içler ile cümle
içler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bazen içlerinde okuma isteği olmuyor ve diyorlar ki;Szóval néha nincs meg bennük, és azt mondják:
Bazen içlerinde okuma isteği olmuyor ve diyorlar ki;Więc czasami są do tego przekonane i mówią:
Bazen içlerinde okuma isteği olmuyor ve diyorlar ki;Іноді це не властиво для їхнього характеру, і вони говорять:
Bazen içlerinde okuma isteği olmuyor ve diyorlar ki;Так что иногда это не свойственно их характеру, и они говорят:
Bazen içlerinde okuma isteği olmuyor ve diyorlar ki;לפעמים זה לא בא מבפנים, והם אומרים " אתה יודע, אני לא רוצה לעשות את זה,
Bazen içlerinde okuma isteği olmuyor ve diyorlar ki;في بعض الأحيان، لا يمتلكون الحافز داخلهم،
Bazen içlerinde okuma isteği olmuyor ve diyorlar ki;「てか、本当は嫌なんだけど -
Bazen içlerinde okuma isteği olmuyor ve diyorlar ki;有時候雖然佢哋無噉嘅勇氣同毅力 但佢哋會話︰
Bazen içlerinde üzüm vardır bazen de böyle çilekler.A veces hay uvas en ellas, y tienes un montón de fresas en ellas, así.
Bazen içlerinde üzüm vardır bazen de böyle çilekler.A volte ci trovi dentro l'uva, o magari un po'di fragole dentro cosi'.
Bazen içlerinde üzüm vardır bazen de böyle çilekler.Czasem sprzedają w nich winogrona, a ja narysuję parę truskawek.
Bazen içlerinde üzüm vardır bazen de böyle çilekler.Jsou takhle nějak spletené. Také se v nich prodává hroznové víno.
Bazen içlerinde üzüm vardır bazen de böyle çilekler.가끔 포도도 들어 있고 몇 개의 딸기들도 이런식으로 들어 있겠죠
Bazen içlerinde üzüm vardır bazen de böyle çilekler.Manchmal sind auch Trauben oder eine Handvoll Erdbeeren in diesen kleinen Körben, so etwa.
Bazen içlerinde üzüm vardır bazen de böyle çilekler.Понякога в тях държат грозде или ягоди. Ето така.
Bazen içlerinde üzüm vardır bazen de böyle çilekler.او عنب برى ,هذه الشبكة البسيطة هنا,حسنا احيانا ستجد فيها عنب لديك حفنة من الفراولة فيها مثل هذا
Bazıları ise gerçek koşulların farkında ama içlerinden şöyle geçiyor:고아원의 실태를 알고 있는 사람들도 있겠죠 하지만 여전히 필요악이라 생각할 것입니다
Bazıları ise gerçek koşulların farkında ama içlerinden şöyle geçiyor: "Yetimhaneler olması gereken şeytanlar."Alţii ştiu mai multe despre condiţiile de trai din aceste centre, dar le consideră totuşi un rău necesar.
Bazıları ise gerçek koşulların farkında ama içlerinden şöyle geçiyor: "Yetimhaneler olması gereken şeytanlar."Anderen weten meer over de leefomstandigheden maar geloven dat ze een noodzakelijk kwaad zijn.
Bazıları ise gerçek koşulların farkında ama içlerinden şöyle geçiyor: "Yetimhaneler olması gereken şeytanlar."Jiní vědí své o zdejších životních podmínkách, ale domnívají se, že jde jen o nutné zlo.
Bazıları ise gerçek koşulların farkında ama içlerinden şöyle geçiyor: "Yetimhaneler olması gereken şeytanlar."Mások többet tudnak ugyan az itteni életkörülményekről, de mégis úgy gondolnak rájuk, mint szükséges rosszra.
Bazıları ise gerçek koşulların farkında ama içlerinden şöyle geçiyor: "Yetimhaneler olması gereken şeytanlar."Những người khác biết thêm chi tiết về điều kiện sống tại đó nhưng vẫn nghĩ rằng đó là một điều ác cần thiết.
