içler ile cümle
içler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Artık içlerinde uyuyan virüs hücreleri olan tamamen büyümüş bir bakteri ailemiz var.Obținem o familie de bacterii infestate cu celulele virusurilor adormite.
Artık içlerinde uyuyan virüs hücreleri olan tamamen büyümüş bir bakteri ailemiz var.On a donc une famille de bactéries élargie remplies de cellules virales endormies.
Artık içlerinde uyuyan virüs hücreleri olan tamamen büyümüş bir bakteri ailemiz var.Quindi adesso abbiamo una famiglia allargata di batteri, piena di cellule virus dormienti.
Artık içlerinde uyuyan virüs hücreleri olan tamamen büyümüş bir bakteri ailemiz var.Så vi får alltså en hel familj av bakterier fyllda med vilande virus.
Artık içlerinde uyuyan virüs hücreleri olan tamamen büyümüş bir bakteri ailemiz var.Takže teď máme celou obrovskou rodinu bakterií naplněnou virovými spícími buňkami.
Artık içlerinde uyuyan virüs hücreleri olan tamamen büyümüş bir bakteri ailemiz var.Takže teraz máme celú širokú bakteriálnu rodinu, ktorá má v sebe spiace vírusy.
Artık içlerinde uyuyan virüs hücreleri olan tamamen büyümüş bir bakteri ailemiz var.Temos agora uma extensa família de bactérias, cheias de células terroristas adormecidas.
Artık içlerinde uyuyan virüs hücreleri olan tamamen büyümüş bir bakteri ailemiz var.We krijgen een uitgebreide bacteriënfamilie vol "slapende" virussen.
Artık içlerinde uyuyan virüs hücreleri olan tamamen büyümüş bir bakteri ailemiz var.Wir haben nun also eine ganze erweiterte Bakterienfamilie, angefüllt mit Schläferzellen.
Artık içlerinde uyuyan virüs hücreleri olan tamamen büyümüş bir bakteri ailemiz var.Zdaj imamo celo družino bakterij, ki je polna spalnih virusnih celic.
Artık içlerinde uyuyan virüs hücreleri olan tamamen büyümüş bir bakteri ailemiz var.Έτσι τώρα έχουμε μια ολόκληρη εκτεταμένη οικογένεια από βακτήρια, γεμάτη με κοιμώμενα κύτταρα ιών.
Artık içlerinde uyuyan virüs hücreleri olan tamamen büyümüş bir bakteri ailemiz var.И така се получава цяло семейство бактерии пълни със спящи терористични вирусни клетки.
Artık içlerinde uyuyan virüs hücreleri olan tamamen büyümüş bir bakteri ailemiz var.Итак, у нас получилась целая большая семья бактерий, заполненная спящими вирусами.
Artık içlerinde uyuyan virüs hücreleri olan tamamen büyümüş bir bakteri ailemiz var.Таким чином, ми отримали велике сімейство бактерій заповнене поки що неактивними клітинами вірусу.
Artık içlerinde uyuyan virüs hücreleri olan tamamen büyümüş bir bakteri ailemiz var.אז כעת קיבלנו משפחה מורחבת של החיידק, שמלאה בתאים נגיפיים רדומים.
Artık içlerinde uyuyan virüs hücreleri olan tamamen büyümüş bir bakteri ailemiz var.و يصبح لدينا الآن عائلة ممتدة من البكتريا ، ممتلئة بخلايا نائمة من الفيروسات.
Artık içlerinde uyuyan virüs hücreleri olan tamamen büyümüş bir bakteri ailemiz var.バクテリア大家族になるのです バクテリア達は幸せに暮らしていますが ある合図を機に突然
Aslında, bu topları neden çorbanın içine koyuyoruz, içlerinde zaten et yok mu?De fapt, de ce-am pune chiftelele astea în supă, atâta timp cât oricum conţine carne?
Aslında, bu topları neden çorbanın içine koyuyoruz, içlerinde zaten et yok mu?De hecho, ¿por qué ponemos esas bolas en la sopa? ¿no hay carne allí de todos modos?
Aslında, bu topları neden çorbanın içine koyuyoruz, içlerinde zaten et yok mu?Difatti, perché mettere le polpette di carne nella zuppa, se c"è già della carne lì dentro?
Aslında, bu topları neden çorbanın içine koyuyoruz, içlerinde zaten et yok mu?En fait, pourquoi mettrions-nous ces boulettes dans la soupe, il y a de la viande là-dedans de toute façon?
Aslında, bu topları neden çorbanın içine koyuyoruz, içlerinde zaten et yok mu?Itse asiassa, miksi laittaa näitä palloja keittoon, onhan siinä lihaa joka tapauksessa?
Aslında, bu topları neden çorbanın içine koyuyoruz, içlerinde zaten et yok mu?사실, 왜 우리가 이 미트볼을 스프안에 넣을까요? 어쨌든 그 안에는 고기가 있는데요.
Aslında, bu topları neden çorbanın içine koyuyoruz, içlerinde zaten et yok mu?Mengapa kita menaruh bakso daging ini di dalam sup, bila di sana sudah ada dagingnya (serangga)?
Aslında, bu topları neden çorbanın içine koyuyoruz, içlerinde zaten et yok mu?Minek is rakjuk bele azokat a gombócokat, ha már úgyis van benne hús?
