלקו באופן שהוא לחלוקה לא שווה של הכימיקלים שבתוכן.
Ve her bölündüklerinde kendi içlerindeki kimyasalların eşit olmayan bir bölünmesi gerçekleşiyordu.وفي كل مرةٍ تنقسم فيها، تنفصل إلى أجزاء غير متساوية من المواد الكيميائية التي تكونت منها.
Ve her bölündüklerinde kendi içlerindeki kimyasalların eşit olmayan bir bölünmesi gerçekleşiyordu.内包する化学物質は 言わば非均衡に分割されました そのため、全ての雫は少しづつ違っていました
Ve içleri boşaldığı zaman organizmalar için yaşam alanı haline geliyorlar.A keď sa vytvoria, stanú sa útočiskom pre organizmy.
Ve içleri boşaldığı zaman organizmalar için yaşam alanı haline geliyorlar.E quando si svuotano, diventano un habitat per gli organismi.
Ve içleri boşaldığı zaman organizmalar için yaşam alanı haline geliyorlar.Et lorsqu'ils se creusent, ils deviennent des habitats pour ces organismes.
Ve içleri boşaldığı zaman organizmalar için yaşam alanı haline geliyorlar.Już puste, stają się siedliskiem wielu organizmów. Już puste, stają się siedliskiem wielu organizmów.
Ve içleri boşaldığı zaman organizmalar için yaşam alanı haline geliyorlar.그리고 그것들이 텅 비어버렸을 때 그때 비로소 그것들은 유기체들의 서식지가 되는 거예요.
Ve içleri boşaldığı zaman organizmalar için yaşam alanı haline geliyorlar.Și când ele se adâncesc, devin habitate pentru organisme.
Ve içleri boşaldığı zaman organizmalar için yaşam alanı haline geliyorlar.Und wenn sie sich aushöhlen, werden sie Lebensräume für Organismen.
Ve içleri boşaldığı zaman organizmalar için yaşam alanı haline geliyorlar.Y cuando se vacían, entonces se convierten en habitats para organismos.
Ve içleri boşaldığı zaman organizmalar için yaşam alanı haline geliyorlar.Zo worden deze buizen gevormd. Als ze uitgehold zijn, worden ze een habitat voor organismen.
Ve içleri boşaldığı zaman organizmalar için yaşam alanı haline geliyorlar.А когато станат кухи, стават жизнена среда за организми.
Ve içleri boşaldığı zaman organizmalar için yaşam alanı haline geliyorlar.И когда они прорываются, тогда они заселяются организмами.
Ve içleri boşaldığı zaman organizmalar için yaşam alanı haline geliyorlar.וכשהן מתרוקנות הן הופכות לבית גידול לייצורים
Ve içleri boşaldığı zaman organizmalar için yaşam alanı haline geliyorlar.وعندما تتجوّف ، عندها تصبح مسكناً للكائنات.
Ve içleri boşaldığı zaman organizmalar için yaşam alanı haline geliyorlar.生物が発生するのです 火星の至る所にも溶岩洞があり
Ve içlerinde genetik materyel var, Bu genetik materyal DNA ya da RNA olabilir.A uvnitř mají nějaký genetický materiál, který by mohl být DNA nebo RNA.
Ve içlerinde genetik materyel var, Bu genetik materyal DNA ya da RNA olabilir.A w środku zawierają materiał genetyczny, którym może być DNA lub RNA.
Ve içlerinde genetik materyel var, Bu genetik materyal DNA ya da RNA olabilir.E dentro eles têm algum material genético, que pode ser DNA ou RNA.
Ve içlerinde genetik materyel var, Bu genetik materyal DNA ya da RNA olabilir.E por dentro eles tem algum material genético, que pode ser ADN ou ARN.
Ve içlerinde genetik materyel var, Bu genetik materyal DNA ya da RNA olabilir.Et à l'intérieur, il y a du matériel génétique, qui peut être de l'ADN ou de l'ARN.
Ve içlerinde genetik materyel var, Bu genetik materyal DNA ya da RNA olabilir.Всередині міститься деякий генетичний матеріал, який може бути ДНК або РНК.
Ve içlerinde genetik materyel var, Bu genetik materyal DNA ya da RNA olabilir.وفي الداخل يوجد الحمض الوراثي الذي قد يكون "دي إن أيه" أو "أر إن أيه"
Ve içlerinde genetik materyel var,캡시드 안에는 DNA나 RNA 같은
Ve içlerinde genetik materyel var,dna または RNA ででしょう。
Ve içlerinde genetik materyel var,Und innen drin haben sie etwas genetisches Material, was vielleicht
Ve içlerinde genetik materyel var,ובפנים ישנו חומר תורשתי כלשהו, שיכול להיות דנ"א או רנ"א.
Ve içlerinden biri "Buraya gel.Eén van hen zei:
Ve içlerinden biri "Buraya gel.Einer von ihnen sagte:
Ve içlerinden biri "Buraya gel.Jeden z nich powiedział "Podejdź.
Ve içlerinden biri "Buraya gel.L'un d'eux a dit : " Venez.
Ve içlerinden biri "Buraya gel. Sana bu konuda yardım edebilirim sanırım." dedi.E allora uno di loro disse, "Dai, vieni, penso di poterti aiutare.
Ve içlerinden biri "Buraya gel. Sana bu konuda yardım edebilirim sanırım." dedi.En af dem sagde "Kom her, jeg tror jeg kan hjælpe dig med det."
Ve içlerinden biri "Buraya gel. Sana bu konuda yardım edebilirim sanırım." dedi.결국 그 중 한 명이 "오시죠, 제가 도움을 드릴 수 있을 듯 합니다." 라고 하며
Ve içlerinden biri "Buraya gel. Sana bu konuda yardım edebilirim sanırım." dedi.Και ένας από αυτόυς είπε, "Έλα εδώ, νομίζω ότι μπορώ να σε βοηθήσω."
Ve içlerinden biri "Buraya gel. Sana bu konuda yardım edebilirim sanırım." dedi.אחד מהם אמר, "בוא הנה. אני חושב שאני יכול לעזור לך."
Ve içlerinden biri "Buraya gel. Sana bu konuda yardım edebilirim sanırım." dedi.ثم قال أحدهم, "تعال. أعتقد أنه بامكاني مساعدتك في هذا."
Ve içlerinden biri "Buraya gel. Sana bu konuda yardım edebilirim sanırım." dedi.私にバマナ僧になるための儀式をしてくれました
İlgili Sayfalar