içler ile cümle
içler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
İçlerinden birinin gerçekten beni ciddi bir makalenin yazarlarına eklemeyi istediğini düşündüm.En af dem, skal det siges, ville virkelig gerne inddrage mig, tror jeg, i en seriøs diskussion.
İçlerinden birinin gerçekten beni ciddi bir makalenin yazarlarına eklemeyi istediğini düşündüm.En av dem, ska erkännas, tror jag enbart ville dra in mig i en seriös debatt.
İçlerinden birinin gerçekten beni ciddi bir makalenin yazarlarına eklemeyi istediğini düşündüm.Jeden z nich chciał wdać się ze mną w poważną kłótnię.
İçlerinden birinin gerçekten beni ciddi bir makalenin yazarlarına eklemeyi istediğini düşündüm.그 중 한 과학자는, 제가 생각하기에 절 정말로 심각한 논쟁에 끌어들이고 싶었다고 봐요.
İçlerinden birinin gerçekten beni ciddi bir makalenin yazarlarına eklemeyi istediğini düşündüm.Một trong số họ, thật đáng khen, tôi nghĩ thật sự họ chỉ muốn tham gia tranh luận nghiêm túc với tôi.
İçlerinden birinin gerçekten beni ciddi bir makalenin yazarlarına eklemeyi istediğini düşündüm.Uno di loro, devo riconoscerlo, penso volesse solo coinvolgermi in una discussione seria.
İçlerinden birinin gerçekten beni ciddi bir makalenin yazarlarına eklemeyi istediğini düşündüm.Unul din ei, în apărarea lui, cred că a vrut doar să mă implice într-o discuție serioasă.
İçlerinden birinin gerçekten beni ciddi bir makalenin yazarlarına eklemeyi istediğini düşündüm.Ένας από αυτούς, προς τιμήν του, νομίζω ότι απλά ήθελε στ' αλήθεια να επιχειρηματολογήσει μαζί μου σοβαρά.
İçlerinden birinin gerçekten beni ciddi bir makalenin yazarlarına eklemeyi istediğini düşündüm.Един от тях, трябва да му се признае - мисля, че просто искаше да ме въвлече в сериозен спор.
İçlerinden birinin gerçekten beni ciddi bir makalenin yazarlarına eklemeyi istediğini düşündüm.Один из них, нужно отдать ему должное, наверное, лишь пытался завязать со мной серьёзную дискуссию.
İçlerinden birinin gerçekten beni ciddi bir makalenin yazarlarına eklemeyi istediğini düşündüm.אחד מהם, ייזקף לזכותו, אני חושבת שרק רצה לערוך איתי ויכוח רציני.
İçlerinden birinin gerçekten beni ciddi bir makalenin yazarlarına eklemeyi istediğini düşündüm.واحد منهم ، لمصلحته، أعتقد فقط لمجرد أن يشاركني في الجدال الحاد
İçlerinden biri, o yıl başkâhin olan Kayafa, ‹‹Hiçbir şey bilmiyorsunuz›› dedi.A eden izmed njih, Kajfa, ki je bil tisto leto veliki duhovnik, jim reče: Vi ničesar ne veste,
İçlerinden biri, o yıl başkâhin olan Kayafa, ‹‹Hiçbir şey bilmiyorsunuz›› dedi.A jeden, ktorýsi z nich, Kaifáš, ktorý bol toho roku najvyšším kňazom, im povedal: Vy neviete ničoho
İçlerinden biri, o yıl başkâhin olan Kayafa, ‹‹Hiçbir şey bilmiyorsunuz›› dedi.A jeden z nich, Kaifasz, będąc najwyższym kapłanem onego roku, rzekł im: Wy nic nie wiecie,
İçlerinden biri, o yıl başkâhin olan Kayafa, ‹‹Hiçbir şey bilmiyorsunuz›› dedi.Egy pedig õ közülök, Kajafás, a ki fõpap vala abban az esztendõben, monda nékik: Ti semmit sem tudtok.