Aslında, bu topları neden çorbanın içine koyuyoruz, içlerinde zaten et yok mu?Pensando bem, porque é que acrescentamos almôndegas à sopa, quando já lá há carne?
Aslında, bu topları neden çorbanın içine koyuyoruz, içlerinde zaten et yok mu?Po co w ogóle wkładać do zupy klopsiki, jeżeli mięso już tam jest?
Aslında, bu topları neden çorbanın içine koyuyoruz, içlerinde zaten et yok mu?Proč tedy dáváme takovýhle blbosti do polévky, když je tam také maso?
Aslında, bu topları neden çorbanın içine koyuyoruz, içlerinde zaten et yok mu?Thực tế. tại sao chúng ta cho những quả này vào súp nhỉ, dù sao thì cũng có thịt trong đó?
Aslında, bu topları neden çorbanın içine koyuyoruz, içlerinde zaten et yok mu?Varför ska vi stoppa frikadeller i soppan när den ändå innehåller kött?
Aslında, bu topları neden çorbanın içine koyuyoruz, içlerinde zaten et yok mu?V podstate, prečo by sme mali dávať tieto loptičky do polievky, keď je už v nich mäso?
Aslında, bu topları neden çorbanın içine koyuyoruz, içlerinde zaten et yok mu?Waarom zouden we eigenlijk deze ballen in de soep doen, als er toch al vlees in zit?
Aslında, bu topları neden çorbanın içine koyuyoruz, içlerinde zaten et yok mu?Warum tun wir eigentlich überhaupt diese Bälle in die Suppe, es ist doch sowieso schon Fleisch drin?
Aslında, bu topları neden çorbanın içine koyuyoruz, içlerinde zaten et yok mu?Всъщност, защо да поставяме тези топчета в супата, там вече има месо?
Aslında, bu topları neden çorbanın içine koyuyoruz, içlerinde zaten et yok mu?До речі, навіщо ми кладемо в суп фрикадельки? Адже там вже є м'ясо.
Aslında, bu topları neden çorbanın içine koyuyoruz, içlerinde zaten et yok mu?Кстати, зачем мы кладём в суп фрикадельки? Ведь там уже есть мясо.
Aslında, bu topları neden çorbanın içine koyuyoruz, içlerinde zaten et yok mu?למעשה, בשביל מה אנחנו שמים את כדורי בשר במרק ? הרי יש שם בשר בכל מקרה ..
Aslında, bu topları neden çorbanın içine koyuyoruz, içlerinde zaten et yok mu?في الواقع، لماذا نضع هذه الكرات في الحساء، هناك لحوم على أية حال؟
Aslında, bu topları neden çorbanın içine koyuyoruz, içlerinde zaten et yok mu?すでに「肉」が入っている と言えるくらいです (笑)
Asya'nın içlerine doğru yayılmış.Dél-Európán és Ázsián át, egészen le Indonéziáig.
Asya'nın içlerine doğru yayılmış.Eropa Selatan, melalui Asia sampai ke Indonesia.
Asya'nın içlerine doğru yayılmış.Europa de Sud şi Asia tot spaţiul până în Indonezia.
Asya'nın içlerine doğru yayılmış.Europa meridional e através da Ásia até à Indonésia.
Asya'nın içlerine doğru yayılmış.남부유럽과 아시아를 통해 인도네시아까지 포함되죠.
Asya'nın içlerine doğru yayılmış.Södra Europa och genom Asien och hela vägen till Indonesien.
Asya'nın içlerine doğru yayılmış.Südeuropa und bis nach Asien, bis nach Indonesien.
Asya'nın içlerine doğru yayılmış.Sydeuropa og gennem Asien hele vejen til Indonesien.
Asya'nın içlerine doğru yayılmış.Tây Âu và qua châu Á cho đến Indonesia.
Asya'nın içlerine doğru yayılmış.Zuid-Europa en doorheen Azië tot in Indonesië.
Asya'nın içlerine doğru yayılmış.Южна Европа и през Азия, до Индонезия.
Asya'nın içlerine doğru yayılmış.Южную Европу и Азию, и до самой Индонезии.
Asya'nın içlerine doğru yayılmış.דרום אירופה ודרך אסיה כל הדרך לאינדונזיה
Asya'nın içlerine doğru yayılmış.جنوب أوروبا وعبر آسيا إلى أن نصل إلى إندونيسيا.
Asya'nın içlerine doğru yayılmış.インドネシアにまで 分布しています これがイスラム教が過半数の国です
Avustralya, ve Pasifik'in içleri, her yerde yaşayabilir.África, Asia, Australia, en el Pacífico.
Avustralya, ve Pasifik'in içleri, her yerde yaşayabilir.Africa, Asia, Australia, Pacific.
Avustralya, ve Pasifik'in içleri, her yerde yaşayabilir.Afrika, Asien, Australien bis in den Pazifik verbreitet.
Avustralya, ve Pasifik'in içleri, her yerde yaşayabilir.Afrika, Asien, Australien, ind i stillehavet.
Avustralya, ve Pasifik'in içleri, her yerde yaşayabilir.Afrika, Azië, Australië en de Stille Oceaan.
Avustralya, ve Pasifik'in içleri, her yerde yaşayabilir.Afrikában, Ázsiában, Ausztráliában és a Csendes-óceánon.
İlgili Sayfalar