Bazıları ise gerçek koşulların farkında ama içlerinden şöyle geçiyor: "Yetimhaneler olması gereken şeytanlar."Niektórzy znają warunki sierocińców lepiej, ale uważają je za zło konieczne.
Bazıları ise gerçek koşulların farkında ama içlerinden şöyle geçiyor: "Yetimhaneler olması gereken şeytanlar."Otros conocen mejor las condiciones de vida, pero piensan que son un mal necesario.
Bazıları ise gerçek koşulların farkında ama içlerinden şöyle geçiyor: "Yetimhaneler olması gereken şeytanlar."Sebagian lainnya yang lebih mengenal kehidupan di sana merasa bahwa tempat itu diperlukan meskipun buruk.
Bazıları ise gerçek koşulların farkında ama içlerinden şöyle geçiyor: "Yetimhaneler olması gereken şeytanlar."Άλλοι γνωρίζουν περισσότερα για τις συνθήκες διαβίωσης εκεί, αλλά ακόμη πιστεύουν πως είναι ένα αναγκαίο κακό.
Bazıları ise gerçek koşulların farkında ama içlerinden şöyle geçiyor: "Yetimhaneler olması gereken şeytanlar."Даже те, кто более осведомлён об условиях проживания в детдомах, всё же считают детдома необходимыми.
Bazıları ise gerçek koşulların farkında ama içlerinden şöyle geçiyor: "Yetimhaneler olması gereken şeytanlar."Други знаят повече за условията на живот там, но все пак мислят, че те са необходимо зло.
Bazıları ise gerçek koşulların farkında ama içlerinden şöyle geçiyor: "Yetimhaneler olması gereken şeytanlar."Інші знають про умови проживання там, але все ж думають, що це необхідне зло.
Bazıları ise gerçek koşulların farkında ama içlerinden şöyle geçiyor:אחרים יודעים יותר על תנאי החיים שם, אבל עדיין חושבים שזהו רע הכרחי.
Bazıları ise gerçek koşulların farkında ama içlerinden şöyle geçiyor:أما البعض الآخر فلديه علم أكبر بالأوضاع المعيشية هناك، و لكنهم رغم ذلك يعتقدون بأنه شر لا بد منه.
Bazıları ise gerçek koşulların farkında ama içlerinden şöyle geçiyor:必要悪だと考えています 両親のいない子どもを そんなにたくさん
Bazı şanslılar, ki içlerinde, Bradler sonra ciddi rehabilitasyon merkezlerine giderler.Alcuni fortunati, e tra loro, Brad, raggiungono centri di riabilitazione seri.
Bazı şanslılar, ki içlerinde, Bradler sonra ciddi rehabilitasyon merkezlerine giderler.Algunos con suerte, entre ellos Brad, después del rescate van a un centro de rehabilitación intensiva.
Bazı şanslılar, ki içlerinde, Bradler sonra ciddi rehabilitasyon merkezlerine giderler.Beberapa hewan beruntung, dan salah satunya adalah Brad, dikirim ke pusat rehabilitasi serius setelah itu.
Bazı şanslılar, ki içlerinde, Bradler sonra ciddi rehabilitasyon merkezlerine giderler.Einige unter ihnen haben Glück, wie Brad, und kommen anschließend in seriöse Therapiezentren.
Bazı şanslılar, ki içlerinde, Bradler sonra ciddi rehabilitasyon merkezlerine giderler.(Gelach) Maar wat dan?
Bazı şanslılar, ki içlerinde, Bradler sonra ciddi rehabilitasyon merkezlerine giderler.브래드 처럼 운 좋은 동물들은 이후 아주 괜찮은 재활 시설로 보내집니다.
Bazı şanslılar, ki içlerinde, Bradler sonra ciddi rehabilitasyon merkezlerine giderler.Les plus chanceux, dont Brad, vont ensuite dans de vrais centres de réhabilitation.
Bazı şanslılar, ki içlerinde, Bradler sonra ciddi rehabilitasyon merkezlerine giderler.Một số may mắn hơn, trong đó có Brad, được đưa tới các trung tâm phục hồi sau đó.