İçlerinden biri, o yıl başkâhin olan Kayafa, ‹‹Hiçbir şey bilmiyorsunuz›› dedi.Einer aber unter ihnen, Kaiphas, der desselben Jahres Hoherpriester war, sprach zu ihnen: Ihr wisset nichts,
İçlerinden biri, o yıl başkâhin olan Kayafa, ‹‹Hiçbir şey bilmiyorsunuz›› dedi.Entonces uno de ellos, Caifás, que era sumo sacerdote en aquel año, les dijo: --Vosotros no sabéis nada
İçlerinden biri, o yıl başkâhin olan Kayafa, ‹‹Hiçbir şey bilmiyorsunuz›› dedi.Jeden pak z nich, jménem Kaifáš, nejvyšším knězem jsa toho léta, řekl jim: Vy nic nevíte,
İçlerinden biri, o yıl başkâhin olan Kayafa, ‹‹Hiçbir şey bilmiyorsunuz›› dedi.Kajafas, die dat jaar hogepriester was, zei: "U hebt geen flauw idee wat hier aan de hand is.
İçlerinden biri, o yıl başkâhin olan Kayafa, ‹‹Hiçbir şey bilmiyorsunuz›› dedi.그 중에 한 사람 그 해 대제사장인 가야바가 저희에게 말하되 너희가 아무 것도 알지 못하는도다
İçlerinden biri, o yıl başkâhin olan Kayafa, ‹‹Hiçbir şey bilmiyorsunuz›› dedi.L`un d`eux, Caïphe, qui était souverain sacrificateur cette année-là, leur dit: Vous n`y entendez rien;
İçlerinden biri, o yıl başkâhin olan Kayafa, ‹‹Hiçbir şey bilmiyorsunuz›› dedi.Ma uno di loro, di nome Caifa, che era sommo sacerdote in quell'anno, disse loro: «Voi non capite null
İçlerinden biri, o yıl başkâhin olan Kayafa, ‹‹Hiçbir şey bilmiyorsunuz›› dedi.Men en af dem, Kajfas, som var Ypperstepræst i det År, sagde til dem:
İçlerinden biri, o yıl başkâhin olan Kayafa, ‹‹Hiçbir şey bilmiyorsunuz›› dedi.Men en av dem, Kaifas, som var överstepräst för det året, sade till dem: »I förstån intet,
İçlerinden biri, o yıl başkâhin olan Kayafa, ‹‹Hiçbir şey bilmiyorsunuz›› dedi.Men en av dem, Kaifas, som var yppersteprest det år, sa til dem:
İçlerinden biri, o yıl başkâhin olan Kayafa, ‹‹Hiçbir şey bilmiyorsunuz›› dedi.Mutta eräs heistä, Kaifas, joka sinä vuonna oli ylimmäinen pappi, sanoi heille: "Te ette tiedä mitään
İçlerinden biri, o yıl başkâhin olan Kayafa, ‹‹Hiçbir şey bilmiyorsunuz›› dedi.Seorang dari mereka yang bernama Kayafas, imam agung pada tahun itu, berkata, "Kalian tidak tahu apa-apa
İçlerinden biri, o yıl başkâhin olan Kayafa, ‹‹Hiçbir şey bilmiyorsunuz›› dedi.Um deles, porém, chamado Caifás, que era sumo sacerdote naquele ano, disse-lhes: Vós nada sabeis,
İçlerinden biri, o yıl başkâhin olan Kayafa, ‹‹Hiçbir şey bilmiyorsunuz›› dedi.Unul din ei, Caiafa, care era mare preot în anul acela, le -a zis: ,,Voi nu ştiţi nimic;
İçlerinden biri, o yıl başkâhin olan Kayafa, ‹‹Hiçbir şey bilmiyorsunuz›› dedi.И не само за тях се моля, но и за ония, които биха повярвали в Мене чрез тяхното учение,
İçlerinden biri, o yıl başkâhin olan Kayafa, ‹‹Hiçbir şey bilmiyorsunuz›› dedi.Один же з них, Каяфа, бувши архиєреєм року того, каже їм: Ви не знаєте нїчого,
İçlerinden biri, o yıl başkâhin olan Kayafa, ‹‹Hiçbir şey bilmiyorsunuz›› dedi.Один же из них, некто Каиафа, будучи на тот год первосвященником, сказал им: вы ничего не знаете,
İçlerinden biri, o yıl başkâhin olan Kayafa, ‹‹Hiçbir şey bilmiyorsunuz›› dedi.ואחד מהם קיפא שמו והוא כהן גדול בשנה ההיא אמר אליהם הן לא תדעו מאומה׃
İçlerinden biri, o yıl başkâhin olan Kayafa, ‹‹Hiçbir şey bilmiyorsunuz›› dedi.فقال لهم واحد منهم. وهو قيافا. كان رئيسا للكهنة في تلك السنة. انتم لستم تعرفون شيئا.
