içler ile cümle
içler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Avustralya, ve Pasifik'in içleri, her yerde yaşayabilir.Afrikan, Aasian, Australian aina Tyynenmeren alueelle.
Avustralya, ve Pasifik'in içleri, her yerde yaşayabilir.Afriky, Ázie, Austrálie až po Pacifik.
Avustralya, ve Pasifik'in içleri, her yerde yaşayabilir.아프리카, 아시아, 호주, 태평양까지
Avustralya, ve Pasifik'in içleri, her yerde yaşayabilir.Африка, Азия, Австралия, в Тихия океан.
Avustralya, ve Pasifik'in içleri, her yerde yaşayabilir.אפריקה, אסיה, אוסטרליה, ובאיי האוקיינוס השקט.
Avustralya, ve Pasifik'in içleri, her yerde yaşayabilir.وأفريقيا، وآسيا، وأستراليا، والمحيط الهادي.
Avustralya, ve Pasifik'in içleri, her yerde yaşayabilir.広範囲を移動することが知られています
Aynı şeyin olduğunu bilmiyorlardı. İçlerinden biri bununla ilgili düşünüp şöyle dedi:Jeden z nich nad tým porozmýšľal a povedal:
Aynı şeyin olduğunu bilmiyorlardı. İçlerinden biri bununla ilgili düşünüp şöyle dedi:그들은 똑같은 일이 일어났던 것을 몰랐습니다.
Aynı şeyin olduğunu bilmiyorlardı. İçlerinden biri bununla ilgili düşünüp şöyle dedi:שאותו דבר קורה. אז אחד מהם חשב על זה
Aynı şeyin olduğunu bilmiyorlardı. İçlerinden biri bununla ilgili düşünüp şöyle dedi:بأن نفس الشيء كان يحدث. لذا فكر بذلك أحدهم
Aynı şeyin olduğunu bilmiyorlardı. İçlerinden biri bununla ilgili düşünüp şöyle dedi:"貝殻が海水から自動的に起こる結晶 つまり自己組織化式にできるのであれば
Aynı zamanda içlerinde protonlar da bulunur. ve onlar da pozitif yüklüdür. -Avrà alcuni protoni, che hanno una carica positiva.
Aynı zamanda içlerinde protonlar da bulunur. ve onlar da pozitif yüklüdür. -A znovu, je všeobecně dohodnuto, že mu říkáme kladný.
Aynı zamanda içlerinde protonlar da bulunur. ve onlar da pozitif yüklüdür. -De vil have nogle protoner i sig, som har en positiv ladning.
Aynı zamanda içlerinde protonlar da bulunur. ve onlar da pozitif yüklüdür. -Es wird einige Protonen in sich haben, die eine positive Ladung haben.
Aynı zamanda içlerinde protonlar da bulunur. ve onlar da pozitif yüklüdür. -원자는 또한 양성자를 가지고있습니다. 양성자는 양전하를 띄고있고요. 다시 한번 이야기하지만,
Aynı zamanda içlerinde protonlar da bulunur. ve onlar da pozitif yüklüdür. -Она будет иметь некоторые протонов в них, которые имеют положительный заряд.
Aynı zamanda içlerinde protonlar da bulunur. ve onlar da pozitif yüklüdür. -שלהם אין את תכונת המטען. ויהיו בו כמה פרוטונים, שלהם
Barındıkları bu yerlerin içlerine girmeliyiz.Dobbiamo entrare in quei territori.
Barındıkları bu yerlerin içlerine girmeliyiz.Kita perlu masuk ke negara-negara asal produk ini.
Barındıkları bu yerlerin içlerine girmeliyiz.테러의 본거지로 들어 가야합니다.
Barındıkları bu yerlerin içlerine girmeliyiz.Musimy dotrzeć do ich ojczyzn.
Barındıkları bu yerlerin içlerine girmeliyiz.Nós temos que chegar a estas pátrias.
Barındıkları bu yerlerin içlerine girmeliyiz.Nous devons atteindre ces sanctuaires.
Barındıkları bu yerlerin içlerine girmeliyiz.Tenemos que llegar a esos hogares.
