içler ile cümle

içler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
İçlerinde ne olduğunu hissetmedikçe insanlara acı çektirmek kolaylaşır.É mais fácil magoar as pessoas porque não sentimos empatia com elas.
İçlerinde ne olduğunu hissetmedikçe insanlara acı çektirmek kolaylaşır.Es wird einfacher, Menschen zu verletzen weil man nicht fühlt was in ihnen vorgeht.
İçlerinde ne olduğunu hissetmedikçe insanlara acı çektirmek kolaylaşır.Il devient plus facile de blesser les autres, car vous ne sentez pas ce qu'ils sont à l'intérieur.
İçlerinde ne olduğunu hissetmedikçe insanlara acı çektirmek kolaylaşır.다른 사람들의 감정을 알지 못하기 떄문에, 그들에게 상처를 주는 것이 쉬워져요
İçlerinde ne olduğunu hissetmedikçe insanlara acı çektirmek kolaylaşır.Könnyebben fogsz másokat megbántani, mert nem érzed mi van bennük.
İçlerinde ne olduğunu hissetmedikçe insanlara acı çektirmek kolaylaşır.Se hace mas facil herir a la gente porque no sientes lo que esta adentro de ellos.
İçlerinde ne olduğunu hissetmedikçe insanlara acı çektirmek kolaylaşır.Semakin mudah menyakiti orang karena Anda tidak merasakan perasaan mereka.
İçlerinde ne olduğunu hissetmedikçe insanlara acı çektirmek kolaylaşır.Thật dễ dàng làm tổn thương người khác vì bạn không cảm nhận được những gì họ nghĩ.
İçlerinde ne olduğunu hissetmedikçe insanlara acı çektirmek kolaylaşır.Γίνεται ευκολότερο να πληγώσεις ανθρώπους γιατί δε νιώθεις τι υπάρχει μέσα τους.
İçlerinde ne olduğunu hissetmedikçe insanlara acı çektirmek kolaylaşır.Става ти по-лесно да нараняваш хората, защото не усещаш какво им е отвътре.
İçlerinde ne olduğunu hissetmedikçe insanlara acı çektirmek kolaylaşır.Становится легче причинять боль людям, потому что вы не чувствуете, что у них внутри.
İçlerinde ne olduğunu hissetmedikçe insanlara acı çektirmek kolaylaşır.קל יותר לפגוע באנשים כי אינך מרגיש מה נמצא בתוכם.
İçlerinde ne olduğunu hissetmedikçe insanlara acı çektirmek kolaylaşır.يصبح من السهل إيذاء الناس لأنك لا تحس بدواخلهم.
İçlerinde ne olduğunu hissetmedikçe insanlara acı çektirmek kolaylaşır.監禁し 丸裸にし 辱めたり 奴隷とし
İçlerinde ne olduğunu onları açana kadar bilmiyorum. ve 15 çöreği toplayana dek kutuları birer birer açıyorum.그것을 열어보기 전까지는 안에 무엇이 들었는지 모릅니다. 그리고 15개의 파이를 획득할 때까지, 상자를 열어봅니다.
İçlerinde ne olduğunu onları açana kadar bilmiyorum. ve 15 çöreği toplayana dek kutuları birer birer açıyorum.Et je vais ouvrir une boîte après l'autre jusqu'à ce que j'aie 15 tartes.
İçlerinde ne olduğunu onları açana kadar bilmiyorum. ve 15 çöreği toplayana dek kutuları birer birer açıyorum.Ik weet niet wat erin zit, tot ik ze open. En ik ga door met dozen openen, tot ik 15 taarten heb.
İçlerinde ne olduğunu onları açana kadar bilmiyorum. ve 15 çöreği toplayana dek kutuları birer birer açıyorum.Nem tudom mi van bennük, amíg nem nyitom ki őket. És egymás után nyitom ki a dobozokat, amíg nincs 15 pitém.
İçlerinde ne olduğunu onları açana kadar bilmiyorum. ve 15 çöreği toplayana dek kutuları birer birer açıyorum.Nevím, co v nich je, dokud je neotevřu. A tak otevírám krabici za krabicí, až najdu patnáct koláčů.
İçlerinde ne olduğunu onları açana kadar bilmiyorum. ve 15 çöreği toplayana dek kutuları birer birer açıyorum.Nie znam ich zawartości. Otwieram je do uzbierania 15 ciastek.
İçlerinde ne olduğunu onları açana kadar bilmiyorum. ve 15 çöreği toplayana dek kutuları birer birer açıyorum.Non so cosa ci sia dentro finchè non le apro. E io andrò in giro aprendo scatole finchè avrò 15 torte.
