içler ile cümle

içler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
İçlerinden biri bununla ilgili düşünüp şöyle dedi:Quindi uno di loro ci ha pensato e ha detto:
İçlerinden biri hemen koşup bir sünger getirdi, ekşi şaraba batırıp bir kamışın ucuna takarak İsaya içirdi.A hneď bežal jeden z nich, vzal špongiu, naplnil octom, naložil na trsť a napájal ho.
İçlerinden biri hemen koşup bir sünger getirdi, ekşi şaraba batırıp bir kamışın ucuna takarak İsaya içirdi.A hned jeden z nich běžev, vzal houbu, naplnil ji octem a vloživ na tresť, dával jemu píti.
İçlerinden biri hemen koşup bir sünger getirdi, ekşi şaraba batırıp bir kamışın ucuna takarak İsaya içirdi.A zarazem bieżawszy jeden z nich, wziął gąbkę, i napełnił ją octem, a włożywszy na trzcinę, dał mu pić.
İçlerinden biri hemen koşup bir sünger getirdi, ekşi şaraba batırıp bir kamışın ucuna takarak İsaya içirdi.E logo correu um deles, tomou uma esponja, ensopou-a em vinagre e, pondo-a numa cana, dava-lhe de beber.
İçlerinden biri hemen koşup bir sünger getirdi, ekşi şaraba batırıp bir kamışın ucuna takarak İsaya içirdi.In precej pohiti eden izmed njih in vzame gobo in jo namoči z octom in natakne na trst, ter mu daje piti.
İçlerinden biri hemen koşup bir sünger getirdi, ekşi şaraba batırıp bir kamışın ucuna takarak İsaya içirdi.그 중에 한 사람이 곧 달려가서 해융을 가지고 신 포도주를 머금게 하여 갈대에 꿰어 마시우거늘
İçlerinden biri hemen koşup bir sünger getirdi, ekşi şaraba batırıp bir kamışın ucuna takarak İsaya içirdi.Και ευθυς εδραμεν εις εξ αυτων και λαβων σπογγον και γεμισας οξους και περιθεσας εις καλαμον εποτιζεν αυτον.
İçlerinden biri hemen koşup bir sünger getirdi, ekşi şaraba batırıp bir kamışın ucuna takarak İsaya içirdi.И веднага един от тях се завтече, взе гъба, натопи я в оцет, и като я надяна на тръст, даде Му да пие.
İçlerinden biri hemen koşup bir sünger getirdi, ekşi şaraba batırıp bir kamışın ucuna takarak İsaya içirdi.И тотчас побежал один из них, взял губку, наполнил уксусом и, наложив на трость, давал Ему пить;
İçlerinden biri hemen koşup bir sünger getirdi, ekşi şaraba batırıp bir kamışın ucuna takarak İsaya içirdi.І зараз, побігши один із них, і взявши губку, сповнивши оцтом і, настромивши на тростину, поїв Його.
İçlerinden biri hemen koşup bir sünger getirdi, ekşi şaraba batırıp bir kamışın ucuna takarak İsaya içirdi.וימהר אחד מהם וירץ ויקח ספוג וימלא אתו חמץ וישימהו על קנה וישקהו׃
İçlerinden biri hemen koşup bir sünger getirdi, ekşi şaraba batırıp bir kamışın ucuna takarak İsaya içirdi.وللوقت ركض واحد منهم واخذ اسفنجة وملأها خلا وجعلها على قصبة وسقاه.
İçlerinden biri hemen koşup bir sünger getirdi, ekşi şaraba batırıp bir kamışın ucuna takarak İsaya içirdi.內 中 有 一 個 人 、 趕 緊 跑 去 、 拿 海 絨 蘸 滿 了 醋 、 綁 在 葦 子 上 、 送 給 他 喝
İçlerinden biri hemen koşup bir sünger getirdi, ekşi şaraba batırıp bir kamışın ucuna takarak İsaya içirdi.內中 有 一 個 人 、 趕緊 跑去 、 拿 海絨蘸滿 了 醋 、 綁 在 葦子 上 、 送給 他 喝
İçlerinden biri Mozambikli kardeşlerine gerekli becerileri öğreten3人のモザンビーク人に 技能を教えています
İçlerinden biri Mozambikli kardeşlerine gerekli becerileri öğretenAsta e echipa noastră în Mozambic.
