içler ile cümle

içler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ve içleri boşaldığı zaman organizmalar için yaşam alanı haline geliyorlar.And when they hollow out, then they become habitats for organisms.
Ve o tembellikten kaynaklanmaz. Çünkü onlar içlerinde gayet nettir.And it's not because of laziness.
Ve kanamalı çiçek, içlerinde en kötüsü, hamile bayanlarda daha çok görülür.And hemorrhagic smallpox, the most cruel of all, which had a predilection for pregnant women.
Sıvı içlerini dolduruyor.Fluid is filling them up.
Şimdi içler-dışlar çarpımı yapabiliriz. 8x2=16 bu da eşittir BC x BC = BC kareAnd now we can cross multiply, 8 times 2 is 16 is equal to BC times BC is equal to BC squared
Ve çoğunlukla daha zeki olurlar içlerinde daha daha zeki şahıslar olmasına rağmen.And they can actually often be smarter than even the smartest person within them.
Eğer çiğ besinler yersek içlerindeki enerjiyi tam olarak açığa çıkaramayız.If we eat raw food, we cannot release really the energy.
Bazen böyle bir soruyla karşılaştığınızda, "İçler dışlar çarpımı yapsana!" diyebilirsiniz.Now sometimes when you see a proportion like this, sometimes you'll say oh you could cross multiply.
Evet, içler dışlar çarpımı yapılabilir ve size nasıl yapıldığını göstereceğim.And you can cross multiply and I'll teach you how to do that.
Ve bazen en kısa yol içler dışlar çarpımıdır.And that's sometimes the quick way to do it.
İçler dışlar çarpımı budur.This is what it means to cross multiply.
Dikkat ederseniz, içler dışlar çarpımı ile aynı sonuca ulaştık.And notice we're getting the exact same value that we got with cross multiplying.
Yani içler dışlar çarpımıyla, iki adımda çözüyorsunuz.And with cross multiplying, you're actually doing 2 steps.
İçleri her türden çerçöple dolu mazgallar gibi...THERE ARE METAL GRATES TO AVOlD, ALONG WlTH ALL SORTS OF DEBRlS.
Bence budala evler inşa edip içlerine akıllı şeyler koymalısınız.I think you have to build dumb homes and put smart stuff in it.
Yani içler dışlar çarpımı yaparak bu iki değeri çarpabiliriz. -Or I will think of it more as just doing the distributive property twice.
Bu alan çizgilerinin kendi içlerinde yaptığı bir çeşit düzenleme gibidir. -They kind of arrange themselves along these field lines.
İçlerindeki kırmızı acı biber, ağızda ve zihinde patlar.The hot chili peppers in them explode in the mouth and the mind.
Avuç içleriniz ileri bakaca şekilde Avuç içleriniz ileri bakaca şekildeGrab the pull-up bar with the palms of your hands facing forward.
Avuç içleriniz ileri bakaca şekildeThis will be your starting position.
Ve içlerinde genetik materyel var, Bu genetik materyal DNA ya da RNA olabilir.And inside they have some genetic material, which might be DNA or it might be RNA.
Böylece içleri rahat bir şekilde hayatlarına devam ettiler.This gave them the peace of mind to move forward.
Başka insanlar gidip içlerini doldurdu.And other people go and fill them in.
Nötron ve proton da içlerinde kuark dediğimiz daha küçük parçacıklara sahipler.Even the neutrons and protons have smaller particles inside of them known as quarks.
İçleri ise kutupsal değildir yani hydrophobic(suyu sevmeyen) türdendir.So I could draw the whole membrane like that, but I won't do that.
Durum şu ki ülkeler kendi içlerine kapanıyorlar.Here is the situation: countries are turning inwards.
Ama çok fazla çeşitlilikleri vardı, ve içleri de oldukça karmaşıktı.But they had great diversity, and, inside, great complexity.
Ben de nefesimi tutarken içlerinden çıkmam gereken kelepçeler eklemek zorunda kaldım.So, I had to add handcuffs, while holding my breath, to escape from.
Bazı şanslılar, ki içlerinde, Bradler sonra ciddi rehabilitasyon merkezlerine giderler.Some lucky ones -- and among them, Brad -- go to serious rehabilitation centers after that.
İçler dışlar çarpımı ile çözebiliriz.You could cross multiply and you get,
Darwin adanın içlerine doğru daha fazla ilerledikçe,As Darwin went further and further into the heart of the islands
İçlerinden en eşsiz olanını seçtimAmong them, I have chosen the most unique present.