İçlerinde ne olduğunu onları açana kadar bilmiyorum. ve 15 çöreği toplayana dek kutuları birer birer açıyorum.No sé lo que tienen dentro hasta que las abro. Y voy abriendo caja tras caja hasta que consigo 15 tortas.
İçlerinde ne olduğunu onları açana kadar bilmiyorum. ve 15 çöreği toplayana dek kutuları birer birer açıyorum.Só sei o que está dentro delas quando as abrir. Vou abrindo uma após outra, até obter as 15 tartes.
İçlerinde ne olduğunu onları açana kadar bilmiyorum. ve 15 çöreği toplayana dek kutuları birer birer açıyorum.אני לא יודע מה יש בתוכן, עד שאני פותח אותן ואני הולך מסביב ופותח קופסא אחר קופסא, עד שיש לי 15 עוגות
İçlerinde ne olduğunu onları açana kadar bilmiyorum. ve 15 çöreği toplayana dek kutuları birer birer açıyorum.لا أعلم ما بداخلها حتى أفتحها. و أدور بالمكان فاتحاً الصندوق تلو الآخر. إلى أن أتم الخمس عشرة فطيرة.
İçlerinde ne olduğunu onları açana kadar bilmiyorum. ve 15 çöreği toplayana dek kutuları birer birer açıyorum.そうしてパイを 15 個得るまで箱を開け続けます さて 例えば Warcraft の様なゲームは
İçlerinden geçebilirdiniz eğer o boyuta ulaşsaydınız.Ai putea merge prin obiectul respectiv dacă ai fi aşa de mic.
İçlerinden geçebilirdiniz eğer o boyuta ulaşsaydınız.Je kon er dwars doorheen kunnen gaan als je je tot die schaal zou kunnen verkleinen.
İçlerinden geçebilirdiniz eğer o boyuta ulaşsaydınız.그 정도의 크기까지 줄어들 수 있다면 바로 뚫고 지나가 버릴 수도 있지요.
İçlerinden geçebilirdiniz eğer o boyuta ulaşsaydınız.Man ville kunne passere frit igennem, hvis man kunne komme ned på den skala.
İçlerinden geçebilirdiniz eğer o boyuta ulaşsaydınız.Można przejść przez wszystko, jeżeli zejdzie się do tego najmniejszego wymiaru
İçlerinden geçebilirdiniz eğer o boyuta ulaşsaydınız.Podrias atravesarlo si pudieras llegar a esa escala.
İçlerinden geçebilirdiniz eğer o boyuta ulaşsaydınız.Pokud byste se dokázali na tuto úroveň zmenšit, prošli byste tím.
İçlerinden geçebilirdiniz eğer o boyuta ulaşsaydınız.Potreste passarvi liberamente attraverso, se fosse possibile scendere fino alla scala atomica.
İçlerinden geçebilirdiniz eğer o boyuta ulaşsaydınız.Ви можете пройти крізь нього, якщо ви зможете зменшитися до таких розмірів.
İçlerinden geçebilirdiniz eğer o boyuta ulaşsaydınız.Вы можете пройти прямо сквозь него, если вы сможете уменьшится до таких размеров.
İçlerinden geçebilirdiniz eğer o boyuta ulaşsaydınız.אתם יכולים לעבור דרכו אם תוכלו לרדת לרזולוציה הזו.
İçlerinden geçebilirdiniz eğer o boyuta ulaşsaydınız.بإمكانك المرور خلالها مباشرة إذا استطعت النزول إلى هذا المقياس.
İçlerinden geçebilirdiniz eğer o boyuta ulaşsaydınız.この大きさまで下がると,すっと通り抜けてしまうものです. これはヘリウムの原子の絵ですが,ここにあるものは
İçlerinden, ‹‹Hepsini ezelim!›› dediler. Ülkede Tanrıyla buluşma yerlerinin tümünü yaktılar.(73:8) сказали в сердце своем: „разорим их совсем", – и сожгли все места собраний Божиих на земле.
İçlerinden, ‹‹Hepsini ezelim!›› dediler. Ülkede Tanrıyla buluşma yerlerinin tümünü yaktılar.De tænkte: "Til Hobe udrydder vi dem!" De brændte alle Guds Samlingshuse i Landet.
İçlerinden, ‹‹Hepsini ezelim!›› dediler. Ülkede Tanrıyla buluşma yerlerinin tümünü yaktılar.Dijeron en su corazón: "¡Destruyámoslos de una vez!" Han quemado todos los lugares de culto a Dios en el país
İçlerinden, ‹‹Hepsini ezelim!›› dediler. Ülkede Tanrıyla buluşma yerlerinin tümünü yaktılar.Disseram no seu coração: Despojemo-la duma vez. Queimaram todas as sinagogas de Deus na terra.