Bazı şanslılar, ki içlerinde, Bradler sonra ciddi rehabilitasyon merkezlerine giderler.Néhány szerencsés példány, köztük Brad is, komolyabb rehabilitációs központokba kerül ezután.
Bazı şanslılar, ki içlerinde, Bradler sonra ciddi rehabilitasyon merkezlerine giderler.Nesses locais, eles são bem tratados. Podem treinar o voo.
Bazı şanslılar, ki içlerinde, Bradler sonra ciddi rehabilitasyon merkezlerine giderler.Niektóre mają szczęście, pośród nich Brad, bo trafiają do ośrodków rehabilitacji.
Bazı şanslılar, ki içlerinde, Bradler sonra ciddi rehabilitasyon merkezlerine giderler.Tie, ktoré majú šťastie - medzi nimi aj Brad - putujú po zadržaní do rehabilitačných centier.
Bazı şanslılar, ki içlerinde, Bradler sonra ciddi rehabilitasyon merkezlerine giderler.Unele mai norocoase, iar Brad se numără printre ele, ajung după aceea la centre serioase de recuperare.
Bazı şanslılar, ki içlerinde, Bradler sonra ciddi rehabilitasyon merkezlerine giderler.Ορισμένα τυχερά, ανάμεσά τους και ο Μπραντ, μεταφέρονται μετά σε σοβαρά κέντρα επανένταξης.
Bazı şanslılar, ki içlerinde, Bradler sonra ciddi rehabilitasyon merkezlerine giderler.Деякі щасливці, в їх числі і Бред, потрапляють в серйозні реабілітаційні центри.
Bazı şanslılar, ki içlerinde, Bradler sonra ciddi rehabilitasyon merkezlerine giderler.Некоторые счастливчики, в их числе Брэд, попадают в серьёзные реабилитационные центры.
Bazı şanslılar, ki içlerinde, Bradler sonra ciddi rehabilitasyon merkezlerine giderler.Някой щастливци и измежду тях, Брад, минават през сериозни рехабилитационни центрове след това.
Bazı şanslılar, ki içlerinde, Bradler sonra ciddi rehabilitasyon merkezlerine giderler.חמישה אחוזים מכל ההברחות. אחדים מבני המזל שביניהם, כולל בראד,
Bazı şanslılar, ki içlerinde, Bradler sonra ciddi rehabilitasyon merkezlerine giderler.بعضهم محظوظ، ومن ضمنهم، براد، يذهب لمراكز إعادة تأهيل جدية بعد ذلك.
Bazı şanslılar, ki içlerinde, Bradler sonra ciddi rehabilitasyon merkezlerine giderler.トリアージ後本格的リハビリ施設へ行きます。 そこでは手当を受けます。
Belki içler dışlar çarpımı size mantıksız gelmiş olabilir.Als je een verhouding bepaald heb zoals deze, waarom zou dan kruislings vermenigvuldigen hier werken.
Belki içler dışlar çarpımı size mantıksız gelmiş olabilir.교차곱셈이 어떻게 가능한건지 궁금하시죠?
Belki içler dışlar çarpımı size mantıksız gelmiş olabilir.Måske undrer du dog over, at det at gange over kryds ikke giver mening.
Belki içler dışlar çarpımı size mantıksız gelmiş olabilir.Nyní si můžeš říct, hej, násobení křížem nedává žádný smysl.
Belki içler dışlar çarpımı size mantıksız gelmiş olabilir.Potresti chiederti: la moltiplicazione incrociata non ha senso.
Belki içler dışlar çarpımı size mantıksız gelmiş olabilir.Você pode nós querendo saber Cruz multiplicação não faz sentido.
Belki içler dışlar çarpımı size mantıksız gelmiş olabilir.Може би сега се чудите, казвайки си, че умножението на кръст няма никакъв смисъл.
Belki içler dışlar çarpımı size mantıksız gelmiş olabilir.قد تتساءل، هل الضرب التبادلي ليس
İlgili Sayfalar