Köpeklere bayılırız ama gerçekten mutlu ve üzüntülü olmadıkları zamanlar onların içleri boştur,We are fond of dogs, but they are mostly empty inside when they are not very happy or sad.
İçlerindeki çadır ipleri çekilince, Bilgelikten yoksun olarak ölüp giderler.›Isn't their tent cord plucked up within them? They die, and that without wisdom.'
Onlar sana anlatıp öğretmeyecek, İçlerindeki sözleri dile getirmeyecek mi?Shall they not teach you, tell you, and utter words out of their heart?
Fesada gebe kalıp kötülük doğururlar, İçleri yalan doludur.››They conceive mischief, and bring forth iniquity. Their heart prepares deceit."
‹‹Tanrısızlar öfkelerini içlerinde gizler, Kendilerini bağladığında Tanrıdan yardım istemezler."But those who are godless in heart lay up anger. They don't cry for help when he binds them.
Şişmanlıktan gözleri dışarı fırlar, İçleri kötülük kazanı gibi kaynar.Their eyes bulge with fat. Their minds pass the limits of conceit.
Canlarının çektiği yiyeceği isteyerek İçlerinde Tanrıyı denediler.They tempted God in their heart by asking food according to their desire.
Ya RAB, sıkıntıdayken seni aradılar. Onları terbiye ettiğinde sessizce yakararak içlerini döktüler.Yahweh, in trouble they have visited you. They poured out a prayer when your chastening was on them.
Evler yapıp içlerinde yaşayacak, Bağlar dikip meyvesini yiyecekler.They shall build houses, and inhabit them; and they shall plant vineyards, and eat their fruit.
Bunun üzerine bazı din bilginleri içlerinden, ‹‹Bu adam Tanrıya küfrediyor!›› dediler.Behold, some of the scribes said to themselves, "This man blasphemes."
Ama içlerinden bazıları, ‹‹Cinleri, cinlerin önderi Baalzevulun gücüyle kovuyor›› dediler.But some of them said, "He casts out demons by Beelzebul, the prince of the demons."
İçlerinden biri başkâhinin kölesine vurarak sağ kulağını uçurdu.A certain one of them struck the servant of the high priest, and cut off his right ear.
Ama içlerinden bazıları Ferisilere giderek İsanın yaptıklarını onlara bildirdiler.But some of them went away to the Pharisees, and told them the things which Jesus had done.
Böylelikle içlerinden birçokları ve çok sayıda saygın Grek kadın ve erkek iman etti.Many of them therefore believed; also of the prominent Greek women, and not a few men.
Fakat kendilerine savaş yazılınca, içlerinden pek azı hariç, yüz çevirdiler. Allah zalimleri bilir.But when they were ordered to fight they turned away, except for a few; yet God knows the sinners.
İçlerinden pek azı hariç, hepsi ondan içtiler.And but for a few they all drank of its water.
Onlar sana açıklayamadıklarını içlerinde gizliyorlar.They hide in their hearts what they do not disclose to you.
İçlerinden inkar edenlere de acı bir azab hazırladık.For those who are unbelievers among them We have reserved a painful punishment.
İçlerinden pek azı hariç, daima onlardan hainlik görürsün.You will always hear of treachery on their part except that of a few.
İçlerinden bazıları da Peygamberi incitirler: "O, (her söyleneni dinleyen) bir kulaktır." derler.There are some among them who talk ill of the Prophet by saying: "He listens to everyone."
Allah, onlar için altlarından ırmaklar akan, içlerinde ebedi kalacakları cennetler hazırlamıştır.God has provision for them of gardens with Streams of running water, where they will abide for ever.
İçlerinden sana kulak verip dinleyenler de vardır. Fakat sağırlara sen mi duyuracaksın?Some of them listen to you: But can you make the deaf hear who do not understand a thing?
Ancak içlerinden kendilerine ihlas verilen kulların hariç. (Benim azdırmam, onları etkilemez.)Except the chosen ones among Your creatures."
Rabbiniz içlerinizdekini daha iyi bilir.Your Lord knows what is in your heart.
Kendi vicdanlarına başvurup (içlerinden): "Hakikaten sizler haksızsınız!" dediler.Then they thought and observed: "Surely you are yourselves unjust."
Andolsun ki onlar kendi içlerinde büyüklük tasladılar ve büyük bir azgınlıkla haddi aştılar.They are full of self-conceit and behave with intense arrogance.
Ve azabı gördüklerinde, içlerinde pişmanlıklarını gizlediler.When they see the punishment they will express repentance.
Allah onların, içlerinde gizledikleri (düşünceleri) biliyor.But God knows what they harbour in their breasts.
İlgili Sayfalar