İçlerinden, ‹‹Hepsini ezelim!›› dediler. Ülkede Tanrıyla buluşma yerlerinin tümünü yaktılar.Ei ziceau în inima lor: ,,Să -i prăpădim pe toţi!`` Au ars toate locurile sfinte din ţară.
İçlerinden, ‹‹Hepsini ezelim!›› dediler. Ülkede Tanrıyla buluşma yerlerinin tümünü yaktılar.Ezt mondották szívökben: Dúljuk fel õket mindenestõl! Felgyújtották Istennek minden hajlékát az országban.
İçlerinden, ‹‹Hepsini ezelim!›› dediler. Ülkede Tanrıyla buluşma yerlerinin tümünü yaktılar.Hovoria vo svojom srdci: Vyhubme ich všetkých dovedna! Popálili všetky shromaždištia silného Boha v zemi.
İçlerinden, ‹‹Hepsini ezelim!›› dediler. Ülkede Tanrıyla buluşma yerlerinin tümünü yaktılar.Ils disaient en leur coeur: Traitons-les tous avec violence! Ils ont brûlé dans le pays tous les lieux saints.
İçlerinden, ‹‹Hepsini ezelim!›› dediler. Ülkede Tanrıyla buluşma yerlerinin tümünü yaktılar.저희의 마음에 이르기를 우리가 그것을 진멸하자하고 이 땅에 있는 하나님의 모든 회당을 불살랐나이다
İçlerinden, ‹‹Hepsini ezelim!›› dediler. Ülkede Tanrıyla buluşma yerlerinin tümünü yaktılar.Mereka mau menaklukkan kami sama sekali, dan membakar habis semua tempat ibadat di negeri ini
İçlerinden, ‹‹Hepsini ezelim!›› dediler. Ülkede Tanrıyla buluşma yerlerinin tümünü yaktılar.Mówili w sercu swojem: Zburzmy je pospołu; popalili wszystkie przybytki Boże w ziemi.
İçlerinden, ‹‹Hepsini ezelim!›› dediler. Ülkede Tanrıyla buluşma yerlerinin tümünü yaktılar.pensavano: «Distruggiamoli tutti» hanno bruciato tutti i santuari di Dio nel paese
İçlerinden, ‹‹Hepsini ezelim!›› dediler. Ülkede Tanrıyla buluşma yerlerinin tümünü yaktılar.Rekli so v srcu svojem: Ugonobimo jih vse vkup! Požgali so vsa zbirališča Boga mogočnega v deželi.
İçlerinden, ‹‹Hepsini ezelim!›› dediler. Ülkede Tanrıyla buluşma yerlerinin tümünü yaktılar.Řekli v srdci svém: Vyhubme je napořád. Takž vypálili všecky stánky Boha silného v zemi.
İçlerinden, ‹‹Hepsini ezelim!›› dediler. Ülkede Tanrıyla buluşma yerlerinin tümünü yaktılar.Sie sprechen in ihrem Herzen; "Laßt uns sie plündern!" Sie verbrennen alle Häuser Gottes im Lande.
İçlerinden, ‹‹Hepsini ezelim!›› dediler. Ülkede Tanrıyla buluşma yerlerinin tümünü yaktılar.Zij maakten plannen om het hele volk te onderdrukken en hebben alle heiligdommen in het land verbrand.
İçlerinden, ‹‹Hepsini ezelim!›› dediler. Ülkede Tanrıyla buluşma yerlerinin tümünü yaktılar.Ειπον εν τη καρδια αυτων, Ας εξολοθρευσωμεν αυτους ομου κατεκαυσαν πασας τας συναγωγας του Θεου εν τη γη.
İçlerinden, ‹‹Hepsini ezelim!›› dediler. Ülkede Tanrıyla buluşma yerlerinin tümünü yaktılar.Рекоха в сърцето си: Нека ги изтребим съвсем; Изгориха всичките богослужебни домове по земята.
İçlerinden, ‹‹Hepsini ezelim!›› dediler. Ülkede Tanrıyla buluşma yerlerinin tümünü yaktılar.אמרו בלבם נינם יחד שרפו כל מועדי אל בארץ׃
İçlerinden, ‹‹Hepsini ezelim!›› dediler. Ülkede Tanrıyla buluşma yerlerinin tümünü yaktılar.‎قالوا في قلوبهم لنفنيهم معا. احرقوا كل معاهد الله في الارض‏‎.
İçlerinden, ‹‹Hepsini ezelim!›› dediler. Ülkede Tanrıyla buluşma yerlerinin tümünü yaktılar.他 們 心 裡 說 、 我 們 要 盡 行 毀 滅 、 他 們 就 在 遍 地 把 神 的 會 所 都 燒 燬 了
İlgili Sayfalar