İçlerinden biri, o yıl başkâhin olan Kayafa, ‹‹Hiçbir şey bilmiyorsunuz›› dedi.內 中 有 一 個 人 、 名 叫 該 亞 法 、 本 年 作 大 祭 司 、 對 他 們 說 、 你 們 不 知 道 甚 麼
İçlerinden biri, o yıl başkâhin olan Kayafa, ‹‹Hiçbir şey bilmiyorsunuz›› dedi.內中 有 一 個 人 、 名叫 該亞 法 、 本 年 作大 祭司 、 對他 們說 、 你 們 不知道 甚 麼
İçlerinden bir tanesi foursquare üzerinden그 중에 한 서비스가 제가 뉴욕 4번가에 있는
İçlerinden bir tanesi foursquare üzerindenFoursquareのサイトで NYにあるレストランのデリに
İçlerinden bir tanesi foursquare üzerindenUnul dintre ele de fapt, în mod interesant, m-a găsit când m-am logat la raionul de delicatese
İçlerinden bir tanesi foursquare üzerindenאחד מהם למעשה, בצורה מתאימה, מצא אותי כשנכנסתי למעדנייה
İçlerinden bir tanesi foursquare üzerindenأحدها في الواقع، ملائمة تماما، وجدتني حين دخلت إلى دلي
İçlerinden en eşsiz olanını seçtimDiantaranya, aku memilih hadiah yang paling unik.
İçlerinden en eşsiz olanını seçtimIar eu l-am ales pe cel mai original dintre ele.
İçlerinden en eşsiz olanını seçtimParmis eux, j'ai choisi le plus original.
İçlerinden en eşsiz olanını seçtimTra di loro, ho scelto il regalo più unico.
İçlerinden en eşsiz olanını seçtimUnter ihnen habe ich<br />das am einzigartigen Geschenk gewählt.
İçlerinden en eşsiz olanını seçtimWybrałem parę unikatowych.
İçlerinden en eşsiz olanını seçtimΑνάμεσά τους, επέλεξα το πιο ξεχωριστό δώρο.
İçlerinden en eşsiz olanını seçtimЯ выбрал самые интересные из них.
İçlerinden en eşsiz olanını seçtimمن بينهم , لقد انتقيت أحسن واحد
İçlerinden, en zayıf olanı, içinde anaçlık olanı irdelemek istiyorum.Ich werde mir das Thema nehmen, das am schwächsten klingt, die unerschütterlichen Werte -
İçlerinden, en zayıf olanı, içinde anaçlık olanı irdelemek istiyorum.Je vais choisir celui qui semble être le plus simple, celui qui sur lequel tous le monde s'accorde,
İçlerinden, en zayıf olanı, içinde anaçlık olanı irdelemek istiyorum.저는 오늘 그래도 그 중에서 가장 약하게 들리는 것을 다루고자 합니다. 모성애와 애플파이...
İçlerinden, en zayıf olanı, içinde anaçlık olanı irdelemek istiyorum.שהוא המרכיב שנראה החלש מכולם, זה שמזכיר רק אימהות ועוגות תפוחים--
İçlerinden, en zayıf olanı, içinde anaçlık olanı irdelemek istiyorum.سأخذكم للخطوة التي تبدو الأضعف، الخطوة التي هي مجرد أمومة فطيرة التفاح --
İçlerinden, en zayıf olanı, içinde anaçlık olanı irdelemek istiyorum.我々にとって身近な存在でもある政府です 具体的には 政府を支持する相互システムです
İçlerinde ne olduğunu hissetmedikçe insanlara acı çektirmek kolaylaşır.Coraz łatwiej jest krzywdzić ludzi, bo nie musimy czuć, co oni przeżywają.
İçlerinde ne olduğunu hissetmedikçe insanlara acı çektirmek kolaylaşır.Devine mai uşor să răneşti oamenii cînd nu simţi ce este în interiorul lor.
İçlerinde ne olduğunu hissetmedikçe insanlara acı çektirmek kolaylaşır.Diventa più facile fare male alle persone, perché non sai cosa hanno dentro.
İlgili Sayfalar