İçlerinden biri Mozambikli kardeşlerine gerekli becerileri öğreten세 명의 모잠비크인 팀원들에게 기술을 전수하는
İçlerinden biri Mozambikli kardeşlerine gerekli becerileri öğreten Tanzanyalı bir eğitmen.Een Tanzaniaanse trainer, die de vaardigheden aanleert aan drie Mozambikaanse kerels.
İçlerinden biri Mozambikli kardeşlerine gerekli becerileri öğreten Tanzanyalı bir eğitmen.Ein tansanischer Trainer, der sein Wissen an diese drei einheimischen Kollegen weitergibt.
İçlerinden biri Mozambikli kardeşlerine gerekli becerileri öğreten Tanzanyalı bir eğitmen.Jeden tanzański treser, który przekazuje swoje umiejętności trzem mozambijskim współpracownikom.
İçlerinden biri Mozambikli kardeşlerine gerekli becerileri öğreten Tanzanyalı bir eğitmen.Jeden tanzánsky tréner, ktorý učí zručnosti týchto troch mozambických kolegov.
İçlerinden biri Mozambikli kardeşlerine gerekli becerileri öğreten Tanzanyalı bir eğitmen.Seorang pelatih dari Tanzania, yang mentransfer keahliannya kepada ketiga orang Mozambik ini.
İçlerinden biri Mozambikli kardeşlerine gerekli becerileri öğreten Tanzanyalı bir eğitmen.Tanzániai szakemberünk három mozambiki társának tanítja meg az alapokat.
İçlerinden biri Mozambikli kardeşlerine gerekli becerileri öğreten Tanzanyalı bir eğitmen.Um treinador da Tanzânia, o qual transfere o conhecimento para estes três companheiros de Moçambique.
İçlerinden biri Mozambikli kardeşlerine gerekli becerileri öğreten Tanzanyalı bir eğitmen.Un entraîneur tanzanien, qui transmet ses compétences à ces trois collègues mozambicains.
İçlerinden biri Mozambikli kardeşlerine gerekli becerileri öğreten Tanzanyalı bir eğitmen.Un entrenador de Tanzania, quien transmite sus habilidades a estos 3 compañeros de Mozambique.
İçlerinden biri Mozambikli kardeşlerine gerekli becerileri öğreten Tanzanyalı bir eğitmen.Un istruttore della Tanzania che addestra questi tre Mozambicani.
İçlerinden biri Mozambikli kardeşlerine gerekli becerileri öğreten Tanzanyalı bir eğitmen.Yksi tansanialainen kouluttaja, joka siirtää taidot näille kolmelle mosambikilaiselle kaverille.
İçlerinden biri Mozambikli kardeşlerine gerekli becerileri öğreten Tanzanyalı bir eğitmen.Ένας Τανζανός εκπαιδευτής, που μεταδίδει τα προσόντα σε αυτούς τους τρεις Μοζαμβικανούς φίλους.
İçlerinden biri Mozambikli kardeşlerine gerekli becerileri öğreten Tanzanyalı bir eğitmen.Един Танзанийски треньор, който предава уменията си на тези три Мозамбикски сътрудници.
İçlerinden biri Mozambikli kardeşlerine gerekli becerileri öğreten Tanzanyalı bir eğitmen.Один тренер из Танзании, который передает знания этим мозамбикским ребятам.
İçlerinden biri Mozambikli kardeşlerine gerekli becerileri öğretenמאמן טנזני אחד, שמעביר את המיומנויות
İçlerinden biri Mozambikli kardeşlerine gerekli becerileri öğretenمدرب واحد من تنزانيا ، الذي نقل المهارات
İçlerinden biri negatif olsun ki topladığımda birbirlerini götürsünler. -A teď můžeme dosadit zpět do libovolné rovnice, abychom přišli na to, kolik musí být 'y'.
İçlerinden biri negatif olsun ki topladığımda birbirlerini götürsünler. -이제 두 개의 등식 중 하나에 수를 대입해서
İçlerinden biri negatif olsun ki topladığımda birbirlerini götürsünler. -Nu kan vi substituere det ind i en af de andre ligninger for at finde ud af, hvad y er lig med.
İçlerinden biri negatif olsun ki topladığımda birbirlerini götürsünler. -Y ahora nos podemos sustituir a cualquiera de estas ecuaciones para averiguar qué y debe ser igual a.
İçlerinden biri negatif olsun ki topladığımda birbirlerini götürsünler. -І тепер ми можемо підставити значення х в будь-яке з рівняннь щоб знайти у.