Barındıkları bu yerlerin içlerine girmeliyiz.Trebuie să ajungem la aceştia.
Barındıkları bu yerlerin içlerine girmeliyiz.We moeten in hun thuislanden binnenraken.
Barındıkları bu yerlerin içlerine girmeliyiz.Wir müssen in die Ursprungsländer.
Barındıkları bu yerlerin içlerine girmeliyiz.Мы должны работать в этих странах.
Barındıkları bu yerlerin içlerine girmeliyiz.עלינו להעביר את המסר לארצות מולדתם.
Barındıkları bu yerlerin içlerine girmeliyiz.علينا أن نتوغل في تلك المواطن،
Barındıkları bu yerlerin içlerine girmeliyiz.彼らはそこで兵を集め 力を得るのです
Başka insanlar gidip içlerini doldurdu.A inni ludzie je wypełniali.
Başka insanlar gidip içlerini doldurdu.Andere mensen vullen ze in.
Başka insanlar gidip içlerini doldurdu.E la gente va lì e le riempie.
Başka insanlar gidip içlerini doldurdu.Et d'autres gens passent et les remplissent.
Başka insanlar gidip içlerini doldurdu.Iar alți oameni vin și le completează.
Başka insanlar gidip içlerini doldurdu.그리고 사람들이 빈 말풍선을 채웁니다. [#: 자본주의가 가난을 낳는다.]
Başka insanlar gidip içlerini doldurdu.(Risos)
Başka insanlar gidip içlerini doldurdu.Und andere Menschen gehen hin und füllen sie aus.
Başka insanlar gidip içlerini doldurdu.Và những người khác đến rồi điền vào chúng.
Başka insanlar gidip içlerini doldurdu.Y otras personas las llenan.
Başka insanlar gidip içlerini doldurdu.А други хора отиват и ги запълват.
Başka insanlar gidip içlerini doldurdu.А інші люди на них пишуть.
Başka insanlar gidip içlerini doldurdu.И люди, проходившие мимо, заполняли их.
Başka insanlar gidip içlerini doldurdu.ואנשים אחרים ממלאים אותן.
Başka insanlar gidip içlerini doldurdu.وترك شرف ملئها للناس الآخرين
Başka insanlar gidip içlerini doldurdu.(笑い)
Bazen böyle bir soruyla karşılaştığınızda, "İçler dışlar çarpımı yapsana!" diyebilirsiniz.Når vi ser sådan et forhold her, kan vi tænke, at vi kan gange med den omvendte.
Bazen böyle bir soruyla karşılaştığınızda, "İçler dışlar çarpımı yapsana!" diyebilirsiniz.Někdy, když uvidíte takovýto zlomek, řeknete si, že by šlo násobit křížem.
Bazen böyle bir soruyla karşılaştığınızda, "İçler dışlar çarpımı yapsana!" diyebilirsiniz.Іноді, коли зустрічається така пропорція, ми говоримо, що можна просто звести до спільного знаменника.
Bazen böyle bir soruyla karşılaştığınızda, "İçler dışlar çarpımı yapsana!" diyebilirsiniz.Но понякога, когато видим пропорция като тази, понякога човек си казва, о, може да се умножи на кръст.
Bazen içlerinde okuma isteği olmuyor ve diyorlar ki;Às vezes eles não o têm lá dentro, e dizem:
Bazen içlerinde okuma isteği olmuyor ve diyorlar ki;Câteodată n-au chef, şi zic:
Bazen içlerinde okuma isteği olmuyor ve diyorlar ki;Đôi khi, chúng không cảm thấy điều đó.
Bazen içlerinde okuma isteği olmuyor ve diyorlar ki;Ibland när de inte har det i sig säger de:
Bazen içlerinde okuma isteği olmuyor ve diyorlar ki;그래서 아이들이 때로는 용기를 가지고 있지는 않지만,
Bazen içlerinde okuma isteği olmuyor ve diyorlar ki;Manchmal haben sie es nicht in sich und sagen:
Bazen içlerinde okuma isteği olmuyor ve diyorlar ki;Soms hebben ze het niet in zich, en zeggen ze:
İlgili Sayfalar