içler ile cümle

içler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
İçlerindeki çadır ipleri çekilince, Bilgelikten yoksun olarak ölüp giderler.›Se dentro deles é arrancada a corda da sua tenda, porventura não morrem, e isso sem atingir a sabedoria?
İçlerindeki çadır ipleri çekilince, Bilgelikten yoksun olarak ölüp giderler.›und ihre Nachgelassenen vergehen und sterben auch unversehens.
İçlerindeki çadır ipleri çekilince, Bilgelikten yoksun olarak ölüp giderler.›Zdaliž nepomíjí sláva jejich s nimi? Umírají, ale ne v moudrosti.
İçlerindeki çadır ipleri çekilince, Bilgelikten yoksun olarak ölüp giderler.›Το μεγαλειον αυτων το εν αυτοις δεν παρερχεται; Αποθνησκουσιν, αλλ' ουχι εν σοφια.
İçlerindeki çadır ipleri çekilince, Bilgelikten yoksun olarak ölüp giderler.›Величието, което е в тях, не се ли премахва? Умират и то без мъдрост.
İçlerindeki çadır ipleri çekilince, Bilgelikten yoksun olarak ölüp giderler.›Не погибают ли с ними и достоинства их? Они умирают, не достигнув мудрости.
İçlerindeki çadır ipleri çekilince, Bilgelikten yoksun olarak ölüp giderler.›הלא נסע יתרם בם ימותו ולא בחכמה׃
İçlerindeki çadır ipleri çekilince, Bilgelikten yoksun olarak ölüp giderler.›أما انتزعت منهم طنبهم. يموتون بلا حكمة
İçlerindeki çadır ipleri çekilince, Bilgelikten yoksun olarak ölüp giderler.›他 帳 棚 的 繩 索 、 豈 不 從 中 抽 出 來 呢 . 他 死 、 且 是 無 智 慧 而 死
İçlerindeki çadır ipleri çekilince, Bilgelikten yoksun olarak ölüp giderler.›他 帳棚 的 繩索 、 豈不從 中 抽出 來 呢 . 他 死 、 且 是 無 智慧 而 死
İçlerindeki kırmızı acı biber, ağızda ve zihinde patlar.Csípős paprikájuk szinte robban a szánkban és elménkben. A metaforák precízek is.
İçlerindeki kırmızı acı biber, ağızda ve zihinde patlar.Die scharfen Chilischoten in ihnen explodieren im Mund und im Gehirn.
İçlerindeki kırmızı acı biber, ağızda ve zihinde patlar.Haar hete paprika's ontploffen in je mond en je geest.
İçlerindeki kırmızı acı biber, ağızda ve zihinde patlar.Il peperoncino in esse ci esplode in bocca e nella mente.
İçlerindeki kırmızı acı biber, ağızda ve zihinde patlar.Iuțeala ardeiului piperat din ele explodează în gură şi în minte.
İçlerindeki kırmızı acı biber, ağızda ve zihinde patlar.예를 들어, 매운 칠리 고추를 먹거나 상상하면 우리 입과 생각에서 폭발하는 듯합니다.
İçlerindeki kırmızı acı biber, ağızda ve zihinde patlar.Los chiles picantes en ellas, explotan en la boca y en la mente.
İçlerindeki kırmızı acı biber, ağızda ve zihinde patlar.Những viên hạt tiêu cay xè bung ra trong miệng và trong tâm trí.
İçlerindeki kırmızı acı biber, ağızda ve zihinde patlar.Οι καυτερές πιπεριές μέσα τους ανατινάζονται στο στόμα και στο μυαλό.
İçlerindeki kırmızı acı biber, ağızda ve zihinde patlar.Острый перец "взрывается" как во рту, так и в сознании.
İçlerindeki kırmızı acı biber, ağızda ve zihinde patlar.הפלפל החריף בהם מתפוצץ בפה ובמוח.
İçlerindeki kırmızı acı biber, ağızda ve zihinde patlar.الفلفل الحار داخلهم ينفجر في الفم والدماغ!
İçlerindeki kırmızı acı biber, ağızda ve zihinde patlar.隠喩は正確でもあります
İçlerindekinin farkına varıyorlar, birazcık da pratikle ona düşündüklerinden daha kolay erişebiliyorlar.Por esta razón está creciendo el interés en el estado de coherencia.
İçlerinden akım geçirirseniz, metal parçasından 1000 kat daha fazla akım geçirebilirsiniz.그리고 전기를 흘리면, 보통의 금속보다 1000배 정도는 많은 전류가 흐를 수 있습니다.
İçlerinden akım geçirirseniz, metal parçasından 1000 kat daha fazla akım geçirebilirsiniz.Ha áramot vezetünk beléjük, 1000-szer annyi áramot vezethetünk beléjük, mint amennyit egy darab fémbe.
İçlerinden akım geçirirseniz, metal parçasından 1000 kat daha fazla akım geçirebilirsiniz.Może przez nie przepływać 1 000 razy więcej prądu niż przez inne metale.
İçlerinden akım geçirirseniz, metal parçasından 1000 kat daha fazla akım geçirebilirsiniz.Через него можно пропустить в тысячу раз больший ток, чем через кусок металла.
İçlerinden akım geçirirseniz, metal parçasından 1000 kat daha fazla akım geçirebilirsiniz.ניתן להעביר דרכן פי אלף יותר זרם מאשר דרך מתכת.
İçlerinden akım geçirirseniz, metal parçasından 1000 kat daha fazla akım geçirebilirsiniz.金属片と比較して千倍の電流を流すことができる p-とn-typeの半導体を両方つくることができるので
İçlerinden biri başkâhinin kölesine vurarak sağ kulağını uçurdu.A ktorýsi jeden z nich uderil sluhu najvyššieho kňaza a odťal mu pravé ucho.