İçlerinden birinin adı Joseph idi ve bana ne yaptığımı sordu, ben de anlattım.Eén van hen heette Joseph. Hij vroeg me wat ik deed, en ik legde het hem uit.
İçlerinden birinin adı Joseph idi ve bana ne yaptığımı sordu, ben de anlattım.Egyikőjüket Josephnek hívták, és megkérdezte mit csinálok, és én elmondtam neki.
İçlerinden birinin adı Joseph idi ve bana ne yaptığımı sordu, ben de anlattım.Einer von ihnen hieß Joseph und er fragte mich nach dem, was ich tat, und ich erklärte.
İçlerinden birinin adı Joseph idi ve bana ne yaptığımı sordu, ben de anlattım.En av dem hette Joseph, och han frågade mig vad jag gjorde, så jag förklarade.
İçlerinden birinin adı Joseph idi ve bana ne yaptığımı sordu, ben de anlattım.Jeden z nich, Joseph, spytał, co robię, a ja wyjaśniłem.
İçlerinden birinin adı Joseph idi ve bana ne yaptığımı sordu, ben de anlattım.Jeden z nich se jmenoval Joseph a zeptal se mě, co tam dělám a tak jsem mu to vysvětlil.
İçlerinden birinin adı Joseph idi ve bana ne yaptığımı sordu, ben de anlattım.그 중에 조셉이라는 친구가 저에게 무엇을 하느냐고 물었고, 제가 설명했습니다.
İçlerinden birinin adı Joseph idi ve bana ne yaptığımı sordu, ben de anlattım.L'un d'entre eux s'appelait Joseph, et il me demanda ce que je faisais, et je lui expliquai.
İçlerinden birinin adı Joseph idi ve bana ne yaptığımı sordu, ben de anlattım.Một trong số ấy là Joseph, cậu ta hỏi tôi đang làm gì, tôi kể chuyện.
İçlerinden birinin adı Joseph idi ve bana ne yaptığımı sordu, ben de anlattım.Um deles chamava-se Joseph, e perguntou-me o que estava a fazer e eu expliquei.
İçlerinden birinin adı Joseph idi ve bana ne yaptığımı sordu, ben de anlattım.Uno di loro si chiamava Joseph, mi chiese cosa stavo facendo, ed io glielo dissi.
İçlerinden birinin adı Joseph idi ve bana ne yaptığımı sordu, ben de anlattım.Uno se llamaba Joseph, y me preguntó que estaba haciendo, y le expliqué.
İçlerinden birinin adı Joseph idi ve bana ne yaptığımı sordu, ben de anlattım.Unul din ei se numea Joseph și m-a întrebat ce fac, iar eu am explicat.
İçlerinden birinin adı Joseph idi ve bana ne yaptığımı sordu, ben de anlattım.Ένας από αυτούς λεγόταν Τζόσεφ και με ρώτησε τι έκανα και του εξήγησα.
İçlerinden birinin adı Joseph idi ve bana ne yaptığımı sordu, ben de anlattım.Единият от тях се казваше Джозеф, и той ме попита какво правех, и аз му обясних.
İçlerinden birinin adı Joseph idi ve bana ne yaptığımı sordu, ben de anlattım.Одного из них звали Джозеф, и он спросил меня, что я здесь делаю, и я объяснил.
İçlerinden birinin adı Joseph idi ve bana ne yaptığımı sordu, ben de anlattım.לאחד מהם קראו ג'וזף, והוא שאל אותי מה אני עושה, ואני הסברתי.
İçlerinden birinin adı Joseph idi ve bana ne yaptığımı sordu, ben de anlattım.أحدهم كان يدعى جوزيف قام بسؤالي ماذا أفعل وقمت بشرح قصتي له
İçlerinden birinin adı Joseph idi ve bana ne yaptığımı sordu, ben de anlattım.しているのかと聞くので説明しました "心配するなよ" 大丈夫だと彼は言いました
İçlerinden birinin gerçekten beni ciddi bir makalenin yazarlarına eklemeyi istediğini düşündüm.Debo reconocer que creo que uno de ellos sólo quería que yo participara en una discusión seria.
İçlerinden birinin gerçekten beni ciddi bir makalenin yazarlarına eklemeyi istediğini düşündüm.Eén van hen wilde, gelukkig, waarschijnlijk alleen een serieuze discussie met me.
İlgili Sayfalar