İçlerinden biri başkâhinin kölesine vurarak sağ kulağını uçurdu.Eén van hen zwaaide met zijn zwaard en sloeg de knecht van de hogepriester het rechteroor af.
İçlerinden biri başkâhinin kölesine vurarak sağ kulağını uçurdu.Então um deles feriu o servo do sumo sacerdote, e cortou-lhe a orelha direita.
İçlerinden biri başkâhinin kölesine vurarak sağ kulağını uçurdu.És közülök valaki megvágá a fõpap szolgáját, és levágá annak jobb fülét.
İçlerinden biri başkâhinin kölesine vurarak sağ kulağını uçurdu.Et l`un d`eux frappa le serviteur du souverain sacrificateur, et lui emporta l`oreille droite.
İçlerinden biri başkâhinin kölesine vurarak sağ kulağını uçurdu.E uno di loro colpì il servo del sommo sacerdote e gli staccò l'orecchio destro
İçlerinden biri başkâhinin kölesine vurarak sağ kulağını uçurdu.In eden izmed njih udari hlapca velikega duhovnika in mu odseka desno uho.
İçlerinden biri başkâhinin kölesine vurarak sağ kulağını uçurdu.I udeřil jeden z nich služebníka nejvyššího kněze, a uťal ucho jeho pravé.
İçlerinden biri başkâhinin kölesine vurarak sağ kulağını uçurdu.I uderzył jeden z nich sługę najwyższego kapłana, i uciął mu ucho prawe.
İçlerinden biri başkâhinin kölesine vurarak sağ kulağını uçurdu.Ja eräs heistä iski ylimmäisen papin palvelijaa ja sivalsi häneltä pois oikean korvan.
İçlerinden biri başkâhinin kölesine vurarak sağ kulağını uçurdu.그 중에 한 사람이 대제사장의 종을 쳐 그 오른편 귀를 떨어뜨린지라
İçlerinden biri başkâhinin kölesine vurarak sağ kulağını uçurdu.Lalu salah seorang dari mereka memarang hamba imam agung dengan pedang sehingga putus telinga kanannya
İçlerinden biri başkâhinin kölesine vurarak sağ kulağını uçurdu.Một người trong các sứ đồ đánh đầy tớ của thầy cả thượng phẩm và chém đứt tai bên hữu.
İçlerinden biri başkâhinin kölesine vurarak sağ kulağını uçurdu.Một người trong các sứ đồ đánh đầy_tớ của thầy_cả thượng phẩm và chém đứt tai bên hữu .
İçlerinden biri başkâhinin kölesine vurarak sağ kulağını uçurdu.Och en av dem högg till översteprästens tjänare och högg så av honom högra örat.
İçlerinden biri başkâhinin kölesine vurarak sağ kulağını uçurdu.Og en af dem slog Ypperstepræstens Tjener og afhuggede hans højre Øre.
İçlerinden biri başkâhinin kölesine vurarak sağ kulağını uçurdu.Og en av dem slo til yppersteprestens tjener og hugg det høire øre av ham.
İçlerinden biri başkâhinin kölesine vurarak sağ kulağını uçurdu.Şi unul din ei a lovit pe robul marelui preot, şi i -a tăiat urechea dreaptă.
İçlerinden biri başkâhinin kölesine vurarak sağ kulağını uçurdu.Und einer aus ihnen schlug des Hohenpriesters Knecht und hieb ihm sein rechtes Ohr ab.
İçlerinden biri başkâhinin kölesine vurarak sağ kulağını uçurdu.Y uno de ellos hirió a un siervo del sumo sacerdote y le cortó la oreja derecha
İçlerinden biri başkâhinin kölesine vurarak sağ kulağını uçurdu.Και εκτυπησεν εις εξ αυτων τον δουλον του αρχιερεως και απεκοψεν αυτου το ωτιον το δεξιον.
İçlerinden biri başkâhinin kölesine vurarak sağ kulağını uçurdu.И един от тях удари слугата на първосвещеника и му отсече дясното ухо,
İçlerinden biri başkâhinin kölesine vurarak sağ kulağını uçurdu.И один из них ударил раба первосвященникова, и отсек ему правое ухо.
İçlerinden biri başkâhinin kölesine vurarak sağ kulağını uçurdu.І вдарив один хтось із них слугу архиєрейського, та й відтяв йому ухо праве.
İçlerinden biri başkâhinin kölesine vurarak sağ kulağını uçurdu.ויך אחד מהם את עבד הכהן הגדול ויקצץ את אזנו הימנית׃
İçlerinden biri başkâhinin kölesine vurarak sağ kulağını uçurdu.وضرب واحد منهم عبد رئيس الكهنة فقطع اذنه اليمنى.
İçlerinden biri başkâhinin kölesine vurarak sağ kulağını uçurdu.內 中 有 一 個 人 、 把 大 祭 司 的 僕 人 砍 了 一 刀 、 削 掉 了 他 的 右 耳
İçlerinden biri başkâhinin kölesine vurarak sağ kulağını uçurdu.內中 有 一 個 人 、 把 大 祭司 的 僕人 砍 了 一 刀 、 削掉 了 他 的 右耳
İçlerinden biri bununla ilgili düşünüp şöyle dedi:Een van hen dacht erover na en zei:
İçlerinden biri bununla ilgili düşünüp şöyle dedi:Não sabiam que estava a ocorrer o mesmo processo.
İlgili Sayfalar